Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/338 Esas
KARAR NO : 2020/400
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 06/02/2020
KARAR TARİHİ : 16/07/2020
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili olan şirketinin taşınmak zorunda kaldığını, taşınma işlemi gerçekleştikten ——– kayıtlı olduğu —— olmadığını fark ettiklerini, fark edilmesini akabinde şirkette çok detaylı arama yapılmasına rağmen————kayıtlı olduğu —– bulunamadığını, 2019 yılını kapsayan yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterlerin kayıtlı olduğu —— zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; davacı şirkete ait ticari defterlerin zayi olduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanununda “Defter tutmak mecburiyetinde bulunan kimse ve işletmeye devam eden halefleri defterleri son kayıt tarihinden ve saklanması mecburi olan diğer hesap ve kağıtları tarihlerinden itibaren on yıl geçinceye kadar saklamaya mecburdurlar…. Bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kağıtlar; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin salahiyetli mahkemesinden kendisine bir vesika verilmesini istiyebilir…Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 82/7 maddesi uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterlerin afet veya hırsızlık sebebiyle zayi olması halinde mahkemeden belge talep edilebileceği hususu düzenlenmiş olup, değinilen düzenleme uyarınca tacirin defter ve belgelerinin özenli bir şekilde saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bir başka anlatımla tacir özen yükümlülüğüne uymasına rağmen defter ve belgelerinin zayi olduğunu kanıtlamak durumundadır. Bu hali ile somut olayda; davacı tarafça defterin taşınma sırasında kaybolduğu yönündeki iddianın ispatı için özen yükümü değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Benzer nitelikteki Yargıtay ——Hukuk Dairesinin———————- Karar sayılı ilamında “Somut olayda zayi olduğu iddia edilen karar defterinin TTK nun 82/7 maddesinde belirtildiği şekilde sınırlı şekilde sayılan hallerden yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlıktan ziyaa uğramadığı tamamen davacının taşınması sırasında kendi kusurları ile zayi olduğu sabit olmakla , davacı tacirin TTK 20. Maddesi kapsamında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek basiretli davranmayarak kendi kusuru ile iddiaya konu olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği…” belirtilmiştir.
Tüm bu anlatılanlar neticesinde davacının taşınma esnasında kaybolduğu iddia edilen defterlere ilişkin özen yükümlülüğüne uymadığı, meydana gelen bir afet yada hırsızlık nedeniyle ticari defterinin zayi olduğunu kanıtlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Yargılama harcının dava açılırken peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının yapmış olduğu masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının yatırmış olduğu gider avansından arta kalan kısmın davacı tarafa iadesine,
Dair talep edenin vekilinin yüzüne kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.