Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/282 Esas
KARAR NO : 2021/546
DAVA : Alacak, Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2017
KARAR TARİHİ : 07/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak, Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında,—– kapsamında ince inşaat işleri yapılmasına yönelik —- tarihli sözleşme akdedildiğini, işin yapım sürecinde —– düzenlenip kesintiler düşüldükten sonra — edildiğini, ancak hakediş ödemelerinin — çekler ile yapılması gerekirken sözleşmeye aykırı olarak —- bulan çekler ile ödeme yapılmakla davacının aylık — ödeme zorunda kaldığını, geç ödeme yapıldığından—– süresinde ödenememesinden kaynaklı indirimden yararlanılmadığı için gecikme faizi ödendiğini, hakkaniyet ve sözleşme şartlarına aykırı şekilde diğer alt yüklenicilere nazaran fazla kesinti yapıldığını, sözleşme gereği kesilen—- nakit kesinti tutan olan — sözleşme bitim tarihi olan—- tarihinden sonra şifahen talep edilmesine rağmen ödenmediğini, davalının— tarihinden —- tarihine kadar davacının imalatı bitirip teslim edilen işlere dair hakediş işlemlerini herhangi bir neden belirtmeksizin onaylamadığı gibi bedelini de ödemediğini,— gecikmeyi önleyici tedbirler almadığını, imalattan kaynaklanan —- hakediş bedelinin ödenmesi ve davalı çalışanlarınca uygulanan mobingi engellemek amacı ile—- yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, — bedelinin fatura edildiğini,—çekin iade edilmediğini belirterek,– vadelerini aşan tarihlerde çek verilmesi nedeni ile— ödenmek zorunda kalındığından oluşan zarar için şimdilik—- haksız kesinti bedellerinin,—- ile gecikme faizinden oluşan zararın,—- nakdi teminat bedel alacağının,—-hakediş alacağının,— icra takipleri nedeni oluşan zararın,— fazla çalışma nedeni ile yapılan genel harcama, — çalışma nedeni ile— çalışma nedeni ile personel maaş ödemesi toplam — zarar olmak üzere şimdilik toplam— işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, teminat olarak davalı namına kesilen——– çekin iptaline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme bedelinin——— ödeneceğinin kararlaştırıldığım, davacının sürekli işi aksattığı, yetersiz personel çalıştırdığını, davacının—— ödemenin kendisini zorladığını belirttiğini, bunun üzerine çek ile ödeme yoluna gidildiğini, çek sürelerinin esnetildiğini, sözleşmenin —- tutarında banka teminat mektubu düzenlemesinin sözleşme gereği olduğunu, davacının buna da aykırı davrandığını,—– yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmemn feshedildiğini, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, çalışanlarının — ödemediğini, malzeme paralarım ödemediğini,—– vasıtası ile o anki durumun fotoğraflandığını, keşfe gerek olmadığını, davacının yarım bıraktığı işlerin tamamlattırıldığını, —– hakediş bulunmadığını belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, taşeron tarafından işverene açılmış olan bakiye hakediş bedelinin tahsili ile geç ödemeler sebebiyle uğranılan zararların tahsili, haksız kesintilerin iadesi, teminat amacıyla verilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitidir.
Davacı, ilk— fatura bedeli toplamının—- olup, kesintilerden sonra davalının toplam — ödeme yaptığını, bu hakediş ödemelerini sözleşmeye göre — vadeli çeklerle ödemesi gerekirken —– günü bulan çeklerle ödediğini, ödeme vadelerinin uzaması sebebiyle faiz, prim gibi masraflara katlanmak zorunda kaldığını, davalının dış cephe kaplamalarını geciktirmesi sebebiyle kendisinin alçı, sıva, boya gibi üstlendiği işlere geç başlamak zorunda kaldığını, bu nedenle işin teslim tarihi olan— tarihine uyulamadığını, ayrıca gecikme sebebiyle fazladan personel, barınma, sigorta gibi masrafların doğduğunu,— tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, son hakediş bedelinin de ödenmediğini, —— yevmiye nolu ihtarnameyi keşide ettiğini ileri sürerek yedi kalem talepte bulunmuştur.
