Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/160 Esas
KARAR NO : 2019/105
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/02/2016
KARAR TARİHİ: 30/01/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği 23/02/2016 havale tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket …San. Bölgesinde bulunan depolama alanınında … A.Ş.’ye ait, tablet, cep telefonu, bilgisayar gibi emtiaların depolanması hizmetinin verilmekte olduğunu, davacı şirketin bahse konu depo sahasında emtiaların güvenliğinin sağlaması için 11/03/2013 tarihinde davalı firma il güvenlik hizmet sözleşmesi imzaladığını, Mayıs 2015 tarihi itibarıyla depoda bulunan cep telefonları ve tablet sayılarının stok sayımlarında eksik çıkmaya başladığının fark edildiğini, bunun üzerine depoda bulunan kamera görüntülerinin incelendiğini, davalı personeli …’nin depoda bulunan tablet ve cep telefonlarını hırsızlık yapma yoluyla aldığının ortaya çıktığını, davalı çalışanı, …’nin yapmış olduğu suçu emniyet mensupları önünde itiraf ettiğini, …aleyhine Gebze … Asliye Ceza Mahkemesinde …Esas sayılı dosyası ile açılan davanın halen devam etmekte olduğunu, davacı şirket tarafından yapılan tespitler sonunda 59 adet telefonun çalındığnın tespit edildiğnii, bu telefonların 10 adedinin emniyet müdürlüğünün yaptığı araştırmalar neticesinde bulunarak davacı şirkete iade edildiğni, davacı şirketin deposunda emtiaları çalınan dava dışı … firmasının, teslim alamadığı mazmelerine ilişkin olarak davacı şirkete toplam 140.394,34-TL tutarında fatura kestiğini, söz konusu faturaların bedellerinin dava dışı şirket tarafından davacı şirketin alacağından mahsup ettirildiğini, bunun üzerine davacı şirketin dava dışı 3. Şirkete ödemiş olduğu fatura bedellerini davalı ile davacı arasındaki sözleşme gereğince davalı şirketten talep ettiğini davalıya 140.394,34-TL’lik fatura kestiğni, ancak davalının bu bedelin yarısı olan 52.197,17-TL’yi ödediğini, kalan kısmı ödeyeceğini beyan etmesine rağmen ödemediğini bu nedenle, davacı tarafından davadışı … firmasına ödenen bedelden davalı tarafından ödenmeyen 52.197,17-TL’nin ödeme tarihi olan 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont fazili ile, 10.000,00-TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile beraber davalıdan tahsil edilerek davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği 25/04/2016 havale tarihli dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki iş ilişkisi de göz önünde bulundurularak, taraflarca yapılan anlaşma uyarınca toplam hasara ilişkin 52.197,71-TL’nin davalı tarafında davacıya dendiğini, davacı tarafından 59 adet telefonun çalındığı tespit edildiğini, bu telefonlara ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen 28/09/2015 tarihli … fatura nolu e-faturanın davalıya gönderildiğini, faturaya itiraz etmeyerek 28/09/2015 tarihinde ödeme yapıldığını, bu nedenle tarafların hasar konusunda yapılacak ödemede anlaşmış olduğunu, davacı tarafından davalıya kesildiği belirtilen 28/08/2015 tarihli ve … fatura numaralı e-faturanın davalı tarafından davacıya iade edildiğini, iade edilen faturanın tarihinin 28/08/2015, ödeme yapılan faturanın tarihinin ise 28/09/2015 olmasının yapılacak olan ödeme hususunda anlaştığını gösterdiğini ayrıca, davalının söz konusu olayda zaten sorumluluğunun bulunmadığını, özel güvenlik hizmetinin sözleşme, protokol ve yasal yükümlülüklerine uygun şekilde verildiğini, 09/07/2015 tarihinde kolluk kuvvetlerine ifade veren davacının depo