Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/158 E. 2023/491 K. 25.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/158 Esas
KARAR NO : 2023/491

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2022
KARAR TARİHİ : 25/05/2023

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 03/03/202 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket müvekkilimin kendisine sağladığı mal ve hizmetlerin karşılığı olan bedeli müvekkilime ödememiş ve müvekkilime karşı cari hesap ilişkisine dayalı olarak 9.877,13TL borç edinmiştir. Tarafların ticari defterleri incelendiği takdirde davalının müvekkilime 9.877,13 TL borcu olduğu görülecektir. Söz konusu alacağın tahsiline yönelik olarak tarafımızca —- İcra Müdürlüğü —–numaralı dosyasıyla icra takibi başlatılmış ve ödeme emri borçluya 25.11.2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı haksız olarak itiraz etmiş ve buna istinaden icra müdürlüğünce takip durdurulmuştur. Davalı borçlunun —–. İcra Müdürlüğü —– İcra. sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalı borçlu aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini; Yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesini saygılarımızla ve vekaleten arz ve talep ederim. Demektedir.

CEVAP: Davalı “Tasfiye Halinde —– vekili —–İcra Md.—-sayılı icra dosyasını 25.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, 01.12.2020 tarihinde takipteki borç ve ferilerine itiraz ettiklerinine belirtmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı —–İcra Dairesinin —– Esas sayılı ilamsız takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.—–. İcra Dairesinin —— Esas Sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü.Ticaret Sicil Müdürlüğünden Davalı , Tasfiye Halinde—–Şirketi (V.K.N: …) ‘nin sicil ve adres bilgileri celp edildiği görüldü.
26/01/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 24/03/2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi kök raporunda özetle;
“1.Davacı —— 2015-2016 yılları Ticari defterlerin HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği,
2.Davacının Ticari Defter kayıtlarına göre Davalı Tasfiye Halinde —–9.876,38 TL borçlu olduğu,
3. Davalının Ticari defterler ve kayıtlarına ibraz etmediği, Davalının Ticari defterlerinin incelenemediği,
4. Davacının Keşide Ettiği Faturalara Davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edilmediği,
5. Davacının, takipteki alacak tutarını 9.876,38 TL ‘na kadar talep edebileceği,
6. Davacının alacağına 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereği takip tarihinde itibaren avans faizi oranında faiz talep edebileceği,” şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. ” şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan raporda davacı kayıtlarına göre davalının 9.877,13 TL borçlu göründüğü anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan tebliğe rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı görülmekle 7251 sayılı kanunla değişik HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davanın 9.877,13 TL asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalının —–İcra Dairesine—–esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 9.877,13 TL asıl alacak üzerinden devamına,
3-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 9.877,13 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 674,70 TL harçtan, peşin yatırılan 119,29 TL harcın düşümü ile geri kalan 555,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 119,29 TL Peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı 1.200,00 TL bilirkişi ücreti ve 180,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.460,95‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ye göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
8- 1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.