Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1014 E. 2023/501 K. 13.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/1014
KARAR NO : 2023/501

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/09/2018
KARAR TARİHİ : 13/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin—-05.,03.2018 tarihinde, trafik sicilinde —–adına tescilli bulunan, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası —–. tarafından yapılan, —– tarafından şehir içi yolcu servisi olarak işletilen —— plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda ciddi biçimde yaralandığını, söz konusu kaza tamamen —–otobüs firmasının şolör olarak istihdam cttiği —–uyuması ve direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle gerçekleştiğini, aracın müvekkilinin de içlerinde olduğu bir grup yolcusu ile seyahat halinde iken yoldan çıkmış ve şarampole yuvarlandığını, kaza sonrası hastaneye kaldırılan müvekkilin yapılan kontrollerinde; kaburga kemiklerinde ve omuz kürek kemiğinde kırıklar meydana geldiği, sol gözünün üstünden alnına uzanacak şekilde cildinde açılma meydana geldiğini, (Bu sebeple 8 dikiş atılmıştır) daha önce nakil yapılan böbreğinde travmaya bağlı kanama meydana geldiği, sürekli şekilde vücutta bir takım nörolojik uyuşmalar ve ağrılar meydana geldiği, tespitleri yapılmış, müvekkilin tedavisine başlandığını, müvekkilin bedeninde meydana gelen kırıklar, sinirsel uyuşmalar ve ağrılar vücudunu eskisi gibi kullanmasına engel olmakta, hareket kabiliyetini kısıtlandığını, öte yandan sol gözünün üstünden alnına doğru atılan dikiş izinin kalıcı olacağı doktoru tarafından müvekkilime söylendiğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında, hareket kabiliyetinde meydana gelen azalma müvekkilin çalışma gücünü düşürmekte; yüzündeki iz ise göz önünde, insanlarla yüz yüze ilişki kurabileceği bir işte çalışmasını güçleştirmekte olup yine çalışma gücünü olumsuz olarak etkilendiğini, bu nedenle müvekkilin uğradığı ve uğrayacağı maddi zararların giderilmesi gerektiğini, kazadan önce —- Hastanesi’nde Kalite Direktör Yardımcısı olarak çalışmakta olan müvekkilin aylık net geliri 2.165,30-TL olduğunu, öte yandan iş bu dava açılmadan önce—-numaralı poliçe kapsamında sigortacı —- zararın giderilmesi için tarafımızca başvuru yapılmış, sigortacı tarafından—– numaralı hasar dosyası oluşturulmuş ve bu dosya kapsamında araç sürücüsünün 96100 kusurlu olduğu, müvekkilin kaza nedeniyle V4 12 oranında maluliyete uğradığı tespitleri yapılarak 66.668 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, dolayısıyla ikame ettiğimiz bu davada yöneltmiş olduğumuz maddi tazminat talebi yapılan ödemeyi aşan kısım için hesaplanacak tazminat miktarından yapılan bu ödemenin mahsubu gerektiğini, HMK madde 107’nin anlam ve amacı doğrultusunda müvekkilin uğramış olduğu maddi zararın tarafımızca tam olarak tespitinin münikün olmadığı göz önüne alınarak, belirsiz alacak davası şeklinde yönelttiğimiz maddi tazminat talebimizin kabulü ile şimdilik (aktücrya hesabı yapıldıktan sonra esas miktar bildirilmek üzere) 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000 TL manevi tazminat tutarının—-Sigorta haricindeki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, doğacak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin sorumluluğunun müvekkili zarara uğratan ve zararı tamamen gidermeyen davalılara yüklenilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı —- vekili cevap dilekçesinde özetle:Motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan madde de ,motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını, net bir şekilde görüldüğü üzere, dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın reddi gerekeceğini,2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde Yapılan Değişiklik ile trafik sigortalarına ilişkin açılacak maddi tazminat davalarına ilişkin düzenlemeler yapıldığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun değiştirilen 97.maddesinin “Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı” düzenlenmiş olup eski madde hükmüne göre “Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir.” şeklinde düzenleme mevcut olduğunu, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirildiğini, buna göre zarar görenler öncelikle Sigorta Kuruluşu’na zararının giderilmesi için başvuruda bulunacak, bu