sorumlusu …’İN “06/07/2015 günü yapılan sayım sonucunda… marka 7 adet eksik tespit edilmesi üzerinde 08/07/2015’de kamera görüntüleri incelendiğinde güvenlik görevsili olan …’nin depoya giriş yaptığı ve bulunmaması gereken yerde bulunarak ilgili telefonları raftan aldıktan sonra yeleğinin altına saklayarak çıkış yaptığını tespit ettik, bu olaydan dolayı zararımız 22.000,00-TL değerindedir.” şeklinde beyanda bulunduğunu, 09/07/2015 tarihli yakalama ve ifade tutanakları ile 12/07/2015 tarihli telefon teslim tutanağında ise; yakalanan …’nin 9 adet Iphone,4 adet Samsung, 1 adet de markası belirtilmeyen telefonu görev yaptığı… iş yerinden görevi sırasında çaldığını, çalınan telefonlardan birinin kedisinde olduğunu, 2 sini bir yakınına verdiğin, değerlerinin de çeşitli cep telefonu satıcılarına satılmış olduğunu beyan ettiğini, kamera kayıtları ile yalnızca 7 adet telefonun şüpheli …tarafından çalındığının tespit edildiğini, bu sebeple öncelikle Gebze …Asliye Ceza Mahkemesi’nin… Esas sayılı dosyası celp edilerek, hırsızlığa konu kaç telefonun kim tarafından çalındığının tespit edilmesi gerektiğini, sözleşme ve yasal mevzuat hükümleri gereğince davalı şirketin, davacının zararını tazmin yükümlülüğünün, zarar miktarının objektif, somut ve kisin bir biçimde belirlenmiş olması ve gerekmektedir, incelikle herhangi bir tazmin yükümlülüğünden bahsedebilmek içi davacının zarar miktarının objektif, somut ve kesin bir şekilde belirlenmiş olması gerektiği, davalı şirketin olay tarihinde çalışanı olan Gebze …Asliye Ceza Mahkemesi…Esas sayılı dosyası sanığı …’nin şüpheli olarak Savcılık dosyanda çaldığını itiraf ettiği 14 telefon dışında kalan 45 telefonun, davacının iş yerinde depolanmasına rağmen sonradan kaybolduğuna ilişkin herhangi bir kayıt, mal giriş – çıkış envanteri vs. Davacı tarafından delil olarak sunulmadığını, bu nedenle, davacının iddia ettiği hasar miktarının kanıtlanamadığını ayrıca, şüpheli …’nin çaldığı telefonlardan bir kısmının ise kolluk kuvvetleri tarafından davacıya iade edildiğini, davacıya iade edilen telefonların her ne kadar sıfır telefon fiyatı ile satılması mümkün olmasa da ikinci el satış fiyatlarının toplam zarar miktarından mahsup edilmesi ya da iade edilen telefonlar imha edildi ise imha kayıtlarının dosyaya sunulması gerektiğini, davacının uğradığını iddia ettiği zararı herhangi bir sigorta şirketinden tazmin edip etmediği yahut henüz tazmin gerçekleşmemiş olsa dahi bu amaçla herhangi bir sigorta hasar tazmin talebinde bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, bu sebeplerle davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Sözleşme, fotoğraflar, belgeler, faturalar, Davacı vekilinin 16/03/2016 tarihinde sunmuş olduğu delil dilekçesi, Davalı vekilinin 13/06/2016 tarihinde sunmuş olduğu delil dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişiler Mali Müşavir … ve Özel Güvenlik uzmanı …Bilirkişi tarafından düzenlenen 21/09/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; “…Davalı …Ş.’nin dava konusu 2015 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları yevmiye defteri ve büyük defteri ile, 2016 yılı Ocak ayı yevmiye defteri ve büyük defterinin beratlarının yasal süreleri içerisinde Gelir idaresi Başkanlığı sitesine gönderilip onayının alındığı, bu defterlerin sahibi ehine delil teşkil ettiği, davacı …A.Ş.’nin düzenlemiş olduğu 28/09/2015 tarihli ve 52.197,17-TL tutarlı e-faturanın ve davacı tarafa yapılan banka ödemesinin usulüne uygun olarak davalının defterlerine kaydedildiği, davacı …A.