Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/25 E. 2023/624 K. 04.07.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/25
KARAR NO : 2023/624

DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ : 21/04/2020
KARAR TARİHİ : 04/07/2023

—–Asliye Hukuk Mahkemesinin —- esas —–sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinden önceki malik —- tarafından taşınmazın ——kredileri için ve tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı müflis banka lehine 29.05.2006 tarih ve —— yevmiye no.lu kayıtla 300.000,00 TL bedelle ipotek verildiğini, ipoteğe dayalı olarak müflis bankanın herhangi bir alacağı veya riski kalmadığı gibi banka karşı herhangi bir sorumluluğunda kalmamış olduğu, bahse mektubun 28.03.2008 tarihine kadar geçerli olmak üzere verildiği, anılan mektup bu safhaya kadar nakde çevrilmediğini, bahse konu ipoteğin konusuz kalmış olması nedeniyle, mevcut ipoteğin fek edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Davacıdan önceki malik —-tarafından taşınmazın ——-kredileri için ve tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere müflis banka lehine 29.05.2006 tarih ve —– yevmiye no.lu kayıtla 2.derecede 300.000,00 TL bedelle ipotek verildiğini, dava dışı şirketlerin riskinin 5.178,16 TL Nakdi ve 25 490,00 TL gayrinakdi olmak üzere toplam 30.668,16 TL olarak devam ettiğini, söz konusu 22.800,00 TL’lık mektubun hükümsüz kaldığı iddiasına itibar edilemeyeceği, mektubun süresi içinde müvekkil bankaya yazılı bir tazmin talebinde bulunulmadığını ve bankanın ibra edilmediğini, riskin halen kayıtlarda devam ettiğini, riskin devam ettiği süre içinde fekkinin söz konusu edilemeyeceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :
—- asliye ticaret mahkemesine müzekkere yazıldığı görüldü.
Mahkememiz tarafından aldırılan 19/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
“Teminat mektubunun riskin vade içinde doğduğunu ispat koşulu ile 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, 10 yıllık zaman aşımının 28.03.2018 tarihinde dolduğu ve teminat mektubunun hükümsüz kaldığı düşünülmekle beraber; üzerinde ihtiyati tedbir kararı bulunduğu ve bu kararın zamanaşımını kesebileceği,
Sayın Mahkemeniz ihtiyati tedbir kararının zamanaşımını kestiğine karar verdiği takdirde teminat mektubunun zaman aşımının dolmamış olacağı; ipoteğin üst sınır ipoteği olması ve teminat mektubunun da resmi senetteki şartlar kapsamında yazılı olması sebebi ile davalı bankanın gayri nakdi teminat riskinin 22.800,00 TL olarak devam edeceği ve davaya konu edilen ipotek ile ilgili olarak davacının davalıya karşı borçlu olacağı,Davalı bankanın kanuni takip hesaplarında kayıtlı banka alacağının sigorta poliçelerinden kaynaklanan toplam 1.394,04 TL tutarında olduğu,
Bu alacağa sebep sigorta poliçelerinin ve/veya ödeme dekontlarının dosya kapsamında bulunmaması sebebi ile bu tutarı oluşturan sigorta poliçelerine konu gayrimenkul ile ilgili bilgiler ve/veya sigorta poliçesinin dava dışı kredi müşterisi şirketler için düzenlenip düzenlemediği konularında herhangi bir tespitte bulunulamadığı ancak,ipotek resmi senedinde “borç miktarında ihtilaf halinde bankanın kayıt ve defterlerinin yegâne delil olacağını şimdiden kabul ve taahhüt ettikleri” hükmünün yer aldığı,
Sayın Mahkemeniz banka hesap ekstrelerinin delil olacağına karar verdiği takdirde ipoteğin üst sınır ipoteği olması ve sigorta poliçe bedellerinin de resmi senetteki şartlar kapsamında yazılı olması sebebi ile davalı bankanın teminat riskinin 1.394,04 TL nakit alacak şeklinde devam edeceği ve davaya konu edilen ipotek ile ilgili olarak davacının davalıya karşı borçlu olacağı,
Davalı banka tarafından beyan edilen diğer alacaklara (“Çek Ödeme Yükümlülüğü 2.690,00 TL, Teminat Mektubu Komisyon Bedeli 3.583,00 TL, Sigorta Alacakları 806,86 TL, Taahhüt Etmiş Diğer Masraflar 787,50 TL”) ilişkin olarak ilgili bölümlerde açıklandığı üzere dosya kapsamındaki belgelerden net bir tespit yapılamamış olduğu” hususları tespit edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, ipoteğin kaldırılması davasıdır.
