Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1704 E. 2018/79 K. 30.01.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İstanbul Anadolu
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/1704 Esas
KARAR NO : 2018/79

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 31/05/2011
KARAR TARİHİ : 30/01/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan 05.07.2007 tarihli sözleşme ile — Projesi, proje yönetimi, kontrollük ve koordinasyon işleri hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu ana sözleşmenin, 17.04.2009 tarihli ek sözleşme ile bazı maddelerinin değiştirildiğini, ancak sözleşmenin, değiştirilmeyen maddeler yönünden geçerli olmak üzere yürürlükte kaldığını, taraflar arasında anılan sözleşmesinin zeyilnamesi adıyla bir ek sözleşme daha yapıldığını ve bu zeyilname ile ek sözleşmenin 4. maddesinin “15 Ocak 2010 ve 01.03.2010 dönemi için BV hizmet bedelinin daha önce belirtilen 360 Euro + KDV sözleşme bedeline ek olarak yeniden düzenlendiğini, bu düzenlemeye istinaden müvekkilinin davalıya hizmet vermeye devam ettiğini, verdiği bu hizmete karşılık 28.04.2010 tarih 92.630 Euro tutarlı fatura düzenlendiğini, bu fatura bedelinin 39.457.55 Euro kısmının ödendiğini, bakiye 53.082.45 Euro kısmının ise ödenmediğini, alacağın tahsili için icra takibine geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 05.07.2007 tarihli sözleşme gereğince her iki tarafın da birbirinden hak ve alacağının doğduğunu, işveren müvekkil şirketin, proje yöneticisi davacı şirkete sözleşme kapsamında doğmuş hak ve alacakların tümünü, davacının borçlarına mahsup ederek ödediğini, davacının sözleşmeden doğan alacağının kalmadığını, müvekkil şirketin, davacı şirketten olan alacağının, davacı şirketin çalıştırdığı kişilerin prim ödemelerinin müvekkili şirketçe yapılmasından dolayı bu ödemelerin sözleşmenin 27. maddesine göre davacıya rücu edilmesinden kaynaklı olduğunu, sözleşmeye konu proje kapsamında davacı şirketin müvekkil şirkete düzenlediği hak ediş faturası toplamının 2.300.784.82 TL olduğunu, davacının projede yaptığı iş (inşaat proje yönetimi) için belirlenen asgari işçilik oranının % 10 olduğunu, yani davacının beyan etmesi gereken asgari işçilik tutarının 230.078.48 TL olduğunu, buna göre davacının sosyal güvenlik kurumuna ödemesi gerekli prim tutarının 88.580.22 TL olduğunu, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin, aradaki akdi ilişkiye uygun olarak sorumlu taşeron şirketlere, sorumlulukları oranında yansıtıldığını, davacı şirket için ödenen prim tutarının 01.08.2010 tarih 538264 seri numarasıyla davacıya fatura edildiğini ve % 18 KDV ilavesiyle 104.524.65 TL davacı hesabına borç kaydedildiğini, davacıya borçlarının olmadığını savunarak davanın reddini ve davacının % 40 oranında tazminata mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında imza edilen hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura borcunun ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın İ.İ.K. 67 maddesi kapsamında iptali davasıdır.
Dava yazılı yargılama usulüne tabi olup dilekçelerin teatisi tamamlanmış, HMK.140.maddesi uyarınca ön inceleme duruşmalı olarak uyuşmazlık noktaları tespit edildikten sonra tahkikat aşamasından sonra deliller toplanmak ve taraf iddia ve savunmalarını tartışır ve karşılar bilirkişi raporları alınmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
İcra dosyası celp edilmiş ve taraflar arasında 05/07/2007 sözleşme, zeyilname ve 17/04/2009 tarihli ek sözleşme ile 28/04/2010 tarihli fatura ile hizmetin verildiğine ilişkin kayıtlar ile davalı yanıtları kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğünün 07/06/2010 tarihli ve 71 numaralı genelgesi ise Pendik, Kadıköy ve Bağcılar Sosyal Güvenlik Müdürlüğünün yazı cevapları, davalı yanın 15/07/2010 tarihli prim ödeme dekontu ve 01/08/2010 tarih—-sıra numaralı faturası ile Üsküdar —. Noterliğinin 22/11/2010 tarihli— yevmiye numaralı ihtarnamesi dosya içeriğine alınarak incelenmiştir.