Ş.’nin düzenlemiş olduğu 28/09/2015 tarihli … numaralı, 140.393,34-TL tutarlı ve ‘Depomuzda stoklanan …Şti.’ye ait 59 ürünün kaybına ilişkin Hasar/Kayıp faturasıdır.’ açıklamalı, 28/09/2015 tarihli … numaralı ve 52.197,17-TL’lik e-faturanın, düzenlemesinden dolayı, çalınan ve kaybolan 59 adet ürünün bedelinin 52.197,17-TL olarak anlaşıldığı, bu borcun yine aynı tarihte Davacı …A.Ş.’nin Garanti Bankası nezdinde bulunan banka hesabına yapılan havale ile ödendiği, taraflar arasında bu davanın konusu olan ‘çalınan/kaybolan ürün bedelleri’ ile sınırlı olmak üzere, herhangi bir borç alacağın olmadığı davacı …A.Ş.’nin manevi tazminat talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu…” bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafça davalı aleyhine açılan sözleşmeden kaynaklı uğranılan zarara yönelik tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf dava dışı … şirketine depolama hizmeti verdiklerini, depolama hizmetini gerçekleştirdikleri deponun güvenliğinin sağlanması için davalı … şirketi ile aralarında sözleşme yaptıklarını, davalı şirketin personelinin depoda bulunan dava dışı şirkete ait ürünleri çaldığının tespit edildiğini bu nedenle dava dışı şirketin uğradığı zarar nedeniyle 104.394,34-TL’yi alacağından mahsup edilmek suretiyle dava dışı şirkete ödeme yaptıklarını, doğan zarardan istihdam edenin sorumluluğu kapsamında sorumlu olan davalı şirketin zararın yarısı olan 52.197,17-TL’yi ödediğini ancak geri kalan yarısını ödeyeceğini söylemesine rağmen ödemediğini bu nedenle uğradıkları maddi zarar toplamı 52.197,17-TL maddi tazminat ile olay nedeniyle itibarlarının zedelenmesi nedeniyle 10.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise davacı tarafla anlaşıldığı şekilde uğranılan zarar miktarının tahakkuk ettirilen fatura kapsamında ödendiğini ödenmesi gereken başka zarar bulunmadığını, istihdam eden olarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir,
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre; çalınan ve kaybolan 59 adet ürünün bedeli noktasında taraflar arasında 52.197,17-TL olarak anlaşıldığı, bu borcun yine aynı tarihte davacı …A.Ş.’nin Garanti Bankası nezdinde bulunan banka hesabına yapılan havale ile ödendiği, taraflar arasında bu davanın konusu olan ‘çalınan/kaybolan ürün bedelleri’ ile sınırlı olmak üzere, herhangi bir borç alacağın olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin depolama hizmeti verdiği dava dışı şirketin davacıya ait deposunda bulunan elektronik ürünlerin deponun güvenliğini sağlayan davalı şirketin çalışanı tarafından çalındığı ve bu nedenle davacı şirketin dava dışı şirkete çalınan ürün bedelleri karşılığı ödeme yapması nedeniyle zarara uğradığı ve davalı tarafça davacıya 52.197,17-TL ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp, taraflar arasındaki ihtilaf davacı tarafın uğradığı maddi zarar miktarı ve manevi zararın oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafça dava dışı … şirketine ait çalınan ürünler nedeniyle yapılan tespit tutanakları ve dava dışı şirket tarafından davacı şirkete tahakkuk ettirilen 07/08/2015 tarihli 81.558,48-TL bedelli ve 30/06/2015 tarihli 22.835,86-TL bedelli faturalar ile toplam çalınan ürün nedeniyle davacı şirketin 104.394,34-TL zararı gidermek zorunda kaldığı açıktır. Davacı tarafça doğan zararın istihdam eden sıfatıyla davalı şirketten rücusuna yönelik davalı şirkete ilk başta 28/08/2015 tarihli 104.394,34-TL