Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇİL KARAR
ESAS NO : 2014/1170 Esas
KARAR NO : 2018/368
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/04/2014
KARAR TARİHİ : 17/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;11/02/2014 tarihinde davacı … kızı … ile … plakalı … hat nolu …arasında çalışan halk otobüsüne bindiklerini, otobüsün arka kapı sisteminin bozuk olduğunu yolculuk esnasında kapı kapanmadan hareket edildiğinin, yolcular inmek istediğinde kapının kapalı olması nedeniyle şoförü uyardıklarını, kapı sistemi bozuk olduğu için şoför kapının kapalı olduğu zannı ile hareket ettiğini, otobüsün Haseki durağına kadar kapısının açık gittiğini, davacı … ve kızı …’ın Haseki durağında inmek için düğmeye bastıklarını ve otobüs durrduğunda inmek için hareket geçtiklerini ancak …’ın idiği …’ın yaşı itibariyle yavaş hareket ettiğinden inmeye çalıştığı sırada otobüsün hareket ettiğini, otobüsün hareket etmesiyle …’ın dengesini kaybederek düştüğünü, yolcuların yardımıyla davacının …hastanesi acil servisine götürüldüğünü, daha sonra … Eğitim ve Araştırma Hastanaesine sevk edildiğini, kalçada bacağın hareketini sağlayan kemiklerinin kırıldığını ve bu nedenle davacı … açısından aylık 2.000,00TL bakıcı giderinin, aylık 2.000,00TL fizik tedavi giderinin ve 25.222,05TL tedavi giderinin, davacı …’ın ayldık 830,00TL maddi kaybının, davacı …’ın 1.000,00TL maddi kaybının, davacı …’ın 10.000,00TL gelir kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahisine, manevi tazminat talebine ilişkin olarak davacılarda oluşan manevi çöküntü ve ızdırabın karşılığı olmamakla birlikte mağduriyetlerinin giderilmesi açısından davacı … için 20.000,00TL, davacının eşi … için 10.000,00TL, davacının çocukları … için 10.000,00TL, … için 10.000,00TL, … için 10.000,00TL olmak üzere toplam 60.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıar …, … ve…Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin sorumluluk oranları oranından davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın avans faizi talebi etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, haksız fiilden doğan ilişkilerin Ticaret Kanunu’nda da düzenlemedikleri için bu nedenle de ticari iş niteliği kazanamayacaklarını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Ayrıca davalı vekili 09/07/2014 tarihinde sunduğu beyan dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği tarihte … plaka sayılı aracın müvekkil şirkete sigortalı olmadığı ve bu nedenle davaya konu kaza poliçe tarihini kapsamadığını davanın pasif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı …sigorta vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde … plaka sayılı aracın 11/03/2014 ve 11/03/2015 tarihleri arasında ZMMS ile sigortalı olduğu belirtildiği, kazanın 11/02/2014 tarihinde meydana geldiği, sigorta bilgi ve gösetim merkezi ve…sigortaya yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılardan da aracın 11/02/2014 kaza tarihi itibariyle …Sigortaya sigortalanmamış olduğu anlaşıldığından bu davalı yönünden 17/04/2018 tarihli duruşmada tefrik kararı verilmiştir.
Diğer davalılar yönünden açılan trafik kazasına dayalı maddi tazminat talepleri yönünden ise; HMK nun 1. maddesi “(1)Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” hükmü yer almaktadır.
6102 Sayılı TTK nun 4. maddesinde ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumu düzenlenmiştir. TTK nun 4. maddesine göre; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Yine tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; TTK ndan, TMK nun 962–969. maddelerinden, TBK nun 202, 203, 444, 447, 487–501, 515–519, 532–545, 547–554, 555–560 ve 561–580. maddelerinden, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuattan, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
TTK nun 5. maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir.
TTK’nın 4. maddesi incelendiğinde, üç grup ticarî davanın bulunduğu, ayrımın 1- Mutlak Ticari Davalar, 2- Havale, Vedia ve Fikir ve Sanat Eserlerine İlişkin Haklardan Doğan ve Bir Ticarî İşletmeyi İlgilendiren Davalar 3- Nispi Ticari Davalar olarak yapılabileceği, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davaların (mutlak ticarî davalar); ticarî sayılması için en azından bir ticarî işletmeyi ilgilendirmesi gereken davalar ve her iki tarafın da ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar (nispî ticarî davalar) olarak nitelendirilebileceği, Mutlak Ticarî Davaların, 6102 Sayılı TTK’ nın 4/1.a bendinden f’ bendine kadar sayılan hususlardan doğan davalar ile özel kanun hükümleri gereği (Mutlak) ticarî sayılan davalar olarak ikiye ayrılabileceği, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtildiği gibi bu tür davaların mutlak ticarî dava sayılacağı ve Ticaret Mahkemelerinin görevine gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticarî dava sayılabilmesi için, uyuşmazlığın, taraflardan birinin ticarî işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1, son cümle), nispi ticari davalar ile ilgili olarak ise; TTK 4/1 Maddesinde yer alan hükme göre “her iki tarafın da ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının” ticarî dava sayılacağı, taraflardan yalnız birinin ticarî işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticarî davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticarî işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf için de ticarî iş sayılırsa da, bu durumun, davanın TTK 4/l’e göre (nispî) ticarî dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davanın haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olup tarafların ticari işletmesinden kaynaklı ticari davaya vücut vermediği, tefrik edilen davalı hariç diğer davalılar yönünden davaya bakma görevinin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin görev yönünden USULDEN REDDİ İLE MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 20 maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
2HMK 20. Maddesi uyarınca belirtilen süre içerisinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-HMK 331. Maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
Hakim