Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/83 Esas
KARAR NO : 2020/183
DAVA : İtirazın İptali (İşletme Devri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/11/2016
KARAR TARİHİ : 20/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ((İşletme Devri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 01.06.2016 tarihinde … bayii devri konusunda %50 ortaklık sözleşmesi yapıldığını ve sözleşme çerçevesinde 100.000,00TL kaporanın davalıya verildiğini, davacının yaptığı araştırmada davalının anlaşma yaptığı işyerinin …’in yetkili bayisi olmadığını öğrendiğini ve davalının borca batık olduğunu, bunun üzerine cayma hakkı kullanılarak … Noterliği 09/06/2016 tarih ve … yevmiye no ile davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının ödeme yapmayacağını bildirdiğini, bunun üzerine İstanbul … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve haksız yere takibe itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili 13/12/2016 tarihli cevap dilekçesi ile; davanın haksız olduğunu, sözleşmeden cayma akçesi olarak yazılı olan miktarın geri istenemeyeceğini, davalının … A.Ş.’ den almış olduğu uygulama bayiilik sözleşmesi ile sahibi olduğu … Oto dışında da bu ürünlerin kullanımı konusunda 15.05.2016 tarihinde izin aldığını, alınmış olan izinden sonra davacı ile sözleşme imzalandığını, dolayısıyla … uygulaması yapma hakkının mevcut olduğunu, davanın kötü niyetle açıldığını beyanla, davanın reddine davacı tarafın %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, davacının sözleşmeye dayalı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun; taraflar arasında bağıtlanan sözleşme kapsamında, davacının ödediği 100.000,00-TL kapora bedelinin iadesinin talep edilip edilemeyeceği, davacının sözleşmeden haklı nedenle dönüp dönmediği, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Gerçek kişi olan tarafların tacir sıfatını taşıyıp taşımadıklarının tespiti için, …Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ve tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine yazılan yazı cevaplarından, davacı …’in işletme hesabına göre defter tuttuğunun, gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu, davalı …’nun ise dava dışı bir firmanın ortağı ve yetkilisi oludğunun gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin … esas,… karar sayılı ilamı ile eldeki dava konusu sözleşmenin davalıya ait oto yıkama işletmesine davacının %50 pay ile ortak yapılmasına yönelik adi ortaklık sözleşmesi yapma vaadi mahiyetinde olduğu, her ne kadar İstanbul … Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/05/2017 tarih ve…Esas, … Karar sayılı kararında uyuşmazlık konusu işletme devri olarak vasıflandırılmış ise de; gerek dava gerek cevap dilekçesi, gerekse taraflar arasındaki cayma akçesine yönelik 01/06/2016 tarihli sözleşme ve davacı tarafça davalı yana gönderilen ihtarname içeriğinden, tarafların oto yıkama işletmesi üzerinde adi ortaklık kurmak iradesi ile hareket ettiklerinin anlaşıldığı, adi ortaklık sözleşmesinin TTK’nun 4/1 maddesinde sayılan ve bir davanın mutlak ticari dava sayılmasını gerektiren işlemlerden olmadığı, ayrıca aynı maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na atıfla mutlak ticari dava konusu kabul ettiği sözleşmelerden de olmadığı, şu haliyle eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı, öte yandan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ve tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine yazılan müzekkere cevaplarından; davacı …’in işletme hesabına göre defter tuttuğu, gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu, davalı …’nun ise dava dışı bir firmanın ortağı ve yetkilisi oluduğu, gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, somut olayda davacının tacir sıfatı bulunmakla birlikte, davalı …’nun tacir sıfatının bulunmadığı, bu haliyle her iki tarafın tacir sıfatını haiz olmadığı bir davanın ticari dava sayılmasına hukuken olanak bulunmadığı gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine, dosya mercii tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi…Hukuk Dairesi’ne gönderilmiş, İstanbul… Hukuk Dairesi davacı …’nun dava dışı… Otomotiv Şirketi’nin ortağı olduğu ve dava konusu ortaklık işini bu şirket adına yürüttüğü, dava dışı şirketin ortağı olan davacının TTK’nun 11/1 ve 12/1 fıkraları uyarınca kabul edilmesi gerektiği, uyuşmazlığın dava dışı şirket ile davalının ticari işletmeleri ile ilgili olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın TTK’nun 4/1 maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olduğu belirtilerek mahkememizce verilen görevsizlik kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.
