Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/861 Esas
KARAR NO : 2020/566
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2019
KARAR TARİHİ : 17/11/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin mevduat hesabı bulunduğunu ve yıllardır davalı—– şubesinden hizmet aldığını, davalı şirket tarafından müvekkiline mevduat hesabının kapatılması için baskı yapıldığını, davalı Bankanın müvekkilinin hesabına para girişi olduğunda kullanılmasına izin verilmediğini internet bankacılığının kapatıldığını, davalı bankanın hizmetlerinin ayıplı olduğunu beyanla Müvekkilinin mevduat hesabında yapılan kısıtlamaların, blokenin ve internet bankacılığı erişim engelinin kaldırılmasına karar verilmesini, zorla hesapları kapatılan kredi verme vadiyle sigortalatılan müvekkilinin haksız rekat ile karşı karşıya kalmasına ve uğramış olduğu maddi zararlar sebebi davalının ayıplı hizmeti nedeni ile sebep olduğu ile şimdilik 1.000,00 TL.lik maddi tazminatın davalıdan alının müvekkiline verilmesine, ayıplı hizmetin tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı hakkında yapılan işlemlerin, Müvekkilinin internet sitesi üzerinden kamuya açıklanan kara para politikası doğrultusunda yapılmış olduğunu, banka faaliyetlerinin uluslararası mevzuat ile uyumlu yürütüldüğünü, uluslararası alanda başta birleşmiş milletler —————– yaptırımları olmak üzere gerekli yaptırımları sağladığını, yaptırıma konu faaliyetlere yönelik herhangi bir hizmet sunmadıklarını, ve yaptırımları ihlal eden herhangi bir bankacılık hizmetine aracılık etmediklerini, uluslararası yaptırıma tabi ülke uyruklu ortakları olan firmalara ait işlemlerin söz konusu yaptırımlara uygunluğu açısından incelenebilmesi ve gerekli kontrollerin yapılabilmesinin gerekli olduğunu, uluslararası yaptırıma tabi ülke uyruğuna sahip şahısların ortak olarak yer aldığı firma hesaplarına ——— uygulamalarının tanımlanmasının uygun olmadığını, buna—- cinsinden hesap açılışının da yapılmadığını, davacıya yönelik söz konusu kısıtlamaların bankanın standart prosedürleri gereğince konuşulduğunu, davacı özelinde gerçekleştirilen bir uygulamanın bulunmadığını beyanla, Davanın reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Bankacılık faaliyetleri kapsamında uğranılan zararın tazminine ilişkin olarak açılan tazminat davasıdır.
İstanbul Anadolu —– Karar sayılı Görevsizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamının degerlendirilmesinde özetle; Bankacılık faaliyetleri kapsamında oluşan zararın tazmin edilmesinin talep edildiği anlaşılmış olup, 7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi ile “Bu Kanunun 4. Maddesince ve diger kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya basvurulmus olması dava sartıdır.” düzenlemesi getirilmistir. 6325 Sayılı Hukuk Uyusmazlıkların Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin 2. Fıkrasında “Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlasmaya varılamadıgına iliskin tutanagın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmıs bir örnegini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluga uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanagın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektigi, aksi takdirde davanın usulden reddedilecegi ihtarını içeren davetiye gönderilir. Ihtarın geregi yerine getirilmez ise dava dilekçesi karsı tarafa teblige çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya basvurusmadan dava açıldıgının anlasılması halinde herhangi bir islem yapılmaksızın davanın, dava sartı yoklugu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda davacı vekilince Bankacılık faaliyetleri kapsamında oluşan zararın tazminine yönelik iş bu davaya ilişkin arabulucu son tutanak aslını sunmak için süre verilmiş ancak davacı vekili ————tutanak aslını dosyaya ibraz etmiştir, davanın açılış tarihi 02.12.2019 tarihi olduğu ve — müracaatın dava açılmadan önce tamamlanması gereken dava şartlarından olduğundan;
Anılan düzenlemelere göre dava açılmadan arabuluculuga basvurulması gerektigi, is bu dava sartının sonradan tamamlanabilir nitelikte olmadıgı, aksinin kabulü düzenlemenin amacına aykırı olacagı, bu hali ile arabulucuya basvuru sartının dava açılmadan önce yerine getirilmedigi, açıklanan nedenlerle dava sartı yoklugu nedeniyle davanın usulden reddi gerektigi yönünde olusan tam ve bagımsız vicdani kanaat ile asagıdaki gibi hüküm kurulmustur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-7155 Sayılı Kanunun 20’nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23’üncü maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2-Başlangıçta hiç harç yatırılmadığı anlaşılmakla, Karar harcı 54,40-TL ile 54,40 Başvurma harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli ————- esaslara göre belirlenen 3.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.