Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2017/878
KARAR NO : 2018/908
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2017
KARAR TARİHİ : 18/09/2018
Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, 2016-2017 yıllarında, davalı borçluya yaptığı ürün satışı sonucunda, taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluşmuş ve davacı lehine 19.01,2016-12.04.2017 tarihleri arası 23.868,58 TL miktarında cari hesap bakiyesi alacağı doğduğunu, cari hesap alacağı bakiyesinin ödenmemesi üzerine davalı borçlu şirket aleyhine 25.05.2017 tarihinde, İstanbul … İcra Müdürlüğü’nün… E sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak, davalı borçlu şirkete, 29.05.2017 tarihinde ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlunun 02.06.2017 tarihinde ödeme emrine karşı “ödeme emrinde yazılı borca ve faize itiraz ediyoruz.” şeklinde, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan bir itirazda bulunduğunu ayrıca davalı borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği tarih olan 02.06.2017 tarihinde, cari hesap bakiye borcunu kayden sıfırlamak amacıyla davacıya 25.824.36 TL tutarlı ürün gönderip teslim ettiğini, İstanbul … İcra Müdüriüğü’nün … E no.lu dosyasından düzenlenmiş olduğu 02.06.2017 tarihli kapak hesabından da anlaşıldığı üzere, kapak hesabında belirtilen yekûn alacak 27.372,61 TL’den davalının borca itiraz ettiğini, 02.06.2017 tarihinde düzenlemiş olduğu fatura miktarı olan 25.824.36 TL’nin düşülmesi sonucunda, davacının, icra takip dosyasından, borca itiraz tarihi itibariyle 1.548,25 TL tutarlı bakiye alacağı bulunduğunu, davalı borçlu şirket, icra takip dosyasının 1.548,25 TL miktarı bakımından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz ettiğinden, işbu itirazı neticesinde, icra takibinin durduğunu, davalı borçlu şirket aleyhine itirazın iptali ile söz konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle, 02.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek Ticari Avans Faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce düzenlenen tensip zaptı, dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından mahkememiz dosyasına herhangi bir beyan veya cevap dilekçesi ibraz edilmemiş olduğu ancak dava konusu İstanbul … İcra Müdürlüğünün… Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz dilekçesinde özetle; ödeme emrinde yazılı borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, mevcut İcra takibinde borçlu olarak gösterilen “…A.Ş.’nin, alacaklı …Şti’ne icra takibinin konusunu teşkil eden 19.01.2016 ile 12.04.2017 tarihleri arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak bakiyesine yönelik ve/veya herhangi bir ticari ilişkiden kaynaklanan bir borcu olmadığını, borca itirazlarının olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli araştırmalar yapılmış olup 20/03/2018 tarihli ara karar ile davacının davalıdan alacağının varlığının ve miktarının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 04/07/2018 tarihli raporunda bilirkişi özetle; taraflar arasında 2017 yılı içerisinde mal satışından kaynaklanan 5 adet fatura tanzim edildiğini ve faturaların davacı kayıtlarına usulüne uygun olarak kayıt edildiğini, davacı firmanın takip 25.05.2017 tarihi itibariyle 23.868,55 TL asıl alacaklı olduğunu ancak icra takip dosyasına yaptığı 02.06.2017 tarihli itiraz günü itibariyle, davalı firma vekilinin toplam 27.372,61 TL tutarındaki Kapak Hesabı bakiyesine karşılık, 25,824,36 TL tutarında ödeme yapıldığı beyanı üzerine; 27.423.06 TL Yekûn Alacak, 25.824.36 TL Yatan Para Miktarı, 1.548.25 TL Bakiye Borç Miktarı, davacının 1.548,25 TL alacaklı olduğunu, asıl alacak 1.548,25 TL tutara takip 02.06.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9,75 değişen oranlarda avans faizi istenebileceğini beyan etmiştir.
Alınan bilirkişi raporu usulüne uygun şekilde taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca herhangi bir beyan veya itirazda bulunulmamıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Bir Bütün Olarak İncelendiğinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK’nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK’nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK’daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizce ticari defterlerini sunmaları için taraflara süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK’nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davalı icra takibi ve icra takibine yapmış olduğu itiraz sonrası 25.824,36-TL tutarlı ürünü davacı tarafa teslim ederek ödeme yapmış ise de itiraz sonrası ödeme yapıldığı için bilirkişi raporu ile sabit olan alacak bakımından itirazın tümden iptaline karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, Davalının İstanbul … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin kısmi ödeme tarihi olan 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda avans faizi yürütülerek takibin devamına,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20’si oranına tekabül eden 309,65-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 105,76-TL nispi karar harcından peşin alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 743,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 1.548,25-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 762,40-TL (31,40TL BVH, 4,60-TL VH, 31,40-TL Peşin Harç, 95,00-TL Tebliğler, 600,00-TL Bilirkişi Ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip …
Hakim …