Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/1453 Esas
KARAR NO : 2019/498
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 29/11/2018
KARAR TARİHİ : 30/04/2019 (Tefhim Tarihi) – 08/05/2019 (Yazılma Tarihi)
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/10/2016 tarihinde saat 10:40 sularında sürücü ———– yönetimindeki —- plakalı araç ile —– plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde —— plaka sayılı araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin yaralandığı ve maluliyetinin doğduğu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılması üzerine davalının kendisinin tespit ettiği %8 oranındaki maluliyeti üzerinden 17.292,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, müvekkile yapılan bu ödemenin eksik ve yetersiz olduğu, müvekkilinin %15,2 maluliyet oranı üzerinden ödeme yapılması için sigorta şirketine yeniden yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine tahkime başvurulduğu ve tahkim tarafından verilen karara karşı yapılan itiraz edildiği ve davalı tarafa hakem heyetine ek süre verilmesine muvafakat verilmemesi üzerine iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarından bahisle müvekkilinin bakiye zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış, ancak davalı tarafça davaya ilişkin cevap dilekçesi verilmeyerek dava inkar edilmiştir.
Davaya konu kazaya ilişkin olarak dosyamız arasına celbedilen Ankara —– 2016/174936 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; davaya konu kaza nedeniyle davalının sigortalısı ve diğer araç sürücüleri hakkında soruşturmaya başlanıldığı, soruşturma sırasında dosyamız davacısı ile davalının sigortacısı ————– arasında uzlaştırma usulünün uygulandığı ve taraflar arasında düzenlenen 09/09/2016 tarihli uzlaştırma formu ile tarafların uzlaştıkları, davacının beyanında tüm dava haklarından feragat ettiğini bildirdiği, soruşturma neticesinde taraflar arasında uzlaşma hükümleri uygulandığından bahisle 07/03/2017 tarihli ———– karar sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talebin trafik kazası nedeniyle doğan maddi zararın tazmini olduğu, davacı tarafça davalıya sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle davalının doğan maddi zarardan sorumlu olduğundan bahisle zararının tazmini talep ettiği, davalı tarafça davaya ilişkin cevap dilekçesi sunulmayarak davanın inkar edildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte 5271 sayılı CMK’unun 253/19 madde ve fıkrasında “Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı ile dava dışı araç sürücüsünün soruşturma sırasında uzlaştıkları, davacının, davalı sigorta bakımından tazminat hakkını saklı tuttuğuna ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı gibi tüm dava haklarından feragat ettiğini beyan ettiği, ayrıca 5271 sayılı Yasa hükmüne göre uzlaşmanın hukuki sonucu olarak davacının işlenen suç nedeniyle tazminat davası açamayacağı ve CMK’nın 253/19. maddesi dikkate alınarak davacının tazminat talep hakkı bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Alınması gereken karar ve ilam harcı 44,40 TL olduğundan peşin alınan 35,90 TL’nin mahsubu ile eksik kalan 8,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına,
4- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.