Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1771 E. 2018/657 K. 26.06.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/1771 Esas
KARAR NO : 2018/657 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2014
KARAR TARİHİ : 26/06/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ……. Dan.ve Tic. Ltd. Şti temsil ettiği ve takip yetkisine haiz olduğu alacak ilişkisinde davaya üçüncü kişi…Şti ile davalı borçlu …Şti aralarında uygu haberleşme hizmetleri sağlanması amacı ile ticari bir ilişki mevcut olduğunu, ilişkilerden dolayı pek çok fatura düzenlendiğini, borçlu şirket tarafından başka faturalar düzenlendiğini, toplam 3.293,37 USD bedelli cari hesap alacağının ödenmediğini ve bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenle asıl alacak üzerinden takibin devamı ile itirazın iptaline, alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 2009 yılına ait kesilen faturalara ilişkin tüm ödemeleri zamanında ve fazlasıyla yaptığını, davacı taraftan 249,75 USD alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin 29/01/2009 tarihinde davacı tarafın Garanti Bankasında bulunan hesabına 1.635,00 USD ödeme yaptığını, müvekkili tarafından borç ödenip ve hesap kapatılmış olmasına rağmen davacı tarafından 31/08/2009 tarihinde müvekkile borca ilişkin elektronik posta gönderildiğini, ve 846,57 USD tutarında borcun ödenmediğini ve cihazın deaktive edilmesi için 50 USD gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle davanın esastan reddine, davacının %40’dan az olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamız arasına alınan İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü’nün …. Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 09/06/2014 tarihinde takip başlatıldığı ödeme emrinin davalı/borçluya 19/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği davalının süresinde 26/06/2014 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosyamız bilirkişilere tevdii edilmiş olup , bilirkişiler mahkememize hitaben sunmuş olduğu raporunda özetle: Davacı yanın takip tarihi itibari ile davalıdan 5.916,46 TL alacaklı olduğunu, faiz talep edemeyeceği yönünde mütalaa etmişlerdir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, davacının davalının uydu haberleşme hizmeti alması karşılığında düzenlenen fatura bedellerini ödemediği iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davanın işletiminde olan geminin uydu haberleşme hizmeti alımına ilişkin davada, uyuşmazlığın faturadan kaynaklı alacak olması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu (deniz ihtisas mahkemesinin görevli olmadığı) anlaşılmıştır.
Davalı, husumet itirazında bulunmuş, hizmeti veren ….. şirketi ise davacının hak talep edemeyeceğini beyan etmişse de, 1.635,00 USD lik ödemeyi davacıya yapmıştır. Bu durumda davalı davacının dava dışı ….. adına hizmet sağlayan şirket olduğunu kabul etmiş sayılmalıdır. Uydu haberleşme uzmanının teknik incelemesi sonucunda cihazın açık olduğu, davacının cihazı kullanıma hazır olarak açtığı, davacının gemiyi hurdaya ayırmış olmasının, uydu haberleşme cihazının kullanılabilirliğini etkilemediğine ilişkin mütalaa karşısında, davalının davacıdan hizmet aldığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı taraf gemiyi 01/08/2009 tarihinde işletmeye aldığını, 30/09/2009 tarihinde elden çıkardığını, 02/09/2009 tarihinde de geminin hurdaya ayrıldığını beyan etmiştir. Davalı ise 23/12/2008 tarihinden itibaren geminin davacının yönetimine geçtiğini ileri sürmüştür. Davacı ile davalı arasında aktedilen dosyada mübrez kayıt formu 01/01/2009 tarihlidir. Nitekim takibe konu edildiği beyan edilen 9 adet faturanın en eskisi de 01/04/2009 tarihinden başlamaktadır. Bu bakımdan davacının beyanları çürütülmüş görünmektedir. Aynı sebeple, 29/01/2009 tarihide yapılan kısmi ödemenin geminin önceki borçları için yapıldığına dair davalı iddiaları da çürütülmüş durumdadır.
Mahkememizce dosya defaten okunmakla taraflar arasında bir akdi ilişki olduğu, davacının haberleşme hizmeti sunduğu, kısmen tahsilat yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı ile dava dışı … şirketi arasında da bir akdi ilişki olduğu, davacının dava dışı ….. şirketi adına haberleşme hizmetini sunduğu anlaşılmıştır.
Ancak davacının davalıdan, dava dışı …. şirketinin kestiği fatura bedellerini isteyebilmesi için, önce kendisinin bu fatura bedellerini (davalı yerine) dava dışı …. şirketine ödediğini ve onun haklarına halef olduğunu ortaya koyması gerekmektedir. 13/06/2017 tarihli 6. celsede davacı tarafa bu konuda beyanda bulunması, ödeme belgelerini sunması için süre verilmiş, dava şirketçe 11/07/2017 tarihli yazılı dilekçe ile …….. şirketi ile yapılan sözleşme sunulmuş, ancak ekinde tarihi belli olmayan bir banka havale işlemini gösterir belgeden başka bir belge sunulmamıştır. Her ne kadar davacı , toplu ödemeler yaptıklarını iddia etmişse de, davacının davalıdan tahsilat yapabilmesi için dava dışı şirkete ödeme yaptığını kesin ve net delillerle ortaya koyması gerekir. Defter inceleme günü, davacı şirket, ticari defter ve belgelerini de sunmamıştır. Davalı taraf defterlerini sunmuş, bu kayıtlar da uyuşmazlığı gidermemiştir.
Davanın 2014 yılında açıldığı, karar tarihi itibariyle 4 yıl geçtiği, halen taraflarca rapora itirazlarla birlikte yeni bir heyetten rapor alınmasının talep edildiği görülmektedir. Kök ve ek raporda bilirkişi hizmetin sağlandığı şeklinde mütalaada bulunmuş ve mahkememizce taraflar arasında bir hizmet ilişkisinin kurulduğu kabul edilmişse de, bu verilen hizmetin zamanı, miktarı, türü gibi ayrıntıları (alınan/verilen veri bazında ) somutlaştırılamamıştır.
Davanın açıldığı tarihten bu güne alacak kalemi miktar itibariyle somutlaşamadığından, davacı davalıya sağlanan hizmetin bedelini dava dışı şirkete takipten önce ödemiş olduğunu ispatlayamadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine;
Davalı lehine kötü niyet tazminatı verilmesine yer olmadığına;
2-Alınması gerekli 35,90 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 112,45 TL den mahsubu ile 76,55 TL bakiye harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu yönden karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2018