Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/512 E. 2023/458 K. 25.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/512 Esas
KARAR NO : 2023/458

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 02/08/2021
KARAR TARİHİ : 25/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında …’ın maliki olduğu … ili, … İlçesi, … Mahallesi’nden kain ve tapuda 3870 Ada, 1 Parsel sayıda kayıtlı taşınmaz üzerinde … lehine, … tarih … yevmiye numarası ile 15 yıl geçerli olmak üzere akdedilen intifa hakkının sona erdirilmesi hususunda 18/09/2010 tarihli fesih protokolü akdedildiğini, davalı taraf adına keşide edilen … 7. Noterliğinin … tarihli ve … yevmiye nolu ihtarında söz konusu fesih protokolünün davalı tarafından akdedildiği ikrar edildiğini, ancak ivaz bedelinin fesih protokolünde belirtilen tutar olamayacağı, işlememiş döneme ilişkin ivaz bedeli olarak 112.560,00 TL’yi kabul ettiklerini belirterek bu tutarın 01/06/2012 tarihinde müvekkil şirkete ödendiği bildirildiğini, müvekkilin … 19. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasından fesih protokolüne konu ivaz bedeli ve faizinin tahsili için davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davalının işlememiş döneme isabet intifa ivazını iade edeceğine dair fesih protokolündeki açık kabulüne ve daha önce söz konusu tutarın tahsili için başlatılan icra dosyasına yaptığı itiraz dilekçesindeki beyanı ile protokolde ki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmesine rağmen icra takibine itiraz etmesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davalı borçlu şirketin … 19. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 165.297,47 USD asıl alacak ve 52.594,86 USD işlemiş faiz olmak üzere 217.892,33 USD yönünden iptali ile takibin devamını, davalının 217.892,33 USD’nin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak bakımından zamanaşımı süresi dolduğunu, davaya konu alacak sözleşmeden kaynaklandığı iddia edildiğinden ve 18/09/2010 tarihli fesih protokolüne dayandırıldığından icra takip tarihinde ve açılan işbu davada zamanaşımı süresi geçtiğini, dava konusu hakkında ilk davanın … 28. ATM’ne açıldığını, 28 ATM … Esas, … karar sayısı ile görevsizlik kararı ile görevli … Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, açılan bu dava ile konusu ve tarafları aynı olduğunu, …’ye gönderilen davada erken açılan davanın reddine karar verildiğini, iş bu davanın da yetkisiz mahkeme de açıldığını, görevli mahkemenin … Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı icra takibine itirazında haklı olduğunu, davacı her defasında aynı neden, göstererek değişik miktarlarda dava açarak istemde bulunduğunu, davacı aynı konu ile ilgili daha önce reddedilen davada 391.912,00 TL talepte bulunulduğunu, ancak bu defa açtığı dava da 217.892,33 USD ve icra inkar tazminatı talebinde bulunduğunu, icra takibinde ise 304.166,25 USD isteminde bulunduğunu, itiraza konu icra takibinde 200.000 USD ile 104.166,25 USD toplam 304.166,25 USD isteminde bulunduğunu, alacağın aynı nedene dayandırdığını, ancak bu davada erken açıldığı için reddedilen Kayseri 1 ATM de görülen davanın devamı olduğunu, davacı bahsi geçen önce ki davada ise toplam 391.912,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şirkete ödenmesini dava ettiğini, bu alacağın içinde intifa hakkının kalan süreye isabet eden kısmının güncelleştirilmiş miktarı, akaryakıt istasyonunun faaliyetinin geliştirilmesinde kullanılmak üzere verilen prim, yatırım destek vs teşvik bedellerinin işlememiş süreye tekabül eden kısmının güncelleştirilmiş miktarı, akaryakıt istasyonundaki yatırımların işlememiş süreye tekabül eden kısmının güncelleştirilmiş miktarı yer aldığını, davacı şirket tarafından vazgeçme ile intifanın kaldırılmasının ardından 26/01/2011 tarihli ve fatura müvekkil davalıya gönderildiğini, 409.584,37 TL bedel yazıldığını, fatura açıklamasında fek bedeli olarak belirtildiğini, … tarafından 26/01/2011 tarihli intifa fek bedeli faturası düzenlendiğini, KDV dahil 409.584,37 TL 20/06/2002 tarihli ve 15 yıllık intifanın fek bedeli olarak belirtildiğini, davacının alacağını dayandırdığı fesih protokolünün geçerli bir sözleşme olmadığını, yeni sözleşme yapılacağı inancıyla ön protokol aşamasında kalmış bir sözleşme olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; yetki yönünden yaptıkları itirazların kabul edilmesini, mahkemenin yetkisizlik kararı vermesini, dava konusunun görüşülmesi için dosyanın yetkili ve görevli … Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığından zamanaşımı süresi dolduğundan davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini, taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet kurulu kararı gereğince sona erdiğinden taşınmazın üzerindeki intifa hakkının davacı tarafından kaldırıldığından müvekkillerin sözleşme şartlarını aynen yerine getirmiş olduğundan davacının sözleşmeye dayanan bir alacağı bulunmadığından davanın esastan reddini, davalı icra takibine itirazında haklı olduğundan davacının icra inkar tazminatının reddini ve davacı talebinde haksız ve kötü niyetli olduğundan İİK 67. Maddesi gereğince %20 tazminatın davacıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
