Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/843 Esas
KARAR NO : 2023/546
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2015
KARAR TARİHİ : 21/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının … 8. İcra Müdürlüğü’nün… E. Sayılı dosyası ile aleyhlerine yürütülen icra takibine itiraz ettiğini, taraflar arasında süregelen cari hesap ilişki çerçevesinde ifa edilen hizmet ve donanım parça satış bedelleri nedeniyle doğan alacaklarının müvekkili tarafından faturalandırıldığını ve davalı yana tebliğ edildiğini, davalı yanın tebellüğ ettiği faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazları olmadığını, fatura bedelleri ile ilgili olarak da herhangi bir ödeme de yapmadıklarını, davalı boçlu şirketin, müvekkili tarafından birçok kez borcun ödenmesi yönünde yazılı ve sözlü olarak ikaz edildiğini, itiraza uğramayan kesinleşmiş fatura alacaklarına mahsuben uzun süre herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlununu tüm yazılı ve sözlü ihtarlara rağmen 20.226,18 TL tutarındaki borcu ödemediğini, bu sebeple icra takibi yapma zorunluluğunun doğduğunu, borçlunun alacağın dayanağı olan sözleşmelerdeki imzalara haksız yere itirazda bulunduğunu, davalı şirket sahibi tarafından sözleşmelerin imzalanmamış olduğu düşünülse dahi sözleşmelerdeki imzalar ve kaşe göz önüne alındığında şirket adına işlem yapmaya yetkili olan ticari mümessil tarafından işlemlerin yapılmış olduğunu ve davalı şirketin sözleşme kurulmasına icazet verdiğinin anlaşılacağını, yetki hususunun taraflar arasıdaki 11/03/2014 tarihinde imza alında alınan … sözleşme numaralı Yazılım Bakm ve Destek Sözleşmesi’nde 9. madde, 25/03/2014 tarihinde imza altına alınan … sözleşme numaralı Satış sözleşmesinde ise 8. madde ile düzenlendiğini, her iki madde de uyuşmazlıkların çözümünde yetkinin İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri olarak belirlendiğini, bu sebeplerle icra takibinin İstanbul İcra Müdürlüğü’nden başlatıldığını, borçlunun borca ve faize yönelik itirazlarının da tamamen yersiz ve haksız olduğunu, davalı-borçlunun, taraflar arasında imzalanan sözleşmelere ve davacı- alacaklının üzerine düşen tüm sözleşmesel edimlerini yerine getirmesine, faturalar gönderilmesine ve ödemesi hususundaki ihtarlara rağmen borcunu ödemediğini, müvekkilinin alacağını alamadığını, bu yolla zarara uğratıldığını, bu açıdan borçlunun ödeme emrine itirazının, yapılan icra takibini sürüncemde bırakmak amacına yönelik olduğunu ileri sürerek davalının … 8. İcra Müdürlüğü … E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle alacak miktarının %20’sinden az olmamak suretiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve kötü niyetli davalılar aleyhine HMK M. 329 gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili 13/01/2016 tarihli cevap dilekçesi dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın yetkisiz Mahkeme olan İstanbul Mahkemelerinde açılmış olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet adresinin … ilinde olduğunu, gerek icra dosyasından gerek ise iş bu davadan tebliğin şirketin bu adresine yapıldığını, bu sebeple hem HMK’ nın amir hükümleri açısından hem de BK açısından davacı tarafın müvekkile bir hizmet sağladığı iddiasına dayanılarak bu hizmetin müvekkilinin faaliyet adresi … olması sebebiyle bu adreste sağlanabileceğinden bu ihtilafa ilişkin yetkili mahkemenin şirketin faaliyet adresi olan … Mahkemeleri olduğunu, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını bu açıdan davanın esasına girilmeksizin, davanın yetkili Mahkemede açılmamış olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkili aleyhine başlatılmış bulunan icra takibi ve neticesinde haklı olarak yapılmış olunan itiraz neticesinde açılmış olunan iş bu davanın suiniyetli olduğunu, davacı yanın yetki itirazına cevaben dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 25/03/2014 tarihli sözleşme ihtiva açısından satış ve ürün kurulum sözleşmesi olmakla bu sözleşmedeki imzaların şirketin yetkililerine ait olmadığını, bu sözleşmede davacının iddia ettiği üzere yetkiyi düzenleyen maddesi ve nüshası yalnızca davacı yanın imzasını taşıdığını, bu nedenle sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, ayrıca bu sebeple de ihtilaf konusunun yetkili çözüm yeri … Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet adresinde ….San. A.