Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1372 Esas
KARAR NO : 2022/902
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2017
KARAR TARİHİ : 01/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin——— yılından beri —— olduğunu, şirketin, bu firmaya ait ürünlerin——–olarak bu firmaların ürünlerini—— ithal etmek suretiyle —–karşıladığını, davalı—– itibaren müvekkil firmada çalışmaya başladığı, söz konusu malların tanıtılması,——- hizmetlerinin sorumlusu olarak———— görev yaptığını ——— tarihinde kendi isteğiyle müvekkil firmadan ayrıldığını, Davalının ——- kapsamında olmayan ——- işlerini ücret karşılığı yaptığını müşterilere kendi hesap numarasını verdiğini ve ücreti Müşterilerden tahsil ettiğini, Müvekkil şirkete ise bu işlerin —– yapıldığını ve karşılığında bir ücret tahsil edilmediğini söylediğini, ——- işten ayrıldığı tarihe kadar …—— kapsamında —- bedelli olarak düzenlediği müvekkiline ait malzemeleri sıfır bedelli olarak uhdelerinden —–, müşterilere verilen ——- ise bedelsiz olarak düzenleyerek söz konusu bedelleri kendi hesabına havale ettirdiğinin anlaşıldığını, bu suretle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği tespit edilen davalt hakkında————- sayılı dosyasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, Söz konusu dolandırıcılık suçu ————- davalının, müvekkil şirkette çalışırken ——————– bir şirket kurduğu ve —şirket ile müvekkilin hizmet verdiği müşteriler ile iş ilişkisi kurduğu ve gelir elde ettiği hususlarının tespit edildiğini, müvekkil müşterilerinden ——– olaylara ortak olduğunu ve haksız ——-fiilini birlikte işlediğini, ….—– müvekkil şirketin bilgisi dışında haksız kazanç elde ettiğini, işbu suç teşkil eden fiillerine yönelik olarak da———— nolu dosyasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, bu eylemlerin TTK m.54/2 ve m.35/a aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkil şirketin zararının karşılanması için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davalı, dava dilekçesine cevap vermemiştir. Bununla beraber—– tarihli celsede; davacı şirketin bir —– olmadığını, yurtdışından mal getirip satan bir firma olduğunu,—– bölgelerde bulmuş olduğu ———- sözleşme olmadan yaptıran ——- olduğunu, kendisinin ise ———-parça alarak ——– sağladığını, davacı firmada ———– içinde hiçbir zaman servise gitmediğini, mesai saatleri ———— gitmiş olabileceğini, ayrıca iş akdi sona erdikten sonra da 3 ay süreyle servis işlerinde çalıştığırı, ancak yapmış olduğu bu işlerin başka — kendisine yönlendirdiği işler olduğunu, kendisinin bizzat bulduğu işler olmadığını, —- parçaları da bu servisten temin ettiğini, davayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava Davacı ile davalı arasında iş sözleşmesinin devamı ve sonrasında rekabet etmeme ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranılmadığı, davalıdan tarafından haksız rekabet teşkil eden eylemde bulunup bulunulmadığı, davacı şirketin maddi ve manevi zararın oluşup oluşmadığı, oluşması halinde zarar miktarının ne kadar olduğu hususlarına ilişkindir.
Davacı vekili davalının ———- tarihinde davacı firmada çalışmaya başladığı, söz konusu malların tanıtılması, ———- işlemleri ve satış sonrası servis hizmetlerinin sorumlusu olarak —- görev yaptığını ve —-kendi isteğiyle müvekkil firmadan ayrıldığı ve davalının, müvekkil şirkette çalışırken —–adında yeni bir şirket kurduğu ve yeni şirket ile müvekkilin hizmet verdiği müşteriler ile iş ilişkisi kurduğu ve gelir elde ettiğinden bahisle iş bu davayı açmıştır. Davada hem iş akdi devam ederken hem iş akdi sonlandıktan sonra bir takım ihlallerde bulunulduğu iddia edildiğinden, davacının davasını yalnızca “rekabet etmeme yasağına aykırılığa” dayandırdığı, eldeki davanın TTK’da düzenlenen haksız rekabete ilişkin bir dava olmadığı, sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasaklarında uyuşmazlığın kaynağınının iş sözleşmesi olduğu dikkate alındığında davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, Mahkememizin görevsizliğine, iş mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsiz olması nedeni ile HMK 114/1-c delaletiyle 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE
2-HMK 20.Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi hususunda mahkememizden talep edilmesi halinde dosyanın görevli ——- gönderilmesine, bu süre içerisinde müracat edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı.)
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı asilin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.