Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İstanbul Anadolu
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/418 Esas
KARAR NO : 2018/498
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2015
KARAR TARİHİ : 17/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şube müdürlüğünde şirketlerinin—- no.Iu hesapta kullanılan POS cihazları ile ilgili komisyonu kendi bankası kartları için 0,40, diğer banka kartları için 0,60 uygulanmakta iken 08.10.2014 – 31.12.2014 tarihleri arasında kendilerine haber vermeden kendi bankası kartları için 1,49 uygulamak suretiyle 21.113,97 TL zarara uğradıklarını, 04.01.2014 tarihinde davalı bankayı ihbar ettiklerini, davalı banka şubesinin 20.01.2015 tarihinde hesaplarına 7.040,49 TL yatırdıklarını, kalan 14.073,48 TL’ yi tüm ihtarlara rağmen yatırmadıklarını, banka şubesinin şirkete ait hesabına şirkete haber vermeden 37.500 TL nakdi bloke uyguladığını, bu blokajın kendileri tarafından yeni öğrenildiğini, davalının bu uygulamasının TMK. m.2, TTK 54/2, 55 maddelerindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını, 08.10.2014 /31.12.2014 tarihleri arasında davalı şube müdürlüğünce haksız ve hukuka aykırı olarak, tahsil edip bir kısmım şirketin cari hesabına ödeyip, 14.073,48 TL’ nin her biri kesinti tespiti ile kesinti tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak iadesini, nakdi blokaj suretiyle uyguladıkları nakdi blokaj uygulaması sebebiyle uğradık!an zararın tespiti ile bu zararın işleyecek ticari avans faiziyle birlikte iadesini, blokajın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının banka şubelerinin müşterisi olarak 24.03.2013 tarihinde Üye İşyeri Sözleşmesi imzalamak suretiyle P.O.S cihazı kullandığını, cihazdan yapılan kartlı alışveriş işlemlerinden işlem başına komisyon tahsil edildiğini, akdedilen üye işleri sözleşmesi kapsamında komisyon oranlarım belirlemekte serbest olduklarını, komisyon oralarında değişiklik yapma hak ve yetkisi mevcut olduğunu, davacının POS cihazı hizmeti karşılığında alınacak komisyon tutar ve oranları ile diğer sözleşme koşullarını açıkça kabul ettiğini, sözleşmenin açık olduğunu, komisyon oranlarının sabit kalacağına dair bir hüküm yer almadığını, davacı müşterinin şartları bilerek başvuru yaptığını ve müzakere ederek kabul ederek çalışmaya başladığını, imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca müşteriden komisyon tahsil etmeye ve bu komisyon oranlarında tek taraflı değişiklik yapma yetkisine haiz olduklarını, bankacılık mevzuatı ve diğer ilgili mevzuat kapsamında da bankanın komisyon oranlarını belirlemede serbest olduğunu, davaya konu pos komisyon oranlarını tüm müşterileri için genel olarak uygulandığını, oranlarda değişiklik olduğunda tüm müşterilere derhal yansıtıldığını, komisyon oranlarının ancak belirli dönemler için banka içi yönergelerdeki yetkiler dahilinde müşterilere özel fıyatlamalar yapıldığını, davacı şirkete bu kapsamda 30.06.2014-30.09.2014 tarihleri arasında özel fıyatlama yapıldığını, özel fıyatlama dönemimden sonra genel oranlar üzerinden komisyon alınarak hesaplara yansıtıldığını, dava açılmadan önce davacı firmanın mağdur olduğunu belirterek itiraz etmesini üzerine, müşteri memnuniyetinin sağlanması, firma ile çalışmaya devam edebilmek için 6.230,19 TL İade komisyonu hesaplarına geçtiklerini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 03/05/2018 tarihli dilekçesi ile; söz konusu 37.500 TL’lik blokaj banka tarafından kaldırıldığını, bu konudaki talebin konusuz kaldığını, taraflarınca bu yönden davadan feragat ettiklerini beyan ettiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya içeresinde toplanan delillerin bir bütün olarak irdelenmesi sonucu;
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında POS cihazı ile ilgili fazladan yapıldığı iddia olunun komisyon kesintisinin iadesi ve davacı cari hesabına uygulandığı iddia olunan blokajın kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi kapsamında, 30.06.2014 – 30.09.2014 tarihleri arasında anlaşma gereğince % 40 ve 60 oranlarında davalı bankaca yapılan komisyon kesintisinin süre bitiminden sonra geçerli olmak üzere sözleşmenin 13.1.4 kapsamında % 1,09, 1,49 ve 1,39 oranlarında kesinti yapılmak suretiyle davalı tarafça davacıdan tahsil edildiği, davacının müracaatı ile 7.040,49 TL komisyon kesintisinin iade edildiği hususlarında ihtilaf bulunmadığı, bu kapsamdaki talebe ilişkin ihtilafın, belirtilen tarih aralığında ne kadar miktarda kesinti yapıldığı, yapılan kesintinin sözleşme ve kanuna uygun olup olmadığı noktalarında toplandığı, diğer bir ihtilafın ise 37.500 TL’ lik blokajın yerinde olup olmadığı hususunda olduğu görülmüştür.
