Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1218 Esas
KARAR NO: 2023/312
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/11/2017
KARAR TARİHİ: 23/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ——kapsamında—- ihalesi yapılarak ———- aydınlatma sayaçları ile haberleşme hattının yapılması ile birlikte diğer işlerin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, davalı tarafça edimler yerine getirilmediğinden davacı şirketin büyük bir zararla karşı karşıya kaldığını, davalı tarafından işin alt yapısı oluşturulmadığından ve gerekli malzeme temini ve stoku yapılmadığından işe 48 gün gecikmeli olarak 14/08/2014 tarihinde başlanabildiğini, sözleşme gereği davalının 12.450 adet pano teslim etmesi gerekirken 23/10/2014 tarihine kadar sadece 1.749 adet pano verildiği ve devamında herhangi bir pano teslim edilmediği; sözleme icabı davalı tarafından teslim edilmesi istenilen montaj malzemelerin hiçbirinin temin edilmediği gibi teslim edilen malzemelerin hiçbirinin de işin niteliğine uygun olmadığını, bu eksikliklerden dolayı davacı iş akışının sürekli olarak bozulduğu ve sahada ciddi zarara uğradığını, davalıya e posta aracılığıyla (sözleşme gereği kabul edilen iletişim türü) durumun izah edildiğini, fakat davalı yanca bu eksikliklerin giderilmesi için herhangi bir işlem yapılmadığını, davalının, sözleşmede yer alan —–işveren montaj yapılacak noktalardaki enerjinin kesilmesinden sorumludur” hükmüne aykırı davranması nedeniyle davacı şirket işçisinin elektrik akımına kapıldığı ve iş kazası meydana geldiği; davacı şirketin kazadan kaynaklı herhangi bir kusuru olmamasına rağmen iş kazası nedeniyle çok ciddi tazminatlar ödemek durumunda kaldığı; davacı şirketin sözleşmeyi ayakta tutmak için davalının yapması gereken birtakım işleri üstlenmek zorunda kaldığı; davalı tarafından verilmesi gereken sarf malzemelerinin—— davacı şirket tarafından karşılandığını, tüm bu aksaklıkların yanında davalı tarafından verilen malzemelerin, eski ve bakımsız olmasından dolayı davacı şirketin bir kez yapması gereken işi birkaç defa yapmak durumunda kaldığı; bunun da davacı açısından büyük bir emek ve mesai kaybına sebep olduğunu, bakımı yapılmamış trafoların üstündeki ——– başlıklarının özeliğini kaybettiğini, iletkenleri değişmesi zorunlu olan —— fotoğraflandığını, trafoların hali hazırdaki bakımsız durumlarından ve bölgedeki aşırı yüklenmeden dolayı yanmalar yaşandığını, davacı şirket tarafından takılan trafoların bu sebeplerle hasar gördüğünü, yanmalardan kaynaklı olarak davacının sürekli trafo değiştirmek durumunda kaldığı için büyük bir emek ve mesai kaybı yaşadığını, —– trafodan okuma onayı dönüşleri sistemin sıklıkla arızalanması sebebi ile kayıt ve okuma işlemleri sekteye uğradığından davacının ciddi zaman kaybı yaşadığını, davacı tarafından okuma onayı alınmış olan modemlerin ilerleyen süreçlerde okuma olmadığı gerekçesi ile tekrardan tamire gidilmesi ve arızanın modem yahut sayaçtan kaynaklı olduğunun tespit edilmesi üzerine davacının hem yaptığını tekrardan yapmak durumunda kaldığı hem de kendisindenkaynaklanmayan zararlara katlanmak zorunda bırakıldığını, davalıdan —–işinden anlayan ehil olan personelin görevlendirilmesi defalarca talep edilmesine rağmen davalı yanca bu eksikliğin giderilmediğini, hatta davalı tarafından —–ile ilgili atanan kontrol elemanları, il yöneticileri, bölge yöneticileri ve koordinatörleri sık sık değiştirildiğinden giden yöneticiler farklı bir uygulama gelen yöneticiler farklı uygulamalar yapınca montaj işinde sorun-sıkıntı ve aksaklıklar yaşandığını, en son atanan koordinatörlerin bu işin tekniğini bilmemekle beraber yanlış