Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1032 E. 2018/303 K. 03.04.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İstanbul Anadolu
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/1032 Esas
KARAR NO : 2018/303

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2016
KARAR TARİHİ : 03/04/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile borçlu arasındaki ticari ilişkiye davalı olarak müvekkil tarafından davalı şirkete satılan ürüne istinaden birden çok fatura kesildiğini, davalı tarafın müvekkili faturaya davayılı alacağının kısmen ödendiğini, İAA —- İcra Müdürlüğünün—- Esas sayılı dosyası ile 5.701,80 TL lik kısmının ödenmediğini, davanın kabulü ile davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının itirazında kötü niyetinden dolayı %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı taraf, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya içeresinde toplanan delillerin bir bütün olarak irdelenmesi sonucu;
Dava, faturaya dayalı bakiye alacağın takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının, 13.03.2015 tarih ve —- numaralı irsaliye faturayı dayanak yapmak suretiyle 12.247,20 TL’ lik işbu fatura gereğince 5.701,80 TL asıl alacak ve 1,41 TL işlemiş faiz yönünden takip başlattığı ve takibe itirazın iptalini talep ettiği, davalı, sunmuş olduğu 17.10.2016 tarihli cevap dilekçesinde takibe dayanak faturadan 24 adet ürünün eksik gönderildiğini, toplam 3.000 TL’ lik ödemenin hesapta görünmediğini savunduğu,
Banka cevabi yazısında ödemeye rastlanmadığı hususunun belirtildiği,
Taraflara ait defter ve kayıtların incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen davalının defterlerini hazır etmediği,
Davacının defter, kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemede; davacının, ticari ilişki ve cari hesap bakiyesi olarak davalıdan 5.191 TL alacaklı olarak göründüğü tespit edilmiştir.
Ticari defterlerle ispat 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması, anılan yasanın 83. maddesi uyarınca, ancak karşı tarafın münhasır delil olarak bunlara dayanmasına bağlıdır. Davacı dava açarken davalının defterlerine münhasıran dayanmadığından, davalının ticari defterlerini hazır etmemesi davanın ispatı için yeterli değildir. Faturaya dayalı alacağın ispatı için, faturada yazılı malların teslim edildiğinin veya hizmetin sunulduğunun ispatı gerekmekte ve bu konuda ispat yükü davacıdadır (benzer mahiyette HGK 2014/11-1159 E-2016/967 K sayılı ilamı).
Alınan beyanlar ve yapılan teknik tespitler kapsamında, davaya konu alacağın 13.03.2015 tarih ve 12.247,20 TL’ lik irsaliye faturaya dayandığı, davacının, bu faturayı dayanak yapmak suretiyle takip başlatmasına karşın davalının, faturaya dayalı malların eksik gönderildiği ve bir kısım ödemenin yapıldığı savunmasına bulunduğu görülmekle, taraflar arasındaki esas ihtilafın, işbu faturaya dayalı malların teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise karşılığı olan borcun ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.
Davalı savunmasında, faturaya dayalı malların tesliminin eksik yapıldığını bildirmiş olması nedeniyle, faturaya dayalı malların tesliminin yapılmadığının veya eksik yapıldığının ispat yükünü yer değiştiren savunma itibariyle davalıda olduğu, teslimin eksik yapıldığı savunmasına dayanak herhangi bir delil sunmadığı, ödemeye ilişkin savunmasının da banka cevap yazısı itibariyle yerinde olmadığı görülmekle davalının savunmasına itibar edilmemiştir.
Bu kapsamda, faturaya dayalı malların tesliminin gerçekleştiği olgusunun mahkememizce kabul edildiği ancak, tarafların leh ve aleyhlerine delil niteliğine haiz ticari defter kayıtları itibariyle davacının faturaya dayalı bakiye alacağının 5.191 TL olduğu, takipten evvel davalının temerrütünün ispatlanamadığı kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının, İAA—– İcra Müd. —- takip dosyasına yapmış olduğu iitrazın 5.191,00 TL asıl alacak yönünden iptaline,takibin bu miktar yönünden kaldığı yerden aynen devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alacağın faturaya dayalı likit olması sebebi ile itirazında haksız olduğu anlaşılan davalıdan hükmedilen meblağ üzerinden hesaplanacak %20 oranından icra inkar tazminatının alınıp davacıya verilmesine,
Karar tarihinde alınması gerekli 354,59 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan (94,40+28,52)125,92 TL harçtan mahsubu ile bakiye 228,67 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 711,60 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre belirlenen 647,55 TL sini ve davacı tarafça peşin olarak yatırılan 94,40 TL harç gideri toplamı 741,95 TL nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve kabul oranına göre belirlenen 2.180 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde BAM nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2018