Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/54
KARAR NO : 2020/425
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/12/2018
KARAR TARİHİ : 16/07/2020
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkil ile davalı arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalının şirket binasının ana kolon tesisat borulannın değişimi ve tamirat işinin—-yılında yapıldığını, bu işe istinaden—- numaralı fatura düzenlendiğini, faturanın davalı şirketin muhasebecisi olan —— tarafından imzalanarak teslim alındığını fakat ödemesinin yapılmadığını, bu nedenlerle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını fakat davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı cevap dilekçesinde özetle ; müvekkil ile davacı firma arasında havuz temizliği, bakım, onanm, su analizlerinin yapılması konulannda sözleşme imzalandığını, davacının müvekkil adına bir çok fatura düzenlediğini, dava konusu fatura ile birlikte diğer fatura bedellerinin de eksiksiz olarak ödendiğini, bu nedenle davanın reddini ve davacının %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
DELİLLER:
—— sayılı dosyası bilirkişi heyet raporu , vergi müdürlükleri cevabi yazısı ,
—- ve borçlar hukuku uzmanı bilirkişilerin —- tarihli bilirkişi raporunda özetle;Davaya konu hizmetin davacı tarafından sağlandığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı, davalının ———tutarlı olarak düzenlediği İade faturasındaki birim fiyatın davacı tarafından tanzim edilen faturalarda yer alan birim fiyatla eşleşmediği, düzenlenen iade faturasının davacıdan alınan ürün ya da hizmete ilişkin olup olmadığının anlaşılamadığı, ayrıca söz konusu iade faturasının davacıya teslim edildiğini gösterir posta kargo evrakı ya da mail yazışmasının ibraz edilemediği, davalının hesaplann —— tutarlı olarak yer alan davacının alacak bakiyesini azaltıcı etkide bulunan ödeme tutarının dava dışı —-şahsa yapıldığının tespit edildiği, buna karşın anılan şahsın davacı ile olan bağının dosya kapsamından tespit edilemediği, bu yönüyle davalı kayıtlannda tek taraflı olarak yer alan—- tutarlı işlemin davaa ağsından bağlayıcı olamayacağı, davalı tarafından yapılan ödemelerin, davaya konu alacak için yapıldığının ispatlanamadiği ve bu nedenle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle —- alacaklı olduğunun beyan edildiği görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından —–sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
————–sayılı kararında, “Davacı tarafından delil olarak dayanılan ticari defter ve kayıtlara ilişkin alınan bilirkişi raporu ve ek raporundan, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olmayıp usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mali müşavir bilirkişi raporu ve ek raporunda cari hesaplarındaki borç bakiyesinin davalı şirkete ait olduğunun davacı defterlerinden tespitinin mümkün olmadığı belirtmiştir. Bu durumda mahkemece davacı tarafça takip dayanağı faturalardaki işlerin yapılıp teslim edildiği kanıtlanamadığı, davacının ticari defterlerinin eksiksiz ve usulüne uygun tutulmamış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamamış olması sebebiyle, 6100 sayılı HMK’ nın 222/2-3 maddeleri gereğince davacının lehine delil olamayacağı gibi bu haliyle dahi alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine, kabul şekli itibariyle de —– bozulması uygun görülmüştür” şeklinde hüküm tesis ederek, birbirlerini doğrulamayan ticari defterlerin, sahibi lehine delil olması tek başına yeterli olmayacağı belirtilmiştir.
———- kararında, dayanak belgeleri olmaksızın davacının defter kayıtlarının esas alınmayacağını, “ Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili istemine ilişkin alacak davası olup, ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı önce icra takibine, sonra iş bu davaya konu ettiği alacağın varlığını usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Tek yanlı olarak düzenlenen ve dayanakları bilirkişi raporundan anlaşılamayan davacının kendi ticari defter kayıtları esas alınarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” şeklinde belirtmiştir.
Somut olayda; davacı, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla—————-sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde; ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan —- alacaklı olduğunun, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde ise; davacının davalı nezdinde —– alacaklı olarak göründüğü görülmüştür.
Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak değerlendirilebilmesi için defterlerin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması ve ayrıca dayanak belgeleri ile birlikte bir bütünlük teşkil etmesi ve faturaların yanında teslim belgelerinin de bulunması gerekmektedir. Bu haliyle; davacının faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin yerine getirildiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Taraf defter ve kayıtları incelendiğinde; Davacının verdiği ürün ve hizmetlerin konu olduğu irsaliyeli faturaların davalı şirket çalışanı olduğu —ile tespit edilen ——- isimli şahsa tebliğ edildiği, bununla birlikte ilgili faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davalı taraftan —- alacaklı olduğu, davacı tarafça sunulan hizmet ve teslim edilen ürünlere ilişkin düzenlenen irsaliyeli faturaların davalı şirket bünyesinde sigortalı olarak çalışan işçisine teslim edildiği, bununla birlikte sunulan hizmet ve teslim edilen ürünlere ilişkin düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafça düzenlenen —-tarihli —-bedelli iade faturası ile davacı kayıtlarında yer almayan —- tarihli —- tutarlı kayıt ile —- tarihli—- tutarlı kayıtlar olduğu, davalı tarafça iade faturasının davacı tarafın düzenlediği hangi faturaya ilişkin olduğuna dair ve ticari defterlerinde yer alan —- tarihli —tutarlı kayıt ile —- tarihli ——-tutarlı davacının alacak bakiyesini azaltan kayıtlara ilişkin uyuşmazlığı aydınlatıcı ve iddialarını ispata yarar herhangi bir delil ve beyanı dosyaya sunamadığı, bu haliyle davalının davacı taraf defterlerinde yer almayan ve davacının alacak bakiyesini azaltan kayıtlara ilişkin savunmalarını ispat edemediği, davacı tarafın icra takip tarihi itibariyle davalıdan toplam —– alacaklı olduğu anlaşılmakla; davanın kabulü ile —– alacağa takip tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile takibin devamına ve alacağın faturaya dayalı likit alacak olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ———- icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 5.462,12 TL nin % 20 oranında olmak üzere 1.092,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 373,11 TL olmakla başta alınan 96,36 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 276,75 TL’nin davalı taraftan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ve 96,36 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 2329,55 TL’nin yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf yargılamada kendisini vekil marifetiyle temsil ettirmiş olmakla AAÜT gereği 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
6-Kararın kesinleşmesi ve talep halinde HMK 333. maddesi gereği artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde —– Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.16.07.2020