TTK’nun 12/1 maddesi uyarınca bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacir sayılır. Başka ifade ile bir kişinin tacir sayılabilmesi için, bir ticari işletmenin mevcut olması ve bu işletmenin ilgili kişi tarafından kısmen veya tamamen kendi adına işletilmesi gerekir(bkz. ARKAN, Sabih; Ticari İşletme Hukuku, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 7.bası, Ankara, 2004, s. 108 ve devamı). Ticaret şirketlerinde ise, şirketin tüzel kişiliği bulunduğundan işletme şirket adına işletilir. Bunun sonucunda da yönetici veya ortaklar değil doğrudan şirketin kendisi tacir sayılır(bkz. ARKAN, Sabih; a.g.e, s. 111 ). Somut olayda gerçek kişi tacir kaydı bulunmayan davacının, sadece ticaret şirketi ortağı olması nedeniyle tacir sayılamayacağı açıktır. Öte yandan dava konusu sözleşmeden doğan uyuşmazlığın davacının ortağı olduğu şirketle ilgisi de bulunmamaktadır. Davacının tacir olmadığı açık olduğundan, davalı tacir olsa dahi, her iki tarafın tacir olmadığı eldeki uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak nitelendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Dava dışı … Şirketi davanın tarafı olmadığından ve davanın ticari dava mahiyetinde olup olmadığı bu şirket esas alınarak belirlenemeyeceğinden; davalı …’nun ise esnaf ya da tacir sıfatını haiz olmadığı dosyada mevcut … Ticaret Sicil Müdürlüğü ve … Vergi Dairesi kayıtları ile açık olduğundan, Mahkememizin … esas … Karar Sayılı kararında gerekçelendirildiği şekilde dava ticari mahiyette değildir. Buna karşılık İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi’nin … esas, … Karar Sayılı ve 22/01/2019 tarihli yargı yeri belirlenmesine ilişkin ilamı kesin nitelikte ve bağlayıcı olduğundan mahkememizce yargılamaya devam edilmiştir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, icra dosyası celbedilerek incelenmiş, takibe itirazın ve davanın süresinde olduğu görülmüştür, taraflar arasındaki cayma akçesine yönelik 01/06/2016 tarihli sözleşme ve davacı tarafça davalı yana gönderilen ihtarname kasaya alınmış, Taraf tanıkları davetiye ile çağrılarak dinlenilmiştir.
Davalı tanığı … “davalının sahibi olduğu firmanın Şirinevler şubesinini sorumlusu idim, davacının davalıya ait firmanın Yenibosna şubesini devralmak istediklerini ve bunun için … şubesine gittiğini biliyorum çünkü iş gereği araç getirip götürmek için yenibosna şubesine gittiğimde davacıyı ve babasını şubede görüyordum, neden burda olduklarını sorduğumda bana bu şubeyi almak istiyorlar dediler, ben tarafların kendi aralarında ne konuştuğunu bilmiyorum, benim davacı ile hiçbir diyaloğum olmadı haftada bir defa toplamda 4 -5 kez onlarla yenibosna şubesinde karşılaştım, şirinevler şubesine bir kez … bey ile davacı ve babasının geldiğini biliyorum çay içtiler ve şubeyi gezip çıktılar, ben şu an davalının firmasında çalışmıyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı …; “ben yaklaşık 3 ay öncesine kadar davalının firmasında çalışıyordum 5 yıl kadar uygulama merkezi olan nişantaşındaki avm de bulunan merkezinde çalıştım, … şubesinde ise 1,5 yıl çalıştım ve sonra işten ayrıldım, davalı uygulama merkezinin bulunduğu merkez bayii devretmek için bir gayrimenkul firması ile anlaşmıştı, bu firmada ilan vermişti, o dönemde davacı ile davalının davacının babasının 5 ila 6 kez nişantaşındaki merkeze geldiklerini, işin işleyişi ile ilgili bilgi aldıklarını, ortalama ne kadar araç temizlendiğini günlük ne kadar iş alındığını aylık ne kadar ciro yapıldığını bana sorduklarını hatırlıyorum hatta bir seferinde davacının anneside gelmişti, o dönem davacının bana maguarts bayisi olup olmadığımızı sorup