Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/858 Esas
KARAR NO: 2023/523
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/10/2022
KARAR TARİHİ: 01/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ticari alışveriş içinde bulunduğu davalı şirketten olan cari hesap alacağı için müteaddit kereler sözlü ödeme talebinde bulunduğu, ödeme yapılmayınca da ——- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödenmeyen 129.504,00-TL bakiye alacağının ödenmesini talep ettiği, iş bu ihtarnameye rağmen borç ödenmeyince alacağın tahsili için ———- dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını fakat davalı tarafça bu takibe itiraz edildiği ve takibin durduğunu, arabuluculuk süreci sonunda da bir anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, davacının davalı şirket ile olan anlaşması gereği üzerine düşeni yerine getirmesine rağmen davalı şirketin, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve davacı ile olan ticarete zarar verdiğini, davacının davalı şirketten 129.504,00TL alacaklı olduğu hususunun davacıya ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde sübuta ereceğini, davalı şirket itiraz dilekçesinde her ne kadar bir hesap mutabakatından bahsederek borçlu olmadığını bildirilmiş ise de iş bu hesap mutabakatında borçlu şirketin 3. şahıs —— yaptığı ödemelerin gösterildiğini, borçlu şirketin 3. şahısa yaptığı ödemeler konusunda davacının bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceğini, borçlunun ——-isimli 3. kişiye ödeme yapmasının davacıyı bağlamayacağını ve davalı şirketi borçtan kurtarmayacağını, bahsi geçen mutabakatın, davacıya olan tüm borcun hemen kapatılacağı söylenilerek davacıya imzalatıldığını, hesap mutabakatının davacı yönünden hukuki bir geçerliliğinin olmadığını, davacının borçlu şirkete keşide ettiği 24.06.2022 tarihli ihtarnamede açıkça ne kadar alacaklı olduğunu belirttiği ve borcun ödenmesini talep ettiğini, davalı şirketin 24.06.2022 tarihinde kendisine tebliğ edilen bu ihtarnameye bir cevabı ve itirazı da olmadığını, borçlu şirketin —— basiretli tacir olduğu, VUK. ve TTK. gereği ödemelerin bankadan yapılması gerektiğini beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davalı şirketin alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, taşındığı yeni iş yerinde birtakım tadilatlar yapılması hususunda —- ile anlaştığını, —- davalı şirket nezdinde yapılacak işlemler için içlerinde —– de bulunduğu birden fazla ustanın çalışacağını ve faturalandırmanın davacı tarafından yapılacağını ifade ettiğini, tarafların sözleşme aşamasında açık bir şekilde faturalandırmanın davacı——-tarafından yapılacağı ancak ödemelerin ise ——- hesabına gönderileceğinde mutabık olduklarını, taraflar arasında imzalanan mutabakat ve davacının gönderdiği içerisinde haksız beyanların yer aldığı ihtarnamenin de bu hususu kanıtlar nitelikte olduğu, tarafların yapmış oldukları bu anlaşmaya istinaden davalı şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ve kendisine bildirilen banka hesaplarına ödemeleri gerçekleştirdiğini, ancak buna rağmen davacı tarafın davalı şirket nezdinde taahhüt ettiği işlerin bir çoğunu halen yapmadığı gibi bir kısmını da eksik yaptığını, hatta davacı tarafın eksik yapılan bu işleri tamamlamak için 4.000,00-TL masraf avansı (malzeme parası) talebinde bulunduğunu ve davalı şirketin bu tutarı ödemek zorunda olmamasına rağmen iyi niyetli bir şekilde davacıya ödediğini, davacının hiç yapmadığı ve eksik yaptığı ödemelere ilişkin fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkının saklı tutulduğunu, Taraflar arasında kaşeli ve imzalı hesap mutabakatı bulunduğu, işbu davanın taraflarının tacir olduğu ve basiretli bir şekilde davranmaları