Ş. isimli şirket ile bir Franchise Sözleşmesi yaptığını, bu sözleşme uyarınca bu şirkete ait markalar adı altında cafe-restaurant işletmeciliği yapmak üzere anlaşıldığını ve işletmecilik yapmaya devam edildiğini, bu sözleşme uyarınca Franchise sağlayan şirketin işletmeye ait tüm inşaat, dekor, malzeme, reklam, hizmet unsurlarını kendisinin sağlayacağı müvekkile anahtar teslim olarak işletmeyi teslim edeceğini taahhüt ettiğini, fatura örneği ve fatura bedelinin içeriklerinin olduğu evraklarda hizmetlerden birisi de davacının sağladığını iddia ettiği yazılım ve otomasyon bedeli olduğunu, bu anlaşmaya göre …San. A.Ş. tercihe mahal bırakılmaksızın bu hizmeti kendisinin sağlayacağını müvekkili şirketin yalnızca bu bedeli kendisine ödeyeceğini beyan ettiğini, nitekim “anahtar teslim” i olarak müvekkiline teslim edilen işletmede … İç ve Dış Tic. San. A.Ş.’ nin anlaşmış ve kurulumunu gerçekleştirmiş olduğu bir yazılım ve otomasyon sisteminin de mevcut olduğunu, sunmuş oldukları 171888 sıra no ve 30/04/2015 tarihli fatura ile diğer tüm demirbaşlar ile birlikte bu hizmetin bedeli de müvekkili şirket tarafından … San. A.Ş.’ ye ödendiğini, müvekkili şirketin davacı yana böyle bir borcu bulunmadığını, bu hizmete ilişkin anlaşma davacı yan ile … A.Ş. arasında yapıldığını ve bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, bu hususların tarafların ticari defterleri ve diğer delillerin tetkikinde de anlaşılacağını beyan ederek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
… 8. İcra Müdürlüğünün … E sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, Taraflar arasında imzalanan …Sözleşme numaralı Yazılım Bakım ve Destek Sözleşme sureti, … sözleşme numaralı Satış Sözleşmesi sureti, fatura örnekleri ve faturaların teslimine ilişkin kargo detaylı gönderi bilgileri.
Mahkememizin 2021/143 Esas – 2021/392 Karar sayılı 09/06/2021 tarihli “Davanın usulden reddine” ilişkin kararını İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2021/1630 Esas – 2021/1467 Karar sayılı 02.12.2021 tarihli kararı ile; “Dava, hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında düzenlendiği ileri sürülen satım ve hizmet sözleşmeleri uyarınca davacının, satım ve hizmet alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın İİK’nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece mahkemesince, taraflar arasında düzenlenen sözleşelerdeki imzanın davalı şirketin yetkililerine ait olmaması nedeniyle sözleşmedeki yetki şartının geçerli olmadığı; davalının ticari ilişkiyi kabul etmemesi nedeniyle TBK’nın 89. maddesi gereğince yetkili icra dairesinin belirlenemeyeceği; takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılması nedeniyle itirazın iptali davasının usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, yasal süresi içinde, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK’nın 355.maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı tarafından … 8. İcra Müdürlüğünün… esas sayılı dosyasında, cari hesap, fatura ve takipte numaraları belirlenen sözleşmelere dayalı olarak 20.226,18 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği süresinde borç ve ferileriyle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz sonucu takibin durduğu, borçlu vekilince ödeme emrine itirazda takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı ve yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yeri olan … icra dairesi olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili takip talebinde cari hesap ve faturaların yanı sıra … nolu sözleşmelere de dayanmıştır. … nolu sözleşmenin incelenmesinde; davacı tarafından davalıya sözleşmenin ek-1 maddesinde belirlenen yazılımların bakımı ile destek ve eğitim hizmetlerinin esaslarının düzenlendiği, sözleşmenin 9/6. maddesinde yetkili mahkeme ve icra dairelerinin İstanbul olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
