Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/498 Esas
KARAR NO : 2023/566
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/07/2022
KARAR TARİHİ : 07/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 06/07/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü … sevk ve idaresindeki … plakalı aracıyla … İlçesi … İlçesi …üzerinden çevre yolu istikametine seyrederken … ile … Kavşağına geldiği esnada aracının ön tampon kısımlarıyla diğer araç sürücü …’in sevk ve idaresindeki … yabancı plakalı aracıyla … Kavşağına geldiği esnada arcının sol arka köşe tampon kısımlarıyla çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı … plakalı araç sürücüsü … 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 57/c2 bendinde öngörülen asli kusurlardan olan “…. motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca geçiş hakkını vermek zorundadır” kuralına riayet etmemesi nedeniyle kazanın meydana gelişinde kusurlu olduğunun belirlendiğini, aynı tutanağa göre ve kazının meydana geliş biçim de değerlendirildiğinde müvekkiline ati aracı sevk ve idaresinde bulunduran sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin aracında kaza nedeniyle 21.645,58 Euro tutarında maddi hasar meydana geldiğini, söz konusu zarar yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporla da sabit olduğunu, davalı …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı aracın aynı davalı adına kayıtlı olduğunu, diğer davalı … A.Ş. Tarafından … nolu zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigorta teminatı altına aldığını, davalı … Sigorta A.Ş. Sigortalısına ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde tamamen kusurlu bulunduğunu, kaza neticesinde ortaya çıkan zararlardan davalıların KTK madde 88, 85 hükmü uyarınca müteselsilen ve müştereken sorumlulukları bulunduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar nedeniyle uğradığı toplam 21.645,58 Euro tutarındaki maddi hasarı tazmin yükümlülükleri bulunduğunu, kazanın ardından müvekkili davacının uğradığı maddi zararın giderilmesi amacıyla davalılara gerçekleştirilen başvuruya rağmen davalılarca herhangi bir ödeme yapılmadığını, izah edilen nedenlerle davacının aracında meydana gelen maddi hasar nedeniyle uğradığı toplam 21.645,58 Euro tutarındaki zarara karşılık gelen 21.645,58 Euro tutarındaki maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi avukatlık ücreti ve yargılama masraflarıyla birlikte davalılar … ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere … Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkilinin dava sonunda alacağını tahsil edebilme imkanı bulunması için davalı … adına kayıtlı olan … plakalı aracın kaydına ve davalının taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı taraflara dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER: Bilirkişi raporu ve Türkiye Noterler Birliği yazı cevabı dosyada mevcuttur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
06/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “Sürücü …, 2918 Sayılı KTK’nun Madde:57/a ve c- 2 bendlerinde belirtilen kuralları ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda e 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı … Sigorta A.Ş.’nin Kazadan dolayı … plakalı araçta meydana gelen zarardan KTK md. 85 gereğince, ZMMS kapsamında sigortacısı olması sebebiyle sürücünün kusuru oranında (poliçe teminat limitleriyle) müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sürücüsü …’in … yönetimindeki … plakalı aracın darbesine maruz kaldığı olayda herhangi bir kusurunun olmadığı, KUSURSUZ olduğu; Dava konusu kaza nedeniyle … plakalı araçta kaza tarihi itibarıyla 118.789,60 TL’lik değer kaybı meydana geldiği” yönünde sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı adına kayıtlı … yabancı plakalı araca, davalı gerçek kişinin sevk idaresinde ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı … plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, mevcut kazada davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu ve araçta meydana gelen değer kaybının tahsili amacıyla açıldığı, davalı ise davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık kapsamında Mahkememizce alınan 06/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Sürücü …, 2918 Sayılı KTK’nun Madde:57/a ve c- 2 bendlerinde belirtilen kuralları ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda e 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı … Sigorta A.Ş.’nin Kazadan dolayı … plakalı araçta meydana gelen zarardan KTK md. 85 gereğince, ZMMS kapsamında sigortacısı olması sebebiyle sürücünün kusuru oranında (poliçe teminat limitleriyle) müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sürücüsü …’in … yönetimindeki … plakalı aracın darbesine maruz kaldığı olayda herhangi bir kusurunun olmadığı, KUSURSUZ olduğu; Dava konusu kaza nedeniyle … plakalı araçta kaza tarihi itibarıyla 118.789,60 TL’lik değer kaybı meydana geldiği, rapor edilmiştir. Hazırlanan rapora karşı hiçbir itirazın yapılmadığı ve raporun usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkememiz denetimine elverişli rapor kapsamında davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı yan açılan davada avans faizi talep etmiştir. İşbu davada avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davalı araç, binek araç olmakla ve talep döviz cinsinden olmakla ticari avans faizine hükmedilmemiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, E: 2020/(17)4-170, K: 2022/698 ve T:18.05.2022 ilamı).
Dava konusu uyuşmazlık kapsamında alacağın EURO cinsinden olduğu kabul edilmiş, bu kapsamda alacağın hangi tarihteki döviz kuru üzerinden karar bağlanacağı hususunun öncelikle açıklanması gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları kapsamında hükmedilen toplam tutarının 21.645,58 EURO olduğu görülmekle, dava tarihi olan 18/07/2022 tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 1 EURO 17.7668 TL olacak şekilde TL’ye çevrilerek hesaplanan 384.572,69 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 11/05/2023 tarih, 2022/741 Esas ve 2023/1784 Karar sayılı güncel ilamı ve yerleşik uygulamaları).
7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re’sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Açıklanan yasal gerektici nedenlere göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE;
Davacının aracında meydana gelen zarar nedeniyle 21.645,58 EURO tazminatın 01.02.2022 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 15.02.2022 tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO cinsinden 1 yıllık döviz mevduatına uyguladıkları faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz isteminin REDDİNE,
2-Alınması gereken 26.270,16 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 3.696,43 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 22.573,73 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 56.840,18 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 3.696,43 TL nispi harç, 11,50 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 241,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 7.029,63 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/07/2023
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır