Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/734 Esas
KARAR NO : 2021/14
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2020
KARAR TARİHİ : 11/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şahsın davalı şirket tarafından, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 3.000,00-TL alacağının tahsili için İstanbul Anadolu —- İcra müdürlüğü’nün —– Esas sayılı icra takibi dosyası ile icra takibi başlatıldığı, işbu icra takibine davalı şirket haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği ve bu sebeple icra takibi durdurulduğu, davalı tarafça İstanbul Anadolu —. İcra Müdürlüğü’nün — Esas sayılı icra takibi dosyasına yapılan itiraz haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacı şahsın davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti verildiği hususunda herhangi bir tereddütünün olmadığı, davacı şahsın faturaları tanzim edildiği dönemlerde davlı adına mali müşavirlik dönemi boyunca ticari defterlerini tuttuğu ve bir çok defa beyanname verdiği,—— olan Davacı şahıs ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davalı bu ilişkiden kaynaklanan borcunu hiçbir haklı sebebi olmaksızın ödemediği, İstanbul Anadolu—. İcra Müdürlüğü’nün —Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep ettiği, takibe kötü niyetle itiraz eden davalı tarafın asıl alacağının %20 ‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, mali müşevirlik bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalı şirketin mali müşavirlik hizmeti verdiğini, şirketin defter ve kayıtlarını tuttuğunu, davalı adına beyanname hazırladığını, ancak şirketin bu hizmetlerin bedelerini ödemediğini ileri sürmüştür.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca dile getirilsin veya getirilmesin yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiğinden ve bu durum HMK’nun 1. maddesinde açıkca zikredilmiş olduğundan, öncelikle mahkememizce bu hususun değerlendirilmesi gerekmiştir.
Mahkememizde bu davanın görülebilmesi için TTK’nun 4. Maddesi gereğince davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması ya da 4/1-a, b, c, d, e, f bentlerinde sayılan türden hukuki ilişkilerden doğması gerekmektedir.
Dosyamız davacısı tacir değildir. Zira, dosyamız davacısı 3568 Sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Müşavirlik Kanununa bağlı olarak çalışan bir serbest meslek erbabıdır. Nitekim bu yasanın 45. Maddesindeki ” …bu bürolarda yapılan faliyetler ticari faliyet sayılmaz….” şeklindeki açık hüküm uyarınca Mali Müşavirlik hizmetinin bir ticari faliyet olamayacağı düzenlenmiş olduğundan ve Mali Müşavirlik hizmeti , serbest meslek şekli ile mali konularda vekil olunanlara vekalet ilişkisi ile hizmet sunan bir serbest meslek faliyeti olduğundan, 6098 Sayılı BK’nun 502. Ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan vekalet ilişkisi gibi değerlendirilmesi gereklmektedir.. Bu tür davalar 6102 Sayılı TTK.nun 4. Maddesinde sayılan nitelikte olmadığından, aksine 6098 Sayılı BK’nun 502. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olduğundan, bu tür davalara bakma görevinin HMK’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olduğu üzere Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu kanaatine varılmıştır. Keza Yargıtay —- HD.nin—- sayılı kararlarında da mali müşavirlik hizmetinin ticari faaliyet olmadığı, serbest meslek faaliyeti olduğu, bu sebeple uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinin görev alanında kaldığı belirtimiştir.
Açıklanan sebeplerle davanın, HMK.nun 114,115 maddeleri uyarınca görev yönünden usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının dava dilekçesinin görev yönünden USULDEN reddine,
2- Karar kesinleştiğinde taraflarca iki hafta süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi — Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
3-Sair hususların görevli ve yetkili mahkemece nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.