Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/917 E. 2023/331 K. 14.04.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/917
KARAR NO: 2023/331
DAVA:ALACAK (KOOPERATİF ÜYELİĞİNİN SONA ERMESİ NEDENİYLE)
DAVA TARİHİ:28/11/2022
KARAR TARİHİ:14/04/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacıya üyelik ile ilgili herhangi bir hak ve yükümlülük bildiriminin yapılmamış, toplantıya çağrılmamış, bir tebligat veyahut davet almadığını, annesi ile ilgilenirken ilgili ——–üyeliğini dahi unuttuğunu, aynı ———- üyesi olan davacının arkadaşı ile davacının yirmi(20) gün öncesinde karşılaşması akabinde, müvekkil ilgili kooperatiften çıkarıldığını öğrendiğini, davalı tarafından davacıya ”Üyelikten Çıkarıldığına İlişkin” herhangi bir tebligat yapılmamış olup; iş bu sebeple davacı —– ne zaman, nasıl ve ne için çıkarıldığını bilmediğini, davalı ——-davacıyı haksız bir biçimde çıkarmış olup; çıkarma şekli usulüne uygun dahi olmadığını, davacıya gelen bir tebligat bulunmadığını, davacının kooperatiften nasıl çıkarıldığının tespiti, böyle bir kararın olması durumunda kararın davacıya tebliğ edilmediğinden ve usulsüz olduğundan geçersizliği ve iptali, ardından ise davacının üye olduğunun tespiti ile davalı üzerine olan mülklere üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin tedbir kararı verilmesini, davacının davalı ——üyesi olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ——tasfiye halinde olması sebebi ile tasfiye memuru atandığını, dolayısıyla —–ile ilgili olarak yapılacak tüm yazışma ve tebligatın, tasfiye memuruna yapılması gerektiğini, dosyadaki tebligatın davalının da beyan dilekçesinde belirttiği üzere davalı tarafından kim olduğu bilinmeyen sitedeki daimi çalışan ———- adlı bir şahısa yapıldığı görüldüğünü, tasfiye memuruna tebliğ edilmemesi sebebi ile yapılmış olarak görülen tebligatın usulüne uygun olmadığının kabulü gerektiğini, tasfiye edilmiş bir şirketin dava ehliyeti, diğer bir anlatımla davaya taraf olma kapasitesi olmadığını, bu nedenle ihya davası, alacaklı tarafından doğrudan tasfiye memuru ve şirketin tasfiyesini tescil eden ticaret sicil müdürlüğüne karşı açıldığını, davanın doğrudan tasfiye memuruna yöneltilmesi, tasfiye memurunun iddia edilen alacaktan kişisel malvarlığı ile sorumlu olduğu anlamına gelmediğini, davacı tarafından herhangi bir ihya davası davalı kooperatife açılmaması sebebi ile pasif husumet yokluğu bakımından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu devir işlemiyle birlikte yasal haklarını da devreden davacının dava açma ehliyeti bulunmadığını, dava ehliyeti bir dava şartı olması ve kamu düzenine ilişkin olması sebeplere istinaden davacının davayı açmak için aktif dava ehliyeti olmaması nedeniyle işbu davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının beyan dilekçesinde ikrar ettiği üzere; davalı şirketin sunmuş olduğu evrakı imzaladığını kabul etmiş olup davalı şirketin davacının “boş kağıda imza atılması” istemesine ilişkin beyanları sadece sayın mahkemeyi yanıltma çabasından ibaret olduğunu, söz konusu evrak incelendiğinde davacı tarafından devir sözleşmesindeki boşlukların davacının kendisi tarafından doldurulduğu anlaşılacağını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesine aksi takdirde yapılacak yargılama sonunda haksız ve hukuka aykırı açılan davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderler ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin davadan feragat ettiklerini belirtir 11/04/2023 tarihli dilekçe sunduğu görülmüştür.
Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalı tarafın veya Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK. m. 307/1)
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat veya kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK. m. 309/1-2)
Feragat ve kabul kayıtsız şartsız olmalıdır. (HMK. m. 309/4)
Vekilin feragat edebilmesi, için feragate ilişkin özel yetkisinin bulunması şarttır. (HMK. m. 74/1)
Buna göre; davacı vekili tarafından verilen, dava dilekçesinde ekli vekaletnamenin yapılan incelenmesinde; davacı vekilinin feragate ilişkin özel etkisinin bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacının davadan feragat ettiği, buna ilişkin feragat dilekçesi gönderdiği görülmekle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davadan feragatin ilk duruşmadan önce gerçekleştiği görülmekle karar ve ilam harcı olan 59,97-TL harcın peşin yatan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 20,73 TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip ve talep halinda davacıya iadesine,
3-Davalı .—– kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 4.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı —— verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ———- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/04/2023