Davalı, davacının talebi üzerine barter şeklindeki ödemeyi de çeklerle yaptığını, davacının sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle, uyarı ve ikazları dinlememesi sebebiyle ——- yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, davacının işi aksatmış olması sebebiyle maddi manevi zarar girdiğini, son hakedişin uydurma olduğunu, mutabakat yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Taşınmazlarda yerinde inceleme yetkisi ile birlikte bir mali müşavir bir inşaat mühendisi bilirkişi atanmış, bilirkişiler —–kök ve —— tarihli ek raporlarını sunmuşlardır. Bu raporlarda özetle, “taraflarca imzalı sözleşme davalı tarafından feshedildiğini, feshedilen bir işte yenici kabul yerine gececck tasfiye kabul işlemi yapılmadığını, davacının yapımını tamamlamadığı işlerin davalı tarafından devam edildiği anlaşıldığını, bu durumda geçici kabul işleminden soz edilemeyeceği, kesin hesabın taraflarca yapılıp borç alacak hususunun acıklıca kavuşturulmasından sonra hesabın tasfiye edilmesinin esas olduğunu, taraflar arasında belirtilen tasfiye kabul ve hesap tasfiyesi işlemlerinin yapılmadığını, ancak, davacının — hakedişle talep ettiği alacağının— arası dönem için talep etmesi, davacının davalıya — tarihinde hakediş alacağı ihtarının yapılmış olması vc davalının da işi — tarihinde feshettiği hususları bir arada değerlendirildiğinde; davacının —— tarihine kadar imalat yaptığına kanaat getirildiğini, davalı tarafından dava dosyasına sunulu bir hesabı bulunmadığından, davacı hesabı ile mukayese yapma olanağının olmadığını, davalının bu aşamadan sonra dava dosyasına bir hesap sunması halinde gerekli mukayesenin yapılabileceğini, bu durum muvacehesinde davacı yanın incelenen ticari defterlerinde davalı yandan— cari hesap alacaklısı olduğunu, davacı yanıtı kendi ticari defterlerinde — nolu hakkedişi — olarak kayıt altına aldığını, fakat yapılan hesaplamalar ve tespitler neticesinde, davacının — arası dönem için bakiye—olarak hesap ve takdir edildiğini,—- fazla borçlandırdığını, bütün bu açıklamalar neticesinde davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla talep edebileceği alacak tutarının ——olduğunu,
Davaya konu işin davalı tarafındaın feshedilmesi karşısında, davacı tarafından nakdi teminat kesintileri toplamı olan —- davacının bakiye — nolu hakedişte kesilmesi söz konusu olabilecek nakdi teminat kesintisi olan —– davacıya iade edilip edilmeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça feshedilmiş olduğu da nazarı dikkate alındığında, davacının, davalıya vermiş olduğu—— çekin, iptali talebinin mahkemece değerlendirilebileceğini, taraflar arasında imzalı sözleşme ile işin süresi — olarak tespit edilmiş ise de, en son hakedişin dönemi — ve onay tarihi—– olması, davacının süreye ilişkin herhangi bir yazılı itiraz ve şerhine hakediş raporlarında ve dosya kapsamında rastlanılmamış olması karşısında davacının; gecikmeden kaynaktı fazla çahşma dönemi nedeniyle; yapılan genel harcama, personel —— prim ödemesi, personel maaş ödemesi adı altındaki taleplerin yerinde görülmediğini, davacı şirketten her hakedişte kesilen tutarların sözleşme gereğince kesilen bedeller olup, diğer yandan bu bedellere hakediş ödemelerinde itiraz edilmemiş olduğundan, davacının bu yöndeki taleplerinin yerinde olmadığını, davacının, çeklerin vadesine uyulmaması nedeniyle oluşan zararın,—- prim. peşin indirim ile birlikte gecikme faizinden oluşan zararın, icra takibi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlara ilişkin taleplerin hukuki değerlendirmeye muhtaç talepler olduğunu, mütalaa edilmiştir.
