Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/322 E. 2023/93 K. 07.02.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/322
KARAR NO : 2023/93

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali )
DAVA TARİHİ : 29/04/2022
KARAR TARİHİ : 07/02/2023

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı—- ile arasında olan alacak verecek ilişkisi sebebiyle —-Şubesi’nin 30/04/2022 tanzim tarihli, 35.000 TL bedelli,—-seri numaralı çeki ve yine dava dışı —–İle aralarındaki alacak verecek ilişkisi nedeniyle —- Şubesi’nin 30/04/2022 tanzim tarihli, 35.000 TL bedelli ——çeki teslim aldığını, müvekkilinin söz konusu çekleri aldıktan sonra yanında muhafaza etmeye başladığını ancak vadesi yaklaştığı için çeki bulmaya çalıştığında çekin kendisinde olmadığını farkettiğini, müvekkilinin bu suretle yetkili ve yasal hamili olduğu söz konusu çeklerin rızası dışında elinde çıktığını ve kaybolduğunu açıklanan nedenlerle çekin zayi olması sebebi ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hukuki niteliği itibariyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 818. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 757-765. maddelerine göre açılmış zayi nedeniyle çek iptali davasıdır.TTK’nın 757-765. maddelerinde yer alan yasal düzenlemeye göre zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkı TTK 651/2 maddesi uyarınca hamile aittir. Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle, senedin zayi olması halinde hak sahibine iptal kararı alarak, hakkını senetsiz olarak ileri sürme ya da yeni bir kıymetli evrak tanzimini isteme olanağı tanınmak istenmiştir (TTK m. 652).
Davacı vekili 09/05/2022 tarihli dilekçesi ile; —— nolu çekin bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğini, ödemekten men kararının sadece —— nolu çek için uygulanmasını talep etmiştir. Davacı vekilinin söz konusu talebi, kabul edilmiştir. Davacı vekili 06/07/2022 tarihli dilekçesi ile —- nolu çek için verilen ödemekten men kararının Kayıtlı Elektronik Posta sisteminde yaşanan aksaklıktan dolayı—- şubesine ulaştırılamadığından söz konusu çek bedelinin, müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını belirterek ödeme dekont örneklerini sunmuştur.
Mahkememizce; dava konusu çekler için bankaya müzekkere yazılarak çeklerin ibraz edilip edilmediği ve çek bedellerinin ödenip ödenmediği sorulmuştur. —–gelen yazı cevabında; —-seri numaralı çekin —-şubesinde, —-seri numaralı çekin—-şubesinde kullanıldığı ve tahsil edildiği bildirilmiştir.
Bilindiği üzere çekin iptaline karar vermek için çekin elinde bulunduğu kimsenin bilinmemesi, çekin zayi olması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran kişi bilindiği takdirde artık çekin iptaline karar verilemez. Zira çek zayi olmamıştır. Mahkememizde yapılan yargılamada haklarında zayi talep edilen çeklerin, bankaya ibraz edildiği ve tahsil edildiği ve sonuç olarak çeklerin zayi olmadığı anlaşılmış, hal böyle olunca davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HMK’nın 392. Maddesi gereği karar kesinleştiğinde ödemeden men yasağının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Yukarıda izah edilen nedenlerle,
1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 179,90-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine’ye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde mahkememizce 09/05/2022 tarihinde verilen ödemeden men kararının kaldırılmasına, ilgili bankaya müzekkere yazılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde HMK 392/2. Maddesi gözetilerek yatırılan teminatın iadesine,
6-Davacı tarafça yatırılmış olan gider avansı bakiyesinin, karar kesinleştiğinde HMK 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine,Dair, Gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.