… nolu sözleşmenin incelenmesinde, davacı tarafından sözleşmenin ekinde listelenmiş olan ürünlerin davacıya satışı veya ürünlerin kullanım hakkının bedeli karşılığı davalıya satımına ilişkin esasların belirlendiği, sözleşmenin 8/4. maddesinde yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır
Davalı vekili, sözleşme altındaki imzaların davalı şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek icra dairesi ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesince, sözleşmeler üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucu alınan 02.05.2018 tarihli grafoloji bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda sözleşme altındaki imzaların davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili, sözleşme ilişkisinin müvekkili ile yapılmadığını, sözleşmenin davacı ile dava dışı şirket arasında yapıldığını ve müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını, ancak davacı ile dava dışı …Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşme bedelinin müvekkilince ödendiğini ileri sürmüştür.
HMK’nın 17. maddesinde tacirler veya kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında sözleşme ile mahkemeleri yetkili kılabilecekleri, aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirtilen mahkemede açılacağı düzenlenmiştir. Ancak somut olayda, sözleşmelerin altındaki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı anlaşılmakla, geçerli şekilde kurulmuş bir yetki sözleşmesinden söz edilemeyeceğinden ilk derece mahkemesinin yetki sözleşmesine ilişkin değerlendirmeleri yerindedir.
Ancak, itirazın iptali davasındaki yetki sözleşmesi geçerli olmasa da HMK’nın diğer yetki kurallarının da değerlendirilmesi gerekir. Dava itirazın iptali davasıdır. İcra dairesinin yetkisi İİK’nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK’daki mahkemelerin yetkisini düzenleyen hükümler çerçevesinde, ön sorun (hadise) şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. İcra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın haklı olduğu sonucuna varılması halinde, mahkemece, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekecektir. Çünkü, itirazın iptali davalarında, icra dairesinin yetkisine itiraz halinde, yetkili icra dairesince ödeme emri tebliğ edilmiş olması, HMK’nın 114/2.anlamında özel dava koşuludur.
Somut olayda mahkemece, taraflar arasındaki yetki sözleşmesindeki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu isabetli bir şekilde tespit edilmiş ise de taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bu ticari ilişki kapsamında davalının sözleşmede imzası bulunmasa bile sözleşmedeki mal ve hizmeti teslim alıp almadığı ve bu kapsamda kısmi ifada bulunup bulunmadığının, böylece sözleşmenin davalı tarafından benimsenip benimsenmediğinin gerekirse tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak belirlenmesi, belirlenecek bu olgulara göre HMK’nın yetkiye ilişkin 10. maddesi ile TBK’nın 89. maddesinin değerlendirilerek, icra dairesi ve mahkemenin yetkisine yönelik itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle sadece yetki sözleşmesi kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçeyle, HMK’nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına …” ifadelerine yer vererek kaldırmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2021/1630 Esas – 2021/1467 Karar sayılı 02.12.2021 tarihli kararı doğrultusunda Mali Müşavir Seyit Say’dan ” Taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bir ticari ilişkisi varsa bu ticari ilişkisi kapsamında davalının sözleşmedeki mal ve hizmeti teslim alıp almadığı ve bu kapsamda kısmi ifada bulunup bulunmadığı, böylece sözleşmenin davalı tarafından benimsenip benimsenmediği hususlarında ” bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır.
Davacının davalı hakkında 20.226,18 TL asıl ve toplam olmak üzere alacağının takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %10,50 avans faizi ile, icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) … 8. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyası üzerinden 28.05.2015 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 16.06.2015 tarihinde itiraz ettiği, icra müdürlüğünün 16.06.2015 tarihinde takibi durdurduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını verilen kesin süre içerisinde sunmamıştır.