başvurunun üzerinden 15 gün geçmesine rağmen başvuruya herhangi bir cevap verilmemesi, olumsuz cevap verilmesi veya verilen cevabın (ödenecek tazminatın) talebi karşılamadığı hususunda uyuşmazlık bulunması halinde zarar görenler dava hakkını kullanabileceğini, davacı tarafa yapılan ödeme tarihinde davacının hak etmiş olduğu tazminat tutarı, zorunlu mali mesuliyet genel şartları ve yargıtay ictihatları uyarınca trh tablosu dikkate alınarak hesaplanmış ve işbu tutarın tamamı ödendiğini,buna binaen müvekkili şirketçe tüm sorumluluk yerine getirilmiş olup, davanın esastan reddi gerektiğini, öncelikle müvekkilimiz Şirket’çe işbu davaya ilişkin tüm sorumluluk yerine getirildiğinden davanın reddine, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde —- tarafından yapılan-yapılacak ödemelerin müvekkilimiz Şirket’in sorumluluğundan tenziline, kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve —- Dairesi’nden rapor alınmasına, davacının maluliyet oranının tespiti için —- İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesine ve haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı —–tarafından şehir içi yolcu servisi olarak işletilen, davalı sigorta şirketi tarafından sigorta edilen, davalı—-ait, davalı —– sevk ve idaresindeki —— plaka numaralı araç ile 05/03/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sırasında araçta yolcu olarak seyahat eden davacının, kalıcı maluliyet nedeniyle davacıların tümünden maddi tazminat, sigorta dışındaki davacılardan manevi tazminat talep etme şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış——poliçe bilgileri ve dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı yapılmış ise buna ilişkin belgelerin celp edilmesi istenilmiş, araç tescil bilgileri ile tarafların mali ve sosyal durum araştırma tutanakları için ilgili kolluk birimlerine müzekkere yazılmış ve dosyamız arasına kazandırılmıştır.—- maluliyet raporunda: Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği, mütalaa edilmiştir.
Dosya konusunda uzman kusur ve hesap bilirkişisine verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 07/01/2021 tarihli raporunda; Davalı —- sigortalı —– plakalı minibüs sürücüsü davalı —- kazanın meydana gelmesinde asli ve % 100 oranda tam kusurlu olduğu, davacı yolcu —– kazanın meydana gelmesinde mütarafik kusurunun olmadığı, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan incelemede davacıya yapılan ödeme ile maddi zararı arasında açık nispetsizlik bulunmadığı, ödemenin yeterli olduğu, güncel verilere göre yapılan incelemeye göre davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 38.010,60 TL olduğu, talep ile bağlı kalınarak temerrüt başlangıcının 11.10.2018 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu , şeklinde raporunu sunmuştur.Mahkememiz 08.02.2022 tarihli ara kararı ile ek rapor düzenlemek üzere tevdii edilmiştir.Aktüerya bilirkişi 24/06/2022 tarihli raporunda: Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan incelemede davacının ödeme tarihindeki maddi zararının %80 oranında karşılandığı ve davacıya yapılan ödeme ile maddi zararı arasında açık nispetsizlik bulunduğu, ödemenin yetersiz olduğu, güncel verilere göre yapılan incelemeye göre davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 127.427,91 TL olduğu, talep ile bağlı kalınarak temerrüt başlangıcının 11.10.2018 tarihi ve faiz nevi olduğu, kök raporda hesaplanan maddi zarar tutarı ile işbu ek raporda hesaplanan maddi zarar tutarı arasındaki farkın daha uzun bakiye ömürleri bulunduğu TRH-2010 tablosunun ve 2022 asgari ücretlerinin hesaba esas alınmasından kaynaklandığı, şeklinde raporunu sunmuştur.Mahkememiz 06.12.2022 tarihli celsesinde “Dosyanın güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak üzere önceki bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Aktüerya bilirkişi 17/03/2023 tarihli 2.ek raporunda: Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan incelemede davacının ödeme tarihindeki maddi zararı ile davacıya yapılan ödeme arasında açık nispetsizlik bulunduğu, ödemenin yetersiz olduğu, güncel verilere göre yapılan incelemeye göre davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 325.064,08 TL olduğu, ancak talebin 38.010,60 TL’na ıslah olunduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 14.05.2018 tarihi davalı