Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1527 E. 2018/75 K. 24.01.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İstanbul Anadolu
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/1527 Esas
KARAR NO : 2018/75
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/11/2013
KARAR TARİHİ : 24/01/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 05.04.2008 tarihli adi nitelikte sözleşme imzalandığını, davalı şirket bedelini almış olduğu taşınmazın tapu devrini gerçekleştirmediğini, davaya, konu satış sözleşmesi, gayrimenkul satışına ilişkin olup resmi şekle tabi olmasına rağmen dava konusu sözleşmenin adi nitelikte yapıldığını, yasal düzenlemede yer alan resmi şekil şartının geçerlilik koşulu olup adi nitelikte tanzim edilen 05.04.2008 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu, adi nitelikteki sözleşme geçersiz olduğundan, tarafların aldıklarını iade etmekle yükümlü olduğunu, sözleşmeye rağmen bugüne değin tapuda devir ve tescil yapılmadığından bu aşamadan sonra sözleşmenin feshi için ayn bir mehil tayin edilmesine de gerek kalmadığını, işbu davada Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenlerle davalı şirketin ….. FUTURA ismi ile satışa sunduğu ….. ili …….. İlçesi …… Mah. ….. Pafta ….. Ada …. nolu parsel saydı taşınmaz üzerinde yapılan binalardaki … blok 20 nolu dairenin satımına ilişkin 05.04.2008 tarihli sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması ve dairenin devir ve tescilinin gerçekleştirilmemiş olmasından ötürü geçersiz olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 05.04.2008 tarihli satış sözleşmesini feshine, fazlaya ilişkin dava ve talep haklan saklı kalmak kaydı ile şimdilik sözleşme bedeli olarak şimdilik …. Blok 20 nolu daire için ödenen 460.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu gayrimenkul satış sözleşmesinin tarafları olan davacı ve davalının her ikisinin de ticari şirket olduğunu, davacı şirket, satış sözleşmesini bizzat şirket ad ve hesabına imzaladığı gibi, taşınmazı da yine şirket ticari faaliyetleri çerçevesinde, gelir elde etmek amacıyla kullandığını, davacının sözleşmenin geçersizliğine dair iddiasının haksız ve hukuka aykın olduğunu, davalı şirketin kat karşılığı inşaat yapan bir müteahhit olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde inşaattan müteahhide düşen bağımsız bölümlerin tapusunun ancak inşaatın tamamen bitirilmesi ve teslimi üzerine müteahhide devredildiğini, inşaat bitirilmeden önce bağımsız bölümün mülkiyeti hukuki olarak müteahhide geçmediğini, bu bağımsız bölüm üzerinde müteahhit lehine sözleşmeden kaynaklanan bir alacak hakkı oluşturduğunu, davacının sözleşmenin geçersizliğini iddia etmesinin her şeyden önce hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davalı şirketin sözleşme ile üsdendiği edimleri yerine getirdiğini, davacı tarafın da bu edimleri itirazsız kabul ettiğini, davacı bu bağımsız bölümü 11.02.2009 tarihinden itibaren kiraya vermek suretiyle kullandığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmesinin açıkça dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacı tarafın davalı şirketten tapu devrini yapmasını talep ettiği ve davacı şirketin bu devre yanaşmadığı iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının sözleşmenin 5. maddesi uyarınca davacıya taşınmazı teslim ettiğini, davacının iddiasının aksine tescil işlemlerinin yapılmamasının sebebinin davalı değil davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek tapuda üzerine almaktan imtina etmesi olduğunu, davacının sözleşmeye konu bağımsız bölümü kullandığını veya kiraya vermek suretiyle gelir elde ettiğini, bu nedenlerle göreve ilişkin itirazın öncelikli olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE;
Dava; taraflar arasında düzenlenen taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması ve dairenin devir ve tescilinin gerçekleştirilememiş olması nedeniyle geçersiz olduğunun tespiti, aksi halde feshine ve ödenen bedelin iadesine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.
Toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı ……. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ……ı Inş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 05.04.2008 tarihli 7 sayfa 16 maddeden oluşan sözleşme akdedildiği
Sözleşmenin, “Sözleşmenin Konusu/’ başlıklı 2. maddesinde, aynen;
“2.1……l ili, ………. İlçesi, ……, .pafta .. ada . nolu parselde yapılmakta olan . . Blok 20 No’lu bağmsız bolümün, işbu sözleşme ekleri ve mahal listesi kapsamında öngörüldüğü şekli alıcıya satış ve teslimine ait genel şartları içerir sözleşme olduğu
2.2.İş bu sözleşme 01/04/08 tarihinde başlayıp 30/04/08 tarihinde bitecek kampanyalı satışa ilişkindir.” şeklinde belirtildiği,
Sözleşmenin, “Bağımsız Bölümün Peşin Satış Bedeli” başlıklı 3. maddesinde aynen;
“3.1 Bağımsız Bölümün Peşin Satış Bedeli 460.000 TL’ sıdır. Bu bedel sözleşme ile satımı vaat edilen bağımsız bölümün arsa payı, sözleşme uyarınca yapımı, malzeme, işçilik bedelleri dahil sözleşmenin 6. maddesinde gösterilen vergi, resim ve harçları, ferağ halinde tahsil edilecek olan tapu harcının tamamı, Katma Değir Vergisi, gayri menkulün sigortalanması halinde sigorta primleri ve sözleşmenin 5.5 maddesinde belirtilen elektrik, su, doğalgaz, telefon ile ilgili abone işlemleri ve bu işlemlere ait giderler ve katılım paylarının ile 7/2 maddesindeki risk sigortası primleri hariçtir. Sözleşmenin imzası tarihinden sonra vergi, resim ve harçlarda artış olması halinde işbu artışlar alıcıya aynen yansıtılacaktır.
3.2.3) Bağmsız bölümün vadeli toplam fiyatı 460.000.-TL’dir.
3.2.4) Taksitlendirilen tutar 460.000. -TL’dir.
3.4. Vade Süresi 24 ay” şeklinde belirtilmiştir.
Sözleşmenin “Bağımsız Bölümlerin Teslim Süresi, Tarzı ve Kullanım” başlıklı 5. maddesinde; özetle; “5. 1. konutun teslim süresi, sözleşme tarihinden itibaren 28 aydır. Bu süre, 30 ayı geçmemek kaydı ile takdiren satıcı tarafından 6 ay daha uzatabilir. Bu süreye çevre düzenlemesi dahil değildir. Sadece konut teslimi için geçerli olan bir süredir. Mücbir sebepler ve resmi kurum ve kuruluşların herhangi bir nedenle inşaatın durdurulmasından kaynaklanan gecikmeler bu süreye aynca ilave edilecektir.
5.3. alıcı Bağımsız bölümü teslim-teseilüm belgesi ile teslim alacaktır. Belirtilen sürede bağımsız bölümü teslim almak için müracaat yapmayan alıcı, temerrüt, geç teslim vb. iddialarda bulunmayacak ve tazminat talep edemeyecektir. İhtilaf halinde aynı bölgede ilk teslim edilen konutun teslim tarihi satıcının bağmsız bölümleri teslime hazır hale getirdiği tarih olarak kabul edilecektir. ” şeklinde belirtildiği,
Davacı …… San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ….ı Inş. San. ve Tic. Ltd. Şti, arasında 11.02.2009 tarihli 1 sayfadan oluşan “Teslim Tesellüm Tutanağı” düzenlendiği,
11 Şubat 2009 Tarihli Teslim Tesellüm Tutanağında özetle;
……………………..
…No :.
Daire No :.
Teslim alan :….. San. Tic. Ltd. Sti.
…. ili , … Mah…..ada . nolu parselde bulunan. Faturadaki yukarıda blok numarası ve bağımsız bölüm numarası belirtilen daire 11.Şubat 2009 tarihinde …… Konut Satış Sözleşmesinde belirtildiği şekilde anahtarları ile birlikte teslim alınmıştır. Aramızda yapmış bulunduğumuz ve yukarıda tarih ve numarası belirtilen sözleşme dolayısıyla …..ı Inş. San. Tic. Ltd Şti. ‘nden ber ne nam adı altında olursa olsun herhangi bir alacağım kalmamıştır. Aynı zamanda teslim aldığım dairede hiçbir eksiklik ve ayıbın olmadığını bu sözleşme nedeni ile …….ı inşaat San. Tic. Ltd.Şti’ni tamamen ibra edeceğimi beyan ve kabul ederim ” denilmiştir.
