Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2022/643 Esas
KARAR NO:2023/115
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/09/2022
KARAR TARİHİ:21/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi imzalandığını, pandemi koşullar nedeni ile fuarın ertelendiğini ve 20-24 eylül tarihlerinde fuarın yapılmasına karar verildiğini, fuarın yapılmasına 10 gün kala 2 eylül 2021 tarihinde fuarın pandemi gerekçe gösterilerek Mayıs 2022’ye ertelendiğinin belirtildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin fuarın pandemi koşullarında iptal olduğunun aynı dönemde … 2021 tarihlerinde … tarihlerinde … Fuarlarının zamanında düzenlendiğini, pandemi gerekçe gösterilmek suretiyle ertelenmediğini öğrendiğini, fuarların pandemi nedeni ile ertelenmesinde karar merci olan … de bu yönde bir kararı ya da tavsiyesi olmadığı bilgisine ulaşıldığını, müvekkili şirketin sergilenmesi için yüksek bütçeli koleksiyonlar hazırlamış olduğunu, fuar stantlarının hazırlandığını, kiralanan alanların ücretlerini peşin olarak ödediğini, yurt içinden ve yurt dışından müşterileri için Türkiye’ye gelmeleri ve fuara katılmaları için seyahat ve konaklama rezervasyonlarını gerçekleştirmiş olduğunu, başka bir deyişle davalı şirket tarafından tamamen keyfi tutumlar ile fuarın belirtilen tarihlerde gerçekleştirilmemesi nedeni ile müvekkili şirketin yüksek miktarda maddi zarara ve kar kaybına uğramış olduğunu, davalı şirketin aynı tarihlerde öncesi ve sonrasında farklı sektörlere ilişkin olarak fuar düzenlenmesini ve bu fuarların yapılmasında hiçbir pandemi sorunu yaşanmamasına karşılık, tekstil fuarının yapılmasını haksız ve hukuka aykırı bir şekilde pandemi gerekçesine dayanarak iptal ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ikinci maddesinin son paragrafında düzenleyicinin fuardan üç gün öncesine kadar hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebileceği fuar katılım bedelini / fesih / çıkarma / fuar iptali durumunda iptal bildiriminden itibaren 30 gün içerisinde katılımcıya iade edeceğini hükme bağladıklarını, hiçbir hukuki ve somut maddi gerekçeye dayanmaksızın tekstil fuarını pandemi gerekçesine dayanarak erteleyen davalı firmanın aynı tarihlerde aynı yerde … Fuarını düzenlediğini, katılımcılarına yer tahsisini sağlayarak yurt içi ve yurt dışından birçok yerli ve yabancı tacirin fuara katılımını sağlarken sektör temsilcilerine milyonlarca dolarlık anlaşma sağlamasına yardımcı olmuşken tekstil fuarının gerçek bir gerekçeye dayanmadan kötü niyetli olarak tek taraflı olarak ertelemiş olduğunu ve müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, müvekkili şirketin fuar katılım bedelini 29/02/2020 tarihli 53.041,73-TL bedelli, 30/03/2020 yine aynı bedelli … A.Ş. Çeki ile ödemiş olduğunu davalı tarafa hiçbir somut ve maddi gerekçelikle uygun gerekçelerle gösterilmeksizin iptal olan ve Mayıs 2022 tarihine ertelenen fuara katılmayacağını, sözleşmeden dönüldüğünü, bu nedenle taraflarınca fuara katılım bedeli olarak ödenen 106.083,46-TL’nın ticari temerrüt faizi birlikte ve fuarın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ertelenmesinden kaynaklanan 25.000-USD zararının taraflarına iadesi için … 23. Noterliği’nin 23/12/2021 tarih … yevmiye sayılı ihtarı ile davalı şirkete bildirildiğini ve sonrasında arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ve anlaşılamaması üzerine tutanak hazırlandığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; maddi ve somut bir gerekçeye dayanmaksızın kötüniyetli olarak ertelenen fuar sözleşmesi neticesinden müvekkilinin uğradığı maddi zararın tespiti ile ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin pandemi nedeniyle devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kalmış olduğunu, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertelenmesinin talep edildiğini, söz konusu ev tekstili fuarının … Eylül 2022 tarihlerinde gerçekleştirilmiş olup davacıya fuar alanında yer tahsisi yapılmasına rağmen katılım sağlamamış olduğunu, müvekkili şirketin mücbir sebep nedeniyle ertelenen fuar organizasyonunu … Eylül tarihleri arasında … – … Merkezinde gerçekleştirmiş olduğunu, gerçekleştirmiş oldukları fuarda davacı yana müvekkili ile aralarında münakit fuar katılım sözleşmesi belirtilen nitelik ve hacimde yer ve stant tahsisi gerçekleştirilmiş olduğunu, davacı yan ile fuarın ertelendiğine ilişkin yeni tarih ve yer ile ilgili ihtarat ve bilgilendirme yapılmış olduğunu, fuara ilişkin olarak erteleme tarihi ve yer bilgisi bulunmasına ve kendisine yer tahsisi yapılmasına rağmen katılım sağlamamış olduğunu, müvekkil şirketin fuar organizasyonunu gerçekleştirerek sözleşmenin yüklemiş olduğu görevi ve yükümlülükleri yerine getirmiş olduğunu ve sözleşmeyi gereği gibi ifa etmiş olduğunu, fuarın gerçekleştirildiğine ilişkin husus TOBB’ a müzekkere yazılarak fuar sonuç belgesinin celbi ile görüleceğini, davacı yanın iddia ettiği gibi fuarın iptali gibi