Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/6 E. 2023/410 K. 26.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/6
KARAR NO:2023/410
DAVA:TAZMİNAT (RÜCUEN TAZMİNAT)
DAVA TARİHİ:25/01/2019
KARAR TARİHİ:26/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacının sigortalısı —— kiracı olarak işlettiği işyerinine su basması olayı meydana geldiğini, sigortalının davacıya müracaat ederek zararının tanzimini talep ettiği, meydana gelen hasar nedeniyle hasar miktarının 14.112,10 TL olduğunu, meydana gelen hasarın davacının sigortalısı olan işyerinin üst katında bulunan davalının ——— isimli işletmenin mutfağında sızan sular sonucunda meydana geldiğini, belirlenen tazminatın davacının sigortalısına ettiğini, bu nedenle davalıdan rucü haklarının bulunduğunu, davalının halen rucü bedelini ödemediğini, bu itibarla davanın kabulü ile tazminatın ödenmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı—– işyerinde herhangi bir sorun olmadığını mutfakta su akıntısı veya kazan patlaması olmadığını beyan etmesine rağmen söz konusu sigorta şirketi kendi raporlarını doldurmuş ve dava konusu yaptığını, kendileri de gelip inceleme yaptıklarında herhangi bir su sızıntısı veya kazan paylaması gibi bir soruna iş yerinde rastlamadığını, olay günü ve önceki gün——– civarı büyük bir yağmur yağdığını, alt katta bulunan işyerinin duvar ve koruma sağlayan korumalık tabir edeceğimiz betonarme şeklinde yapısında sorun vardır ve yağışlara karşı aşırı zayıf olduğunu, olay günü işyeri çalışanları da tüm gece oradaydı herhangi bir su sızma sorunu olmamış fark edilmediğini, dolayısıyla tüm bu sebeplerden de belirtildiği gibi davalının kusuru ile gerçekleşmemiş bir zarar olduğunu, haksız davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle rücuen tazminat davasıdır.
Rücu ve halefiyet ——–sayılı kararında “Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK’nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472.maddesinde ise “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35/b maddesine göre ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için kat maliklerinin yararına gereken tedbirlerin alınması yöneticinin görevleri arasındadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun Ek 1.maddesinde, “kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi’nde çözümleneceği” ve 17/3. maddesinde ise “kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır” düzenlemesine yer verilmiştir.Dava konusu zararın gerçekleştiği taşınmazların kat mülkiyetine tabi olduğu anlaşılmaktadır.Hâl böyleyken; eldeki davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle kat mülkiyetinden kaynaklanan işbu davada Mahkememiz görevsizdir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 4/1-a gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-c maddesine göre, görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usûlden reddine karar verilmesi gerektiğinden, Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya ——— Sulh Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ——- Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ——– Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 26/05/2023