uygulamalara sebebiyet verdiğini, hatta yeni yöneticilerin, davacıdan bölgede takılan tüm panoların tekrardan kontrol edilmesini talep etmekle beraber davacıdan kaynaklanmayan arızaları ve sözleşme dışında iş talep etmesinin davacıyı daha da zor bir durumda bıraktığı; iş için gerekli olan enlem ve boylam koordinat bilgileri için 15 adet —– alındığı; bu cihazların davalı tarafından ayarlanarak işe başlandığı; davalı şirketten en son gelen — ilgili sorumluların, yanlış değerler alınmış denilerek şirket çalışanlarını tekrar sahaya geri gönderdiğini, fakat davacı şirkete daha öncesinde bu konuyla ilgili olarak herhangi bir uyarı yapılmadığı; ayrıca trafo bilgileri ile tüm kaynak bilgilerinin, davalı ile paylaşıldığını,koordinatlar ile ilgili olarak yaşanılan bu aksaklığın, davacı şirkete yüklendiği ve davacı şirketin bundan kaynaklı zarara uğradığını, davacı şirketin yukarıda ifade edilen tüm bu zararlarını karşılamak adına davalı tarafa —yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, verilen süre içerisinde davalı tarafça herhangi bir zarar giderimine gidilmediğini,sözleşmenin başında beri davalıya verilen 155.705,00 TL nakdi teminatın hala iade edilmediğini, sözleşme pul bedeli olan14.760,83 TL’nin de hala davalıda olduğunu, bu ödemenin de davacıya iadesi gerektiği; davacının ödediği işçi maaşları, sigorta primleri, ofis giderleri vs. zararlar ile sözleşmenin yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak davacının mahrum kaldığı kazançların ve davacının uğradığı manevi zararların bulunduğu öne sürülerek tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, sözleşmenin başında beri davalıya verdiği 155.705,00 TL, nakdi teminat, sözleşme pul bedeli olan 14.760,83 TL, müvekkilin ödediği işçi maaşları, sigorta primleri, ofis giderleri vs. zararlar için şimdilik 1000 TL, sözleşmenin yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak müvekkilin mahrum kaldığı 1000 TL kazançlar ve müvekkilin uğradığı manevi zararlara istinaden 50.000 TL zararın tarafımıza davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte tazminini, yargılama giderleri (ihtar giderleri, mahkemece yapılan delil tespit davaları giderleri ve sair giderler dahil) ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen —–uyarınca sözleşmenin sona erme zamanının, başka bir deyişle işin tamamlanma süresinin 31/12/2014 tarihi olarak belirlendiği; davacı sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin yapılması üzerinden 2-3 aydan fazla süre geçmesinden sonra davacı tarafından yapılan işin, gerek sözleşmeye gerek yasal mevzuata uygun yapılmadığının tespit edildiğini, bu tespitin,——– konulu yazı ile davacıya bildirilerek gerekli özeni göstermesi gerektiği hususunda uyarıldığı; davacının sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediği;sözleşmenin işin konusu ve kapsamı başlıklı —maddesinde tüm alet ve teçhizatların, davacı firma tarafından temin edilip sağlanacağı hususunun kararlaştırıldığını, yine sözleşmenin aynı maddesinin e bendinde, davalı tarafından işin kapsamının %50’ye kadar artırılıp azaltılabileceği hususunun belirlendiği; sözleşmenin bedeli başlıklı 7/b maddesinde, sözleşme bedeline iş bu sözleşmede belirtilen şartlar doğrultusunda işin yapımı için gerekli tüm malzeme ve/veya ekipman ile bunlara ait uygulama ve işçilik dahil kurulum masrafları da dahildir hükmünün bulunduğu; sözleşmenin