—- tarihli celsede hem tarafların itirazları hem görülen lüzum üzerine bu bilirkişi heyetine bir ince inşaat işlerinden anlayan hakediş uzmanı ile bir nitelikli hesap uzmanının eklenmesine karar verilmişse de, ara kararımıza aykırı şekilde sadece sonradan eklenen bu iki bilirkişi tarafından —– tarihinde bir rapor sunulduğu görülmüştür. İnşaat mühedisi ile mimar bilirkişinin yaptığı teknik tespitlerdeki tereddütlerin giderilmesi, nitelikli hesap uzmanları ile teknik bilirkişilerin birlikte rapor tanzim etmeleri elzem olduğundan dört bilirkişiden birlikte ek rapor istenmiş, irdelenecek hususlar ayrıca ara kararda belirtilmiştir. Nihayet bilirkişi heyeti —- tarihli raporunu sunmuştur. Bu raporda özetle, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde davalı yandan— cari hesap alacaklısı olduğu, davacı yanın kendi ticari defterlerinde——-olarak kayıt altına aldığı, fakat yapılan hesaplamalar ve tespitler neticesinde davacının—- arası dönem için bakiye — hakediş alacağının — olarak hesap ve takdir edildiği,—- bütün bu açıklamalar neticesinde davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla talep edebileceği alacak tutarının — olduğunu,——– tarafından—– tarihli raporda – hakkediş bedeli olarak— hesap edildiği, yine — tarihli Bilirkişi Raporunda aynı hakedişin — olarak hesap edildiği, dosyanın tamamen tekrar gözden geçirilmesi sonucunda teknik bilirkişiler tarafından —- tarihli rapora itibar edildiği, ve sonuç kısmında zikredilen hesaplamanın bu tutar üzerinden yapıldığı) davacı yanın davalı yandan dava tarihi itibarıyla—- nakdi teminat kesintisi talep edilebileceği, diğer bir ifade ile davacı yanın davalı yandan— dava tarihi itibarıyla toplam — alacaklı olduğunu, davacı yanın davalı yanı vermiş olduğu—- hesaba ait—- tutarlı çekin, iptali talebinin yerinde olduğu, davacının, gecikmeden kaynaklı fazla çalışma dönemi nedeniyle, yapılan genel harcama, personel —- ödemesi, personel maaş ödemesi,—— primlerini peşin ödeme indirimi ve gecikme faizinden oluşan zarar, icra takibi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararların ve diğer sair taleplerinin yerinde görülmediği mütalaa edilmiştir.
Taraflar arasında —– tarihinde sözleşme yapıldığı, sözleşme bedelinin —-olarak belirlendiği, iş bitim tarihinin—– olarak belirlendiği bellidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlıklar büyük bölümü bakiye hakediş alacağının konusunu oluşturan —– hakediş sebebiyle kesilen fatura alacağıdır.
Davacı davalının geç ve eksik ödeme yaptığını ileri sürmüş, davalı işin götürü bedel olduğunu ve sözleşme bedelinden daha fazla tutarın istenemeyeceğini ileri sürmüştür.
Taraflar arasındaki ticari ilişki incelendiğinde, tarafların sözleşmeye uymadıkları, zımni veya şifahi yollarla değişiklik yaptıkları anlaşılmaktadır. Bir defa sözleşmede iş bedelinin——- ödeneceği kararlaştırılmış, ancak bu madde uygulanmamış, tamamının nakit ödeneceği kararlaştırılmış gibi hareket edilmiştir. Sözleşmede işin—- tarihinde bitirileceği kararlaştırılmış, ancak bu tarihten sonra da her hangi bir uyarı, ihtar olmadan sözleşme ilişkisinin devam ettiği, davalının işlere onay vermeye ve ödeme yapmaya devam ettiği, ilk — davalının onaylamadığı——-fiyatlandırma yapıldığı görülmüştür.