sormadıklarını hatırlamıyorum ancak o dönem verilen ilamda yetkili bayi olunduğuna dair bilgi olduğunu hatırlıyorum, davacının gidip gelmeleri toplamda 15 -20 gün sürdü, bu sürecin sonunda toplantı esnasında davacının nişantaşı şubesinin çok yoğun olması nedeniyle yenibosna şubesini devralmak istediğini hatta bir süre … bey ile birlikte yürütüp sonrasında tamamını devralma konusunda teklif sunduğunu hatırlıyorum , sonrasında işler yenibosna şubesinde yürüdü, ben o esnada yenibosna şubesinde çalışmıyordum, orada sürecin nasıl işlediğini bilmiyorum, davalı firmanın sahip olduğu tüm bayiler maguarts yetkili uygulama merkezi mahiyettindedir, distribütör firma bayilerin yetkili bayi olup olmadığı ile ilgili her bir bayiye belge veriyordu, kurumsal firmalar ile distüribitör adına bu belgeler ile toplantıya katılıyorduk, ben ne kadar kapora alındığını bilmiyorum, ben anlaşmanın bedeline dair hiç bir bilgi sahibi değilim bilgi ve görgüm bundan ibarettir” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı …; “ben davacının babasıyım oğlum askeden döndükten sonra kendisine iş kurmak için firma araştırmaya başladım, oto yıkama pastacila gibi işleri yapan ve maguarts bayisi olan firmaların ilanlarına bakarak devralacak işyeri araştırdım, davalının emlakçısının nişantaşındaki avm de bulunan bayi için verdiği ilanı gördüm, emlakçı vasıtası ile … beye ulaştık nişantaşındaki bayiye gittik, bu bayiyi avm nin eksi katlarında bulunuyordu oğlumda hava ve güneş almadığını burada çalışamayacağını söyleyince davalıya durumu anlattık davalı da bize güneşli yenibosnadaki bir başka bayiden bahsetti oranında … yetkili bayisi olduğunu söyledi nişantaşına sadece bir kez gittik, ertesi gün nişantaşına gittiğimiz günün ertesi günü davalı bizi yenibosna şubesine götürdü, orayı da güneş alması ve havadar olması ve büyük olması sebebiyle beğendik ancak orası daha büyük olduğu için davalı daha fazla devir bedeli istedi, 600.000,00-TL devir bedeli istedi, davalıdan bilançoları göstermesini istedik o da bizden kendilerine inandırıcı olduğumuza dair kapora vermemizi istedi, kaporayı vermeden önce yenibosnadaki şubeye 2, 3 kez daha gittik, orada ki işleyişi izledik daha sonra 100.000,00-TL kapora gönderdik, davalı eğer bilançoları gördükten sonra iş yerini devralmak istemezsek kaporayı iade edebileceğini oğlumu kastederek genç bir çocuğun hakkını yemeyeceğini söyledi, biz buranın maguarts yetkili bayii olup olamadığını teyit etmek için disbirtör firmanın türkiye şubesini aradık bize güneşli yenibosnada böyle bir yetkili bayiilerinin bulunmadığını söylediler. … yetkilisi olan bayiler daha fazla kazandıkları için ve depozito bedeli olduğu için sözleşmeyi yaparken en önemli unsur buydu bunun eksik olduğunu öğrenince davalıya ulaştık nişantaşındaki bayiide davalınında avukatı varken buluştuk, orada davalı bize güneşlinin de yetkili bayii olduğunu söyledi, o gün orda anlaşamadık bunun üzerine daha sonra cayma hakkımızı kullandığımızı gösterir ihtarnameyi davalıya gönderdik, davalı ihtarnameyi tebliğe aldıktan sonra bize ulaşarak merkez bayinin maguarts yetkilisi olduğunu diğer şubelerinde merkez bayii üzerinden maguarts ürünlerin kullanma hakkına sahip olduğunu söyledi fakat biz kaporamızı geri istedik, vermedi, herhangi bir bayiiye davacının annesini götürmedik, bizimle çalışmasını düşündüğümüz bir bayan vardı onu götürdük” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraf vekillerince adresi bildirilen dava dışı distrübitör firma ola … A.