… 19. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı takip dosyası, … 28. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra dosyası, Fesih Protokolü, ihtarname, bilirkişi raporu, müzekkere cevapları, … 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen …Esas – … Karar sayılı dosyası, … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi … E, …K, sayılı dosyası, dosyaya sunulan taraf delilleri ve açıklamaları.
… 1. Asliye Ticaret Mahkemesi … E, … K sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan 210.000 USD ve işlemiş faiz alacağı bulunduğu görüşüne yer verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; “Taraflar arasında 18/09/2010 tarihinde fesih protokolü akdedildiği ve işbu protokol ile intifa hakkının ve çeşitli sözleşmelerin feshedildiği, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu, dolayısıyla her iki tarafın da TTK md.18/2 hükmü gereğince; bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, taraflardan birinin çok güçlü olduğu, sözleşmenin kendilerine dayatıldığı, yeni bir sözleşme yapılacağı yönünde bir inanca sahip olunduğu gibi iddiaların “basiretli tacir” yükümlülüğü ile bağdaşmadığı ve sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu, buna göre davacı tarafın, sözleşmenin 2.1. maddesinde belirlenen 210.000 USD’lik alacağa hak kazandığı, davalı tarafın sözleşmenin 2.5.maddesine göre 18/10/2010 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının, davalı yandan, 08/12/2020 takip tarihi itibariyle 164.342,98.-USD Asıl Alacak + 53.450,64.USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 217.793,62 USD alacaklı olduğu,” kanaatine yer verilmiştir.
GEREKÇE:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirketin … 19. İcra Müdürlüğü’nün …E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın; 165.297,47 USD asıl alacak ve 52.594,86 USD işlemiş faiz olmak üzere 217.892,33 USD yönünden iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağıda olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazı ve zamanaşımı definde bulunarak davanın haksız olduğunu, müvekkilinin borcu bulunmadığını, fesih protokolünün bir ön protokol olduğunu, davacının benzer konularda davalar açtığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya içersinde yer alan evrak ve belgelerin incelendiğinde taraflar arasında yapılan bayilik sözleşmesinin 20.06.2002 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yillik süreyi kapsayacak şekilde yapıldığı ve bu sürenin 20.06.2017 tarihine kadar geçerli olduğu görülmektedir. Ancak Rekabet Kurulu’nun akaryakıt sektöründeki intifa sözleşmelerinin muafiyetten yararlanma süresini 5 yıl olarak düzenlemesi ve 18.09.2005 tarihinden önce yapılan, süresi 5 yılı aşan sözleşmelerin de 18.09.2010 tarihine kadar tebliğde yer alan muafiyetten yaralanacak olması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin geçerliliği 18.09.2010 tarihinde son bulmaktadır.
Yine taraflar, aralarında “Fesih Protokolü” başlıklı bir anlaşma yaparak malikin mülkiyetini haiz bulduğu … ili … ilçesi … Mahallesinde käin ve tapuda 3870 ada 1 parsel sayıda kayıtlı 2.470 metre kare mesahalı akaryakıt ve otogaz satış istasyonu kullanım amaçlı gayrimenkul üzerinde … lehine … tarih … yevmiye numaralı 15 yıl süreyle geçerli tescil edilen irtifa hakkının ve Bayi’nin anılan gayrimenkul üzerinde kurulu akaryakıt ve otogaz satış ve servis istasyonunun … marka ve logosu altında işletilmesine ilişkin … ve … ile iş bu fesih protokolünün imzasından önce akdettiği tüm anlaşmaların 18.09.2010 tarihi itibari ile mutabakat dahilinde sona erdirilmesine karar vermişlerdir.
Yapılan bu anlaşmaya göre taraflar, Malikin Mülkiyetini haiz bulunduğu anılan adresteki gayrimenkul üzerinde…. lehine 20.06.2002 tarihli ve 15 yıl süreyle geçerli olan irtifa hakkının. “işlememiş intifa süresine tekabül eden” 210.000,00 USD ivaz mukabilinde sona erdirilmesi ile tapudan terkini hususunda mutabık kalmışlardır. Anlaşma ile birlikte davalı şirket, muaccel olan tüm borçlarını en geç fesih tarihini müteakip 30 iş günü içerisinde nakden ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.
… 1. Asliye Ticaret Mahkemesi … E, … K, ile görülen konusu “üzerinde kurulu akaryakıt satış istasyonunun faaliyetinin ve satışının gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere davacı tarafından ödenen prim, yatırım destek veya her ne şekilde olursa olsun ödenen ticari teşvik primlerinin işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili” olan davada mahkeme dava ön koşullarının henüz oluşmadığı ve davanın zamansız (erken) açıldığı gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar vermiştir.
… 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen … Esas – … Karar sayılı davanın konusu akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve kar kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dosyanın istinaf incelemesini yapan … Bölge Adliye Mahkmesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/1951 E, 2021/1361 K, sayılı kararından bu davaya konu fesih Protokolü ile aynı tarihte akdedilen 18.09.2010 tarihli Bayilik Anlaşması’nın yürürlükte olup olmadığı konusunda ihtilaf bulunduğu, bu davaya konu fesih protokolü ile ilgili uyuşmazlık konusu bulunmadığı, dolayısıyla anılan dosyalarda verilecek kararın bu dosyaya bir etkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Zamanaşımı def-i ve yetki itirazı hakkında;