gerektiğini, icra dosyasına sunulan itirazda belirtildiği üzere taraflar arasında açık bir hesap mutabakatı bulunduğunu, ilgili hesap mutabakatında açıkça hangi hesaplara ödemelerin yapıldığının da belirtildiğini, davacı tarafın işbu mutabakatı kaşesi ile birlikte imzaladığını, söz konusu evrakın tek başına taraflar arasında ödemenin nasıl ve nereye yapılacağı konusunda bir anlaşma olduğunu açıkça koyduğu, konuyla ilgili ———–kararında; “Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme yapılmamış ise de ———düzenleyici işlemleri ile taşıma ücreti ve şartları tarife olarak düzenlendiği, taraflar arasında eski TTK’nin 92. maddesi (6102 sayılı TTK’nin 89. maddesi) kapsamında cari hesap bakiyesinin kabulü anlamında bir mutabakat olduğu, tacir olan taraflar açısından kesin delil olduğu….” denilerek ilk derece mahkemesince cari hesap mutabakatının delil olduğu gerekçesiyle verilen kararın Yargıtay’ca onandığı, İşbu davaya konu somut olayda da davacı tarafın, ticari kayıtlarını inceleyerek davalı şirket ile cari hesap mutabakatını imzaladığını, mutabakattaki ödemeleri tereddüte mahal vermeyecek şekilde kabul ettiği ve tanıdığını, mutabakat ile kabul edilen hususların günler sonra ileride açılması planlanan haksız bir davaya dayanak yapılmak için gönderilen ihtarname ile de bertaraf edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça imzalanmış ve imzası inkâr edilmeyen cari hesap mutabakatında davalı tarafından ödemelerin hangi tarihlerde ve hangi tutarlarda yapıldığının belirtildiğini kaldı ki davacının zaten işbu ödemelerden en başından beri haberdar olduğu, zira ödemelerin yapıldığı kişinin kendisinin çalışma arkadaşı ve iş ortağı olduğu, davalının ödemelerini tamamladıktan sonra davacı ile hesap mutabakatı yaptığı, işbu durumun ticari teamüller ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacı tarafın göndermiş olduğu ihtarname incelendiğinde davacının bizatihi kendisinin —— yapılan ödemelerden ihtarnamesinde bahsettiğinin açıkça görüleceği, işbu ihtarnamenin dahi tek başına davacının söz konusu ödemelerden haberdar olduğunun ve ödemelerin bilgisi dahilinde yapıldığının ispatı olduğu, davacı tarafın “ödemelerden haberdar olmamız beklenemez” savının yine kendi gönderdikleri ihtarname ile çeliştiği, davacının buradaki tutumunun tek başına haksız bir menfaat etme gayesinde olduğunun açık bir ispatı olduğu, gelinen noktada davacının üzerine düşen sorumlulukları tümüyle yerine getirdiği ve basiretli bir tacir olarak davacı ile anlaşmasına sadık kalarak hareket ederek ve davacının bilgisi dahilinde borcunu ödediği, işbu davanın haksız ve kötü niyetli bir şekilde ikame edildiği, bu nedenlerle, davalının fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu —— sayılı dosyası ——- üzerinden mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır. İcra dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısı aleyhine 129.504,00-TL asıl alacak, 5.252,90-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.756,90-TL alacağın reeskont avans faiziyle tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi 03/05/2023 tarihli raporunda özetle: ”Tarafların 2022 yılına ait —— onaylı ticari defterlerinin kendi lehlerine delil niteliğine sahip olduğu, Taraflar arasında gerçekleşen dava konusu ticari ilişki kapsamında; davalı şirketin ——– isimli 3. şahsa 14.01.2022-29.04.2022 tarihleri arasında 227.500,00TL ödeme yaptığı, davacının ise toplamda benzer tutarda (227.504,00TL) davalı şirkete 16.05.2022 tarihinde 2 adet fatura düzenlediği, fatura düzenlenme tarihinden sonra 31.05.2022’de davacı ve davalı şirket kaşe ve imzalarıyla mutabakat mektubu düzenlendiği, mutabakat mektubunda davalı şirketin ——-isimli 3. şahsa