Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/620 E. 2023/476 K. 09.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/617
KARAR NO : 2023/529

DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/04/2021
KARAR TARİHİ : 20/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibinin alacaklısı —–28.09.2018 tarihinde vefat ettiğini, vefat eden alacaklı —- mal varlığına ilişkin bir dava olması ve mirasçılarının haklarını etkileyecek olması gözetilerek mirasçıları adına açıldığını, müteveffa —— olan alacağı için 150.000,00 TL bedelli çek müvekkilime ciro edildiğini, müteveffa—–söz konusu çek bedelinin ödenmesi için davalıya ulaştığını, davalı —- yetkilisi olduğu—– Şirketi tarafından yapılacak olan inşaattan müvekkile daire vermeyi teklif ederek borcunu ödemeyi teklif ettiğini, ancak davalı tarafın, müvekkiline daire vermediği gibi müvekkili bekleterek çekin bankaya ibraz süresini geciktirdiğini, davalının bu tutumunun kötü niyetli olmakla, açıkça müvekkilinin alacağını tahsil edeceği beklentisine sokacak şekilde hareket etmiş bunun sonucunda da müvekkilim mağdur edildiğini, çek süresinde ibraz edilemediğinden ilamsız olarak —- İcra Müdürlüğü’nün—— Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı borçlunun itirazı hukuki dayanaktan yoksun olup, tamamen takibi kötü niyetli olarak durdurmaya yönelik olduğunu, davalı —– 24.05.2016 tarihli itirazında herhangi bir borcu bulunmadığı beyanı ile itiraz ettiğini, davalının son derece yersiz ve mesnetsiz beyanının kabulü mümkün olmadığını, takibe konu —–çek nolu, 30.12.2015 keşide tarihli ve 150.000,00 TL bedelli çek nedeniyle ciro yoluyla müvekkiline borçlu olduğu sabit olan davalının söz konusu çek bedelini ödememiş olması nedeniyle borcunun devam ettiğinin açık olduğunu, her ne kadar davalı, borcu olmadığını iddia etse de bu durum gerçeği yansıtmadığını, açıklanan nedenlerle icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemekle birlikte takip ve takibe dayalı alacak yönünden zamanaşımı def’imizi sunmakla, alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini. 2016 yılında icra dosyasına, 5 sene sonra 2021 yılında itirazın iptali davası açılmasının, bu tarihe kadar itirazdan haberdar olunmaması, hayatın olağan akışına, usul ve yasaya aykırı olduğu için davanın tebliğ ya da aıttıla tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması gerekirken, açılmaması sebebiyle, reddine karar verilmesini, davada ilk itirazlarımız yanı sıra husumet itirazımız bulunduğunu, mirasçıların dava açma yetkisi olmadığına ve müvekkillinin davalıya işbu davayı yöneltilemeyeceğine ilişkin tüm itirazlarımızı sunduklarını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle zamanaşımına uğramış çek nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebidir. —– Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında “Bahse konu çek davacı tarafa ciro yoluyla geçmiş olup, çekin zamanında ödenmemesi nedeniyle ilamsız takip başlattığı, takibin davalının … ve yetkilisi olduğu —- aleyhine başlatıldığı, …’,—– yetkilisi olduğu, buna göre taraflar arasındaki ilişkininin ticari nitelikte bulunduğu anlaşıldı. Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 ve 115. maddelerine göre görev, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Dava niteliği itibariyle mutlak ticari davadır. Her ne kadar davacılar gerçek kişi ise de; takip konusunun çeke dayalı olduğu, borçlunun keşideci şirketin yetkilisi olduğu, buna göre taraflar arasındaki ilişkinin ticari olduğu anlaşıldığından”, gerekçesiyle görevsizlik kararı Mahkememiz yukarıdaki esasa kaydının yapılarak, yargılamaya devam olunmuştur.Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, mirasçılık belgesi dosyamız arasına alınmıştır.Eldeki davada zamanaşımına uğramış çeke dayalı olarak girişilen ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istenilmiş olup çekin zamanaşımına uğradığı, Hukuk Genel Kurulu’nun 04.04.2007 gün ve —– sayılı kararında da benimsendiği gibi zamaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen senedin temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, TTK. hükümleri anlamında kıymetli evrak vasfında olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın niteliğine göre de Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. (Yargıtay İçtihatlarıda aynı yöndedir.—-. H.D.nin—–sayılı ilamı, —-H.D. Nin —-sayılı ilamı.)
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık çek kambiyo vasfını yitirdiğinden çeke dayalı olmayıp iddianın ileri sürülüş biçimine göre konut alım satım ilişkisine dayalıdır. Bu nedenle, davanın ticaret mahkemesi görev alanı içerisinde yer alması için her iki tarafından tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirmesi gerekir. Tarafların her ikisinin de birlikte tacir olmaması sebebiyle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.’nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,Görevli mahkemenin —-Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğunun TESPİTİNE;
2—–Asliye Hukuk Mahkemesi —- Esas,—– Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olmakla,Mahkememiz nezdinde verilen görevsizlik kararının istinaf denetiminden geçmeden kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının halli bakımından dosyanın yargı yerinin belirlenmesi amacıyla merci tayini için —- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ——-. HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine,
3- HMK.’nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.