Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016/1080 Esas
KARAR NO : 2018/351
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2016
KARAR TARİHİ : 30/04/2018
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Müvekkil tarafından … Şti’ye sipariş ettiği mallara karşılık; 25/11/2015 tarihli, … Bankası … Şubesi,…çek nolu, 90.000TL bedelli çekin keşide edildiğini, müvekkil ile davalı arasında bir sözleşme yapıldığını bu çeklerin müvekkili şirkete perdey pey teslim edilecek sipariş için teminat olarak keşide edildiğini, ciro edilemeyeceğini malların teslim edilmemesi halinde bu teminat çeklerinin iade edilmesi gereğinin düzenlendiğini, malların müvekkile teslim edilmediğini bunun üzerine çeklerin müvekkil şirkete iadesi istendiğini ancak davalı … Şti tarafından çekin alacağı krediye teminat olarak davalı ankaya ciro edildiğini, belirlenen tarihlerde çeklerin iade edilmediğini davalı … Şti. İflas erteleme talep etiğini, bunun üzerine müvekkil şirket teslim alamadığı mallara karşılık İstanbul … İcra Müdürlüğü… E. Sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve müvekkil şirket icra tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ve iş bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, İstanbul …İcra Müdürlüğü … E. Sayılı dosyasının durdurulmasına karar verlmesini, yargılama neticesinde : davalı… Şti açısından çeklerin bedelsiz olması nedeniyle diğer davalı bankada çekleri rehin (teminat) cirosu ile aldığından bu cironun geçerli olmaması nedeniyle müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini %20’den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletimesine karar verilmesini talep etmektedir.
S A V U N M A /
Müvekkilim banka ile diğer davalı … Şti. Arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin ödeme vasıtası olarak davaya konu çek ile başkaca çekler müvekkilim banka tarafından ciro ve teslim alındığını, davacı vekili her ne kadar bu cironun rehin cinosu kapsamında olduğunu idia etmiş olsa da, TTK 689. Maddesinde, rehin cirosu tanımlanırken “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içermesi gerektiği düzenlenmiştir. Madde metninden anlaşılacağı üzere bir çekin rehin cirosu ile ciro edilmesi için kaydında mutlaka teminata ilişkin ibarelerin bulunması gerektiğini. Ancak davaya konu çek metni incelendiğinde çekin teminat olarak alındığına dair herhangi bir ibare bulunmadığını, Sayın mahkememezce hazırlanan tensip zaptının 11 Nolu ara kararı uyarınca icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik %15 teminat ile ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacının davasının hukuki dayanağı olmaması nedeniyle verilmiş olan tedbir kararının kaldırılmasını talep etmektedir. Arz ve izah edilen nedenlerle, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
G E R E K Ç E
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; … Şti., diğer davalı … Şti’ne verdiği mal siparişi için teminat olarak dava konusu çek ile beraberinde diğer çekleri verdiği, doyaya sunulan, aralarında düzenlemiş oldukları protokol belgesinden anlaşıldı ancak, davalı bankanının da ileri sürmüş olduğu gibi, ilgili TTK’nun Def’iler başlıklı Madde — 687’de açıklandığı üzere, diğer davalı ile olan ilişkileri hamile karşı ileri süremeyeceği, dava konusu çek, davalı firma … Şti’nin diğer davalı Banka ile aralarında karşılıklı imza altına aldıkları Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, kullandırılan-kullandırılacak kredilere, genel kredi sözleşmesizne ek olarak alınan dava konusu çekin, davalı tarafından, tahsil amaçlı alındığı ve çek metninde “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydın bulunmadığından tahsil çeki kapsamında olduğu, dosyaya sunulan çekin arkalı önlü fotokopisinde görülmektedir.
Davalı banka, çeki, diğer davalı … Şti’ne ait, tasfiye ettiği krediden doğan alacaklarına (Faiz, Vergi, Masraf, Anapara borçlarına) mahsup etmek kaydıyla, tahsil etmek durumunda olacağı düşünülmelidir. Eğer bunun aksi sözkonusu olması halinde, borçlunun sorumluluğunda olan banka kredi borcunun takibi, yapılan ödemelere ait tespit ile ortaya çıkacağından, bu aksi durum kolayca ispat edilebilecek bir konu olup, buna karşı bankaya itiraz yada bankanın dava edileceği muhakkaktır. Dolayısıyla, genel kanı mükerrer bir tahsilat oluşmayacağı yönündedir.” şeklinde inceleme sonucunda tespit yapılmıştır.
Dava dosyasına konu çek sureti incelendiğinde; çekin lehdarının davalı … isimli şirket olduğu ve bu suretle ilk cirantanın da aynı şirket olması dolayısıyla çekin arka yüzünde yer alan ciro silsilesinin düzgün olarak teşekkül ettiği ve bu suretle de davalı … Bank’a çekin teslim olunduğu, bu davalının çeki kötü niyetle ve ağır kusurla devir alındığının ispat olunamaması, kıymetli evrakta sebepten mücerretlik ilkesi, davacı ile lehdar davalı arasındaki ilişkiden kaynaklanan definin mutlak defi olmayıp ciro yoluyla çeki teslim alan davalı … Bank’a ileri sürülememesi nedeniyle davalı banka bakımından yerine olmayan davanın reddine, diğer davalı şirket bakımından ise taraflar arasında ticari ilişki sebebiyle siparişlerin davalı … ŞTİ tarafından eksiksiz teslim edildiğinin ispat olunamaması, davacı defterlerinin lehine delil teşkil edip davacının iddiasını bu bakımından ispat ettiği anlaşılmakla … ŞTİ bakımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE,
2-Davalı … San. … Ltd. Şti bakımından davanın KABULÜNE, 25.11.2015 tarihli, …Bankası…Şubesi, … nolu, 90.000,00 TL bedelli çek için davacının Davalı Verona …’ya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
3-Diğer davalı … Bank bakımından davanın REDDİNE,
4-Davalı Verona bakımından başlatılmış bir icra takibi olmaması ve mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı uyarınca yatırılmış bir teminat görülmemekle davacı ve davalı … Bank lehin tazminat verilmesine dair talebin REDDİNE,
5-Alınması gereken 6.147,90TL harçtan peşin alınan 1.536,98TL harcın mahsubu ile bakiye 4.610,92 TL harcın davalı … San. … Ltd. Şti tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacının peşin olarak yatırdığı 1.536,98 TL harcın davalı … San. … Ltd. Şti tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 9.950,00 TL ücreti vekaletin davalı … San. … Ltd. Şti’ den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacının yaptığı ilk masraf 33,50TL, bilirkişi ücreti 900-TL, posta gideri 162,60-TL olmak üzere toplam 1.096,10 TL’nin davalı … San. … Ltd. Şti tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı … Bank bakımından kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve taktir olunan 9.950.00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı … Bank VERİLMESİNE,
7-Tarafların HMK 120 madde gereğince yatırdıkları gider avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili yüzüne karşı, davalı yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır