Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/185 E. 2022/943 K. 15.12.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/185 Esas
KARAR NO: 2022/943
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 04/06/2020
KARAR TARİHİ: 15/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili —- işi ile iştigal ettiğini, sigortalısı —–başlangıç, —– yasal sorumluluk —– sigortalısının —– sıfatı ile gerçekleştireceği taşıma işlerinde emtianın maruz kalabileceği hasar, zarar ve ziyana karşı teminat altına aldığını, —-mukim dava dışı —– tarafından —- mukim dava dışı—– numaralı ——-toplam ——satıldığını, satılan emtianın —- tarafından üstlenilmiş olup, taşıma —- ——- davalı —– plakalı araç ile gerçekleştirildiğini,—– aynı zamanda ——— sahibi olduğunu, —-tarihinde bir kısım emtia —— hırsızlığa uğradığını, meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin polise ihbarda bulunulduğunu, tutanak tutulduğunu ve —- düşüldüğünü, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde hasar bedelli toplam —– olarak tespit edildiğini, —– tarihinde müvekkil tarafından —— hasara istinaden —-ödendiğini, böylelikle müvekkili —— haklarına ilişkin halef olduğunu ve hem akdi hem de kanuni halef sıfatı kazandığını, meydana gelen hasar, emtia davalıların hakimiyeti ve sorumluluğu altında gerçekleşen taşıma neticesinde meydana geldiğinden, davalılar ağır kusurları ile neden oldukları hasarın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyan ederek, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla —– alacağın ödeme tarihi —– tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalılara istinabe yoluyla tebliğ edildiği, ancak davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE :
——- yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
Mahkememiz tarafından aldırılan bilirkişi heyeti raporunda özetle;
“1- Davalıların meydana gelen zarardan dolayı CMR m.17 gereğince kusurlu ve sorumlu oldukları,
2- Davacı—-tarafından sigortalısına ——-ödeme yapıldığı,
3- Ekspertiz raporu ile tespit edilen hasar miktarının rayiç değerlere uygun olduğu,
4- Davalıların davacı sigorta şirketine karşı sorumlu olacakları” hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan malların kısmen zayi olması nedeniyle sigortalısına sigorta tazminatı ödeyen davacının TTK’nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet nedeniyle açtığı alacak davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472/1 maddesi uyarınca “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.”
Eşyaların ——— uyarınca —Bu Sözleşme, Sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ——- olan iki ayrı ——- olması halinde, tarafların ikametgahı ve——- bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır.—Bu Sözleşmenin uygulanması bakımından —– sözcüğü —– maddesinde tanımlandığı gibi ——– anlamına gelir.”
CMR’nin 4. maddesi uyarınca “Taşıma mukavelesi bir sevk mektubunun düzenlenmesi ile gerçekleştirilir. Bu mektubun yokluğu usule aykırı oluşu veya kaybolması, bu Sözleşme hükümlerine tabi olacak olan taşıma mukavelesinin varlığı ve geçerliliğini etkilemez.
CMR’nin 8/1. maddesi uyarınca “Yükü teslim aldığı sırada taşımacı şunları kontrol edecektir: a) Parça sayısı ve bunların üzerindeki marka ve numaralar bakımından sevk mektubundaki beyanların doğruluğu, b) Yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumu”
CMR’nin 9. maddesi uyarınca “(1)Sevk mektubu, taşıma mukavelesinin akdine, mukavelenin koşullarına ve yüklerin taşımacı tarafından kabulüne, karine teşkil eder. (2) Sevk mektubunda, taşımacı tarafından beyan edilmiş çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğu varsayılır.”
CMR’nin 17/1 ve 3. maddesi uyarınca “(1)Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. (…) (3) Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur.”
CMR’nin 23. maddesi uyarınca “(1)Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır.——— göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer —– ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. —– Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına ——- aşmayacaktır. (4) Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez. —- Bu sözleşmede belirtilen hesap birimi, ——- sayılı fıkrada belirtilen meblağı olayla ilgilenen mahkemenin bulunduğu Devletin ulusal parasına, karar tarihinde veya taraflar arasında mutabık kalınan tarihte cari kur degeri üzerinden tahvil edilecektir.—-uygulanacak, ——– degeri,—- ve işlemleri için anılan tarihte geçerli, değerlendirme yöntemine uygun olarak hesaplanacaktır. —— parasının değeri, o ——- tarafından tayin edilecek şekle göre hesaplanacaktır.
CMR’nin 25. maddesi uyarınca “(1) Hasar durumunda taşımacı, yükün madde 23 paragraf, 1, 2 ve 4 gereğince belirlenen degerine göre hesaplanmış kıymetten düşme karşılığı olan bedeli öder. (2) Ancak tazminat şu miktarları aşamaz: a) Eğer gönderilen malın tamamı hasara uğramış ise, tamamı kaybolduğundan ödenmesi gereken miktar, b) Eğer gönderilen yükün bir kısmı hasara uğramış ise, eksilen kısmı için ödenmesi gereken miktar.”
CMR’nin 27. maddesi uyarınca “Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlar. Böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılır.”
CMR’nin 30. maddesi uyarınca —— Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde —— durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır.—– Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul olunabilir. Ancak bunun için alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi gereklidir.”
CMR’nin 32. maddesi uyarınca “Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir.”
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın yukarıda belirtildiği gibi taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan malların kısmen zayi olması nedeniyle sigortalısına sigorta tazminatı ödeyen davacının TTK’nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet nedeniyle açtığı alacak davası olduğu, davacının sigortalısına —– sigorta tazminatı ödediği husunun sabit olduğu, bu sebeple davacının alacaklı (zarar gören) dava dışı—— yerine geçtiği ve alacaklı sıfatını kazandığı ve alacağın ödeme ile sona ermediği, davacının dava dışı alacaklıya halef olduğu, bu sebeple uyuşmazlığın esasının dava dışı —– ilişkideki hukuki durumuna göre yani ——- hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, zira yukarıda da belirtildiği gibi taşınanların teslim alındığı yerin—, teslim edileceği yerin —- olduğu,——- taraf olması nedeniyle CMR md. 1 uyarınca uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanacağı, davalı ile dava dışı ——-arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu konusunda bir tereddüt ve çekişme olmadığı, zira davada dayanılan sevk mektubunun taşıma sözleşmesine de karine teşkil ettiği, CMR’nun 8. maddesi uyarınca taşıyıcının yükü teslim aldığı sırada taşınanların parça sayısı ve bunların üzerindeki marka ve numaralar bakımından sevk mektubundaki beyanların doğruluğu hususunu kontrol etmekle yükümlü olduğu, aksi takdirde taşınanları CMR md 9 uyarınca sevk mektubundaki gibi teslim aldığının kabulünün gerektiği, somut olayda taşıyıcının taşınanların eksik olduğu yönünde sevk mektubunda herhangi bir çekincesinin bulunmadığı, bu sebeple taşınanları sevk mektubundaki gibi aldığının kabulünün gerektiği, CMR md 17 uyarınca taşımacının yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu ve yine taşımacının çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı da sorumlu olduğu, yine alıcının da CMR 30. madddesi uyarınca taşınanların taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına karine teşkil ettiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, belirtildiği gibi taşıyıcının taşınanların eksik olduğu yönünde sevk mektubunda herhangi bir çekincesinin bulunmadığı, bu sebeple taşınanları sevk mektubundaki gibi aldığının kabulünün gerektiği, dosya kapsamında bulunan sevk mektubunda alıcının bir kısım taşınanların eksik olduğuna ilişkin çekincesinin bulunduğu, hasarın basitçe görünür olması nedeniyle somut olayın özelliği gereği bu çekincelerin teslim sırasında taşımacı ile birlikte kontrol yapılıp tespit edilip yazıldığının ve bu sebeple hasarın taşıyıcıya teslim anında bildirilmiş olduğunun kabulünün gerektiği, yine malların taşıma sırasında çalındığının da sabit olduğu, tüm bu sebeplerle kısmi hasarın—–taşıma sırasında gerçekleştiğinin ve taşımacının bundan sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, yine bu hususta araç sürücüsü olan davalının da araç kapaklarının açılmasını engelleyecek şekilde önlem almaması ve bu konuda özen göstermemesi sebepleriyle kusurundan dolayı sorumlu olduğu, bu kapsamda —- tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen sorumluluk üst limiti —sorumluluk limiti ve —– gerçek zarar miktarının somut olayın gerçeklerine ve yukarıda atıf yapılan CMR hükümlerine uygun olduğu (tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki —-, yoksa geçerli piyasa fiyatlarına- göre hesaplanacağından taşınanların fatura değerlerinin gerçek zararın hesabında dikkate alınması, yine limitin hasar gören eşyanın brüt ağırlığı üzerinden davada talep edilen para birimi üzerinden ve o para biriminin karar tarihine en yakın—— üzerinden hesaplanması mahkememizce hukuka uygun bulunmuştur), temerrüt tarihinin ödeme tarihi olan —— tarihi olduğu kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, —— tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri —– üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.067,69 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 266,93 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 800,76 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 329,13 TL dava açma masrafı ve 2.035,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 2.364,63 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Artan gider avansının HMK’nun 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
5-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (15.630,12 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile———– Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/12/2022