Davacının talep ettiği — ilişkin davalının bir onayı, veya yetkilisinin imzası mevcut değildir. Davalının — için yaptığı son onay tarihi de —-
Ne davacının ne de davalının delil tespiti yaptırmadığı görülmektedir. Yargılama aşamasında da gelinen aşama itibariyle davaya konu —– oturan sakinler olduğu, yaşamın başladığı , keşif yapmakta yarar olmadığı da ortadadır.
Davacı— tarihleri arasında yapılan işlere ilişkin alacak talep ettiği, buna ilişkin de — tarihinde ihtar çektiği, davalının bu ihtardan sonra —– tarihinde noter ihtarı ile sözleşmeyi feshettiği görülmüştür. Davacının işi yapmadığı, eksik yaptığı, ayıplı yaptığı konusunda bir itiraz, şerh, ihtar mevcut değildir. Bilirkişiler —- yeni veya metraj artışı işler olduğunu tespitle, metraj hesabına göre talep edilen alacağı büyük ölçüde kadri maruf bulmuş, bir hesaplama yapmıştır. Bu hesaplamalar ve davacının —- sebebiyle davalıdan hak talep edebileceği sonucu mahkememizce de denetlenerek benimsenmiştir.
Davacının, davalının yaptığı nakdi kesintilerin iade edilmesi talebi bakımından da bilirkişi değerlendirmeleri isabetli bulunmuştur. Davalının, ayıp veya eksik iş sebebiyle süresinde yapılmış bir ihtarı yoktur. Davalının feshettiği sözleşmede, artık kesin kabulü de sözleşmeye gör yapılmayacağı ve sözleşmeye göre nakdi teminatın iadesinin mümkün olmayacağı, ancak mevcut durum itibariyle bitmiş iş sebebiyle nakdi kesintilerin davacıya iade edilmesi gerektiği; aynı gerekçeyle teminat amacıyla alındığı her iki tarafın da kabulünde olan ——- tutarlı çek sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespiti talebinin isabetli olduğu kabul edilmiştir.
Davacının talep ettiği bir başka alacak kalemi de , davalının yaptığı ödemeleri geç yapmış olması sebebiyle——- fazladan prim ödemesi, fazladan işçilere maaş ödemesi gibi ortaya çıkan zarardır. TBK.nun 122. Maddesine göre alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden doğan ve temerrüt faizini aşan zarar munzam zarar olarak istenebilir. Kural olarak munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını, bu alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararını, zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Taraflar arasındaki ilişki boyunca davacının, davalının yaptığı geç ödemeleri ihtirazi kayıtla kabul ettiği tek bir örnek yoktur. Davacının çektiği —— tarihli ihtarnamede de gecikmeden bahsedilmemiştir. İşin geç bittiği, ödemelerin geç yapıldığı sabitse de gecikme sebebiyle ihtarname çekilmeyen durumda keyfiyetin ve geç ödemelerin her iki tarafın da zımnen kabulünde olduğu sonucuna varılmıştır. İşin gecikmesinde kimin kusurlu olduğu da belirlenememekte, somut olarak illiyet bağı da davacı tarafından ortaya konulamamaktadır. Bu sebeple davacının ödemelerin geç yapılmış olması sebebiyle uğradığı zararlara ilişkin talepleri ispatlanmadığından reddedilmiştir.
Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, talep gibi yasal faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1—- hakediş alacağı ile– nakdi kesinti toplamı—– alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
2-Davacının, — hesaba ait — bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
3-Davacının diğer tüm taleplerinin REDDİNE;
4-Alınması gerekli 150.491,53-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 34.984,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 115.507,13 TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 31,40-TL. başvurma harcı, 34.984,40- TL peşin harcın toplamı olan 35.015,80 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen toplam 5.316,70-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren—– davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 103.480,21 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 37.884,95 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/04/2021