8. maddesi e bendinde “montajı yapılacak olan panolarda, sayaçlarda ve modemlerde, yüklenici tarafından abonenin kaçak kullanımına imkan sağlayacak uygulamalar yapılması montajı yapılan sayaç ve modemlerde yüklenici tarafından sayacın eksik veya hiç ölçüm yapmayacak şekilde montaj yapılması durumunda sözleşme fesih edilecek, teminat irat kaydedilecek ve yapılan işlemlerden dolayı İşverenin uğradığı zarar yüklenici tarafından tanzim edilecektir.” hükmü bulunduğu; davacının işi usulüne uygun ve zamanında ve öngörülen sürede yapmadığı, ayrıca işleri yapmaması yönünde geçerli mazeret de bildirmediği, yaptığı küçük bir kısım işlerin de tamamen hatalı olduğu, işin tekniğine ve usule aykırı olduğu hususlarının açık olduğunu, davacının yer teslimi yapılmadığına veya 14/08/2014 tarihinde yer teslimi yapıldığına dair iddialarının kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında imzalanan —— tarihte yer tesliminin yapıldığının açık olduğunu, sözleşmede belirtilen süre içerisinde yapılan montaj adedinin sözleşmede belirlenen sayının çok çok altında olduğunu, bu sayının, toplamda sözleşme süresince yapılması gereken montaj adedinin %10’u bile olmadığını, yapılan bu montajların çoğunluk kısmının da sözleşme ve mevzuata aykırı yapıldığını, davacının yapmış olduğun montajlarda —– uyarınca mevzuata uygun hareket etme yükümlülüğünü göz ardı ettiğini, davacının, gönderilen tüm ihtarlara rağmen eksiklikleri gidermediği; sözleşme uyarınca 31/12/2014 tarihine kadar davacının takacağı ——— itibarıyla davacının yaptığı montajın sadece — olduğu; bu durumun, —– bitimi’’ konulu yazı ile davacı tarafa iletildiğini, fakat herhangi bir cevap verilmediği gibi eksiklik ve gecikmeleri bertaraf etme yoluna da gidilmediğini, davacının eksiklikleri kabul edip, eksik hususları tamamlayacağına dair taahhüt vermesine rağmen taahhüdünü yerine getirmediğini, davacının, personel alımında veya personeli işten çıkardığında sözleşmeyi hiçe saydığı öne sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki 08/07/2014 tarihli sözleşmenin haksız olarak fesh edilmesi sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararların davalıdan tahsili talebine ilişkidir.
Davacı, taraflar arasındaki 08/07/2014 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme kapsamında yapılması taahhüt edilen işlerin davalı taraftan kaynaklanan aksaklıklar sebebiyle bitirilemediğini, bu sebeple uğranılan maddi ve manevi zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının yaptığı işlere karşılık hakkedişinin yapıldığını, işin sözleşmede belirlenen bitiş tarihine göre beklenen hızda ilerlemediğini, ayrıca yapılan kısımda işçilik hataları olduğunu, bu sebeple sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, taraf şirketlerin ticari sicil kayıtları ilgili —— celp edilmiş, —- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, —– talimat yazılarak taraf tanıkları dinlenilmiş, —-sayılı dosyası ile —- tarihli bilirkişi raporu alınmış, —– tarihli bilirkişi raporu alınmış, 10.05.2022 tarihli bilirkişi heyeti ön raporu ile 15.08.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır. —– talimat sayılı dosyası ile 30.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle, “…Dava dosyasındaki tüm delillerin takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemenize ait olmak üzere incelemenin neticesinde aşağıdaki sonuçlar tespit edilmiştir. Davacı firmaya ait ticari defterler bilirkişiliğime ve sayın mahkemeye sunulmamış olduğundan söz konusu ticari defterler üzerinde herhangi bir inceleme ve tespit yapılamamıştır. Yukarıda da izah edildiği üzere davacı vekili tarafından davacıya ait ticari defterlerin sayın mahkemeye sunulması durumunda gerekli incelemeler yapılarak bu hususta rapor tanzim edilmesi mümkün olabilecektir. Değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere tespit edilen hususlar bundan ibarettir…” yönünde görüşlerini bildirmiştir.