Davacı defterleri usulüne uygun tutulmuş olup davacı lehine delil niteliğini taşımaktadır. Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği cari hesaba ait 2014 yılında 6 adet ve KDV dahil 19.836,41 TL tutarlı, 2015 yılında 4 adet ve KDV dâhil 7.941,99 TL tutarlı olmak üzere toplam 10 adet ve KDV dahil 27.778,40 TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların açıklama kısmına Malın Cinsi bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın iş bu faturalara itiraz ettiğine dair belge sunulmamıştır. Türk Ticaret Kanunu madde 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Tarafların BS-BA Formlarının İncelenmesinde, Davacı tarafın davalı tarafa 2014-2015 yılında toplam 10 adet fatura düzenlediği, iş bu faturalardan 9 adedinin ilgili oldukları dönemde BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilmediği/edilemediği, 1 adet KDV hariç 12.515,00 tutarlı faturanın taraflarca BS-BA Formları karşılıklı olarak beyan edildiği tespit edilmiştir.
Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresinde, 2014 yılı: Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 26.03.2014 tarihli 13.516,68 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2014 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 19.836,41 TL alacaklı olduğu, 2015 yılı: 01.01.2015 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 19.836,41 TL alacaklı olduğu, 06.04.2015 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 20.226,18 TL alacaklı olduğu, 05.10.201531.12.2015 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 24.490,57 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki satış sözleşmesinin, … numaralı olduğu, davacı tarafın …, davalı tarafın MÜŞTERİ konumda yer aldığı, sözleşme kapsamındaki ürünlerin ve hizmetlerin ek bir tablo halinde belirtildiği, sözleşme üzerinde 3 adet imza olduğu, taraflar arasındaki yazılım bakım ve destek sözleşmesinin, … numaralı olduğu, davacı tarafın …, davalı tarafın MÜŞTERİ konumda yer aldığı, sözleşme konusunun ek olarak sunulan ürün ve hizmetlerin tablosunda belirtilen yazılımların bakım, eğitim ve/veya destek hizmetlerinin verilmesine ilişkin karşılıklı koşulları düzenlemek olduğu, sözleşme üzerinde 3 adet imza olduğu, son sayfada davalı tarafın kaşe ve imzasının olduğu, 02.05.2018 tarihli bilirkişi imza mukayese raporunda, Dosya muhteviyatına sunulan …numaralı satış sözleşmesi ile … numaralı yazılım bakım ve destek sözleşmesi üzerinde yapılan imza incelemesinde, sözleşmeler üzerinde bulunan imzaların davalı şirket yetkilisi …’in el ürünü olmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmakla birlikte, istinaf kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonusu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davalının sözleşmede imzası bulunmasa bile sözleşmedeki mal ve hizmeti teslim aldığı ve bu kapsamda kısmi ifada bulunduğu, böylece sözleşmenin davalı tarafından benimsendiği belirlenmiş, İcra Müdürlüğünün ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazın HMK 10 ve TBK 89 Maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
Davacı ticari defterleri, tarafların BA/BS formları ve taraflar arasındaki sözleşme gereğince taraflar arasında süregelen bir cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafından dayanılan faturalara davalının itiraz etmediği, yasal beyan sınırı üzerindeki faturaların taraflarca karşılıklı olarak vergi dairesine beyan edilmiş olduğu dikkate alınarak davacının alacağının varlığını kanıtladığı kabul edilmiş, … 8. İcra Müdürlüğünün …E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;
Davanın kabulü ile … 8. İcra Müdürlüğünün … E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar Kanununca alınması gerekli 1.381,65 TL ilam harcından peşin yatırılan 244,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.137,36 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 9.200,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 244,29 TL peşin harç, 2.600,00 TL bilirkişi ücreti, 689,00 TL tebligat ve posta giderlerinden oluşan toplam 3.560,99 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/06/2023
Katip …
¸e-imzalıdır
Hakim …
¸e-imzalıdır