Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/184 Esas
KARAR NO: 2022/947
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/06/2020
KARAR TARİHİ: 15/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı şirketin ticari faaliyet içinde olduklarını, davalının icra takibine konu —–cari borcunun bulunduğunu, borcun ödenmediğini, davalı hakkında —– sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının borcu ödemediğini ve icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, borca itirazların hukuka uygun olmadığını, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak olan inceleme ile durumun tespit edileceğini iddia ederek; davanın kabulü ile ——— dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, TK 35’e göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, dava dilekçesinin ——- tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini, davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin dava dilekçesinde bahsi geçen faturalara ilişkin hizmeti almadığını, alacağını faturaya dayandırdığını iddia eden davacının fatura içeriğindeki hizmeti verdiğini ve faturaların usulüne uygun tebliğ edildiğini ispatla yükümlü olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığının ticari defterlerin incelenmesiyle ortaya çıkacağını, icra inkar tazminat talebine itiraz ettiklerini, borcun likit olmadığını, itirazın iptali davasının dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak; davanın reddini, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
——- yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü.
Talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan —— tarihli bilirkişi raporunda özetle;
“Davacı ——— bilgileri yukarıdaki gibi olup,——- uygun olarak yasal süresi içinde noter onayı yapılmış olup,———-mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde —– oluşturulmuştur.
Davacı ile davalı aralarındaki ticari ilişkiyi gösteren DAVACININ RESMİ DEFTERİNDEKİ tüm kayıt ve evrakların dökümü yukarıdaki gibidir.
DAVACININ RESMİ KAYITLARINA GÖRE Davacının davalıdan alacağı ———– alacağı vardır” hususlarının tespit edildiği görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava fatura alacağına dayalı itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 83. Maddesi uyarınca “(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. Maddesi uyarınca “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.”
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde——–alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, yine takip tarihinden önce faiz talep edilmemiş olması nedeniyle bu hususun değerlendirilmesine gerek bulunmadığı, davacının takipte değişen oranlarda ticari faiz talep etmiş olmasının da tarafların tacir olması ve dava konusu alacağın ticari işe ilişkin olması nedeniyle hukuka uygun olduğu, davalının hizmet verilmediği yönündeki savunmasının da davacı tarafın kendisi lehine kesin delil teşkil eden ticari defter kayıtları ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliği dikkate alındığında mahkememizce haklı görülmediği ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tüm bu sebeplerle davanın tümden kabul edilmesi gerektiği, yine dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun —–sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Takip konusu alacağın —– yüzde 20’sine karşılık gelen 1.750,63 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (8.753,15 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 597,92 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 105,72 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 492,20 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 167,92 TL dava açma masrafı ve 2.423,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 2.590,92 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK’nun 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (8.753,15 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.753,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı,davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ———– Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.15/12/2022