Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/953 Esas
KARAR NO : 2018/1123
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/01/2015
KARAR TARİHİ: 13/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin bağıtlanan … müşteri numaralı sözleşme kapsamında davalı şirketin elektrik dağıtım abonesi olduğunu, 16.04.2013 tarihi ile 17.11.2014 tarihleri arasında elektrik tüketim bedeli karşısında davalı tarafından düzenlenen elektrik kullanım faturalarına haksız şekilde 288.526,83 -TL kayıp-kaçak bedeli, 178.511,66 -TL dağıtım bedeli, 34,93 -TL sayaç okuma bedeli, 37.791,81 -TL perakende satış hizmet bedeli ile 55.992,01 -TL iletim bedeli olmak üzere toplam 560.857,24 -TL yansıtılarak müvekkilimden fazla tahsilatta bulunulduğunu, bu istemin dayanaktan yoksun olup, açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek fazladan tahsil edilen 560.857,24 -TL’nin her bir faturanın ödeme tarihinden itibaren yürütülecek faizi le birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin EPDK’nın ETS/2461 – … lisans numarası ile 11.03.2010 tarihinden itibaren gerçek ve tüzel kişilere elektrik satabilen tedarik lisansı sahibi olduğunu, perakende satış sözleşmelerinin EPDK tarafından belirlendiğini, bu sözleşmelerde müvekkili tarafından bir değişiklik yapılmadığını, davacının özgür iradesi ile müvekkili şirket ile “elektrik enerjisi satım sözleşmesi” imzaladığını ve sözleşmenin bağıtlandığı anda iadesi istenen bedellerin ödenmesini kabul ettiğini, 25.01.2013 tarihli sözleşme incelendiğinde davacının iadesini istediği tüm bedellerin sözleşmede yazılı olduğunun anlaşılacağını, basiretli tacir gibi davranmak yerine imzaladığı sözleşme maddelerini yok sayan davacının bu tavrının yasa ve hakkaniyete uygun düşmediğini, taleplerin asıl muhatabının müvekkili değil dağıtım şirketleri olduğunu, dava konusu bedelleri müvekkil şirkete fatura eden dağıtım şirketine davanın ihbarı gerektiğini, ödeme anında herhangi bir çekince koymayan davacının davadan öncesine ilişkin faiz isteminin dayanaksız olduğunu, 28.01.2015 tarih ve … sayı ile TBMM Başkanlığı’na sunulan “Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı”nın bekletici mesele yapılmasına ve davanın dağıtım şirketi, …Şirketine ihbarı ile haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, elektrik fatura bedelleri üzerinden 16/04/2013-17/11/2014 tarihleri arasındaki dönemlerinde yapılan kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim bedeli ve dağıtım bedeli kesintilerinin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkememizin 12/04/2016 tarih … esas … karar sayılı kararı davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay…Hukuk Dairesinin 31/05/2017 tarih … esas …karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Yargıtay ilamında;” Hal böyle olunca, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak, PSH, iletim, okuma ve dağıtım bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.
2-) Bozma nedenlerine göre, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince davalı taraf yararına BOZULMASINA, “denilmektedir.
Mahkememizce 27/03/2018 tarihli celsesinde Yargıtay bozma ilamına uyularakyargılamaya devam edilmiştir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraflar arasında bağıtlanan Elektrik Enerjisi Satım Sözleşmesi, tahsilatlara ilişkin fatura örnekleri getirtilerek dosya içine alınmış ve dosya içeriği delliler üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak rapor alınmıştır.
16/07/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; dava konusu faturalara tahukkuk ettirilen ve dava konusu yapılan tutarların EPDK’nun onayladığı tarifelere ve düzenleyici işlemlere uygun olduğu belirtilmiştir.
Biirişi raporu hesaplama yöntemi ve gerekçesi itibariyle yerinde görülerek hükme dayanak alınmıştır.
Dava açıldıktan sonra,17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanun “17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile getirilen;
”Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, kurumun (EPDK nun) düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.” hükmü
Geçici madde 19; “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü
Geçici madde 20; “Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır.” hükmü uygulanacaktır.
Yapılan yasal düzenleme gereğince mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı tarafça yapılan tahsilatın EPDK’nun bu konudaki düzenleyici işlemlerine, tarife ve yönetmeliklerine uygun olduğu belirlenmiştir
6446 Sayılı Kanunun 17.maddesi gereğince mahkememizin, davalı tarafından yapılan uygulamanın kurumun düzenleyeci işlemlerine, uygunluğunun denetlenmesi ile sınırlı yetkisi nazara alınarak konusu kalmayan davanın “esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18/11/2009 gün, 2009/18-421 E., 2009/526 K. Sayılı ilamında “Bir tarafın, dava açıldığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında veya savunmasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü veya yeni bir içtihadı birleştirme kararı gereğince davada haksız çıkmış olması halinde, yargılama giderlerine mahkum edilemeyeceği kuşkusuzdur.”denilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nin … sayılı ve 19/06/2017 tarihli kararında ise davanın açılmasına davalı neden olduğundan davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağı ve davacı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiği açıklanmıştır.
Somut olayda dava açıldıktan sonra yapılan yasal düzenleme nedeniyle davada haksız çıkan davacının genel kuralın istisnası olarak yargılama harç ve giderlerinden sorumlu olmayacağı gözetilmiş , davalının bu konudaki talepleri kabul edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
Konusu kalmayan davanın ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 35,90-TL maktu karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline, peşin alınan harçtan mahsubu ile hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde artan harcın davacıya iadesine,
Davanın yasa değişikliği nedeniyle “davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi nedeniyle ;
Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 1.180,90 TL yargılama ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan 1.245,00 TL gider avansından geriye kalan 100,00 TL’nin hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davalı tarafından yatırılan 150,00 TL gider avansından geriye kalan 55,10 TL’nin hüküm kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,
Taraf vekillerinin huzurunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri’nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıklandı.
Başkan
Üye
Üye
Katip
HARÇ BEYANI /
9.578,04 TL. PEŞİN HARÇ
35,90 TL. KARAR HARCI
9.542,14 TL. TALEP HALİNDE İADE HARÇ
DAVACI GİDERİ /
35,90 TL İLK GİDER
900,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
245,00 TL POSTA MASRAFI
1.180,90 TL TOPLAM