Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/204 E. 2023/285 K. 22.03.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/204 Esas
KARAR NO : 2023/285

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/06/2020
KARAR TARİHİ : 22/03/2023
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar dilekçesinde özetle; Her ikisi de —–.tarafından Kasko ve mali mesuliyet sigortaları ile sigortalı bulunan, Davacı —–ait —–Plaka nolu—–model —– marka ve Davacı —–ait —– plaka nolu—– model —— marka ve dava dışı —— ait —– plaka nolu—– marka olan arabalarımız, 07.04.2018 Cumartesi günü saat 23:30 sularında evlerimizin yer aldığı apartmanın önünde, belediye tarafından ayrılmış olunan park alanı içerisinde park halinde bulunurken, anılan plakalı arabalarına; —– ait olup da, oğlu —–tarafından kullanılmakta olunan ve—– mali mesuliyet ve kasko sigortaları ile sigortalı bulunan —— plaka nolu arabanın çarpmış olmasından dolayı oluşmuş olan ve mahiyetlerini dava dilekçesinde ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtmiş oldukları zararlarının ve bu zararlarından doğan hak ve taleplerinin karşılanmasını, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı zorunlu arabulucuğa başvurmaksızın işbu davayı ikame ettiğini, talep miktarını, talebini ve hangi davalıdan ne talep ettiğini açıklaması gerektiğini, Davaya konu kazaya karışan —– plaka no’lu araç, müvekkil şirket tarafından 18/07/2017 – 18/07/2018 vadeli ——no’lu poliçe ile Kasko Sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını,Yine dava konusu —– plaka no’lu araç, müvekkil şirket tarafından 17/04/2017-17/04/2018 vadeli —— no’lu poliçe ile Kasko Sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmıştır. Poliçenin mevcut olması teminatın tamamen ve otomatik ödeneceği anlamına gelmeyeceği üzere 04/04/2018 olan hasar tarihinden itibaren işlemeye başlayan zamanaşımı süresi 2 yıl olduğunu, Zamanaşımını kesen ve durduran haller HMK’da tahdidi olarak sayılmakla beraber somut vakıada böyle bir duru söz konusu olmadığını, Başvurunun zamanaşımından reddi gerektiğini,——plakalı araca ilişkin hasar tazminatı tamamen ve zamanında ödenmiş olup hasarın karşılanmadığına ilişkin beyanlar gerçeğe aykırı olduğunu, işbu araçta meydana geldiği iddia edilen hasar kapsamında talep edilen fazlaya ilişkin tazminat talebi haksız ve fahiş olduğunu,——- plaka no’lu araç için talep edilen tazminat miktarı haksız ve fahiş olduğunu, araç rayiç değeri poliçede yer alan özel şarta göre eksper tarafından belirlendiğini, her iki hasar dosya içeriğinde bulunan ekspertiz raporu da hukuki delil niteliğini haiz olduğunu, dolayısıyla raporlarda yer alan verilerin yargılama süresince göz önünde bulundurulması gerekmekte olduğunu,——- plaka no’lu araç kapsamında yöneltilen beyanlar gerçeğe aykırıdır. davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar dosyası içeriğinde yer alan mutabakatnameden de görüleceği üzere müvekkili şirketin onarım veya pert işlemi uygulanması yönündeki teklifleri davacı tarafından kabul edilmediğini, ikame araç teminatı hizmet esaslı olup işbu teminatın parasal karşılığı mevcut olduğunu,
davacıların var olduğunu iddia ettiği dolaylı zararlarının tamamı teminat dışıdır.davacıların gerek müvekkili şirkete gerekse de müvekkil şirket bünyesinde görev yapmakta olan personel ve üst düzey yöneticiler hakkında beyan ettiği şahsi ve mesnetsiz beyanlara itiraz ettiklerini beyan ederek.
öncelikle usule ilişkin itirazlarımız göz önünde bulundurularak davanın usulden reddedilmesini; yargılamaya devam olunması halinde ise esasa ilişkin itirazlarının kabul edilerek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, kasko sigortalı araçta trafik kazası sonucunda maddi tazminat taleplerine ilişkindir.
Davacıların dava dilekçesi incelendiğinde —– Şirketi Kasko Poliçesi ile sigortalı olan—— plaka sayılı araçların meydana gelen kaza sonrası araçlarda oluşan hasar nedeniyle davacının kendi sigorta şirketine karşı dava açtığı anlaşılmıştır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. 6100 sayılı HMK’nun 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/I maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Ancak, 28.11.2013 tarihli—–yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun’un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun’un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun’un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda; Dava dilekçesinde kasko poliçesi kapsamında davalı —– Sigorta Şirketi’ne yöneltilen davacılar bakımından manevi tazminat, davacı ——bakımından hasar tazminatı, değer kaybı talebi, ikame araç bedeli ve çekici ücreti bedeli talepleri, davacı ——bakımından değer kaybı talebi ve ikame araç bedeli talepleri yönünden dosyanın Tüketici Mahkemesinin görevine girdiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasadan sonra açılan davada, 6502 sayılı Yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davacı tüketici konumunda olup davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece de kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu bulunmakta olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.Sonuç olarak, HMK 1 maddesi gereğince görev kamu düzeninden olup, yine HMK 114 maddesine göre dava şartı hakimin re’sen incelemesi gereken hususlardan olduğundan ve yine HMK 115 maddesine göre mahkememizin her aşamada görevi resen göz önüne alması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli——NÖBETÇİ TÜKETİCİ Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re’sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK’nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK’nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğnda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.