Ş’ye yazı yazılarak, davalı şirketin sözleşme konusu…şubesinin, taraflar arasında sözleşme yapıldığı tarih itibariyle … uygulama yetkili bayisi olup olmadığı soruşmuştur, gelen yazı cevabından 01/06/2016 sözleşme tarihi itibariyle, yetkili uygulama bayiinin Nişantaşı bayii olduğu, … şubesinin yetkili uygulama bayii olmadığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının oto yıkama kuaför işi ile uğraştığı, Nişantaşı’nda bulunan merkez işyerinde, dava dışı …A.Ş’den aldığı yetki ile … uygulaması yaptığı, davalının aynı zamanda…’da şubesinin bulunduğu, tarafların 01/06/2016 tarihinde … Şubesi’nin %50 ortaklığının davacıya verilmesi için sözleşme yapmak hususunda anlaştıkları, bu kapsamda davalıya 100.000,00-TL kapora ödendiği, davacının, sözleşmenin yapılmasından vazgeçmesi halinde yaptığı ödemenin iadesini talep etmemeyi taahhüt ettiği, davacının, davalıya … Noterliği’nin 09/06/2016 tarih ve … yevmiye no ile davalıya ihtarnamesi ile sözleşme konusu iş yerinin yetkili … bayii olmadığının anlaşılması nedeniyle sözleşmeden döndüğü ve ödenen 100.000,00-TL nin iadesini istediği, bedelin iade edilmemesi üzerine davalı aleyhine ilamsız takip başlatığı, davalının süresinde sunduğu itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki adi ortaklık kurma vaadi sözleşmesinde, sözleşme konusu “… %50 ortaklık” olarak belirlenmiştir. Tanık anlatımları da değerlendirildiğinde, davacının adi ortağı olmak istediği şubenin yetkili … bayii olmasını istediği, tarafların karşılıklı iradelerinin bu yönde oluştuğu anlaşılmaktadır. Dava dışı distrübitör firma ola … A.Ş’ye yazılan yazı cevabından, bu firmanın distrübitörü olduğu … ürünlerini uygulama yetkisinin Nişantaşı bayiine ait olduğu, Yenibosna şubesinin uygulama yetkisinin bulunmadığı görülmüştür. Şu halde davacının 01/06/2016 tarihli sözleşmeden haklı nedenle döndüğünün kabulü gerekir. Sözleşmeden haklı nedenle dönülmesi halinde, sözleşme baştan itibaren hükümsüz hale geleceğinden taraflar aldıklarını iade ile yükümlü olurlar. Şu halde davalının 100.000,00-TL kapora bedelini iade etmesi gerekmektedir. Davacı her ne kadar takipte işlemiş faiz talep etmiş ise de; eldeki davaya sadece asıl alacak tutarı olan 100.000,00-TL yi konu etmiştir. İzah edilen gerekçelerle, davanın kabulüne; davalı tarafından İstanbul … İcra Müdürlüğü’ nün … esas sayılı takibine yapılan itirazın 100.000,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu tutara takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte devamına, alacak likit nitelikte olduğundan, davalının %20 oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜNE; davalı tarafından İstanbul … İcra Müdürlüğü’ nün … esas sayılı takibine yapılan itirazın 100.000,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu tutara takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte devamına,
Davalının alacağın %20 si oranında 20.000,00-TL inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, bu tutarın davalıdan alnarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 6.831,00-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.205,41-TL nispi harç ile 502,34-TL icra dosyasına yatırılan peşin harcın toplamı olan 1.707,75-TL harcının mahsubu ile bakiye 5.123,25-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 1.205,41-TL peşin harç ile 502,34-TL icra dosyasına yatırılan peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 13.450,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvuru harcı, 296,40-TL posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 325,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
HMK.nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinde itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip …
¸e-imzalıdır
Hakim …
¸e-imzalıdır