Uyuşmazlık 18/09/2010 tarihli fesih protokolünden kaynaklanmaktadır. Protokolün 2.5.maddesinde ise ödeme 18.10.2010 tarihinde yapılacağından zamanaşımı bu tarihten itibaren işleyecektir.
Davalı tarafından 01.06.2012 tarihinde kısmi ödeme yapılmıştır. Kısmi ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun’un 133 üncü (TBK md.154) maddesinde “Katı sebepleri” başlığında; “Aşağıdaki hallerde müruru zaman katedilmiş olur: 1-Borçlu borcu ikrar ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya rehin yahut kefil verdiği takdirde. 2-Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde” şeklinde düzenleme mevcuttur. İlgili maddeye göre kısmi ödeme halinde zamanaşımı kesilir. Kısmi ödemenin yapıldığı 01.06.2012 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayan on yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden ileri sürdüğü zamanaşım-ı defi kabul görmemiştir.
Diğer yandan icra takibinin başlatıldığı 08.12.2020 tarihinden önce pandemi nedeni ile 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 15.06.2020 ( bu tarih dahil ) tarihine kadar zamanaşımı süresinin işlemesi durmuştur. Buna göre de fesih protokol tarihi olan 18.09.2010 tarihinden icra takip tarihine kadar on yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesinde doğacak ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırıldığından yetki itirazı reddedilmiştir.
Esas hakkında;
Taraflar arasında 18/09/2010 tarihinde fesih protokolü imzalanmıştır. İmzalanan işbu protokol ile intifa hakkı ve çeşitli sözleşmeler feshedilmiştir. Protokolün 2.1.maddesinde davacıya 210.000 USD ödeneceği, 2.5.maddesinde ise ödemenin 18.10.2010 tarihinde yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davalı protokolde belirlenin 18.10.2010 tarihinde ödeme yapmadığından temerrüde düşmüştür.
Dosyada mevcut yevmiye fişine göre davalı 01.06.2012 tarihinde 112.560 TL kısmi ödeme yapmıştır. Kısmi ödemelere ilişkin TBK’nın 100. maddesi uyarınca, faiz ve giderleri ödemede gecikmesi bulunmayan borçlunun, yaptığı ödemeyi anapara borcuna mahsup edebilmesi mümkün ise de, temerrüde düşen borçlunun yapmış olduğu kısmi ödemenin anapara borcundan düşülmesi söz konusu olamayacağından, alacaklının takip talebinde bu yolda talepte bulunmuş olduğu da gözetildiğinde, bilirkişi raporunda kısmi ödemenin öncelikle ödeme anına değin işlemiş faize mahsup edilerek yapılan hesaplama usul ve yasaya uygundur.
Davalı taraf sözleşmenin kendisine dayatıldığını, yeni bir sözleşme yapılacağı yönünde bir inanç oluşturulduğunu iddia etmiş ise de her iki tarafın tacir olması ve iddiayı doğrular somut bir delil sunulmaması nedeni ile bu yöndeki savunma yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında imzalanan 18/09/2010 tarihli fesih protokolü ve yapılan bilirkişi incelemesi ile kısmi ödemenin mahsubu sonrası davacı davalıdan 164.342,98 USD asıl alacak, 52.594,86 USD takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 216.937,84 USD alacağı bulunduğunu ispatlamıştır. Bundan sonra fesih protokolünden kaynaklanan borcun ödendiğinin ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı ödenmemiş borcunu ödediğine dair herhangi bir yazılı (makbuz ve dekont örnekleri vb) delil sunmamıştır. Bu nedenle davalı ödenmeyen ve hüküm altına alınan borcundan sorumlu tutulmuştur.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması ve alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın takip tarihindeki USD kuru üzerinden belirlenecek alacağın TL karşılığı % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının … 19. İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının; 164.342,98 USD asıl alacak, 52.594,86 USD takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 216.937,84 USD bakımından iptali ile takibin belirtilen miktarlar üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İİK md. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takip tarihindeki USD kuru üzerinden belirlenecek alacağın TL karşılığı % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 116.099,64 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 19.526,91 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 96.572,73 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 19.526,91 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 183.967,96 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı vekilleri lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru 8,50 TL vekalet harcı, 78,50 TL posta ve 4.000,00 TL bilirkişi giderinden ibaret toplam 4.146,30 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak 4.128,14 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacılar taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/05/2023

Başkan
¸e-imzalıdır

Üye
¸e-imzalıdır

Üye
¸e-imzalıdır

Katip
¸e-imzalıdır