Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2014/1382 Esas
KARAR NO : 2018/307
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/09/2014
KARAR TARİHİ : 25/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,müvekkilinin yeni evli olduğunu, yeni eşyalarını ve çeyizini olası rizikolara karşı sigortalamak için muhtelif sigorta şirketleri arasından kurumsal ve güvenilir bir kurum olduğunu düşündüğü …’yi seçtiğini, müvekkilinin konutunu ve eşyalarını … ye sigortalattığını, 12.12.2013 tarihinde saat 02.00 de müvekkilinin evinde çıkan yangın sonucu … alarm sisteminin müvekkilini arayarak olası bir felaketi önlediğini, ardından müvekkilinin itfaiyeyi çağırarak yangının söndürüldüğünü, ancak sigorta kapsamında olan eşyaların hasar gördüğünü, müvekkilinin 12.12.2013 saat 09.00 sularında…sigorta çağrı merkezini arayarak durumu bildirip eksper gönderilmesini talep ettiğini, ancak eksperin itfaiye raporunun alınmasından sonra geleceğinin söylediğini, müvekkilinin bu sürecin eşyalarının su içinde çürümesine sebebiyet vereceğini bildirmiş ise de, müvekkiline eksper gelene kadar hiçbir eşyaya dokunulmaması gerektiğinin … yetkilileri tarafından söylendiğini, olay tarihinden 1 gün sonra eksper geldiğinde müvekkiline poliçe kapsamında eşya temini olmadığını sadece bina teminatı olduğunu söylediklerini, davalı şirketin eşyalara dokunulmamasını söyleyerek doğan zararın artmasına neden olduğunu, toplam zararın 17.499,40 TL hesaplandığını, ancak bunun bina hasarı olan 10.350,00 TL’sinin davalı şirket tarafından ödendiğini, daha sonraki görüşmelerde davalı şirketin poliçenin eşya teminini kapsadığını kabul ettiklerini, davalı şirketin yanlış yönlendirmesi ve eksik hatalı hizmet vermesi neticesinde müvekkilinin mağduriyetine mağduriyet kattığını belirterek, sigorta kapsamındaki konut içindeki eşyaların toplam zararı olan 35.000 TL’yi, 1 ay boyunca eşten dosttan borç alarak karşıladıkları otel masrafları olan 3.000 TL’yi ve bu süreçte davalı şirket tarafından yapılan yanlış yönlendirme ve eksik hizmet sunması nedeniyle yaşanılan mağduriyeti gidermek adına 12.000 TL manevi tazminat bedelini rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Ticaret Kanunundan ve uygulamasından doğan tüm davaların ticari dava niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen yangın sigortasından kaynaklandığını, huzurdaki davanın mutlak ticari davalardan olduğunu, bu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, davanın görev yönünden reddine, ayrıca davacının uğradığı gerçek zarar miktarının tam ve eksiksiz ödenmiş olması nedeniyle esastan da davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Davacı, evinde 12.12.2013 tarihinde çıkan yangın sonucu meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamında tazmin edilmesini talep etmekte olup dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davanın ilk açıldığı mahkeme olan … Asliye Hukuk Mahkemesi, … esas, 2014/274 karar sayılı ilamında”… Davaya konu uyuşmazlık Sigorta Hukukundan kaynaklanmakta olup TTK’nun 4. maddesi gereğince ticari dava niteliğindedir. Ticari davalarda görevli mahkeme Ticaret Mahkemesidir..” gerekçesiyle görevsizlik kararı verdiği, dosyanın mahkememize geldiği … esas numarasına kaydı yapılarak yargılamanın bu dosya üzerinden devam ettiği anlaşıldı.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Yargtay … Hukuk Dairesi, 08.12.2016 tarihli,… esas, … karar sayılı emsal niteliğindeki kararında “Somut olayda; davacı vekili, davalının sigortaladığı konutun yangından zarar gördüğünden bahisle konut sigortası poliçesi kapsamındaki 77.798 TL teminat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacı ile yaptığı konut sigorta sözleşmesidir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince somut olayda davanın görülmesinde tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde içtihatta bulunduğu anlaşıldı.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Dava konusu olayda, davacı vekili, davalının sigortaladığı konutun yangında zarar gördüğünden bahisle, konut sigortası poliçesi kapsamında bir bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacı ile yaptığı konut sigorta sözleşmesidir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince emsal yargıtay kararları da dikkate alınarak somut olayda davanın görülmesinde tüketici mahkemeleri görevli olduğu anlaşıldığından aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Uyuşmazlığın niteliğine göre dava tarihi nazara alınarak davanın Tüketici Mahkemesinde açılması gerektiği Mahkememizin GÖREVSİZ olduğu anlaşılmakla HMK 114/1 c ve 115/2 maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesini takiben 2 haftalık süre içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede karar verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde gün içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip … ¸e-imzalıdır
Hakim …
¸e-imzalıdır