Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/635 E. 2019/328 K. 03.04.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/635 Esas
KARAR NO : 2019/328

DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 02/09/2016
KARAR TARİHİ : 03/04/2019

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi özetle; … Alışveriş merkezinden boşanmış olduğu eski eşi …’ın 12/06/2009 tarihinde … marka buzdolabını 1.350,00 TL bedelle 150,00 TL bedelle ise ekmeklik satın aldıklarını, taksitlerin 12/07/2009 başladığını 12/04/2010 tarihinde ise bittiğini, buzdolabı borcu bitince 1.350,00 TL bedelli yine … marka … marka tv satın aldıklarını, 150,00 TL peşin ödendiğini 9 taksiti ise boşandığı eşi 5.000,00-6.000,00 TL olarak ödediğini ancak alacaklı/davalının haksız ve kötüniyetle icra takibi başlattığını beyan ederek ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama gider ve tüm masrafların davalı yan üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tensip zaptı ve dava dilekçesinin tebliğ edildiği görülmekle, davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi özetle; davaya konu uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığını, görevli mahkemelerini Asliye Hukuk değil Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacının sunduğu dekontların takibe konu senede ilişkin olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığını beyan etmekle; dosyaya görevsizlik verilerek Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Celb edilen … 18. İcra Müdürlüğünün… Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı/borçludan 1.350,00 TL asıl alacak, 4.05 TL komisyon, 206,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.560,15 TL alacaklarının tahsili için icra takibine geçildiği ve takibin kesinleştiği görüldü.
Mahkememiz dosyası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açık yargılamaya devam olunurken 2016/371 Esas, 2017/175 Karar, 12/05/2017 karar tarihi ile HMK 114/1c ve 115/2 mad. Hükümleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek, görevli mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup mahkememizin 2017/635 Esas sayısı ile kaydı yapılmış olup açık yargılamaya devam olunmuştur.
Toplanan deliller ışığında Mahkememiz dosyası Mali Müşavir bilirkişi …’e tevdii edilmiş olup bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu10/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda; dosyada mevcut sözleşme incelendiğinde toplam 1.500,00 TL bedelli iki ürüne ilişkin 12/07/2009-12/04/2010 arası aylık 150,00 TL on taksit dökümü olarak mevcut bir ödeme planı olduğunu, davacının 11/08/2009 tarihinden itibaren 19/06/2010 tarihine kadar 1.935,00 TL’li ödemeler olduğunu, borç alacak hususundaki hesaplamaların; menfi tespite konu olan 30/10/2010 (07/12/2010 havale tarihli) icra dosyası içeriğinde borcun dayanağı senet 15/03/2010 vade 1.350,00 TL bedel ve 14/11/2009 tanzim tarihi olarak alacaklı tarafından beyan edildiğini, takip dayanağı senedin düzenleme tarihi 14/11/2009 olduğunu malen kaydı içerdiği görüldüğünü, 14/11/2009 senet düzenleme tarihinden 12/07/2009-12/04/2010 arası aylık 150,00 TL on taksitli sözleşmenin bulunduğunu, sunulan ikinci taksitli sözleşmenin tarihinin okunamadığını, 14/12/2010 tarihinden başlayan taksitleri içermekte olduğunu, icra takip tarihi 07/12/2010 olduğu, henüz ikinci sözleşmenin ilk taksit tarihinin gelmediğini, senet tanzim tarihinde ikinci sözleşmenin borcunun doğduğuna dair tespit yapılamadığını, birinci sözleşmenin ise 12/07/2009-12/04/2010 tarih aralığındaki 1.500,00 TL borca konu tutarı ise 1.935,00 TL olarak sunulan ödemelerle tamamlandığının bildirildiğini, sunulan belgelere davalı tarafın herhangi bir itirazının dosyada tespit edilemediğini, söz konusu senet borcunun düzenleme tarihi dikkate alınarak birinci sözleşmede kaynaklı borca ilişkin düzenlendiği değerlendirildiğinde bu borcun takip tarihinden önce ödendiği sonucuna varıldığını, 14/12/2010 tarihinde tarihinde taksitleri başlayan ikinci sözleşmeye dair takip konusu senet borcuna değerlendirilebileceği kararının mahkemece verilebileceğini, davacının boşandığı eşi tarafından ödendiği bildirilen ve davacı tarafın iade ve ödeme belgelerinin sunulup sunulmamasının gerekip gerekmeyeceği hususunun mahkemeye bırakıldığını, dava dilekçesi eki sözleşme içeriğinde davacının sözleşmenin tarafı olduğuna dair de veya kefil olarak dahili de görülememiş olup tespit edilen silsilesine göre de takdirin mahkemeye bırakıldığını bildirerek sonuç olarak; takip dayanağı senedin düzenleme tarihi 14/11/2009 olup malen kaydı içeriğinin 14/11/2009 senet düzenleme tarihinde 12/07/2009-12/04/2010 arası aylık 150,00 TL on taksitli sözleşmenin ayakta olduğunu, sunulan ikinci taksitli sözleşmenin tarihinin okunamamakla birlikte 14/12/2010 tarihinden başlayan taksitleri içerdiğini, icra takip tarihi 07/12/2010 olduğunu, henüz ikinci sözleşmenin tarihi okunamamakla birlikte ilk taksit tarihinin gelmediği, birinci sözleşmenin 12/07/2009-12/04/2010 tarih aralığındaki 1.500,00 TL borca konu tutarın 1.935,00 TL olarak sunulan ödemelerle tamamlandığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacı tarafın davalının iş yerinden 12/07/2009 tarihinde satın almış olduğu buzdolabı ve ekmeklik satın alması nedeniyle toplam 1.500 TL borcun 150 TL’sinin peşin olarak ödendiği kalan bedelin ise taraflar arasındaki sözleşme gereğince 9 taksitte ödeneceği şeklinde anlaşma yapıldığı kalan 9 taksit bedelinin boşandığı eşi tarafından ödenmesine rağmen davalının takibe konu 14/11/2009 keşide tarihli ve 15/03/2010 vede tarihli 1.350 TL bedelli bonoyu icra koyduğu bu bonodan dolayı borçlu olmadığına dair menfi tespit davasından dönüşen istirdat davasıdır.
Davacı ayrıca daha sonradan davalıdan 1.350 TL ye lcd tv aldıklarını bu borcun eski eşi tarafından ödendiğini beyan eden dilekçeyi ve ödeme belgelerini dosyaya sunmuştur. Her iki alış veriş için düzenlenen sözleşmelerde davacının taraf veya kefil olarak yer almadığı görülmüştür. Takip dayanağı senedin düzenleme tarihi 14/11/2009 olup malen kaydı içeriğinin 14/11/2009 senet düzenleme tarihinde 12/07/2009-12/04/2010 arası aylık 150,00 TL on taksitli sözleşmenin ayakta olduğu, sunulan ikinci taksitli sözleşmenin tarihinin 14/12/2010 tarihinden başlayan taksitleri içerdiği, icra takip tarihi 07/12/2010 olduğu, henüz ikinci sözleşmenin ilk taksit tarihinin gelmediği, birinci sözleşmenin 12/07/2009-12/04/2010 tarih aralığındaki 1.500,00 TL borca konu tutarın 1.935,00 TL olarak sunulan ödemelerle tamamlandığından davacının bu alışverişler nedeniyle davalıya borçlu olmadığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu borç ilişkilerinden başka bir ticari ilişki de bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafça borçlu olunmadığı halde icra dosyasına 16/06/2017 tarihinde 3.299,47 TL ödendiği icra müdürlüğü yazı cevabından anlaşılarak davacının faize yönelik talebi bulunmadığından taleple bağlılık gereğince davanın kabulü ile 3.299,47 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile 3.299,47 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 225,40 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 196,20 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL harç ile yine davacı tarafından yapılan 414,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 443,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı asil ile davalı vekilnin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.03/04/2019

Katip …
¸

Hakim …
¸

“Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır.”