yapmış olduğu toplam 227.500,00TL’lik 8 adet ödeme listesine yer verildiği, dolayısıyla davacının tüm bu ödemelerden haberdar olduğu, davacının mutabakat mektubunda bu ödemeleri fatura bedelinden düşerek davalı şirketten 4,00-TL alacağının kaldığı hususunda mutabakat mektubuna kaşe ve imza attığı, davalı şirketin mutabakattan sonra 03.06.2022 tarihinde davacıya 4.000,00TL ödeme yaparak borcunu kapattığı, davalı şirketin davacıdan 3.996,00-TL alacaklı konuma geldiği tespitlerine varıldığı, her ne kadar davalı şirketçe söz konusu ticari iş ilişkisinde ödemeler davacı yerine 3. şahıs ———yapılmışsa da, davacı ve davalı tarafça imzalanan mutabakatta 3. şahsa yapılan bu ödemelerin taraflarca kabul edilmiş olması ve davacının bu ödemeleri fatura bedelinden düşerek davalıdan 4,00TL (227.504,00TL – 227.500,00TL = 4,00TL) alacağının kaldığını kabul etmiş olması, davalının sonrasında yaptığı 4.000,00TL tutarındaki ödeme ile 4,00-TL borcunu da kapatması sonucu, davalı —– davacı ———— herhangi bir borcunun kalmadığı kanaatine varıldığı”yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı tarafça rapora itiraz edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya biri KDV dahil 5.959,00TL ve diğeri KDV dahil 221.545,00TL olmak üzere iki adet fatura düzenlediği, bu faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, taraflar arasında faturalar kapsamında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı şirketin bu faturalara istinaden 2022 Ocak ayından 2022 Nisan ayına kadar dava dışı ———-8 adet banka havalesi ile ödeme yaptığı, toplam 227.500,00-TL ödemenin 16.05.2022 tarihinde davacıya olan fatura borcundan mahsup edildiği, davacı ile davalı şirket arasında 31.05.2022 tarihinde imzalanan mutabakat mektubu incelendiğinde; mutabakat mektubunun davacının davalı şirkete düzenlediği 2 adet fatura tarihinden (16.05.2022) sonra imzalandığı, mutabakat mektubunun açıklama kısmında: “Tarafların yapmış oldukları anlaşmaya istinaden ödemeler ——–aşağıda yer alan banka hesabına gerçekleştirilmiştir. Ödeme detayları ve tarihleri aşağıdadır.” ifadesinin yer aldığı, açıklamanın altında davalı şirketin —— yapmış olduğu, toplam tutarı 227.500,00-TL olan 8 adet ödemenin listesinin yer aldığı, 31/05/2022 tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 4,00-TL borçlu olduğu yönünde tarafların mutabık kaldıkları, mektupta hem davacı hem davalı şirket kaşelerinin ve imzaların bulunduğu anlaşılmış, davacı tarafça mutabakattaki imza ve kaşenin sahteliği yönünde bir beyanda bulunulmamıştır. Davacı, davalıya gönderdiği 24/06/2022 tarihli ihtarname ile 227.504,00-TL fatura alacağından ——— tarafından davalı şirket adına tarafına gönderilen 94.000-TL alacağın düşülmesiyle bakiye kalan 129.504,00-TL alacağının ödenmesini talep etmiş, bilirkişi raporuna itirazında da bu ihtarnamenin dikkate alınmadığını beyan etmiş ise de davalı tarafından dava dışı ——yapılan ödemeleri kapsayan mutabakat neticesi davacının davalıdan davaya konu alacağının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın ve davacı takip başlatmakta kötü niyetli olmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminat isteminin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 179,90 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.627,54-TL peşin harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 1.447,64-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 1.767,00-TL yargılama giderinin DAVACININ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5-Davalı vekili lehine 2023 yılı AAÜT tarifesine göre hesaplanan 21.213,54-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ———bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.01/06/2023