Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/227 Esas
KARAR NO: 2023/391
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:08/04/2016
KARAR TARİHİ:04/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline —– —- sigortalanan hastane binasının girişinde bulunan mermer sütuna, davalı şirketin işleteni olduğu —–plaka sayılı araç ile diğer davalı sürücünün çarpması nedeniyle maddi zarar meydana geldiğini, bu hususun 14/01/2015 tarihli ekspertiz raporu ve sigortalı çalışanları tarafından tutulan 30/12/2014 tarihli tutanakla tespit edildiğini, zarar nedeniyle 9.292,00 TL’lik tazminatın sigortalıya temlikname mahiyetindeki ibraname ve makbuz karşılığı 26/02/2015 tarihinde ödendiğini, sigortalıya yapılan hasar tazminatı ödemesi dolayısıyla hasara ilişkin dava ve talep hakları müvekkil şirkete devir olduğunu, ödenen hasar bedelinin davalılardan tahsili için———-sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı —– vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın olduğu tarihte araç ——- nezdinde sigortalı olduğundan davanın ihbarını talep ettiklerini, araç müvekkiline ait ise de araç ile kazayı yapan ve zarara sebebiyet veren diğer davalı —–olduğundan illiyet bağının kesildiğini, ödenen bedelin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı —-vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın kış ayında ——- kar yağışı ve buzlanmanın etkili olduğu bir günde meydana geldiğini, dava dışı hastanenin giriş kısmının mermer döşemeden yapılmış olmasının buzlanmaya ve araçların kaymasına zemin hazırladığını, müvekkiline ait araçta kış lastikleri takılı olmasına rağmen zeminin kaygan olması sebebiyle sürücünün aracını durduramadığını, dava konusu olayın meydana geldiği yerde herhangi bir uyarı veya ikaz levhası bulunmadığını, müvekkilinin elinden gelen bütün gayreti göstermesine rağmen aracın kontrolünü sağlayamadığını, kazanın meydan gelmesinden sonra tutulan tutanakta ismi geçen kişiler dava dışı hastane personeli olduğundan ve müvekkilinin imzası olmadığından tutanağı kabul etmediklerini ve yeniden bir kusur incelenmesi yapılması gerektiğini, araç ——– nezdinde sigortalı olduğundan davanın ihbarını talep ettiklerini beyan ederek davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine talep etmişlerdir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalılardan 6102 sayılı TTK’nun 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce, yapılan yargılamada, ——- Bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen rapora göre dava dışı hastanenin asli kusurlu olduğu, davalı sürücünün meydana kazada alabileceği herhangi bir tedbirin bulunmadığının belirlendiği, olayın oluşumuna ve dosya kapsamına uygun bulunan rapor doğrultusunda davanın reddine ” karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine —— ilamında:” Mahkemece davacı vekilinin itirazları değerlendirilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı sürücünün hızının hava koşullarına uygun olup olmadığı, davalı sürücünün kusurunun bulunup bulunmadığının uzman bir bilirkişi tarafından gerekçeleri de belirtilerek tespiti gerektiğinden davacı vekilinin itirazlarını karşılacak ve tarafların olay nedeniyle kusur oranlarını tam olarak tespit edecek şekilde ——- Trafik Kürsüsünde görevli bir bilirkişiden kusur raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstinaf ilamı sonrası yapılan yargılamada; dosya —- seçilecek trafik kazalarında kusur konusunda uzman 3 bilirkişiden oluşacak heyete tevdi edilerek istinaf kaldırma kararı gerekçeleri doğrultusunda rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi heyeti 01.11.2022 tarihli raporunda özetle; ”Dosyada bulunan CD incelendiğinde, —– saatleri arasındaki yaklaşık 24 dakikalık kayıtta, 30’un üzerinde aracın hastaneye aynı yol üzerinden, kayma meydana gelmeden geliş gidiş yaptıkları, aynı esnada hastane