Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/22 Esas
KARAR NO:2023/176
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:04/01/2018
KARAR TARİHİ:07/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı —-arasında—- tarihleri arasında “Katı atık toplama ve nakli ile açık alan, pazar yerleri, cadde ve sokakların makine ve el ile süpürülmesi hizmet alım işine” dair Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözlşemenin 15.ç maddesi uyarınca müvekkil şirketin alt yüklenici sıfatıyla iş yaptığını, davalı şirketin ise 2010 – 2016 yılları arasında bahse konu ihaleli işi yerine getirdiğini, davalıdan sonra müvekkilin aynı işçilerle aynı işe devam ettiğini; müvekkil şirketin ———- adlı 8 işçinin işten ayrılması sonucu bu işçilere kıdem tazminatı ve yıllık izin ödemesi yaptığını,——- müvekkil şirketin son alt işveren sıfatıyla dava dışı işçilerin önceki alt işverenlerde olan davalı şirket nezdinde geçen çalışma süreleri de dahil edilerek ödeme yaptığını, davalı tarafın yapılan ödemelerden adı belirtilen işçileri çalıştırdığı süreyle sınırlı olarak müvekkil şirkete sorumlu olduğunu beliterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava dışı işçilerin davalı şirkette geçen çalışma sürelerine isabet eden kıdem tazminatı/yıllık izin ücreti alacaklarına ilişkin rücuen alacak olarak 87.430,00.-TL’nin müvekkil şirketin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde ödeme yapıldığı belirtilen işçiler aşağıdaki şekildedir:
Ödeme Yapılan İşçiler :
1)İşçi Adı Soyadı :——
İşe Giriş -Çıkış Tarihi:01.01.2010- 11.05.2017Kıdem Tazminatı Ödemesi:18.600,68-TL
2)İşçi Adı Soyadı: —-
İşe Giriş -Çıkış Tarihi:24.06.2014 -01.09.2017Kıdem Tazminatı Ödemesi:8.296,21-TL)
3)İşçi Adı Soyadı : —-
İşe Giriş -Çıkış Tarihi:20.11.2014- 14.08.2017
Kıdem Tazminatı Ödemesi: 5.972,34-TL
4)İşçi Adı Soyadı :—–
İşe Giriş -Çıkış Tarihi:15.05.2014- 16.09.2017Kıdem Tazminatı Ödemesi : 8.171,56-TL
5)İşçi Adı Soyadı : ——
İşe Giriş -Çıkış Tarihi:01.01.2010- 02.10.2017
Kıdem Tazminatı Ödemesi: 19.597,89-TL
6)İşçi Adı Soyadı : —–
İşe Giriş -Çıkış Tarihi:12.03.2015- 09.09.2017
Kıdem Tazminatı Ödemesi: 8.299,36
Yıllık İzin Ödemesi: 745,01-TL
7)İşçi Adı Soyadı : —–
İşe Giriş -Çıkış Tarihi:13.05.2010- 10.11.2017
Kıdem Tazminatı Ödemesi:19.974,70-TL
8)İşçi Adı Soyadı : ——
İşe Giriş -Çıkış Tarihi:19.10.2011- 28.10.2017 Kıdem Tazminatı Ödemesi: 15.248,96-TL
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Rücu konusu tazminat alacakları
yönünden tek sorumlunun dava dışı —- olduğunu, müvekkillerinden talepte bulunulamayacağını, bu nedenle husumet itirazlarının olduğunu, İş Kanunu m.112 kapsamında tüm kıdem tazminatı sorumluluğunun idare üzerinde olduğunu, yüklenici olarak sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkil şirketin ——- ile imzaladığı hizmet alım sözleşmesinde kıdem tazminatlarından açıkça yüklenicinin sorumluluğuna yer verilmediğini, aksinin kabulü ihtimalinde dahi TBK m.167 gereği —-tüm ödemelerin yarısından sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilecekse sorumlu olunan tutardan %50 — sorumlu olduğu tutarın indirilmesi gerektiğini, müvekkilleri şirketin ihale yolu ile dava dışı ——-tarihleri arasında hizmet verdiğini, —- tarihleri arasında dava dışı — hizmet verdiğini, dolaysıyla söz konsu firmada geçen sürelerin dışlanması gerektiğini, yıllık izin ücretinin feshe bağlı alacak olması nedeniyle son işveren sorumlu olduğunu, kıdem tazminatı ödendiği belirtilen işçilerin iş sözleşmelerinin ne
şekilde sona erdiği yönünde delil de bulunmadığını, müvekkilin temerrüde düşürülmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Hukuki niteliği itibariyle, — ile dava dışı iş ortaklığı arasında yapılan —— alt işveren olan davacı şirketin, dava dışı 8 işçiye yaptığı kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ödemesi nedeniyle kendisinden önce —– yüklenicisi olan davalı şirketten söz konusu işçilerin davalı şirket nezdinde çalıştıkları süreye ilişkin kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının rücuen tahsili talebidir.
—– dava dilekçesinde belirtilen 8 işçinin — kayıtları ve hizmet döküm cetvelleri, —–işten çıkış kodları, —– yapılan hizmet alım sözleşmelerinin örnekleri ile söz konusu işçilerin bordro örnekleri dosyaya celbedilmiştir.Mahkememizce; dava dosyası, işçilik alacakları konusunda uzman ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/01/2020 tarihli raporda özetle; —-Devralan işveren ihbar tazminatı ile kullandırılmayan izin ücretlerinden tek başına sorumludur” içtihadı gereği yıllık izin ücretine ilişkin hesaplama yapılmadığını, yasal düzenlemeler gereğinde devreden işverenin, iş sözleşmesi devralan işveren yanında son bulan işçinin kıdem tazminatından işçiyi çalıştırdığı süre ve devir sırasında işçiye ödediği ücret üzerinden sorumlu olduğunu, devreden işverenin müteselsil sorumluluğunu 2 yıl ile sınırlayan düzenlemenin kıdem tazminatına uygulanmayacağını, işçi devir tarihi üzerinden 2 yıl geçse dahi kıdem tazminatını devreden işverenden de isteyebileceği yönünde görüş bildirilmiş ve işçilerin devreden işveren olan davalı şirket nezdindeki son giydirilmiş aylık brüt ücretleri üzerinden yapılan hespalama aşağıdaki tablo ile aynen gösterilmiştir:
¸Bilirkişi raporu, taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekilleri, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri summuştur.Mahkememizce; taraflara, adı geçen işçilerin iş akitlerinin son bulma nedenlerini ve yıllık izin alacağına ilişkin belgeleri sunmaları için süre verilmiş ve hem ücretin yarı yarıya ve tamamıyla sorumluluk ihtimalleri için ayrı ayrı hesaplanması, hem de haklı fesih olup olmadığı, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti taleplerinin uygun olup olmadığı, yıllık izin ücreti hesaplaması yapılması için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından, davalı vekilinin işçilerin işten çıkış nedenlerine dair bir itirazı bulunmadığı ileri sürülmüş ise de davalının cevap dilekçesinde söz konusu hususa değindiği görülmüştür.
Aynı bilirkişi heyeti tatarfından düzenlenen 01/12/2020 tarihli ek raporda özetle;
“İşçilerden ——–süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi, ——-Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı
sebep bildirilmeden feshi, —-tarihinde— Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi, —– Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi nedeniyle sigorta çıkış işlemlerinin yapıldığı görülmektedir.
İşçilerden —— Belirli süreli iş
sözleşmesinin sona ermesi, — tarihinde —
süreli iş sözleşmesinin sona ermesi, — tarihinde —-süreli iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle işten çıkışlarının yapıldığı görülmektedir. İşçilerden—–yaşlılık aylığı bağlanması (emeklilik)- nedeniyle işten çıkış işlemlerinin yapıldığı görülmektedir.” yönünde görüş bildirilmiş ve tablo halinde davalının tam sorumlu olabileceği ve dava dışı —— %50 sorumlu olabileceği şekilde seçenekli hesaplamalar yapılmıştır.Bilirkişi raporu, taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekilleri, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri summuştur.Dava dosyasının işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek iş sözlemesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden davacı ile davalının çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak işçilere ödenen ücretlerden varsa davalının sorumluluğuna ilişkin hesap yapılmasının istenilmesine karar verilmiştir. İşçi alacakları konusunda uzman bilirkişi, 28/05/2021 tarihli hespalama içeren 2. Ek raporunu dosyaya sunmuştur. 2. Ek rapor, taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekilleri, rapor karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunmuştur.
Önceki bilirkişi raporlarında iş sözleşmelerinin sona erme nedenlerine ilişkin bir değerlendirme yapılmaması nedeniyle iş sözleşmelerinin sona erme nedenlerinin davacı ve davalı bakımından tek tek değerlendirilmesi için dosyanın işçilik alacakları konusunda uzman yeni bir bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenelenen 21/06/2022 tarihli raporda özetle; dava dışı işçiler ———-kıdem tazminatına hak kazandıkları, taraflar arasında dava dışı işçilere karşı İş Kanunu m.6 gereği devreden alt işveren – devralan
alt ilişkisi bulunduğunun tespit edildiği,
davacı haklı görüldüğü takdirde, İş Kanunu m.6 gereği, davalı devreden alt işverenin sorumluluk oranının; işçilerin kendileri nezdinde çalıştıkları sürelerle sınırlı olacağı ve —– kararları gereği hesaplamanın son devralan alt işveren davacı nezdinde fesih tarihinde aldığı giydirilmiş ücretin esas alınacağı, davacı şirketin ödeme tarihleri olarak aşağıdaki tabloda tespit edilen tarihlerden itibaren ticari avans faizinde bulunabileceği yönünde görüş bildirilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplama tablosu aşağıda aynen gösterilmiştir:Davacı vekili, örnek olarak ——- sayılı dosyasını göstermiştir. Mahkememizce söz konusu dosya, Uyap üzerinden incelenmiştir. Söz konusu dosyanın incelenmesinde; davacı —- Tarafından işbu davanın davalısı —– karşı ——- nedeniyle hizmet veren davalı döneminde de çalışan 3 işçiye ödenen kıdem tazminatının davalı döneminde çalışılan süreye ilişkin kısmı ile ilgili rücuen tazminat talepli dava olduğu anlaşılmıştır. ——– Karar sayılı kararı ile davalının, — hükmedilecek tutarın 1/2’sinden sorumlu olacağı savunmasının yerinde görülmediği, davalının sorumluluğunun işçiyi çalıştırdığı süre ve devir esnasındaki ücret seviyesi ile sınırlı olark belirlenmesi gerektiği, rücu hakına sahip olan borçlular ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağından davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin haklı görüldüğü, ancak taraflar arasında ticari bir iş olmadığı, alt işverenler arasındaki rücu davasında yapılan ödeme nedeniyle yasal faize hükmedilebileceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Tarafların istinafı üzerine———–sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar vermiştir.
4857 sayılı Kanunun 120. Maddesinin atfıyla kıdem tazminatı, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. Maddesinde düzenlenmiştir. 1475 sayılı Kanunu’nun 14. Maddesinin ilgili kısımları aşağıdaki şekildedir:İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. —– tarihinden, itibaren (1) işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. —– işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur. ———- maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır. (1)
…”
Somut davada öncelikle belirlenmesi gereken husus, kıdem tazminatı ödenen dava dışı 8 işçinin iş sözleşmelerinin sona erme nedenleri bakımından kıdem tazmşnatına hak kazanıp kazanmadıklarının değerlendirilmesidir. Dava dışı 8 işçinin iş sözleşmelerinin sona erme nedenleri incelendiğinde, söz konusu tüm işçilerin kıdem tazminatına hak kazandıkları anlaşılmıştır.
Sonraki aşamada belirlenmesi gereken husus, davalı yüklenici şirketin dava dışı 8 işçinin hangi işçi alacaklarından hangi oranda ve ne miktarda sorumlu olduğudur.—— Karar sayılı ilamı ve diğer birçok ilamında devreden işverenin hangi işçi alacaklarından sorumlu olduğu şu şekilde belirtilmiştir:”2. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Kanun’un 120 nci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi hâlen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli hâlinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır….Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.”
1475 sayılı İş Kanunu’nun yukarıda yer verilen kısımları ve Yargıtay’ın yerlşik içtihatlarında belirtildiği üzere; devreden işveren, kıdem tazminatı bakımınan kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Söz konusu son ücret olarak ise; işçiye ödenen giydirilmiş aylık brüt ücret esas alınmalıdır. Yukarıda yer verilen içtihatta açıklandığı üzere; 1475 sayılı Kanunu’nun 14. Maddesinde kıdem tazminatı ile ilgili olarak devreden işverenin sorumluluğuna ilişkin bir süre öngörülmediğinden 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. Maddesinde düzenlenen 2 yıl süre sınırı burada uygulanmaz.Ayrıca feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, bu konuda devreden işverene rücu imkanı bulunmamaktadır.Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı şirketin ödeme yaptığı dava dışı 8 işçi ile ilgili olarak davalı devreden işverene söz konusu işçilerin sadece davalı şirket nezdinde çalıştığı süre ve devir tarihindeki son giyirilmiş aylık brüt ücrete göre hesaplanacak miktarla sınırlı olarak rücu edebileceği, dava dışı işçi——– ödenen yıllık izin ödemesi nedeniyle davalı şirkete rücu edemeyeceği anlaşılmıştır.Buna göre; davacı vekilinin dava dilekçesine ek olarak sunduğu dava dışı 8 işçiye yaptığı kıdem tazminatı ödemelerine ilişkin belgeler ve dekontlar incelendiğinde ödemelerin aşağıdaki şekilde yapıldığı anlaşılmıştır:
a-Dava dışı—- 15/05/2017 tarihinde 18.600,68-TL,
b-Dava dışı —– 19/09/2017 tarihinde 8.171,56-TL,
c-Dava dışı —– 07/09/2017 tarihinde 8.296,21-TL,
d-Dava dışı —–14/08/2017 tarihinde 5.972,34-TL,
e-Dava dışı —– 10/10/2017 tarihinde 19.597,89-TL,
f-Dava dışı—- 10/11/2017 tarihinde 19.974,70-TL,
g-Dava dışı —- 28/11/2017 tarihinde 8.299,36-TL,
h-Dava dışı —– son tarih 04/12/2017 tarihinde olmak üzere çeşitli tarihlerde 15.248,96-TL.
İlk bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/01/2020 tarihli kök raporda; söz konusu işçilerin kıdem tazminatlarının, devreden işveren olan davalı şirket nezdinde çalıştıkları süre ve aldıkları son giydirilmiş aylık brüt ücretleri üzerinden hesaplandığı anlaşıldığından, söz konusu kök rapordaki hesaplamanın hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Yeni bilirkişi tarafından düzenlenen 21/06/2022 tarihli raporda ise; dava dışı işçilerin davacı şirket nezdinde aldıkları son ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşıldığından söz konusu rapor hükme esas alınamamıştır.
Bir diğer incelenmesi gereken husus ise, davalı vekilinin hespalanacak tutarın 1/2’sinden dava dışı — — sorumlu olması gerektiği savunmasıdır.
Dava dışı —- ile davalı arasında ——yıllarında imzalanan —–incelenmiştir. Söz konusu sözlşemelerin 22. Maddesinde; yüklenicinin (davalının) sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve—– belirlendiği, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Davalı vekili tarafından ödenmiş olan kıdem tazminatlarının 1/2 tutarından dava dışı —- sorumlu olduğu iddia edilmiş ve buna ilişkin genel mevzuat hükümlerine yer verilmiş ise de davalı vekili tarafından, —– Sözleşmesinde ve Genel Şartnamede bu yönde bir madde veya aralarında anlaşma olduğuna ilişkin somut bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Ayrıca davalı şirket, —- sayılı dosyasında da aynı savunmada bulunmuş, söz konusu savunma Mahkemece kabul görmemiş ve ——Karar sayılı kararında da davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin şu hususlara yer verilerek reddine karar verilmiştir:
“Davalı tarafın istinaf talebinin incelenmesiyle ;dava, işçilik alacaklarını ödeyen işverenin alt işverene karşı açtığı rücu talebine ilişkindir.Alt işverenler arasında fiilen işyeri devri yapılması sözkonusu olmayıp,kanundan doğan bir devir sözkonusudur.Somut olayda ,taraflar arasında bir hizmet alım sözleşmesi bulunmadığından ,sözleşme veya şartname hükümlerinin olayda incelenmesine gerek bulunmamaktadır.Dava konusu olayda talep ,dava dışı işçiyi ,belirli süre çalıştırmış olan alt işverenlerin ,kendi dönemleri yönünden işçilik alacaklarından sorumlu tutulması iddiasına dayalı rücu davası olup, dava dışı —– de sorumlu tutulması gerektiği yönündeki davalı tararın istinaf sebepleri,davanın niteliği ve tarafları gözetildiğinde yerinde görülmediğinden ,davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmişir.”Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin, dava dışı işçilere ödenen tutarla ilgili yapılacak hesaplamanın 1/2’sinden dava dışı —– sorumlu olmasına ilişkin savunması Mahkememizce kabul görmemiştir. İncelenmesi gereken son husus ise; faizin türü ve başlangıç tarihidir. TBK’nın 168. Maddesine göre rücu hakına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Bu nedenle, davacı vekilinin talebi gereği dava dışı işçilere yapılan ödeme tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından avans faizi talep edilmiş ise de; taraflar arasında ticari bir iş bulunmadığından ve işbu dava, rücuen tazminat davası olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davacı tarafından,
a-Dava dışı ——ödenen kıdem tazminatı bakımından 14.769,54-TL’nin 15/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
b-Dava dışı —-ödenen kıdem tazminatı bakımından 6.214,92-TL’nin 19/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
c-Dava dışı —– ödenen kıdem tazminatı bakımından 6.340,76-TL’nin 07/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
d-Dava dışı —–ödenen kıdem tazminatı bakımından 4.999,70-TL’nin 14/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
e-Dava dışı —– ödenen kıdem tazminatı bakımından 14.769,54-TL’nin 10/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
f-Dava dışı ——-ödenen kıdem tazminatı bakımından 15.790,02-TL’nin 10/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
g-Dava dışı —— ödenen kıdem tazminatı bakımından 5.588,44-TL’nin 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
h-Dava dışı —— ödenen kıdem tazminatı bakımından 12.300,21-TL’nin 04/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
Toplam 80.773,13-TL’nin yukarıda ayrı ayrı belirtilen miktarlar üzerinden ve tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE;
2-Davacı tarafından dava dışı——- ödenen yıllık izin ödemesi ile ilgili davacının rücuen tazminat talebinin tamamının REDDİNE;
3-Alınması gerekli 5.517,61-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.493,09-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.024,52-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.493,09-TL peşin harç, 35,90-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.528,99-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 2.108,00-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%92,39 Kabul %07,61 Ret) 1.947,58-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından harcanan 2.000,00-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%92,39 Kabul %07,61 Ret) 152,20-TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 12.923,70 -TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/2 maddesine göre davalı vekili için takdir olunan 6.656,87-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/03/2023