bir durumun hiçbir zaman olmadığını, söz konusu fuarı … Eylül 2022 tarihine ertelemiş olup bu tarihte de fuarı gerçekleştirmiş olduğunu, davacı tarafa buna ilişkin ihtarat ve bilgilendirme yapılmış olduğunu, gerek taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri, gerekse fuarın geçekleştirildiği ve davacıya yer tahsisi yapıldığı dikkate alındığında, fuara katılım sağlamayan davacının akdedilen sözleşme gereğince ödemekle yükümlü olduğu bedeli müvekkili şirkete veremesi gerekmekte olduğunu, sözleşmede müvekkili üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olmakla davacının katılım sağlamadığı fuar bedelini haksız ve mesnetsiz olarak iadesi talepli olarak ikame etmiş olduğu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin, fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunmakta olduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesi katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkı vermediğini, müvekkili şirketin katılımcılardan aldığı ücretler ile fuar organizasyonu harcamaları yapmış olduğunu, personelini çalıştırmış ve maaşlarını vermiş, istihdam sağlamış, devlete vergilerini ödemiş olduğunu, bütün bu gerçeklik dikkate alındığında verilen hukuka aykırı karar ile müvekkili şirketin müvekkilinin iradesi dışında doğan, bir mücbir sebep olan pandemi süreci nedeni fuarın ertelenmiş olduğunu, taraflar arasından menfaatler dengesinin dikkate alınması gerektiğini, ahde vefa ilkesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddini, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Taraflar arasında imzalanan sözleşme,ihtarname, yazışmalar, dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, alacak davasıdır.
Taraflar arasında, fuar katılım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre davacının da katılacağı …-26. … tarihleri arasında gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı, 02 Eylül 2021 tarihinde Fuarın 2022 yılı Mayıs ayına ertelendiğinin bildirilmesi üzerine, davacı şirketin davalı şirkete gönderdiği … 23. Noterliğinin 23/12/2021 tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesi ile; “..somut ve maddi gerçeklikte uygun gerekçe gösterilmeksizin iptal olan ve Mayıs 2022 tarihine ertelenen fuara katılmayacaklarını, sözleşmeden dönüldüğünü, bu nedenle fuarın gerçekleştirilmesi için ödenmiş olan 106.083,46-TL. tutarın iadesinin…” talep edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 09/01/2020 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. maddesinde; “Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak, iş bu formda belirtilen DÜZENLEYİCİ’nin … … Uluslararası Fuar Merkezi’nde (kısaca … …) organize ettiği sergi veya fuara (kısaca fuar) katılmayı kabul eden KATILIMCI, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi KATILIMCI’nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. KATILIMCI, fuara katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI’nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı vb hususlarda, DÜZENLEYİCİ’nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir, KATILIMCI’nın ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. KATILIMCI, ancak DÜZENLEYİCİ’nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. DÜZENLEYİCİ, Fuardan 3 gün öncesine kadar, hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve KATILIMCI’yı Fuardan çıkarabilir. DÜZENLEYİCİ, Fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildiriminden itibaren 30 (Otuz) gün içinde KATILIMCI’ya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi, Fuardan çıkarma ve Fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda KATILIMCI, fuar katılım bedelinden başka, masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder.” hükmünün bulunduğu görülmüştür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2022 tarih ve 2021/(23)6-901 Esas 2022/837 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; hukuki işlemden doğan borç ilişkilerinin başlıca kaynağı sözleşmedir. Her sözleşme, taraflar arasında bir hukuki ilişki meydana getirir, bu ilişkiye “sözleşmeye dayalı=akdi ilişki” denir. Sözleşme; hukuki bir sonuç doğurmak üzere, iki veya daha ziyade kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının uyuşmasını ifade eder. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 12/1. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahip olduğu düzenlendiği gibi, 48/1. maddesinde de herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetinin bulunduğu kabul edilerek kişilerin irade özgürlüğüne sahip olduğu temel ilke olarak benimsenmiştir. Borçlar Hukukumuza hakim olan “Sözleşme serbestliği” ilkesinin kaynağı da irade özgürlüğüne dayanmaktadır.
Sözleşme serbestliği ve özgürlüğünün; sözleşme yapıp yapmama, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmenin içeriğini, tipini ve şeklini belirleme, sözleşmenin içeriğini değiştirme ve sözleşmeyi ortadan kaldırma gibi biçimleri bulunmaktadır.