—–Talimat sayılı dosyası ile —- tarihli bilirkişi raporunda özetle, “…Tarafımıza tevdi edile dava dosyası ve davalının işyerinde yerinde yaptığım bilirkişi incelemesinde: a- Davacının yatırdığı 14.760 TL sözleşme pul bedelinin davalı tarafından vergi dairesine yatırıldığı davacıya iadesinin yapılamayacağı, b- Davacının yatırdığı 157.75 0,00 TL Katı Teminat bedelinin davalı tarafından eksik malzeme bedeli olarak 150.552,00 TL sinin katı teminattan mahsup edildiği geriye kalan 7.198,00 TL sinin irat kaydedildiği eksik malzeme konusu teknik bir konu olduğundan iade edilip edilmeyeceği teknik bilirkişinin görüşüne göre belirlenmesinin uygun olacağı, c- Davacının yer teslimi konusunda bir zaman kaybına uğramadığı, d- Davalının ticari defterlerini HMK 222/b maddesi kapsmında usulüne uygun olarak tuttuğu görüş ve kanaatine varılmıştır…” yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi heyetinin —tarihli ön raporunda özetle, “…Taraflar arasındaki —–kapsamında uzaktan erişim ve sayaç okuması yapılabilmesi için haberleşme hatlarının kurulumu montaj işi için 08.07.2014 tarihinde sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede işin bitim tarihi olarak 31.12.2014 tarihinin belirlendiği, Sözleşmede yapılacak işin esas olarak davalı tarafından tanımlanan işlerin yine davalı tarafından sağlanan malzemelerle davacı tarafından kurulumu işçiliği olduğu, Yapılacak işin ayrıntıları ve şeklinin sözleşme ekinde bulunan Teknik şartnamede belirlendiği, Yer tesliminin —— tarihli protokolle yapıldığı anlaşılmaktadır.
3. Dosya Kapsamındaki Belgelerin İncelenmesi a) Davacı tarafından paylaşılan belgelerde; İşin yapılması sırasında vatandaşların tepkisi ile karşılaşıldığına ve işin yapılamadığına dair tutulan tutanaklar,—kapsamında kullanılamayacağı için sökülerek idareye teslim edilen sayaçlar için düzenlenen tutanaklar, sayaç değiştirme tutanakları bulunmaktadır. Davacı tarafından davalıya gönderilen 16.12.2014 tarihli yazıda işin yapılmasında yaşanan aksaklıklara ilişkin ayrıntılardan bahsedilmiş, işin bu şekilde yürüyemeyeceği, bu sebeple zararlarının karşılanarak fesih edilmesi talep edilmiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen 12.08.2014 tarihli yazıda, işin yapılması esnasında bazı köy muhtarlarının engellemesi ile karşılaşıldığından bahsedilmiş ve yazı ekinde ilgili
muhtarlıkların bilgileri paylaşılmıştır. Davacı tarafından davalı tarafa gönderilen 16.12.2014 tarihli yazıda —– kapsamında işin yapılabilmesi için pano ve modemlerin teslim edilmesi gerektiği, ancak depoda olmadığı için teslim alınamadığı ve işin aksadığı beyan edilmiştir. b) Davalı tarafından paylaşılan belgelerde; —— yazıyla hatalı montajların 10 gün içerisinde düzeltilmesinin talep edildiği halde eksikliklerin giderilmediği beyan edilmiş ve sözleşmenin fesih edileceği ihtar edilmiştir. 22.11.2014 tarihli ‘İş Durdurma Hk.’ konulu yazıda, kontrol teşkilatı tarafından belirlenen eksikliklerin yazı ve maille bildirildiği, bu sebeple 10 gün içerisinde eksikliklerin iderilmesi gerektiği, akdi takdirde sözleşmenin fesih edilerek teminatın irat kaydedileceği beyan edilmiştir. 29.12.2014 tarihli ‘Hatalı Montajlar Hk.’ Konulu yazıyla hatalı montajların 31.12.2014 tarihine kadar düzeltilmesinin talep edildiği, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceği ihtar edilmiştir. 30.12.2014 tarihli ——Konulu yazıda, 24.10.2014 tarihli
hakkedişin sorunsuz olduğunun beyan edildiği belirtilmiş, ambardan teslim alınan malzeme miktarlarının kendilerine bildirilen miktarlardan daha fazla olduğu, ayrıca hatalı montajların düzeltileceğine dair taahhütname verildiği gibi yapılan işlere ait kabul yapılmadığı, eksiklikle tamamlanmadığı takdirde ikinci bir hakkediş yapılmayacağı beyan edilmiş, yer teslim protokolüne göre kendilerine teslim edilmeyen sayaç ve panolar için kurum zararının ayrıca hesaplanarak talep edileceği belirtilmiştir. 09.10.2014 tarihli yazıda, çalıştırılacak personel bilgilerinin kendileriyle paylaşılması gerektiği, aksi takdirde gerekli işlemlerin başlayacağı ihtar edilmiştir. 24.10.2014 tarihli ‘Taahhütname’ de yapılan hatalı ve eksik işler sayılmış ve eksikliklerin 5 iş günü içerisinde tamamlanacağı konusunda tarafların birbirlerine taahhüt verdiği görülmektedir. c) Sorumluluk Durumu Açısından Değerlendirme Davacının sözleşme kapsamındaki işlerin davalının hem yer teslimini geç yaptığı için hem de eksik malzeme teslim etmesi sebebiyle bitirilemediği yönünde iddiaları varken, davalının da yeterli malzemenin teslim edildiği ancak işin hem çok yavaş hem de teknik şartnamede belirlenen koşullarda yapılmadığı için sözleşmenin feshedilmek durumunda kalındığı yönünde itirazları bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla sözleşme ile akdedilen işin tamamının bitirilip bitirilemediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, asıl uyuşmazlığın işin bitirilememesi konusunda sorumluluğun veya kusurun hangi tarafta olduğunun belirlenmesi noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
—– işin yapılması esnasında zorlukla karşılaşılması halinde kolluk kuvvetlerinden destek isteneceği, kolluk kuvvetleri ile
birlikte yapılamaması halinde ise birlikte tutanak tutulacağının kayıt altına alındığı, ancak işin yapılamadığına dair tutulan tutanaklarda yer teslim protokolünde kayıt altına alındığı şekilde kolluk kuvvetlerinden yardım istendiğine dair kayıt düşülmediği görülmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı-yüklenici tarafından yapılan işin davalı- iş sahibi tarafından denetleneceği ve varsa eksikliklerin giderilmesinin isteneceği kayıt altına alınmıştır. Dosyada bulunan belgelere göre, davalı yüklenici kabul ve kontrol teşkilatının işin eksik bırakılan veya hatalı kısımları için davacı-yükleniciye bildirim yaptığı, taraflar arasında bunun için taahhütname de imzalandığı görülmektedir. Davalı iş sahibi tarafından, işin eksik bırakılan veya hatalı olduğu tespitinde bulunulan kısımları için yazı ve maille davacı yükleniciye yapılan bildirimlerde sayılan işlerin teknik şartnamede davacı-yüklenici tarafından yapılacağı sayılan işler olduğu, davacının yapmakla yükümlü olduğu anlaşılan bu işlerin akıbetine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi belge olmadığı görülmektedir. Sözleşmeye göre akdedilen işin bitirilmesi için kabul yapılması gerektiği, bunun için de davacı-yüklenicinin işin bitirildiğine dair dilekçe ile davalı-iş sahibine başvurmak durumunda olduğu, ancak dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre kabul yapılmadığı, bu sebeple zaten işin teknik olarak tamamının bitirilemediğinin kabul edilmesi gerektiği
anlaşılmaktadır.Bu noktada bir değerlendirme yapmak gerekirse; dosya kapsamındaki bilgi belgeler ve taraf beyanlarına göre, teknik olarak tamamı işçilikten ibaret olan dava konusu işin bir kısmının bitirildiği, dolayısıyla davacı tarafın işin bitirilen kısmı için bedel talep edebileceği yönünde görüş ve kanaate varılmaktadır. d) Alacak Tutarının Belirlenmesi Dolayısıyla bu durumda yapılması gereken, işin davacı tarafından bitirilen kısmının tespit edilerek davacı alacağının hesaplanmasıdır. Ancak önceki bölümlerde de bahsedildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin tamamının davalı yüklenici tarafından sağlanan malzemelerle davacı yüklenicinin montaj işçiliği işi olduğu, bu sebeple işin bitirilen kısmının belirlenebilmesi için davacı-yüklenicinin ne kadar montaj veya kurulum yaptığının tespit edilmesi gerektiği, bu açıdan davacı tarafından teslim alınan malzeme sayılarından yola çıkılarak bir kanaate ulaşılması dışında da elde başka bir çıkar yol olmadığı yönünde görüş ve kanaate varılmaktadır. İşin sözleşme kapsamında belirlenen toplam bedeli 1.557.050,00-TL Davacı tarafından bitirilen kısım için hesaplama yapılırken davacı tarafından teslimalınan sayaç sayısının toplam sayaç sayısına oranı üzerinden diğer malzemelerin de yaklaşık aynı oranda teslim alındığı kabulü ile hesaplama yapılabileceği değerlendirilmiştir. Bu kabulde, işin davacı tarafından teslim alınan malzemeler üzerinden yapılan kısmı esas alınarak işin bitirilen kısmının toplam değerinin 1.557.050,00 x (1.749 / 12.450) = 218.737,39.-TL olduğu hesaplanır. Ancak dosyada bulunan bilgi belgelere göre, davacı-yüklenicinin yaptığı işin eksik ve hatalı
kısımlarının olduğu, taraflar arasında bu kısımların bitireceğine dair taahhütname imzalandığı anlaşılmakla, sonrasında eksik bırakılan bu kısımların davacı-yüklenici tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı bilinmediği için, işin bitirilen kısmının tespiti için davacı-yüklenicinin eksik bıraktığı işçiliklere dair yaklaşık bir kanaatle %10 oranında indirime gidilmesinin uygun olacağı, bu durumda işin bitirilen kısmı için davacı-yüklenici alacağının 218.737,39 x 0,9= 196.863,65 olduğu hesaplanmış olur…” yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 15.08.2022 tarihli raporunda özetle, “…1) Dava dosyası içeriğine göre; davalı tarafından yapılan ihalenin davacı tarafından kazanılması neticesinde, davacı/yüklenici ile davalı/işsahibi arasında,———–başlıklı sözleşme ve eki Teknik Şartname akdedilmiştir. Bu sözleşme kanaatimizce, eser sözleşmesi niteliğindedir. Bu sözleşmenin dava konusu uyuşmazlık bakımından önem taşıyan hükümleri aşağıdaki gibidir: Sözleşmenin 6/a,b,c,d nolu maddelerinde, davacının bu sözleşmeyle yapmayı üstlendiği
(borçlandığı) işler sayılmıştır. Sözleşmenin 7/a,b,c nolu maddesinde yer alan hükümlere göre; sözleşme bedeli 1.557.050,00’dir. İşin yapımı için gerekli tüm malzeme ve/veya ekipmanlar ile bunlara ait uygulama ve işçilik dahil kurulum masrafları sözleşme bedeline dahil olduğu gibi, kurulum, işletmeye alma, eğitim, bakım onarım gibi her türlü destek hizmetleri de davacı/yükleniciye aittir ve bunların masrafları da sözleşme bedeline dahildir. Sözleşme kapsamındaki işin
yapılması sırasında kullanılacak sarf malzemeleri, sayaç, haberleşme üniteleri ve panolar ise sözleşme bedeline dahil değildir. Sözleşmenin —— maddesi hükmüne göre; sözleşmenin düzenlenmesine ilişkin damga vergisi ve harçlar ile diğer tüm giderler ve masraflar münhasıran Yükleniciye ait olacaktır. Sözleşmenin —- maddelerinde yer alan hükümlere göre; -Yüklenici, işbu sözleşmenin ve şartnamenin herhangi bir hükmüne uymadığı durumlarda, İşveren uğradığı her türlü zararı, alınan teminatlardan karşılayacaktır. İşverenin uğradığı
zararların tazmini teminat miktarı ile sınırlı olmayacaktır. Yüklenici işbu sözleşme ile ilgili yapılan işten doğacak İşverenin uğradığı zararları tazminle yükümlü olacaktır (8/d). -Montajı yapılacak panolarda, sayaçlarda ve modemlerde, Yüklenici tarafından abonenin kaçak kullanımıma imkan sağlayacak uygulamalar yapılması, montajı yapılan sayaç ve modemlerde Yüklenici tarafından sayacın eksik veya hiç ölçüm yapmayacak şekilde montajı yapılan durumlarda, sözleşme feshedilecek, teminat irat kaydedilecek ve yapılan işlemlerden dolayı İşverenin uğradığı zarar Yüklenici tarafından tazmin edilecektir.
