Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İstanbul Anadolu
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/429 Esas
KARAR NO : 2018/337
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2016
Birleşen davada;
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2017
KARAR TARİHİ : 10/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Asıl dava davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile taraflar arasında taşıma sözleşmesi kapsamında Müvekkiline teslim edilen ürünün, Habur Sınır Kapısından geçişi sırasında davalı tarafından verilen CMR belgesinin ibraz edildiğini, yapılan tetkik sonucunda “— firmasına ait bir Makara Kablo’nun fazla çıkması ve bu eşyaya ait bilginin CMR belgesinde bulunmaması nedeniyle müvekkiline 4.918,00 USD para cezası kesildiğini, IBRAKOM firmasının müvekkil şirketi “belgeleri kaybetmekle” suçlayarak aralarındaki cari hesapta bulunan 1.960,00 USD’lik bir bloke uyguladığını, davalı firmanın eksik düzenlediği evrakı, gümrükten çıktıktan sonra Irak’a girişten önce tır şoförüne gönderdiğini, bu durumun davalı firma tarafından eksik düzenlendiğinin ve sonradan tamamlandığını ispatladığını, 1.960,00 USD cari hesap alacağının davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
Birleşen dosya dava davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Uluslararası taşımacılık, taşıma işleri komisyonculuğu faaliyeti ile iştigal eden müvekkilu şirket, müşterisi — firmasına ait elektrik malzemesinin Türkiye’den Irak’a karayolu ile nakliyesini fiili taşıyıcı davalıya verdiği, Siemens’e ait 3 ayrı parsiyel yükü taşıyan — Plakalı araç 29.10.2015 tarihinde — Irak’a giriş yaptığı, söz konusu 3 parsiyel yük için 5 adet CMR düzenlenmiş olmasına rağmen, araç sürücüsü bunlardan sadece 3’ünü beyan ettiği, diğer 2 CMR muhteviyatı eşyayı beyan etmediği, gümrük Memurları tarafından yapılan kontrollerde araçta beyan edilmediği 2 CMR muhteviyatı eşya bulunduğu tespit edildiği için araç gümrükte takıldığı ve 4.918 USD gümrük cezası kesildiği, davalı şirket, kendi sürücüsünün kusuru ile oluşan bu cezayı ödemediği için araç gümrükte bekletildiği, müvekkili şirketin müşterisi —, yükün daha fazla gümrükte beklemesi durumunda alıcısına ceza ödemek zorunda kalabileceğini ve bu cezayı müvekkiline yansıtacağını, aracın ve yükün serbest kalması için gereğinin hemen yapılmasını müvekkiline bildirdiğini, bu durum davalı şirkete iletilerek gümrük cezasını ödemesi talep edilmiş ise de davalı ödeme yapmadığı, müşterisine karşı sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda olan müvekkili şirket fiili taşıyıcı davalının ödemesi gereken bu tutarı Gümrüğe kendisi ödeyerek aracın serbest kalmasını sağladığı ve daha sonra ödediği ceza tutarı 4.918 USD’yi taşıma hukuku rücu kuralları çerçevesinde davalıya fatura ettiği, davalı bu faturaya karşılık haksız şekilde aynı tutarda iade faturası kestiği ve ödemeyi reddettiği, davalının haksız iade faturası kesmesi sebebiyle müvekkili şirket ödenen ceza tutarını tekrar davalıya fatura ettiği, davalı yine aynı şekilde iade faturası kestiği, bu şekilde karşılıklı faturalar kesilmeye devam ettiği için çözüm bulunamadığı ve davalı aleyhine Beykoz İcra Müdürlüğünün — E. Sayılı dosyası ile icra takibi açıldığı, icra takibinin açıldığı tarih olan 07.04.2016 tarihinde davalının cari hesap bakiyesi 2.958 USD olduğu halde, tamamen maddi hata ile 1.960 USD üzerinden eksik takip açıldığı, öncelikle icra takibine yanlışlıkla dahil edilmeyen 998 USD alacağı talep etme haklarının saklı olduğu, davalı kendi şoförünün kusuru ile ödenen meblağın tahsili için açılan icra takibine Adana İcra Dairesinin yetkili olduğu ve Boçlu olmadığı gerekçeleri ile hem yetki hem esas yönünden itiraz ettiği, takip durduğu, borçlunun esasa ilişkin itirazlarının haksız olduğu, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı da haksız olduğundan davalının icra dairesinin yetkisine ve