Dava konusu —-İlçesi,—– Mahallesi, 2335 Ada, 12 Parsel, 4. Kat, 8 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın dava tarihinden sonra 16/03/2022 tarih — yevmiye numaralı işlemle dava dışı —-(TCKN: …) isimli şahsa devredilmiş olması nedeniyle, anılan şahsın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder” hükmünü öngören 125/2 maddesi uyarınca dava konusu anılan taşınmaz yönünden davacı yerine geçtiği kanaatine varılmış, —- davacı olarak UYAP’a eklenmiş ve kendisi bu sıfatla davaya dahil edilmiştir.
Dava konusu —– İlçesi, —– Mahallesi, 2335 Ada, 12 Parsel, 4. Kat,— ve —– numaralı bağımsız bölümlerde kayıtlı taşınmazlar üzerinde davalı lehine tesis edilen 29/05/2006 tarihli —– yevmiye numaralı ipotekler incelendiğinde ipoteklerin limit ipoteği olduğu belli bir borç verilmemiş olduğu görülmüştür.
Davalının savunmasına göre, davalının ipotek asıl borçlusundan olan alacağı şu şekildedir:
a)Teminat Mektubu Riski: 22.800,00-TL
b)Teminat Mektubu Komisyon Bedeli: 5.020,20-TL
c)Sigorta Alacakları: 1.394,04-TL,
d)Taahhüt Edilmiş Diğer Masraflar: 457,72-TL
olmak üzere toplam 29.671,96-TL (nakdi ve gayrinakdi).
a)Teminat Mektubu Riski: 22.800,00-TL yönünden yapılan değerlendirme
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 128. Maddesi uyarınca “(1)Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Belirli bir süre için yapılan üstlenmede, sürenin bitimine kadar üstlenene edimini ifa etmesi için yazılı olarak başvurulmaması hâlinde, üstlenenin sorumluluğunun sona ereceği kararlaştırılabilir.”Her ne kadar 19/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda teminat mektubu yönünden “Teminat mektubunun riskin vade içinde doğduğunu ispat koşulu ile 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, 10 yıllık zaman aşımının 28.03.2018 tarihinde dolduğu ve teminat mektubunun hükümsüz kaldığı düşünülmekle beraber; üzerinde ihtiyati tedbir kararı bulunduğu ve bu kararın zamanaşımını kesebileceği, Sayın Mahkemeniz ihtiyati tedbir kararının zamanaşımını kestiğine karar verdiği takdirde teminat mektubunun zaman aşımının dolmamış olacağı; ipoteğin üst sınır ipoteği olması ve teminat mektubunun da resmi senetteki şartlar kapsamında yazılı olması sebebi ile davalı bankanın gayri nakdi teminat riskinin 22.800,00 TL olarak devam edeceği ve davaya konu edilen ipotek ile ilgili olarak davacının davalıya karşı borçlu olacağı,” yönünde bir tespit ve değerlendirme yapılmış ise de, bu hususta tartışılması gerekenin zamanaşımı konusu olmadığı, meselenin teminat mektubu ile garanti altına alınan riskin teminat mektubunda öngörülen vade içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun olduğu, bir diğer durum olarak teminat mektubunda yer alan vadenin sona ermesinin de teminat mektubu ilişkisini sona erdireceği, vadenin sona ermesi durumunun sadece vadeli teminat mektuplarına has bir durum olarak görüldüğü, riskin vade içerisinde gerçekleşmiş olmasına rağmen muhatabın bankaya başvurmaması durumunda teminat mektubu ilişkisinin sona ereceği şartı teminat mektubuna konulmuşsa, bu durumda da teminat
mektubu ilişkisinin sona ereceği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu teminat mektubunun 28/03/2008 gününe kadar vadeli olduğu, ancak riskin vade içerisinde gerçekleşmiş olmasına rağmen muhatabın bankaya başvurmaması durumunda teminat mektubu ilişkisinin sona ereceği şartının teminat mektubunda bulunmadığı, bu sebeple başvuru yapılmamış olsa bile riskin vade içinde gerçekleşmiş olması durumunda (teminat lehine düzenlenen kişi tarafından) başvuru yapılabileceği, somut olayda teminat mektubunun lehtarının dava dışı —– olduğu, fiili temin edilen kişinin de dava dışı ——olduğu, taraflar arasında teminat mektubu ile garanti altına alınan ihaleden kaynaklı olarak —– Asliye Ticaret Mahkemesi’nin —– Esas sayılı uyuşmazlığı çıkmış olmakla, her ne kadar anılan davanın davacısı ihalenin haksız nedenle feshi sebebiyle teminat mektubu lehtarı aleyhine dava açan fiili üstlenilen şahıs—— olsa da, teminat mektubunda öngörülen rizikonun vadesi içerisinde gerçekleşmiş olduğunun kabulünün gerektiği, teminat