Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/596 E. 2023/40 K. 17.01.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/596 Esas
KARAR NO 2023/40
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 23/07/2019
KARAR TARİHİ: 17/01/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.09.2017 tarihinde, davalı şirket nezdinde ——-plaka nolu araca %100 kusurlu olarak çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, —–plaka nolu araçta yolcu olarak bulunan müvekkil —– yaralandığını ve —– tarafından alınan —— raporu ile %2 oranında malul olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ——– plaka nolu araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak sebebiyet verdiği kazadan aynı derecede sigorta şirketinin de sorumlu olması sebebi ile zararın tazmini amacıyla sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, açıklanan nedenlerle şimdilik 1,00-TL sürekli beden gücü kaybı nedeniyle maddi tazminatın —— olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Dava hukuki niteliği itibariyle, 11.09.2017 tarihinde davalı şirket nezdinde sigortalı olan ——– plakalı aracın çarpışması neticesinde yolcu konumunda olan davacı —— yaralanması nedeniyle sigorta şirketine karşı açılan sürekli beden gücü kaybına ilişkin maddi tazminat istemlidir.Davacının tedavi gördüğü hastaneden tedavi belgeleri, kazaya ilişkin soruşturma dosyası, —– davacının tüm hizmet dökümü ve 11/09/2017 tarihli trafik kazası nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı, —— kazaya karışan araçların bilgileri ve davalı sigorta şirketinden hasar dosyası, dosyaya celp edilmiştir.Mahkememizce; davacı vekilinin davacının bulunduğu il nedeniyle talebi üzerine, davacının ——– tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre davacıda kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığının, oluşmuşsa oranının tespiti hususlarında rapor alınması için—–talimat yazılmıştır.— tarafından düzenlenen— tarihli raporda;
“1-) —— tarihli iptal kararı nedeni ile maluliyete dair alınacak raporların Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmesi gerektiği yönündedir.—— sayıli resmi gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre kişilerin sadece malul olup olmadıklarını saptamanın mümkün olduğu, buna göre meslekte azalma gücü oranının hesaplaması yapılacak listelerin olmadığı, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliği’nde yer alan listelerden yararlanılarak;——— meslekte kazanma gücünden kayıp oluşturmadığını,
2-) Olay tarihli mevcut yaralanmalar nedeniyle; geçici iş göremezlik için öngörülen sürenin 1,5(birbuçuk) ay olduğunu, ancak her olguda tedavi süresinin değişkenlik gösterebileceği, bu nedenle şahsın beyanı ile sunduğu belgeler ve tedavisini yapan hekimlerin daha kesin bilgi verebileceği kanaatini bildirir rapordur.” hususlarına yer verilmiştir.Bilirkişi raporu, taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.Davacı vekilinin söz konusu rapora karşı itirazları ve alınan raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında tanzim edilmesi gerekliliği nazara alınarak dosyanın——-tevdine karar verilmiştir. —- tarafından düzenlenen ——- sayılı raporda;”Dava dosyasının tetkikinde Kişiye ait olay tarihli tıbbi belgelerde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yumuşak doku lezyonlarından bahsedildiği Kurulumuzca yapılan radyolojik incelemelerde de eski kırık sekelleri dışında yeni oluşmuş travmatik lezyon izlenmediğine göre; —– doğumlu, ——- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yumuşak doku yaralanmasının;
1)30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği,
3)Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur.” hususlarına yer verilmiştir.——- raporunda; davacı vekilinin dava dilekçesine ek olarak sunduğu —–protokol nolu davacının engellilik oranının %2 olduğunu belirtir —– yer verildiği anlaşılmıştır.
—–raporu, taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuş, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve dosyanın —— sevki talep edilmiştir.— birçok ilamında, maluliyet durumunun ve oranının tespit edilmesi için —- veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınması hususuna yer vermiştir —– Somut dosya kapsamında —- Kurulu’ndan davacının maluliyet durumuna ilişkin raporlar alınmıştır. Her iki raporda da davacının meslekte kazanma gücünden kayıp oluşmadığı ve kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu hususlarına yer verilmiştir. Söz konusu raporlarda, davacı vekilinin dava dilekçesine ek olarak sunduğu —– protokol nolu davacının engellilik oranının %2 olduğunu belirtir Engelli Sağlık Kurulu Raporuna da yer verildiği ve dolayısıyla bu raporun da dikkate alınarak maluliyet raporlarının hazırlandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili tarafından raporlar arasında çelişki bulunduğu iddia edilmiş ise de; mevcut dosya kapsamında ——yukarıda yer verilen ilamlarına uygun olarak bir tanesi üniversite—– dalı başkanlığından, diğeri —- olmak üzere iki kere rapor alındığı, her iki raporun da kalıcı işgöremezlik bakımından birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacı vekilinin sunduğu —— protokol nolu davacının engellilik oranının %2 olduğunu belirtir Engelli Sağlık Kurulu Raporu bakımından ise, söz konusu raporun diğer maluliyet raporlarında dikkate alındığı ve daha güncel alınan diğer maluliyet raporlarının birbiriyle uyumlu olarak işbu rapor ile aralarındaki çelişkinin giderilmiş olduğu da görülmüştür.Buna ek olarak davacı vekili, geçici iş göremezlik süresi bakımından çelişki olduğunu ve davacının geçici iş göremezliğinin, maluliyet raporlarında belirtilen sürelerden daha uzun olduğunu ileri sümüş ise de; Mahkememizce, dava dilekçesinin birçok kez yapılan incelemesinde davacı vekilinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sadece şimdilik 1,00-TL sürekli beden gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat talep ettiği görülmüştür. Yani davacı vekili, geçici iş göremezlik talebinde bulunmamıştır. He ne kadar davacı vekili fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu beyan etmiş ise de dava süresince geçici iş göremezlik ile ilgili bir sonuç talepte bulunmamış ve davasını bu yönde de ıslah etmemiştir. Bu nedenle ve HMK’nın 26. Maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi uyarınca talep edilmeyen geçici iş göremezlik süresi ve zararı konusnda Mahkememizce raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi talebinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç olarak hüküm kurmaya ve denetime elverişli ——-raporları gereğince davacının—– tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı anlaşılmış olup, bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Gerekçe yazım aşamasında kısa kararın sonuç kısmında sehven kararın kesin olduğu şeklinde yazıldığı fark edilmiştir. Somut davanın, miktar itibariyle belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olduğu ve miktarın da belirli hale getirilmediği, bu nedenle de istinaf kanun yolunun açık olduğu anlaşıldığından HMK’nın 304. Maddesi gereğince söz konusu açık hatanın Mahkememizce re’sen düzeltilmesine karar verilmiş, bu konuda aşağıdaki tashih şerhi düzenlenmiş ve karara eklenmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 179,90-TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile artan 135,50‬-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Kanun’un 18-A/13. bendi uyarınca – tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.17/01/2023

TASHİH ŞERHİ
HMK’nın 304. Maddesi gereğince;
1-Mahkememizin ——- sayılı gerekçeli kararın hüküm bölümünün kararın kesin olduğunu belirten son kısmında;
“Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.” hükmünün
“Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF KANUN YOLU AÇIK olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.” şeklinde re’sen TASHİHİNE karar verilmiştir.17/01/2023