Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/276 E. 2022/789 K. 10.11.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/276 Esas
KARAR NO : 2022/789
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 01/03/2017
KARAR TARİHİ : 10/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı işyerinde —— olarak çalıştığını, davalı şirket tarafından davacının iş akdinin 16.08.2012 tarihinde tazminatsız ve bildirimsiz feshedildiğini, haksız fesih nedeniyle —— sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını ve yapılan yargılama sonucu feshin haksız ve geçersiz olduğuna vc davacının işe iadesine karar verildiğini, mahkemenin bu kararının Yargıtay Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiğini, davalıya işe başlamak için ihtar gönderildiğini, davalı şirket adına —— imzasıyla gönderilen ihtarnamede davacının işe iade talebinin kabul edildiğini ve işe başladığında alacağı ücretlerim bildirildiğini, ancak boşta geçen süre ücreti, yargılama giderleri İçin——–numaralı dosyasına müracaat etmesinin bildirildiğini, bu durumun gerçek bir işe iade olmadığı, davacının hak ve alacaklarının ödenmesi için ——-Esas sayılı dosyasına yapmış olduklarını başvuruya da olumlu bir yanıt verilmediğini beyanla; kıdem ve ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirketin iflas kararı kesinleştiğinden, müflis şirketin her türlü mal varlığı üzerinde tasarruf yetkisinin sona erdiğini ve müflisin hak ve alacakları üzerindeki tasarruf yetkisinin iflas masasına geçtiğini, davacı tarafından talep edilen alacaklarının müflis —— şirketi tarafından davacıya ödenmesinin söz konusu olmayacağını, müflis şirketin davacının işe başlamasını talep ettiği ihtarnamede, davacının emsal işçi ücretinin brüt 1.273,50 TL, ikramiye brüt 45 günlük ücret, yakacak parası yıllık brüt 600 TL, ——– parası net 93 TL.———parası neı 125 TL., çocuk parası çocuk başına 20 TL. olduğunun açıklandığını ve işe icap etmesinin gerektiğinin bildirildiğini, aynı ihtarda davacının talep ettiği tazminat ve yargılama giderleri ile ilgili olarak şirketin iflas halinde olması nedeniyle kararın iflas idaresi tarafından alınması gerektiğinden, taleplerin iflas dosyasına yapılması gerektiğinin bildirildiğini, müflis şirketin davacıya keşide ettiği ihtarnamesi üzerine davacının işe başlamadığını, işe başlamayan davacının davası samimi olmadığından davacının işe başlatmama, boşta geçen süre ücreti gibi taleplerinin reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Hukuki niteliği itibariyle Sıra Cetveline İtiraz davasıdır.
Eldeki dava,—— Karar sayılı görevsizlik kararıyla mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Müflis yönünden talep edilebilecek alacaklar üç gruba ayrılır. Bunlar; iflastan önce doğan iflas alacakları, iflastan sonra iflas masasının teşekkülü neticesinde iflas masasınca yapılan masraf ve giderlerin oluşturduğu masa alacakları ve iflas tarihinden sonra doğan genel alacaklardır.İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilirken, müflisin iflas açılmasından sonra doğan borçları iflas alacağı olmadığından iflas masasından talep edilemez. Masa alacakları ise müflisin değil, iflas masasının yaptığı borçlardır.
Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek ve İİK’nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu, iflas masasının dağıttığı iflas hissesi oranında değil tasfiyede bakiye kalırsa ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme şikayet yolu ile icra mahkemesince değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada davalı iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez ancak tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır.Masa borçları, iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası tarafından yapılan borçlardır. İflas kararının ilan giderleri, iflas idaresine ödenecek ücretler, masanın taraf olduğu davalarda kendisini temsil eden avukat ücretleri, defter tutma giderleri, masa mallarının muhafazası için yapılan giderler örnek olarak verilebilir. Masa alacakları, iflas alacaklarından da önce ve tam olarak ödenir. ——-
Yukarıda ki açıklamalar dikkate alındığında eldeki davada, davalı şirketin iflasına, ——- sayılı dosyasında 05/03/2009 tarihinde karar verilmiştir. Davacının dava dilekçesinin incelenmesinde davacının iflas tarihine kadar olan alacaklarının iflas masasına kaydedildiği, talebinin iflas tarihinden sonraki çalışmalarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının talebi iflas alacağı niteliğinde değildir. Görevli mahkeme işin niteliği gereği İş Mahkemesi’dir. Bu hususlar dikkate alınarak karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usul yönünden REDDİNE;
2——sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş olmakla, taraflarca mahkememiz kararına karşı İstinaf yoluna başvurulmadığı takdirde dosyanın mercii tayini için——-Hukuk Dairesine) gönderilmesine,
3-6100 Sayılı HMK’nun 331/2. maddesi gereği yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda, tarafların talebi üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair; karar davacı vekilinin yüzüne, karşı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.