borçlu olmadığına yönelik haksız itirazlarının reddine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; — ait yükün Türkiye Irak taşımasını Davacı … nın üstlendiğini, üç parsiyel yük için beş adet CMR düzenlendiğini, 1 kap 23 kg çelik makara yüküne ait CMR araç sürücüsü tarafından alıcının gümrükçüsüne verilmediği için idarenin 4.918,00.USD ceza uyguladığını cezanın Davalı İbrakom tarafından ödendiğini, Davacının alacağı mahsup edildikten sonra bakiye alacağın bir kısmı için Davacı aleyhine takip başlatıldığını, cezanın uygulanmasına Davacı …’ nın sebebiyet verdiğini beyan ile davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız davasının reddine karar verilmesini ve mahkememiz iş bu dava dosyasının, mahkememizin — esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya içeresinde toplanan delillerin bir bütün olarak irdelenmesi sonucu;
Asıl dava, uluslararası taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hesap alacağı istemine, birleşen dava aynı sözleşmeden kaynaklanan alacağın takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asıl dosya davacısı – birleşen dosya davalısı İkra’ nın, davalıya ait yüklerin uluslararası taşımacılık işini üstlendiğini, bu kapsamda yapılan taşımada Gümrük Müdürlüğünce 29.10.2015 günü — plakalı kamyonda beyan harici yük bulunduğu için 4.918 USD para cezası uygulandığını, davalının bu nedenle 1.960 USD alacağını ödemediğini beyan ile 1.960 USD’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği,
Asıl dosya davalısı – birleşen dosya davacısı İbrakom’ un, dava dışı firmaya ait yükün uluslararası taşımasını davacının üstlendiğini, üç parsiyel yük için beş adet CMR düzenlendiğini, 1 kap 23 kg çelik makara yüküne ait CMR araç sürücüsü tarafından alıcının gümrükçüsüne verilmediği için idarenin 4.918 USD ceza uyguladığını, cezanın kendisi tarafından ödendiğini, davacının alacağı mahsup edildikten sonra bakiye alacağın bir kısmı için davacı aleyhine takip başlatıldığını, cezanın uygulanmasına davacının sebebiyet verdiğini beyan ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Alınan beyanlar ve dosyaya sunulan bilgiler kapsamında, İbrakom’ un komisyoncusu olduğu yükün İkra tarafından uluslararası taşıması esnasında evrak eksikliği nedeniyle gümrük tarafından 4.918 USD idari ceza uygulandığı, bu bedelin İbrakom tarafından ödendiği, İkra’ nın İbrakom nezdinde 1.960 USD bakiye alacağının olduğu hususlarında ihtilaf olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın, uygulanan idari yaptırım eyleminde hangi tarafın kusuru olduğu ve bu kapsamda tarafların bakiye alacakları noktasında olduğu anlaşılmıştır.
13.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Gönderen dava dışı firmanın tanzim ettiği dört adet çeki listelerinde taşımaya konu kap adedi toplam 47 olarak gösterilmişken, beş ayrı hamule senedinde taşımaya konu kap adedi toplam 45 olarak gösterildiği, ilgili Devlet gümrük kontrolünde ise bir kap fazlalık bulduğu, bu halde uyuşmazlık konusu ceza, göndericinin, lüzumlu belgeleri sevk mektubuna iliştirmemesi yahut da taşımacıya vermemesi ve talep ettiği diğer bilgileri sağlamamasından değil, sevk mektubunda belirtilen bu mektuba ekli veya kendilerine verilen belgelerin hatalı kullanılmasından kaynaklandığı,
CMR Konvansiyonun 11. Maddesinin, “1. Malların tesliminden önce tamamlanması gereken gümrük ve diğer formalitelerin yerine getirilmesi için, gönderici, lüzumlu belgeleri sevk mektubuna iliştirecek yahut da taşımacıya verecek ve talep ettiği diğer bilgileri kendisine sağlayacaktır. 2. Taşımacı bu belgelerle verilen bilgilerin doğruluğunu ve yeterliliğini incelemek zorunda değildir. Gönderici bu gibi belgelerin bulunmaması, yetersiz olması veya usule aykırı oluşundan doğacak zarar, ziyan ve hasardan, taşımacıya karşı sorumludur. Ancak, taşımacının hatası veya ihmali görülen durumlar bu hüküm dışındadır. 3. Sevk mektubunda belirtilen bu mektuba ekli veya kendilerine verilen belgelerin kaybından veya hatalı kullanılmasından doğacak sonuçlardan taşımacı, komisyoncu gibi aynı derecede sorumludur. Ancak, taşımacın ödeyeceği tazminat yükün kaybolması halinde ödenecek tazminatı geçemez.” hükmünü içerdiği, işbu hükme göre, davaya konu cezadan nakliyecinin sorumlu olduğu,