Davaya konu sözleşmelerin imzalandığı tarih itibariyle, davaya konu olayda 6098 sayılı TBK’ nın uygulanacağı anlaşılmıştır.
Bir sözleşmenin 6098 sayılı TBK’ nın m. 20 vd. uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması için Kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK’da sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Bir sözleşmedeki genel işlem koşulunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz. Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde, sözleşmede yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir. Ancak, bir sözleşmede, bütün hükümlerin tartışılarak sözleşmeye konulduğuna ilişkin kayıt konulması, TBK m. 20/3 uyarınca, onları tek başına genel işlem koşulu olmaktan çıkartmayacaktır. Genel işlem koşulunun karşı tarafın bilgisi dahilinde sözleşmeye konulup konulmadığına bakılmalıdır. TBK m. 21 uyarınca, bir müşterinin önceden sözleşmedeki genel işlem koşulundan açıkça haberdar edilmesi, tek başına o hükmün geçerli hale geldiğini göstermez. Önceden müşteriye bildirilmemiş olan hükümler, genel işlem koşulu denetimine gerek kalmaksızın, sözleşmenin bir hükmü dahi sayılmamalıdır. Genel işlem koşulu nedeniyle yazılmamış veya kesin hükümsüz sayılan sözleşme hükmünün, sözleşmenin uygulanmasında boşluk doğurması halinde, ortaya çıkan sözleşme içi boşluğun, hakim tarafından öncelikle yedek hukuk, bu yoksa MK m. 1 uyarınca örf ve adet hukukuyla, bu da yoksa hakimin hukuk yaratması yöntemiyle doldurulması gerekir (benzer mahiyette Y. 11. HD’ nin 2016/4676-2017/3160 E-K sayılı ilamı).
Yapılan bu açıklama kapsamında somut olaya dönüldüğünde, sözleşmenin 10.1.4 ve 5 maddelerinde, bankanın herhangi bir bildirimde bulunmaksızın tek taraflı olarak komisyon kesintilerine dair düzenleme yapabileceğine ilişkin hükümlerin sözleşmenin kurulmasından evvel, sözleşmenin tarafları arasında tartışılmak suretiyle derçedildiği veya bu konuda davacının bilgilendirildiğine dair herhangi bir hususunun ispatlanamadığı gibi işbu hükümlerin olası sonuçlarının davacı tarafça değerlendirilmek suretiyle sözleşmenin imzalandığından bahsedilemeyeceği değerlendirilmekle işbu hükümlerin genel işlem koşulları kapsamında yazılmamış sayılması ve bu haliyle de, yapılacak komisyon kesintisinin taraflar arasındaki önceki anlaşma hükümleri doğrultusunda yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Mahkememizin bu kabulü ile ihtilafa konu döneme (08.10.2014 – 31.12.2014) ilişkin olarak toplam 36.479,77 TL komisyon kesintisi yapıldığı, anlaşma hükümlerine istinaden yapılması gereken kesinti miktarının 14.813,64 TL olduğu, bu kapsamda (36.479,77 -14.813,64 = ) 21.666,13 TL’ nin davacıya iadesi gerektiği, 7.040,49 TL’ nin dava açılmadan evvel iade edilmiş olması sebebiyle bakiye 14.625,94 TL’ nin davacıya iadesi gerektiği kabul edilmiştir.
Blokajın kaldırılmasına ilişkin talebin irdelenmesinde ise, davacı tarafın işbu talep sonucundan feragat ettiği görülmekle bu yöndeki talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-14.073,48 TL nin son kesinti tarihi olan 31/12/2014 tarihinden, 552,46 TL nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte toplam 14.625,94 TL nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Karar tarihinde alınması gerekli 999,09 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan (240,34+37,74) 278,08 TL harçtan mahsubu ile kalan 721,01 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-37.500,00 TL lik blokajın kaldırılmasına yönelik istem yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine,
Karar tarihinde alınması gerekli 35,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.895,00 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre belirlenen 530,60 TL ve davacı tarafından peşin olarak yatırılan 278,08 TL harç toplamı 808,68 TL nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davalı tarafından yapılan 106,50 TL yargılama giderinin davanın red oranına göre belirlenen 76,68 TL nin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde BAM nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/05/2018