Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/298 Esas
KARAR NO:2023/469
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/04/2022
KARAR TARİHİ: 18/05/2023
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:Davacı vekili 22/04/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili şirket tarafından işletilen——– plakalı araç ile ihlalli geçiş yapmış ve müvekkili şirket’e 690,00 TL tutarında borçlandığını, bu borca ilişkin icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin borca ilişkin bir bildirimde bulunmasına gerek olmadığını, davalı tarafın borca itiraz ederek takibi durduğunu, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin davamına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Davacı şirket, davalı tacire ait olan — plaka sayılı araçların, işletmecisi olduğu —- geçiş bedellerinin ödememesi nedeniyle geçiş ücreti ve 4 katı ceza bedelinin ödenmesi için davalı şirket aleyhinde ——- sayılı takip dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi başlatmıştır. Davalı tarafından, borcun bulunmadığı ileri sürülerek borca, yetkiye, faize ve fer’ilere itiraz edilmiştir.
Davacı şirket, takipteki alacağını ——- geçiş ücreti ve geçiş ihlalinden kaynaklanan ceza bedeline dayandırmaktadır.
Davacı şirket tarafından işletilen —— kullanıcıları için gişelerde nakit veya kredi kartı ile ödeme seçeneği bulunmamakta, geçiş ücretinin geçiş esnasında değil sonrasında sorgu ve tahsilat yaparak hızlı araç akışı sağlanmaktadır.
—-tarafından dosyaya sunulan yazıda kaçak geçiş yapılan araçta —– ilişkin bilgi ve belgeleri mahkememize sunduğu, davalı şirkete ait araç ile ücret ödemeden geçiş yapıldığının tespit edildiği, geçiş ücretinin 15 günlük süre içerisinde ödenmesi halinde herhangi bir ceza tahakkuk ettirilmediği, fakat bu süre içerisinde geçiş ücretinin yatırılmaması halinde ———-tutarında cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceğinin düzenlendiği, davacı şirketin kamuya arz ettiği hizmetin genel icap niteliğinde olduğu, bu hizmetten yararlanmak isteyen davalının, davacı tarafından işletilen tüneli kullanma yönündeki iradesinin kabul niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bu şekilde gerçekleştiği, geçiş ücreti ve ceza bedeli —— yayımlanarak yürürlüğe giren kanun ve tarifelerde yer almakta olup, geçiş ihlali halinde ceza bedeli ödeneceği hususunun davalı tarafça da bilindiği varsayılarak sözleşme ilişkisinin kurulduğu, Geçiş ihlali halinde ceza bedeli ödenmesinin yasada düzenlendiği, ayrıca bu konuda — önüne itiraz yolu ile gelen incelemede anayasaya aykırılık görülmediği ———– kabul edilmiştir.
Somut olayda, davalı şirkete ait aracın, davacının işletmiş olduğu tünelden geçiş yaptığı, aracın geçiş ücretinin kanunda belirtilen 15 günlük süre içerisinde ödenmediği, 7144 S.lı Kanunla yapılan değişiklik de dikkate alınarak davacının ayrıca geçiş ücretinin dört katı tutarındaki ceza bedeline de hak kazandığı, davalının geçiş ihlalini yapan aracın maliki olduğu ve ihlalli geçişin yapıldığı tarihlerden ——- hesabının bulunduğu, ancak geçiş esnasında ve 15 günlük sonrasında yeterli bakiyenin temin edilmediği tespit edildiğinden kaçak geçişe ilişkin ödeme yapılmadığı bununla birlikte 30.07.2021 tarihli geçiş açısından geçiş tarihinde — ürünü bulunmamış ise de———— tarihinden itibaren plakaya tanımlı olduğu ve yeterli bakiye bulundurduğu buna rağmen geçiş ücretinin 15 günlük süre içerisinde tahsil edilmediği anlaşılmakla sadece 13.09.2021 tarihli geçiş ücreti ve cezası olan 345,00 TL olarak bilirkişi tarafından hesaplandığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Dava değerinin 2023 yılı kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira———- sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; ” … karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL’ nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. ” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ——- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 345,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, Takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 345,00 TL lik kısım yönünden alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.’ye göre alınması gereken 345,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 800,00 TL bilirkişi ücreti ve 112,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 912,75 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 456,37 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 780,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 780,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; 6100 Sayılı HMK’nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/05/2023