Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/550 E. 2021/47 K. 25.01.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/550
KARAR NO:2021/47

DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:12/10/2020
KARAR TARİHİ:25/01/2021

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ TALEBİ:

Davacı … vekili verdiği dava dilekçesinde müvekkilinin diş hekimi olduğunu, davalı … Ltd. Şti.’den 14.12.2017 tarihli biri 54.628,99 TL bedelli diğer 45.092,13 TL bedelli iki fatura karşılığında 200 adet implant satın aldığını, fatura bedellerini ödediğini, satın aldığı implantların 25 tanesinin düştüğünü, 26 tanesinin yanlış ölçülerde olduğunu, satıştan sonra da davalı tarafın destek hizmeti vermesi gerekirken vermediğini, bu nedenle de elinde 25 implant daha kaldığını ve başka bir firmadan yeni siparişler vermek zorunda kaldığını, ayıplı çıkan ürünleri 26.12.2018 tarihinde davalı tarafa kargo ile iade ettiğini ancak davalı tarafın kabul etmediğini, ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle uğradığı zararın karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 5.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ TALEBİ:

Davalı … Ltd. Şti. vekili verdiği cevap dilekçesinde, davaya konu implantların fatura tarihlerinin 14.12.2017 olduğunu, 6098 sayılı TBK m. 231’e göre ayıba karşı sorumlulukta iki yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını belirterek öncelikle zamanaşımı definde bulunmuştur. Davanın esasına ilişkin olarak da ücretsiz olarak diş hekimlerine destek hizmeti verdiklerini, bunun için davacının kendilerinden randevu alması gerektiğini, bu hizmetin bir taahhüt olmadığını sadece diş hekimlerinin daha iyi bir operasyon yapabilmelerini sağlamak için olduğunu, tanık deliline dayanılmasına da izinlerinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ:

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 227/V yollaması ve satılanın ayıplı olması nedeniyle aynı yasa m. 49’a göre maddi tazminat davasıdır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Davacı taraf, tarafların ticari defterlerini, faturaları, başka firmadan satın alınan implantlara ilişkin faturaları, tanık beyanlarını ve bilirkişi incelemesini delil olarak sunmuştur.

Davalı taraf, faturaları, şirket kayıtlarını ve ödeme dekontlarını delil olarak sunmuştur.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesine göre; “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Mahkememizde açılmış olan dava bu yasa kapsamında arabuluculuk dava şartına bağlı olup arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmakla davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 227/V yollaması ve satılanın ayıplı olması nedeniyle aynı yasa m. 49’a göre maddi tazminat davasıdır.

Davalı taraf zamanaşımı defini ileri sürmüş olup dava konusu uyuşmazlıkta zamanaşımı süresinin tespiti dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre tespit edilecektir.

Dosya içerisine delil olarak sunulan faturalar incelendiğinde taraflar 200 adet implantın satışı konusunda anlaşmış ve satışa konu implantlar davalı tarafından davacıya teslimi yapılarak düzenlenen fatura bedeli de davalıya davacı tarafından ödenmiştir. Bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dolayısıyla taraflar arasındaki hukuki ilişki 6098 sayılı TBK m. 207 ve devamı maddelerine göre alım satım sözleşmesi niteliğindedir.

Davacı satın aldığı 200 adet implanttan 25 tanesinin düştüğünü, 26 tanesinin yanlış ölçülerde olduğunu, satıştan sonra da davalı tarafın destek hizmeti vermesi gerekirken vermediğini, bu nedenle de elinde 25 implant daha kaldığını belirterek ayıp nedeniyle tazminat talep etmektedir. Davacının bu talebi 6098 sayılı TBK m. 227/V’e göre satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcıya tanınan seçimlik haklardan genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı kapsamına girmektedir. Dolayısıyla davacının açtığı dava ayıba karşı sorumluluk nedeniyle tazminat davasıdır.

Ayıba karşı sorumluluk nedeniyle açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi 6098 sayılı TBK m. 231’de “Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre zamanaşımı süresi iki yıldır. 6098 sayılı TBK m. 207/II’ye göre; “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.” Tarafların dava konusu malların teslimini ve bedellerinin ödenmesini daha sonra yaptıklarına ilişkin bir itirazları bulunmamaktadır. Dolayısıyla davaya konu implantlar 14.12.2017 tarihli iki ayrı fatura karşılığında satılarak aynı tarihte davacıya teslim edilmiştir. Bu durumda iki yıllık zamanaşımı süresi 14.12.2019 tarihinde dolmuştur. Dava ise 12.10.2020 tarihinde açılmıştır.

Satıcı durumunda olun davalının iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaması için kanun satıcının ağır kusurlu olması koşulunu getirmiştir. Faturalar incelendiğinde satışa konu ürünlerin ithal ürünler olduğu, davalı tarafından üretilmediği, toplam 200 adet satışının yapıldığı, satış tarihinden itibaren de davacının hiç bir ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın satılanda ağır kusurunun bulunduğuna ilişkin davacı taraf dosyaya delil sunmamıştır. Bu gerekçelerle davalının zamanaşımı definin kabulüne ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine yönelik olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın 6098 sayılı TBK madde 231’e göre zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 59,30-TL maktu karar harcının peşin alınan 85,39-TL harçtan mahsubu ile artan 26,09-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/01/2021

Katip …
¸

Hakim …
¸