bedelli diğer hizmetler bedeli açıklamalı fatura tahakkuk ettirildiği ancak davalı şirket tarafından bu faturanın davacı şirkete Ankara 10. Noterliğinin 07/09/2015 tarih ve 18516 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturayı, fatura dayanağını ve miktarını kabul etmedikleri beyanıyla iade edildiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından 28/09/2015 tarihli 52.197,17-TL bedelli diğer hizmetler bedeli depomuzda stoklanan … şirketine ait 59 adet ürünün kaybına ilişkin hasar/kayıp faturasıdır açıklaması ile yeni bir fatura tahakkuk ettirildiği ve söz konusu bu fatura bedelinin davalı şirket tarafından 28/09/2015 tarihinde davacı şirketin Garanti Bankası hesabına ödendiği sabittir. Bu haliyle davalı şirket tarafından davacının hasar bedeline ilişkin düzenlediği ilk faturayı kabul etmediği davacı şirketin bunun üzerine yeni bir fatura düzenlediği ve bu miktarın davalı tarafça davacıya ödendiği açık olup, davacı şirketin davalının ilk faturayı itirazen iade etmesi üzerine daha düşük miktarlı yeni bir fatura tahakkuk ettirmesi davalının itirazını kabul mahiyetinde olup, her ne kadar dava dışı şirket tarafından davacı tarafa davalının iade ettiği ilk faturayla uyuşan miktarda fatura tahakkuk ettirilmiş ise de iade edilen fatura sonrasında davalı şirkete düzenlenen 28/09/2015 tarihli 52.197,17-TL bedelli faturada depomuzda stoklanan … şirketine ait 59 adet ürünün kaybına ilişkin hasar/kayıp faturasıdır açıklamasının yazılması da davacı şirket yönünden bağlayıcı olup taraflar arasında çalınan ürün bedelinden kaynaklı hasar ödemesine ilişkin 52.197,17-TL miktarında anlaşmaya varıldığı ve bu miktarında davalı tarafça ödendiği sabit olmakla, düzenlenen dosya kapsamına ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile de tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve düzenlenen faturalardan anlaşıldığı üzere davacının zararın davalı tarafça giderildiği anlaşıldığından davacının giderilmesi gereken bakiye maddi zararın bulunmaması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden davacı taraf ticari itibarının zedelendiği iddiasıyla davalıdan manevi tazminat talep etmiş ise de taraflar arasındaki ilişki güvenlik hizmetine ilişkin sözleşmeden kaynaklanmakta olup davalı tarafın istihdam ettiği şahsın haksız fiilinden kaynaklı istihdam edenin kusursuz sorumluluğu bulunsa da davalı tarafça davacı şirket tüzel kişiliğinin haklarına yönelik doğrudan gerçekleşmiş bir saldırı bulunmamakla birlikte söz konusu olay nedeniyle davacı şirket ile dava dışı şirket arasındaki hizmet ilişkisinin sonlandırıldığına ilişkin dosya kapsamında bir ispat bulunmaması ve söz konusu olayın davacı şirketin ticari itibarını zedeleyecek nitelikte olmamasının aksine davalı şirketin ticari itibarını zedeleyecek nitelikte olması nedeniyle davacı tarafın manevi zararı oluşmadığından davacının maddi zarar talebinin yanı sıra manevi zarar talebinin de reddine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin DAVANIN AYRI AYRI REDDİNE;
2- Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan maktu 44,40-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 1.017,78-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı taraf maddi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 6.091,69-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davalı taraf manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip …
e-imza*
Hakim …
e-imza*
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.