Somut olayda uygulanması gereken ve sözleşmenin imzalandığı tarih ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun “Sözleşme özgürlüğü” başlığı altında düzenlenen 26. maddesinde; “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler” şeklindeki hüküm ile tarafların kanunda öngörülen sınırlar içinde, sözleşmenin içeriğini özgürce belirleyebilecekleri kabul edilmiştir. Sözleşmenin içeriği kavramından anlaşılması gerekenin ne olduğu Kanunda açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte doktrinde tarafların yapmış oldukları sözleşme kapsamında, üzerinde anlaşmaya vardıkları her şeyin sözleşmenin içeriğine dahil olduğu ifade edilmektedir. Tarafların belirlediği edim veya edimler, bu edimlerin nerede ve ne zaman yerine getirileceği, yan edim ve yükümlülükler, sözleşmenin şekli, tarafların yapmaması gereken fiil ve davranışlar ile pek çok şey sözleşmenin içeriğine dahildir. (Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2021 tarihli ve 2017/15-259 E., 2021/486 K. sayılı kararı).
Tarafların özgür iradeleri ile oluşturup, içeriğini serbestçe belirledikleri sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmaları temel kural olup, bu kurala “Ahde vefa (söze bağlılık)” ilkesi denilmektedir. Latince “pacta sunt servanda” olarak ifade edilen ahde vefa ilkesi, insanların verdikleri sözleri tutması gerektiğini dile getiren ahlaki bir prensiptir. Herkes sözleşme ile verdiği sözde durmalıdır ve sözleşme yapıldıktan, bir takım haklar ve yükümlülükler doğduktan sonra, tarafların özel durum ve ilişkilerinde ortaya çıkan değişikliklere bakılmamalıdır ve bu değişiklikler sözleşme ile verilen sözü etkilememelidir. Yani taraflar değişikliklere karşın, kendileri için zor da olsa verdikleri sözü yerine getirmelidirler. Aynı zamanda dürüstlük kuralının da bir görünümü olan “ahde vefa” ilkesi gereğince kişilerin serbest iradeleriyle sözleşme ile verdikleri sözleri ve karşılıklı taahhütlerin, bu kişiler arasında bağlayıcı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan davanın taraflarının ticari şirket olup tacir oldukları görülmektedir. TTK.nın 18/2. maddesinde; “Her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davalı şirketin Covid-19 pandemisi nedeniyle fuar tarihini değiştirdiği, bunun üzerine davacı şirketin gönderdiği ihtarname ile sözleşmeden döndüğü, başka fuarların yapıldığını bu nedenle kendilerine ait fuarın pandemi nedeniyle ertelenmesinin kabul edilemez olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise; her fuarın dinamiklerinin farklı olduğunu, davacının yapıldığını bildirdiği fuarların daha çok ulusal nitelikte fuarlar olduğunu, ertelenen dava konusu … fuarının ise 2005 yılından beri toplamda 25 defa düzenlenmiş bir fuar olduğunu ve uluslararası bir fuar olduğunu, ülkemize en fazla yabancı misafir ve yatırımcı çeken fuarlardan biri olan … fuarının, diğer fuarlar ile karşılaştırılmasının doğru olmadığını belirtmiştir.
Davalı düzenleyeci şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesi kapsamında fuar tarihini ileri bir tarihe erteleme hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Fuar tarihinin ileri bir tarihe ertelemenin geçerli ve kabul edilebilir bir sebebinin bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Bilindiği gibi 2020 yılında Covid-19 salgını bütün dünyayı etkisi altına almış ve Mart ayından itibaren de ülkemizde görülmeye başlanmış ve bu kapsamda hastalığın yayılmasının önlenmesi için diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde bir takım kısıtlamalar ve tedbirler alınmıştır.
Davalı şirket tarafından ileri tarihe ertelenen fuarın, uluslararası fuar olması, yabancı misafirlerin ilgi gösterdiği fuar olması, fuarın yapılacağı tarihteki kısıtlamalar, seyahat kısıtlamaları, karantina süreleri gibi hususlar dikkate alındığında davalı şirket tarafından fuar tarihinin değiştirilmesinin geçerli ve haklı bir sebebinin bulunduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı sözleşmeden döndüğünü belirterek sözleşme geri ödediği bedelin iadesini talep etmiş ise de; Sözleşme özgürlüğünü düzenleyen TBK.nın 26. maddesi, basiretli tacir gibi hareket etmeyi düzenleyen TTK.nın 18/2. maddesi ve taraflar arasındaki Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. maddesi göz önüne alındığında; davacı şirketin ödediği bedeli talep etme hakkının bulunmadığı anlaşılmış olup, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 179,90-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 170,78-TL. harcın mahsubu ile bakiye 9,12-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2023
Katip …
e-imzalıdır
Hakim …
e-imzalıdır