İtirazın iptali istemine konu İstanbul Anadolu —- İcra Müdürlüğü’nün (Eski Üsküdar —- İcra Müdürlüğü) — sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 17/12/2010 tarihli başlatılan takibin alacaklısının davacı—- Hizmetleri Ltd.şti, borçlusunun davalı …. olduğu, takibin dayanağın 28/04/ tarih ve — seri numaralı, kontrolörlük ve koordinasyon hizmeti faturası olduğu, 53.082,45 Euro asıl alacak ile 5.064,95 Euro geçmiş gün faizi toplamı 58.147,40 Euro alacağın tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu; örnek no:7 ödeme emrinin borçlu şirkete 24/12/2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 30/12/2010 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine yönelik itiraz ettiği, icra müdürlüğünün aynı tarihte durdurma kararı verdiği, dosyada itirazın davacı alacaklı vekiline 14/01/2011 tarihinde tebliğ edildiği, görülmüştür. Dava, 31/05/2011 tarihinde yani İİK.’nın 67. Maddesindeki 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraf delilleri toplanmış, taraflar tacir olup, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK.83-85 ve HMK.222.maddeleri uyarınca tarafların ticari defterleri üzerinde ve taraf iddialarını tartışır ve karşılar hususlarda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Dosya bu kapsamda hesap bilirkişisi, ekonomist ve hukukçu bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 08/07/2013 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen eksikler giderildikten sonra ve raporlara yapılan itirazlara ilişkin ek raporlar alınmış alınan rapor içerikleri HMK 282 maddesi uyarınca denetime elverişli görülmüş benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasında davacının davalıya ait —Merkezi projesinin proje yönetimi, kontrollük ve koordinasyon hizmet sözleşmesinin yapıldığı ve davacının söz konusu hizmeti yerine getirdiği ve dava konusu alacağa dair tanzim etmiş olduğu faturalara dayalı işi gerçekleştirmiş olduğu ve söz konusu işin bedelini faturalara yansıtıldığı gibi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının proje kapsamında çalışanlarını asgari sigorta priminin ödeyip ödemediği, proje konusu alışveriş merkezinin yapı ruhsatı için gerekli olan ilişiğinin kalmadığına dair belgenin Sosyal Güvenlik Kurumundan alınıp alınmadığı ve davalının davacı şirket yerine prim borçlarını ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır.
Davalı süresi içerisinde vermiş olduğu yanıt dilekçesinde takas talebinde bulunmuş ve söz konusu talebin usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Tüm bu izah, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı arasında 05/07/2007 tarihinde —- Merkezi projesi, proje yönetimi, konrollük ve koordinasyon işleri hizmet sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun davacı şirketin davalının hazırladığı mimari, statik, mekanik ve elektrik projelerinin teknik şartname keşif ve birim fiyat tarifelerinin uygunalanabilir kontrollüğü, proje yönetim sisteminin oluşturulması ve bu alanda sözleşmesinin 3. Maddesine tanımlanan hizmetleri davalı şirkete verilmesi olduğu, bu sözleşmeye ek olarak taraflar arasında 17/04/2009 tarihli ek sözleşme imzalandığı, ek sözleşmenin amacının ana sözleşme kapsamında yer alan hizmetlerde yapılan değişiklikleri açıklamak ve sözleşme süresi, sözleşme kapsamı ve sözleşme bedeli konusunda yeni şartları tanımlamak olduğu, bu sözleşme ile işin süresinin 17/04/2009 tarihinden itibaren 9 ay süreyle ve bedelinin de 300.000,00 Euro + KDV olarak belirtildiği, bunun yanında taraflar arasında yine anılan sözleşmenin zeyilnamesinin düzenlendiği, bu zeyilnamede ana ve ek sözleşme ile belirlenen işin bedelenin sözleşme süresi ve aylık ödemeler konusunda yeni oluşan şartları tanımlamak amacıyla düzenlendiği ve işin süresinin 01/03/2010 tarihine uzatıldığı, daha önceki 360.000,00 Euro + KDV sözleşmesine ek olarak 15/01/2010- 31/01/2010 dönemi için 20.000,00 Euro + KDV 01/01/2010 – 28/02/2010 arasında ise 7 kişi için 40.000,00 Euro + KDV, 01/03/2010 tarihinden itibaren ise 3 kişi için aylık 18.500,00 Euro+ KDV fatura edeceğinin düzenlendiği, takibe dayanak 28/04/2010 tarihli faturadan bakiye 53.082,45 Euro asıl alacağın muhteviyatının toplamda 92.632,00 Euro olarak görüldüğü, takip ile istenilen tutarın söz konusu faturadan ödenmeyen kısım olarak gösterildiği, davalının ise davacınında yer aldığı ve anılan sözleşmedeki işleri yapmak için alt iş veren olan şirketlerin işçilerinin ödenmeyen prim borçlarına ilişkin safi işçilik prim borçlarının ödendiği ve toplamda 2.983.665,78 TL fatura tutarında davacı için hesaplanan kısım olan 104.524,66 TL bedelli 01/08/2010 tarihli fatura ile davacıya borçlu olmadığını iddia ettiği, taraflara ait 2007-2008-2009- ve 2010 yılı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğine haiz olduğu, bu kapsamda davadaki uyuşmazlık noktalarında toplanan delillerde Bağcılar Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen cevabi yazı içerisindeki hususlar kapsamında alınan bilirkişi ikinci ek raporunda gerek kök gerekse ek raporda belirtildiği üzere asıl iş verene ait inşaat dosyası içerisinde imalata katılan tüm alt iş veren işçilerinin bu ana dosya üstünden bildirilmesi ve işçiliğin burada nazara alınması ve bu işçiliklerin asgari işçilik kontrolünde safi işçilik olarak değerlendirilmesi gerektiği, kurumun verdiği cevap içeriğinde davacı şirketin davalı tarafından ödeme yapılan 55 alt iş veren arasında bulunmadığının bildirildiği, kaldı ki davacı şirketin malzemeli işçilik olarak fatura kestiği, bu durumda asgari işçilik kontnrolünde bunun safi işçilik olarak değil malzemeli işçilik olarak düşülmesi gerektiği, davacının yaptığı iş gereği davacının kendi işçisinin primlerini kendisine ait işyeri dosyasına ödediği ve keşide ettiği faturanın da esasında kontrollük ve koordinasyon işleri hizmeti olduğu, bu durumda fatura karşılığı yapılmış iş olduğu dikkate alındığında bunun ancak malzemeli işçilik olarak yapılaca işçilik kontrolünde nazara alınmasının gerektiği bu kapsamda davalının kuruma yapmış olduğu ödemenin davacıyı etkilemeyeceği ve davalının kendi borcu olduğu, dolayısıyla davacının da talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş bu nedenle davanın kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu — İcra Müdürlüğü’nün — esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın 53.082,45-EURO üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip ile talep edilen ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına ve davalı tarafından takibe yapılan itiraz haksız olarak görüldüğünden asıl alacak miktarı olan 53.082,45-EURO üzerinden takdiren % 40 icra inkar tazminatının takip tarihindeki kur üzerinden icra Müdürlüğünce hesaplanmak üzere (21.232,98 EURO) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu — İcra Müdürlüğü’nün — esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın 53.082,45-EURO üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip ile talep edilen ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına,
2-Davalı tarafından takibe yapılan itiraz haksız olarak görüldüğünden asıl alacak miktarı olan 53.082,45-EURO üzerinden hesaplanan % 40 icra inkar tazminatının (21.232,98 EURO) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 8.332,00-TL ‘den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.211,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.120,05-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 1.237,55-TL ilk masraf, 616,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.900.00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.753.55-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 12.508,64-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/01/2018