Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/755 E. 2020/431 K. 17.07.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/755 Esas
KARAR NO : 2020/431
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2018
KARAR TARİHİ: 17/07/2020
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin davalı ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan toplam —- cari hesap alacaklarının olduğunu, söz konusu cari hesap alacağının ödenmemiş olması sebebiyle —–Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun botta haksız ve kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz etmesinden dolayı gerçekleştirilen itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıya usulüne uygun olarak tensip zaptı ve dava dilekçesi Tebligat Kanunun 35.maddesine göre tebliğ edilmiş olup, davalının davaya katılmadığı ve cevap dilekçesi de sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
—— sayılı icra takip dosyası, Dava konusu faturalar, Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu, —– tarihli yazı cevabı,
SMMM uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Tarafların vergi daireleri tarafından—- yılına ait form ba/bs beyannamelerinin gönderildiği, huzurdaki davaya konu faturaların — altında kalmasından dolayı— —- Tebliğine uygun olarak taraf beyannamelerinde beyan edilmediğinin anlaşıldığı, davalı adına düzenlenen faturaların 509 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu tebliği kapsamında e- fatura kapsamında düzenlendiği, söz konusu faturaların davalıya teslim edildiğini gösterir nitelikte e fatura zarf dökümleri ile teslim tarihlerinin dosyaya ibraz edildiği, bu minvalde davacının davalı adına tanzim ettiği faturaların davalıya teslim edildiği noktasında tereddüt bulunmadığı, söz konusu faturaları davalının kayıtlarına almamasının ancak kendi kusurundan kaynaklanabileceğinin anlaşıldığı, davacı tarafından tanzim edilen e-faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini gösterir nitelikte sevk irsaliyelerinin dosya da mübrez olduğu ve kök rapor ekinde ilgili irsaliyelere ayrıca yer verildiği, irsaliyelerin ” Yukarıdaki bilgiler doğrudur ” kısmında yer alan davalı—— temsilen yer alam isimler ile imzaların davalı ile olan bağının dosya kapsamından tespit edilemediği, — takip tarihi itibariyle davacı—– davalı ——— borçlu olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
————kararında, “Davacı tarafından delil olarak dayanılan ticari defter ve kayıtlara ilişkin alınan bilirkişi raporu ve ek raporundan, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olmayıp usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mali müşavir bilirkişi raporu ve ek raporunda cari hesaplarındaki borç bakiyesinin davalı şirkete ait olduğunun davacı defterlerinden tespitinin mümkün olmadığı belirtmiştir. Bu durumda mahkemece davacı tarafça takip dayanağı faturalardaki işlerin yapılıp teslim edildiği kanıtlanamadığı, davacının ticari defterlerinin eksiksiz ve usulüne uygun tutulmamış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamamış olması sebebiyle, 6100 sayılı HMK’ nın 222/2-3 maddeleri gereğince davacının lehine delil olamayacağı gibi bu haliyle dahi alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine, kabul şekli itibariyle de —– bozulması uygun görülmüştür” şeklinde hüküm tesis ederek, birbirlerini doğrulamayan ticari defterlerin, sahibi lehine delil olması tek başına yeterli olmayacağı belirtilmiştir.
—— sayılı kararında, dayanak belgeleri olmaksızın davacının defter kayıtlarının esas alınmayacağını, “ Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili istemine ilişkin alacak davası olup, ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı önce icra takibine, sonra iş bu davaya konu ettiği alacağın varlığını usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Tek yanlı olarak düzenlenen ve dayanakları bilirkişi raporundan anlaşılamayan davacının kendi ticari defter kayıtları esas alınarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” şeklinde belirtmiştir.
Somut olayda; davacı, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ——— sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan —— alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın verilen kesin süreye rağmen süresi içerisinde ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmamış olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak değerlendirilebilmesi için defterlerin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması ve ayrıca dayanak belgeleri ile birlikte bir bütünlük teşkil etmesi ve faturaların yanında teslim belgelerinin de bulunması gerekmektedir. Bu haliyle; davacının faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin yerine getirildiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Fatura beraberinde malların teslimini göstermek için kullanılan sevk irsaliyesinin davalı tarafça imzalanması, davacının malları davalıya teslim ettiğinin ve dolayısı ile taraflar arasında sevk irsaliyesi ile teslim edilen fatura konusu ürünleri yapım ve satışına ilişkin ticari bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan toplam —- alacaklı olduğu, davacı tarafça bilirkişi incelemesinde sunulan sevk irsaliyelerinin davalı tarafça imzalanmış olduğu, bu durumun fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin göstergesi olduğu, bu haliyle davacı tarafça alacak ve teslim olgusunun ispat edilmiş olduğu, davalı tarafça bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir itirazın dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla; davanın ve alacağın faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ——-sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen DEVAMINA,
-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan —— üzerinden % 20 oranında olmak üzere 1.133,38 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 387,10 TL harçtan, peşin yatırılan 68,45 TL harcın düşümü ile geri kalan 318,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ve 68,45 -TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 2545,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair; davacı tarafın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/07/2020