Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/563 E. 2023/540 K. 06.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/563 Esas
KARAR NO: 2023/540
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 31/08/2021
KARAR TARİHİ: 06/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/11/2018 tarihinde sürücü ——, sevk ve idaresindeki ——– plaka sayılı araç ile —–caddcsi üzerinde ———– istikametinden gelip ——– Mahallesi istikametine seyir halindeyken ——— önüne geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın sağ ön kısımları ile ilk olarak yaya kaldırımına sonrasında önünde bulunan ağaca çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kaza esnasında müvekkilinin ——– plaka sayılı araç içerisinde yolcu konumunda olduğunu, bu nedenle dava konusu kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davaya karışan — plaka sayılı aracın ———–ile teminatı altında olup, poliçe teminatı ile sorumlu olmak üzere müvekkilin davaya konu trafik kayası neticesinde maruz kaldığı manevi zararlardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle tanzim edilen kaza tespit tutanağında; ” kazanın oluşumunda. —- plakalı araç sürücüsü——— 2918 sayılı KTK nın 52/1 -b maddesinde yer alan kuralları ihlal ettiği” kanaatine varıldığını, dolayısıyla işbu kaza tespit tutanağı ile davacı müvekkilin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlu eylem ve davranışı bulunmadığı iddialarının sübuta erdiğini, dava konusu trafik kazası sonrasında müvekkil —-acil servisinde akabinde ——- tarihleri arasında yatarak tedavi görmüştür. Daha sonra 03/12/2018 tarihinde ———- Acil servisine başvurarak ileri tetkik ve tedavi amacıyla hastaneye yatırıldığını, söz konusu kaza sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilde lamber vertebra kırığı ve başkaca yerlerinde yara ve berelenmeler, hassasiyet meydana geldiğini, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkil geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, bu sebeple müvekkilinin yoğun acı, elem ve keder duyması sebebiyle manevi zarara maruz kaldığının açık ve net olduğunu belirterek, 29/11/2018 tarihinde meydana gelen yaramalı trafik kazası ncticesindc müvekkil ——- ağır şekilde yaralanmasına, geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kalmasına bağlı olarak çekmiş olduğu ao, elem ve keder sebebiyle maruz kaldığı manevi zararlar sebebiyle ——— teminat limiti dahilinde yer alan mânevi tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen 29/11/2018 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen, —— plakalı aracın müvekkili şirkete —- tarihleri arasında geçerli olmak üzere ——– ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminattan söz konusu poliçede ——limitinin azami %25 kadar sorumluluğunun söz konusu olduğunu, müvekkili sigortacı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu manevi zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitler ve davacının maluliyet oranı esas alınarak hesaplanacak ve ya takdir edilecek olan teminat miktarı ile sorumlu olduklarını, davacının trafik kazası sebebi ile (illiyet bağı) meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve eğer var ise maluliyetin oranının belirlenmesinin gerektiğini, davacı tarafından sunulan —– tarih ve —–Raporu ile yapılan değerlendirmede, kişinin kaza nedeniyle —— fraktürü geliştiği, son durum görüntülemesinde —- %30 kompresyon olduğu,——- çok hafif düzeyde kompresyon tespit edilmiştir. Kişi hakkında düzenlenmiş kurul raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmayan bir şekilde hesaplama yapıldığı, yaralanma modeli kullanılarak birden çok kategorinin Balthazard hesaplaması ile kombine edilmesinin yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, kişide tespit edilen kompresyon fraktürünün —– uygun olduğundan sakatlık oranının daha düşük olarak belirlenmesinin uygun olduğunun belirlendiğini, ——- —- tespit edildiği bildirilen oraanlar olması gerekenden yüksek olduğu tespit edildiğinden davacı tarafından yetkili bir hastaneden alacağı kalıcı özürlülük bildirir nitelikte bir özürlü sağlık kurulu raporunun sunulmasının gerektiğini, taraflarınca alınan medikal firma raporunda davacının maluliyetinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir. dosyada mevcut olan rapor ile tarafımızca alınan rapor arasında çelişki bulunduğunu, maluliyet oranının teyidi için aldığımız medeksper görüşüne göre maluliyet oranı gerçeği yansıtmayıp mevcut maluliyet oranının daha düşük olması gerektiği ve raporda sekel ve bulgu verilmeden oran belirlenmesi nedeniyle hesap hatası yapıldığına ilişkin medikal firmanın görüş verdiğini, dosyaya sunulan ifade tutanaklarından ve KTT evraklarında açıkça anlaşıldığı üzere başvuran kazaya karışan araçta yolcu iken kaza meydana geldiğini, KTT’de kazazedenin emniyet kemeri ve kask takmadığı ve gereken güvenlik önlemleri(dizlik sırtlık. dirseklik ) almadığı belli olduğunu, oysa KTK’da özellikle yolcuların uyması gereken bir takım güvenlik tedbirlerine uyma zorunluluğunun olduğunu, başvuranın söz konusu kurallara uymayarak dikkatsiz ve güvensiz şekilde seyahat edip müterafik kusurunun varlığında açık olduğunu, bu nedenle toplam tazminat üzerinden en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılırlar. Sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluğun da olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun olduğu hallerde ve sorumluluk miktarı ile sınırlı olduğundan sürücülerin kusur durumu şüpheye mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde kusur araştırılması yapılmasının gerektiğini, davacının sigorta şirketine başvuru yapmadan tazminat talebinde bulunması ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz istemi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi yoluna gidilmesi gerektiğini belirterek, dava şartı yokluğundan ve davanın yetkisiz mahkemede açılmış olmasından dolayı davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava tek taraflı trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davada taraf teşkili sağlanmıştır.
29/11/2018 tarihinde sürücü ——, sevk ve idaresindeki — plaka sayılı araç ile —- caddcsi üzerinde —- istikametinden gelip —–istikametine seyir halindeyken ——– önüne geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın sağ ön kısımları ile ilk olarak yaya kaldırımına sonrasında önünde bulunan ağaca çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Dava konusu kaza esnasında davacı ——- plakalı araç içerisinde yolcu konumundadır.
Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre alınan ——— maluliyet raporunda; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, omurgaya ait sorunlarda özürlülük Tablo 1.1 kategoriye göre %13, Tablo 1.3 kategori II’ye göre %8 olup Balthazard formülüne göre;1a-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %20(yüzdeyirmi) olduğu;
2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
3)Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği mütalaa edilmiştir.
——– plakalı araç davalı sigorta şirketince ———poliçesi ile teminat altına alınmış olup teminat kaza tarihini kapsamaktadır.
Poliçede manevi tazminat klozu bulunmaktadır.
Manevi tazminat değerlendirme: 6098 sayılı TBK m. 56. Maddesine göre hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Bu para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ———– gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yukarıda anlatılan ölçütler göz önüne alınarak davacının maluliyet oranı duyduğu acı ve elem, olayın meydana geliş şekli, davacının kusursuz oluşu, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun olarak, davacı için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde taktir edilen ve davalı sigorta şirketince teminat altına alınan manevi tazminatta davanın kabulüne, sigorta temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜNE,
1-25.000,00 TL’nin 31.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.707,75‬ TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 85,39 TL harcın mahsubu ile arta kalan 1.622,36‬ TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 85,39 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 412,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/06/2023