Sancaktepe Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü’nün 15.12.2013 tarih, 2220 sayılı yazısı ekinde bulunan tapu kaydında;….l İli, …. İlçesi, … Mah.. ada.parsel sayılı, 12.101,20 m2 alanlı, arsa vasıflı taşınmazın 336/80000 hissesine karşılık gelen … blok . nolu dairenin tamamının 16.03.2009 tarih . yevmiye numaralı kat karşılığı temlik ve birleşme ile…. San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
Taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenmiş, geçersiz bir taşınmaz satış sözleşmesi imzalandığı ve taşınmazın resmi devrinin yapılmadığı iddiasıyla sözleşmenin geçersiz olduğunun davacı tarafından ileri sürüldüğü, taraflar arasında taşınmaz satışına ilişkin düzenlenen sözleşmenin adi yazılı şekilde düzenlendiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı,
Taraflar arasındaki sözleşmenin 29.07.2008 tarihli olduğu, taşınmazın davacıya 11.02.2009 tarihinde teslim edildiği, davacı …….İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi bağımsız bölümün fiili hakimiyetini davacıya terk ettiği, davacının taşınmazı kiraya verdiği dolayısıyla fiilen kullandığı, davacı tarafından bağımsız bölümün bedelinin tamamen ödendiği, celp edilen tapu kaydına göre taşınmazın halen davalı adına kayıtlı olduğu, Sancaktepe Belediye Başkanlığı yazısı gereği, yapı kulanım izin belgesi düzenlendiği belirlenmiştir.
Taraflar arasında tartışmalı olan husus davacının şekilsizlik savunmasına dayanak sözleşmenin geçersizliğini veya feshini talep edip edemeyeceği hususundadır.
Tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmi şekilde yapılması, geçerlilik koşuludur. ( 743Sayılı Türk Kanunu Medenisi madde 634, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu madde 706, Borçlar Kanunu madde 213, Tapu Kanunu madde 26,Noterlik Kanunu madde 60) tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın ön gördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davası kural olarak kabul edelemez. Yasa hükümlerinin ön gördüğü biçimde yapılmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir, burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenledir ki, gerek mahkeme gerekse Yargıtay’ca doğrudan gözönünde tutulur.
Öte yandan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 30.09.1988 gün ve1987/2.E. 1988/2 K.sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere; kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcınında bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde, olayın özelliğine göre Hakim, Medeni Kanunun 2. maddesini gözeterek açılan tescil davasını kabul edebilir. Bu kural sözleşmenin tamamen ifa edildiği haller için geçerlidir.
Somut olayda; Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölümün satımında anlaştıkları, davacı alıcının tüm borçlarını eda ettiği, davalı satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen davacının tapuda mülkiyeti devralmamasının TMK. M.2’de düzenlenen iyi niyet kulları gereğince artık hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirileceği, taraflar arasında kurulan sözleşmenin geçersizliğinin şekil şartı eksikliği nedeniyle ileri sürülemeyeceği, davacının dilekçelerinde yasal düzenlemeye aykırı yapılan sözleşmenin geçersizliğini iddia ettiği, davalıyı taşınmaza ait tapu kaydının devri konusunda temerrüde düşürmediği, davacının bilirkişi raporuna beyan ve itirazlarını bildirdiği 16.05.2016 tarihli dilekçesinde; taşınmaza ilişkin iskan alınmadığını, dava tarihi itibariyle geçerli bir ruhsat veya imar izni bulunmadığını iddia ettiği davalınında bu dilekçeye muvafakat etmediğini 22.06.2016 tarihli celsede belirttiği,
HMK madde 141 ‘de; ” taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir, yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir, yahut değiştirebilir, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez
İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır” hükmü gereği iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati ile mümkün olup, her iki durumunda dosyamızda mevcut olmadığı, taraflar arasında düzenlenen taşınmaz satımına ilişkin yazılı sözleşme geçerli olup, bu sözleşme gereğince dairenin kararlaştırılan bedelinin ödendiği ve davalı tarafından taşınmazın teslim edildiği, bu haliyle sözleşmenin hayata geçmiş olduğu belirlenmekle , davacının sözleşmenin şekil şartlarının eksikliği nedeniyle geçersiz olduğunun tespiti ile bedelin iadesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı belirlenmekle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM; Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Kanıtlanamayan davanın REDDİNE,
2-KARAR HARCI Alınması gereken 35,90 TL maktu karar harcının 7.856,00 TL’si dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan ayrıca karar harcı alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 7.820,10 TL karar harcının, karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa yada yetkili vekillerine iadesine,
3-AVUKATLIK ÜCRETİ:
Tümü reddedilen davanın değeri olan 460.000,00 TL üzerinden davada avukatla temsil edilen davalı yararına belirlenen 32.350,00 TL nisbi avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine,
4-DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ:
a-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı tarafından yatırılan 3,80 TL vekaletname harcının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
c-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf
harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi 24/01/2018