görevlisinin, hem yayaların geçtiği asfalt bölgeyi, hem de araç trafiği elverdikçe hastane giriş önündeki araçların geçtiği yoldaki karı temizlediğinin görüldüğü, dava konusu —- plakalı aracın ise, diğer araçların bir miktar daha üzerinde hızla gelmekte olduğu, daha sonra direksiyon ve fren hakimiyetini kaybedip, hastane girişindeki sütuna çarparak durduğu, buna göre ——plakalı araç sürücüsünün kar yağışlı havada, yolun ıslak ve kısmen buzlanmaya sahip olabileceğini ön görüp, hastane önünde geçiş yapan yaya ve araçların da sıklıkla mevcut olduğunu göz önüne alıp, hızını mümkün olduğunca düşük bir seviyeye getirerek hastane girişine yaklaşması gerekirken, hızını aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan seyir ederek, direksiyon ve fren hakimiyetini kaybedip, hastanenin girişindeki sütuna çarparak sebep olduğu kazada, % 100 asli kusurlu bulunduğu, hastane personelinin ise sürekli yolda temizlik yaptığı ve yoğun kar yağışı olduğu göz önüne alındığında, ayrıca hastanenin ‘yoğun kar yağışı olduğu’ ile ilgili bir uyarı levhası asmasının gerekli olmadığı, bu doğrultuda, dava konusu kazanın meydana geldiği hastanenin, meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığı, hastanenin sigortacısı davacı şirketin, davalılardan 30/12/2014 tarihi itibari ile hasar bedeli olarak belirlenen 9.292,00 TL’yi talep etme hakkı olduğu” yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
İstinaf kaldırma kararı öncesi alınan kusur raporu ile kaldırma kararı sonrası —- alınan kusur raporu arasında mübayenet oluştuğundan dosyanın ——- resen seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesinin ve tarafların kusur durumlarının çelişkiye mahal vermeksizin belirlenmesinin istenmiş, bilirkişi heyeti 22/02/2023 tarihli raporlarında özetle; ‘01.11.2022 tarihli —–eyeti raporunda yapılan değerlendirme, belirtilen görüş ve kanaat olayın oluşuna uygun düştüğünden heyet olarak bu rapordaki kusur oranlarına katıldıkları yönünde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizce, dava konusu kazada kusurun belirlenmesi için uzman teknik heyetlerden alınan bilirkişi raporlarında dosya kapsamındaki —- içerisindeki görüntüler incelenmek suretiyle istinaf kaldırma kararı doğrultusunda davalı sürücünün hızının hava koşullarına uygun olup olmadığı irdelenmiş ve —- plakalı araç sürücüsünün kar yağışlı havada, yolun ıslak ve kısmen buzlanmaya sahip olabileceğini ön görüp hızını aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan seyir ederek, direksiyon ve fren hakimiyetini kaybedip, hastanenin girişindeki sütuna çarparak sebep olduğu kazada, % 100 asli kusurunun bulunduğu, dava dışı sigortalı hastanenin personelinin sürekli kazanın meydana geldiği alanda biriken karı temizlemeye çalıştığı, hastanenin başkaca alması gerekli tedbir olmadığından meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı belirlenmiş, birbirini teyit eden raporlar mahkememizce de olayın oluş şekline uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş, davalı sürücünün tespit edilen %100 oranında kusuru doğrultusunda davalı araç işleteni ile birlikte müteselsil sorumlulukları kapsamında icra takibine yaptıkları itirazlarının iptali ile takibin aynen devamına, alacak belirli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davalıların ——-sayılı dosyasına yaptığı itirazların iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit ve belirli olduğundan 9.292,00-TL asıl alacağın %20’sine tekabül eden 1.858,40 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 634,74-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 163,54-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 471,20-TL’nin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 9.183,20-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı vekili lehine AAÜT göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.04/05/2023