sürücü ve işleten yönünden ise 05.03.2018 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, şeklinde raporunu sunmuştur.Bilirkişi raporları denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava taksirle yaralanmaya sebebiyet verme nedeniyle trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. KTK’nın 90. maddesi gereğince manevi tazminat istemi ile ilgili olarak BK’nın haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Dava 05.03.2018 tarihinde davalılardan —- sevk ve idaresindeki —-plakalı plakalı aracın araçta yolcu olan davacının yaralanmasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle davacının maddi tazminatın tüm davalılardan ve manevi tazminatın aracın sürücüsü ve malikinden tahsili talepli dava olup, maddi tazminatın talebi yönünden alınan kusur raporu ile davalının %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğuna kanaat edilmiş, —- raporuna göre davacının maluliyet oranının % 10 ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği görüşü bildirilmiş, Aktüerya hesap bilirkişisinin 17/03/2023 tarihli raporuna göre davacı —– geçirdiği trafik kazasında yaralanması sonucunda, %10 oranında sürekli iş göremez olduğu, 325.064,08 TL sürekli işgücü kaybı zararı olduğuna kanaat edilmiş, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğu nazara alınarak 325.064,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Manevi Tazminat yönünden yapılan değerlendirilmesinde: Bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan kusur raporu ile davalı sürücü —— %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya —–kusursuz olduğuna dair rapora itibar edilmiştir. Davacının yaralanması sebebiyle üzüntü duydukları ve manevi zarara uğradıklarının sabit olduğu, davalı sürücü —- ile birlikte diğer davalı araç maliki olan—–2918 Sayılı Yasanın 85.maddesi gereğince araç sahibi / işleten sıfatı ile meydana gelen zararlardan ve manevi tazminattan sorumlu oldukları, manevi tazminat takdir edilirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluşu dikkate alınarak herşeyden önce adelete uygun olması gerektiği, hükmedilecek tazminatın zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek bir fonksiyonu taşıması gerektiği, manevi tazminatın Yargıtay içtihatlarında belirlendiği gibi bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına amaç edinemeyeceği, takdir edilecek miktarın mevcut duruma göre elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olması gerektiği, bu suretle belirtilen hususlar dikkate alınarak, davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜ ile;
1-) 325.064,08 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 14.05.2018 tarihinden davalı sürücü ve işleten —— yönünden ise 05.03.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-)20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar —– müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-)Maddi tazminat davası yönünden; alınması gerekli 22.205,13-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.616,42-TL peşin(ıslah dahil) harçtan mahsubu ile bakiye 20.588,71- TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-)Manevi tazminat davası yönünden; alınması gerekli 1.366,20-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 68,31-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.297,89-TL’nin davalılar—– müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 35,90-TL. başvurma harcı, 71,73-TL peşin ve 1.613,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.684,73-TL’nin (sigorta şirketinin sorumluluğu 1.544,69 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 3.035,75-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 2.859,80-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
6-)Maddi tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 48.508,97- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
😎 Manevi tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 9.200,00- TL vekalet ücretinin davalılar —–müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-) —-Başkanlığı ‘nın 21/10/2019 tarihli ve —–nolu 562,00-TL bedelli fatura bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 529,40-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ) alınarak Hazineye İrat Kaydına,Dair; karar davacı vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.