Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/663 Esas
KARAR NO : 2023/555
DAVA : İtirazın İptali (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2021
KARAR TARİHİ : 06/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 02/10/2018 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, Müvekkili şirket tarafından davalı yana satış için birçok defosuz, etiketli ve paketli ürün gönderilmiş ise de davalı tarafından ürünlere ilişkin bedellerin belirlenen vadelerde ödenmediğini, taraflarınca davalının vadesi gelmiş borçlarının tahsili için icra takibi başlatıldığını, icra takibi neticesinde gönderilen ödeme emrine karşı davalı vekili tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek davalı tarafından … 28. İcra Müdürlüğünün … E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
… 28. İcra Müdürlüğünün…E sayılı dosyası, taraflar arasında imzalana 02/10/2018 tarihli bayilik sözleşmesi, ihtarname, ticari kayıtlar, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi gereğince davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı varsa miktarı hususlarındadır.
İlgili … 28. İcra Müdürlüğünün…E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 09/10/2019 tarihinde bakiye alacaktan kaynaklanan 364.249,28 TL asıl alacak, 5.327,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 369.576,43 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 14/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 18/10/2016 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Dosya alacaklısına borçlarının bulunmadığını ileri sürdüğü, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı, takibe itirazında özel bir itiraz nedenine dayanmamış genel ifadelerle borca itiraz etmiş olup ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Davacı, alacağının varlığını ve miktarını ispat ile yükümlüdür.
Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir …’e tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde malların satışına ilişkin faturaların kayıtlara alınmış olduğu, davalı adına 03.10.2018 tarihinde ilk fatura kesildiği ve devamında birçok fatura düzenlendiği, bayilik sözleşmesi olarak düzenlenen ticari ilişkinin iskontolu mal satışı olarak görüldüğü, kesilen faturaların neredeyse tamamının mal satışından kaynaklandığı, cari hesap ve defter incelemesi neticesinde 31.07.2019 tarihinde davacı firmanın davalıdan 979.936,06.-TL alacak bakiyesi bulunduğu, davalının 31.635,36.-TL’lik malı iade ettiği 350.000,00.-TL tutarında teminat mektubu çözümü yapıldığı, bunun neticesinde 597.936,06.-TL bakiye kaldığı, 01.11.2019 tarihinde icra ödemesi olarak 364.249,28.-TL alındığı, 1.495,73.-TL nakliye faturası ile birlikte 235.182,51.- TL son bakiyesinin bulunduğu beyan edilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz ederek, davalının vadesi gelmiş bakiye borcunun tahsili için davalı tarafından davacı şirkete teslim edilen toplam 350.000,00-TL tutarındaki teminat mektuplarının nakde çevrildiği, anılan mektupların nakde çevrilmesinin ardından davalının davacı şirkete vadesi gelmiş 364.249,28-TL borcu kaldığı, ayrıca vadesi ilgili tarihte dolmamış 233.686,78-TL tutarında da borcu bulunduğu, davacı şirketin tuttuğu cari hesabın bilirkişi tarafından sehven yanlış yorumlanması neticesinde işbu dava konusu icra takibi tahsil edilmiş gibi düşünülerek davacının davalıdan 235.182,51-TL alacaklı olduğunun değerlendirildiği ancak davacı şirket tarafından dava konusu icra takip tutarı tahsil edilmemiş olup davacının davalıdan toplam 599.431,79 TL alacağı bulunduğu ileri sürülmüş, alınan ek raporda, 01.11.2019 tarihindeki 364.249,28.-TL’lik işlemin mahsup fişi açıklamasından kaynaklı tahsil edilmiş gibi değerlendirildiği, fakat bu işlemin 128 şüpheli alacaklar hesabına virman işlemi olarak yapıldığı anlaşılmakta olup bakiyenin 599.431,79.-TL olarak tespit edildiği beyan edilmiş, bu doğrultuda, davacının alacağının varlığını kanıtladığı kabul edilerek ve taleple bağlı kalınarak (369.576,43 TL) davalı tarafından … 28. İcra Müdürlüğünün… E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;
Davanın kabulü ile, davalı tarafından … 28. İcra Müdürlüğünün …E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar Kanununca alınması gerekli 25.245,76 TL ilam harcından peşin yatırılan 4.463,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.782,19 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 54.740,70 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 4.463,57 TL peşin harç, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 195,00 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan toplam 5.717,87 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/07/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır