Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/475 E. 2023/500 K. 13.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/475
KARAR NO : 2023/500

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2014
KARAR TARİHİ : 13/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/01/2014 tarihinde — Caddesi No:—-önünde gerçekleşen kaza sonucunda gerçekleşen kaza sonucunda ciddi derecede yaralandığını ve bu yaralanma sonucunda kalıcı bir şekilde işlev yitimine maruz kaldığını, davacı müvekkilinin henüz 22 yaşında geçirmiş olduğu bu kaza sonrasında kalıcı maluliyet olduğunu, davacı müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza neticesinde beli, sol kalça kemiğinin çok ciddi derecede zedelendiğini, ayrıca sol omzunun kötü derecede kırıldığını, sol omzundan ameliyat olduğunu, sol omzuna platin takıldığını, 13 gün hastanede kaldığını, hem kazadan dolayı hem acı çektiğini, hemde geçirmiş olduğu ameliyatlardan dolayı tarifsiz acılar çektiğini iddia ederek hesaplanacak tazminatın araç sahibi ve şoförden kaza tarihi itibariyle, dava tarihi itibariyle ise ilgili sigorta şirketinden yasal faizi ile birlikte tazminine, kaza tarihi itibariyle araç sahibi ve şoförden, dava tarihi itibariyle ise davalı sigorta şirketinden yasal faizi itibariyle ise de davalı sigorta şirketinden yasal faizi ile tazminine, tazminatının kaza tarihi itibariyle araç sahibi ve şoförden, dava tarihi itibariyle ise de davalı sigorta şirketinden yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı —– vekili cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı —– vekili cevap dilekçesi ile; “Müvekkilim —– on beş yıldır araç kullanan, hiçbir kazaya karışmamış, oldukça tecrübeli bir şoför olması, davacının; kazanın davalının ihmal ve dikkatsizliği neticesinde meydana geldiği peşin hükmüne karşılık verilmiş bir cevaptır.Elbette herkes kaza yapahilir,ancak burada kazanın müvekkilim açısından önlenemez bir şekilde meydana gelmesinde davacı asli kusurludur.İndiği aracın geçip gitmesini beklemeden önünden geçmek suretiyle yolu göremenimiş,müvekkilimin de onu görmesini önlemiştir. Kaza olduktan sonra müvekkilin eşi ve kardeşi davacıyı bir an 4Isun yalnız bırakmamıştır. Davacının bayan olması nedeni ile, —- Hastanesine Müvekkilin eşi her gün gitmiş ve davacıyla bizzat ilgilenmiştir.Hastanede omuzunda kırık olduğu ve ameliyat edileceği söylenmiştir. Her aşamada yanlarında olduklarından evlerini de ziyaret etmişler, davacının bir an önce sağlığına kavuşması için çabalamışlardır.Yine ameliyat sonrası —-Hastanesi’nde de davacıyı muayene ettirmişlerdir. İmkanları ölçüsünde yardım etmişlerdir.Bunun gözardı edilmesi de doğru değildir. Kazaya karışan araç müvekkile ait değildir, dolayısıyla alışının da satışının da sorumluluğu onun değildir.Kaza günü emanet bir araba kullanmıştır.Esasen araç da iddia edildiği gibi kazanın hemen ardından satılmamıştır.Müvekkilim kötü niyetli olsa idi,ihtiyati haciz kararı ile maaş haczi yapabileceğinizi bildiğinden işten çıkışını isterdi.Biz avukatlar köküniyetli borçlularımızın bu yola tevessül ettiklerini biliriz.Oysaki müvekkilimden, yargılamaya mühtaç bir konu ve rakam üzerinden dava neticelenene dek maaşının dörtte biri kesilecektir. Maaşı dışında bir geliri olmayan müvekkilime kötüniyetli denmesine bu anlamda itiraz ediyoruz. Davacı otobüsten indikten sonra, otobüsün gitmesini bekleseydi yine bu kaza olmayacaktı. Trafik kaza raporunda da belirtildiği üzere davacı bu kazanın oluşumunda asli kusurludur. Davacının tedavi süreci tamamlanmamıştır. Kalıcı hasarı olduğu ve bu yüzden iş kaybı oldcağı konusu ispat edilmelidir. Tazminat koşulları gerçekleşmemiştir.Zira tazminat için öngörülen genel şartların yanında özel hal ve şartların da gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Davâcının büyük bir özensizlik içinde olduğu muhakkaktır. Davacının kusuru, hal ve şartların elverişliliği incelenmelidir. Kazanın oluşundaki özel haller delillerin toplanması ile ortaya çıkacak, talep edilen maddi ve manevi tazminat bedellerinin adalet ölçüleriyle hakkaniyete bağdaşmadığı görülecektir. Bu anlamda talep edilen tazminat tutarı davacıyı zenginleştirecek, davalıyı fakirleştirecek durumdadır. Davanın reddine karar verilmesini talep ederiz,” şeklinde beyanda bulunmuştur.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın —–Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı ile Mahkememiz esasına kaydı yapılarak, yargılamaya devam olunmuştur.
—- Sulh Ceza Mahkemesi’nin —–Esas sayılı dosyası, adli muayene raporu, trafik kaza tespit tutanağı, araç tesciline ilişkin geçici belge ve sair deliller dosyamız arasına alınmıştır.
—- tarafından sunulan maluliyet raporunda; —– Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak E cetveline göre %11.0 (yüzdeonbir noktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği tespitinde bulunmuştur.
Dosya konusunda uzman kusur ve aktüerya bilirkişiye verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/09/2021 tarihli raporunda: Davacı yaya —- kazanın meydana gelmesinde Asli ve % 75 oranda kusurlu olduğu, davalı —– tarafından sigorlalanan —- plakalı oto sürücüsü davalı—-kazanın meydana gelmesinde Tali ve % 25 oranda kusurlu olduğu, 01.01.2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle —- plakalı sürücü—- %25 kusurlu olduğu dikkate alınarak; TRH-2010 Yaşam Tablosu, proğresif rant yöntemi ve davacı tarafın meslekte kazanma şücü kaybı oranına göre; geçici göremezlik zararının 2.154,76 TL ve sürekli iş göremezlik zararının 70.860,36 TL olmak üzere toplam tazminatın, 73.015,12 TL olarak hesaplandığı, bakımı harcaması ve ulaşım giderleri toplamının 1.121,00 TL olduğu, tedavi gideri bulunmadığı, hesaplanan tazminatın olay tarihi itibariyle 268.000,00TL teminat limiti dahilinde olduğu, şeklinde raporunu sunmuştur.
Bilirkişi ek raporunda: kök rapordaki görüşlerini aynen koruduğu şeklinde raporun sunmuştur.Bilirkişi raporları denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Davalı sigorta şirketi tarafından 23/03/2023 tarihli dilekçe ile sulh ve ibra protokolü sunulduğu görülmüştür.Davacı vekili 13/06/2023 tarihli duruşmada: sigorta şirketi ödeme yapmıştır, manevi tazminat yönünden sulh olmadık, taleplerimiz diğer davalılar yönünden devam etmektedir, maddi tazminat talebi bakımından yargılama gideri talebimiz yoktur, demiştir.Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava taksirle yaralanmaya sebebiyet verme nedeniyle trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. KTK’nın 90. maddesi gereğince manevi tazminat istemi ile ilgili olarak BK’nın haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Dava 01/01/2014 tarihinde davalılardan—- sevk ve idaresinde bulunan —– plakalı aracın davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle davacıların maddi tazminatın tüm davalılardan ve manevi tazminatın aracın sürücüsü ve malikinden tahsili talepli dava olup, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin sigorta şirketi tarafından karşılandığını beyan edip maddi tazminat yönünden dava konusuz kalmış, bu nedenle maddi tazminat talebinin diğer davalılar yönünden konusuz kaldığı anlaşılmış, davaya manevi tazminat yönünden devam edilmiştir.
Manevi Tazminat yönünden yapılan değerlendirilmesinde:
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan kusur raporu ile davalı sürücü—– %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya —–%75 oranında kusurlu olduğuna dair rapora itibar edilmiştir. Davacının yaralanması sebebiyle üzüntü duyduğu ve manevi zarara uğradığı sabit olduğu, davalı —- ile birlikte diğer davalı araç maliki olan —-2918 Sayılı Yasanın 85.maddesi gereğince araç sahibi / işleten sıfatı ile meydana gelen zararlardan ve manevi tazminattan sorumlu oldukları, manevi tazminat takdir edilirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluşu dikkate alınarak herşeyden önce adelete uygun olması gerektiği, hükmedilecek tazminatın zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek bir fonksiyonu taşıması gerektiği, manevi tazminatın Yargıtay içtihatlarında belirlendiği gibi bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına amaç edinemeyeceği, takdir edilecek miktarın mevcut duruma göre elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olması gerektiği, bu suretle belirtilen hususlar dikkate alınarak, davacı lehine bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi cihetine gidilerek, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Maddi tazminat yönünden dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Manevi tazminat talebi yönünden; DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE ;
1-)30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı —–müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-) Maddi tazminat talebi yönünden davacı taraf davasından ön inceleme aşamasından sonra davanın sulh nedeniyle konusuz kalması nedeniyle alınması gerekli 179,90 TL harcın 2/3 olan 119,93 TL harçtan önceki peşin alınan 1.279,17 TL harcın mahsubu fazla yatırılan 1.159,24 TL harcının davacıya iadesine,
3-)Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafın talebi olmadığı anlaşıldığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
4-)Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Manevi tazminat talebi yönünden alınması lazım gelen 2.049,30 TL harçtan peşin alınan 853,88 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.195,42 TL harcın davalılar —–müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-) Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan manevi tazminat değeri (30.000,00 TL) üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar —– müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-) Manevi tazminat talebi yönünden davalılar —- kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar—— verilmesine,
8-)Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair; karar davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.