CMR Konvansiyonunun 40. Maddesinde, “Taşımacılar 37 ve 38. maddelerde yazılanlar dışında kendi aralarında bağıtlayıcı hükümler üzerine anlaşmakta serbesttirler.” hükmünü içerdiği,
Taraflar arasındaki 01.01.2015 günlü Nakliye Sözleşmesinin 3.2 maddesinde, asıl dosya davacısına, “yükü teslim aldığında, yükün parça sayısı ve bunların marka ve numaralar bakımından beyan ile doğruluğunu kontrol” edimi verdiği, işbu hükmün 37 ve 38. Maddeler kapsamında kalmadığı,
İşbu sözleşme hükmü gereğince, davacı – birleşen dosya davalısın, sözleşme ile üstlendiği “yükü teslim aldığında, yükün parça sayısı ve bunların marka ve numaralar bakımından beyan ile doğruluğunu kontrol” edimini ifa etmiş olsa idi, gönderen dava dışı firmanın çeki listeleri kap adedi toplamı ile hamule senetleri kap adedi toplamı arasındaki iki kap yönünden uyumsuz olduğunu tespit edeceği, bu neden ile doğan zarardan İkranın sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Gönderilen emtia ile hamule senetlerine derç edilen emtia arasında fark olduğu ve idari cezanın da bundan kaynaklandığı, taraflar arasında düzenlenen ve CMR Konvansiyonu hükümlerine aykırılık teşkil etmeyen 3.2 maddesinde, asıl dosya davacısına, “yükü teslim aldığında, yükün parça sayısı ve bunların marka ve numaralar bakımından beyan ile doğruluğunu kontrol” edimini yüklediği, aynı sözleşmenin 3.12 maddesinde, belgeleri olmaksızın faaliyet gösterilmesi neticesinde oluşan zararlardan nakliyecinin tümüyle sorumlu olduğu hüküm altına alındığı, bu hükümler doğrultusunda davacı …’ nın, idari yaptırım kararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Alınan beyanlardan ve dosyaya sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere, İkra’ nın İbrakom nezdinde faturaya dayalı 1.960 USD bakiye alacağının her iki taraf defterlerinde de kayıtlı olduğu, —tarafından düzenlenen 4.918 USD’ lik fatura alacağının İkra tarafından kabul edilmediği, İkra’ nın, idari para cezasından sorumlu olduğunun kabulü ile İbrakom’ a bakiye hesap olarak 2.958 USD borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Teknik anlamda yeterli olduğu değerlendirilmekle benimsenen bilirkişi raporu ve işbu tespitler kapsamında, asıl davanın, davacının iddiasının ispatlanamamış olması sebebiyle reddine karar verilmiş, birleşen davanın, davacının 2.958 USD alacaklı olduğu ancak takibin 1.960 USD yönünden yapıldığı görülmekle açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın REDDİNE,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde alınması gerekli 35,90 TL harcın davacı tarafça yatırılan 119,50 TL harçtan mahsubu ile kalan 83,60 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
-Davalı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri 181,50 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Birleşen davanın KABULÜ ile
Davalının, Beykoz İcra Müd. — Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına,
Alacağın faturaya dayalı likit olması sebebi ile itirazında haksız olduğu anlaşılan davalının hükmedilen meblağ üzerinedn hesaplanacak (takip tarihi itibari ile TCMB USD kurunun 2,85 TL olduğu, 2,85*1960=) %20 oranında icra inkar tazminatının alınıp davacıya verilmesine,
-Karar tarihinde alınması gerekli 381,57 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 125,39 TL harçtan mahsubu ile bakiye 256,18 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.500,0 TL yargılama gideri ve davacı tarafından peşin olarak yatırılan 125,39 TL harç toplamı 1.625,39 TL nin davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde BAM nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2018