mektubu üzerine davacı (eldeki davada dava dışı —– talebi üzerine teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesi hususunda —–Asliye Ticaret Mahkemesi’nin —–Esas sayılı dosyası üzerinden tedbir konulduğu, tedbirin halihazırda devam ettiği, bu sebeple teminat mektubu lehtarının teminat mektubunu tahsil imkanının elinden alındığı, —–Asliye Ticaret Mahkemesi’nin—– Esas sayılı davası sonunda ihtiyati tedbirin kalkması durumunda bu mektubun taraflar arasında doğabilecek alacak/borç ilişkisi nedeniyle paraya çevrilebileceği, bu sebeple teminatın bu aşamada sona erdiğinin kabul edilemeyeceği kanaatine varılmış, teminat mektubu ile garanti altına alınan bu muhtemel alacağın fekki istenen ve asıl borçlu —– aleyhine kurulan limit ipoteği ile temin altına alınmış olduğu kanaatine varılmıştır.
b)Teminat Mektubu Komisyon Bedeli: 5.020,20-TL, Sigorta Alacakları: 1.394,04-TL ve Taahhüt Edilmiş Diğer Masraflar: 457,72-TL yönünden yapılan değerlendirme
Mahkememizce davalı vekiline, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde beyan ettiği ve ileri sürdüğü, 5.020,20-TL Teminat Mektubu Komisyon Bedeli, 1.394,04-TL Sigorta Alacakları ve 457,72-TL Taahhüt Etmiş Diğer Masraflar olmak üzere toplam 6.871,96 TL nakdi alacağa ilişkin tüm delillerini eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz etmesi için süre verilmiş, davalı vekili tarafından 08/12/2022 tarihli dilekçe ekinde anılan alacaklara ilişkin delillerin sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, dosyaya ibraz edilen tüm deliller ve 19/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitler dikkate alınarak davalının dava dışı —- ipotek ile teminat altına alınan ve başlıkta yer alan tür ve miktarda alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır.Mahkememizce davacı vekiline, davalı banka vekili tarafından iddia edilen ve dosyada bilirkişi raporları ile tespit edilen 5.020,20-TL Teminat Mektubu Komisyon Bedeli, 1.394,04-TL Sigorta Alacakları ve 457,72-TL Taahhüt Etmiş Diğer Masraflar ve 22.800,00 TL teminat mektubu sorumluluk bedeli olmak üzere toplam 29.671,96 TL miktarı, —— Şubesi’nde açtırılacak 3 aylık vadeli hesapta depo etmesi ve makbuzu mahkememize sunması için süre verilmiş, verilen süre içerisinde anılan miktarın depo edildiği ve makbuzun mahkememize sunulduğu görülmüştür.
Anılan tüm bu sebeplerle, davacıların davasının kabulü ile, —— Mahallesi, 2335 Ada, 12 Parsel, 4. Kat, —ve—- numaralı bağımsız bölümlerde kayıtlı taşınmazlar üzerinde davalı lehine tesis edilen 29/05/2006 tarihli—– yevmiye numaralı ipoteklerin kaldırılmasına, davacı … tarafından depo edilen 29.671,96 TL’nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davacıların davasının KABULÜ ile, —–İlçesi, —–Mahallesi, 2335 Ada, 12 Parsel—- numaralı bağımsız bölümlerde kayıtlı taşınmazlar üzerinde davalı lehine tesis edilen 29/05/2006 tarihli—-yevmiye numaralı ipoteklerin kaldırılmasına,
2-Davacı … tarafından depo edilen 29.671,96 TL’nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (ipotek değeri 300.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 20.493,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 170,78 TL peşin harç ve 4.952,47 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 15.369,75 TL harcın 5411 sayılı Yasa’nın 140. Maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olduğundan kamu üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı … tarafça yapılan 232,98 TL dava açma masrafı, 4.952,47 TL tamamlama harcı ve 3.017,20 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 8.202,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı …verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı …– tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansının HMK’nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı … yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (ipotek değeri 300.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı … verilmesine,Dair, davacı … ve davalı … vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile —– Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.