Sözleşmenin 11/a nolu maddesi hükmüne göre; İşin başlama tarihi yer teslimi ile başlar ve 31.12.2014 tarihine kadar devam eder, işin uzaması durumunda taraflar anlaşmaya varmaları durumunda devam edecektir. Sözleşmenin 21/a nolu maddesinde yer alan hükümlere göre; Yüklenici, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirirken, genel kabul görmüş teknik ve uygulamalara, her türlü mevzuata, ulusal ve uluslararası standartlara, İşverenin isteklerine
uygun olarak azami itinayı gösterecek, yüksek performans ile çalışacak, basiretli bir tacirden beklenecek davranışlarda bulunacaktır. Sözleşmenin 26/b ve 31/a nolu maddelerinde yer alan hükümlere göre; Yüklenici, iş için çalıştıracağı personelin listesini ve kısa özgeçmişlerini İşveren onaylatmakla yükümlüdür. Onaylanan personel dışında personel çalıştıramaz. İşverenin yazılı onayı olmadıkça, Yüklenicinin personelinde herhangi bir değişikliğe gidilmeyecektir. Sözleşmenin 36/a nolu maddesinde yer alan hükümlerinin yorumundan çıkan anlama göre; İşveren, Yüklenici tarafından işin sözleşme ve eklerine uygun yapılmadığını (eksik yapıldığını, hiç ya da süresinde yapılmadığını vb), İşverenin sözleşme ve eklerinde belirtilen
yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmediğini tespit eder ise, nedenlerini açıkça belirttiği ihtarında, bu hususların tayin edeceği en fazla 10 gün içinde düzeltilmesini isteyecektir. Bu süre içinde Yüklenici düzeltmediği takdirde sözleşmeyi feshedebilecektir. 2) Davalı delilleri arasında yer alan Yer Teslimi Protokolü incelendiğinde; yer tesliminin davacı/yükleniciye 25.07.2014 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. 3) Davalı tarafından dava dosyasına sunulmuş olup, davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan olan ihtar/uyarı yazıları tarafımızca incelenmiş olup, aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir: Davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan 14.08.2014 tarihli yazıda özetle; davacının yaptığı işteki işçiliğin istenen seviyede olmadığı, davalıya bildirilen personeller dışında personeller çalıştırıldığının görüldüğü, beyan edilmiş ve bu hususların tekrarlanmaması, hususunda davacı uyarılmıştır. Davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan 10.10.2014 tarihli yazıda özetle; işte çalıştırdığı personeller ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediği (personeller ile ilgili gerekli bildirimleri ve bilgilendirmeleri yapmadığı) beyan edilmiş ve bu durumun devam etmemesi, hususunda davacı uyarılmıştır. Davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan 22.10.2014 tarihli yazıda özetle; davacının sözleşme kapsamında yaptığı işlerin kontrol teşkilatınca incelenmesi neticesinde davacının yaptığı işlerde eksiklikler belirlendiği, bu eksikliklerin davacıya yazı ve e-maille bildirildiği, ayrıca hakkedişten önce de müştereken tanzim edilen tutanakta bu konulara yer verildiği; davacı tarafından yeni montaj işleri yapılmaması, yapılan işlerde belirlenen eksikliklerin, sözleşmenin 36.maddesinde de belirtildiği şekilde 10 gün içinde giderilmesi, aksi takdirde teminatın irat kaydedilerek sözleşmenin feshedileceği, hususları davacıya bildirilmiştir. Davacı ve davalı tarafından imzalanmış olan 24.10.2014 tarihli Taahhütnamede davacı/yüklenici; ekteki listelerde bulunan 24.10.2014 tarihli 3905 sayılı 1.Hakkedişe konulan —– varsa, eksikliklerin tespit tarihi itibariyle 5 içinde yapılacağını taahhüt ettiğini; eksikler tamamlanmadığı takdirde ikinci bir hakkediş yapılmayacağını ve 1.Hakkedişte ödenen tutarın vermiş olduğu teminattan irat kaydedilerek alınmasını kabul ettiğini, beyan etmiştir. Davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan 29.12.2014 tarihli yazıda özetle; davacının sözleşmeyle üstlenmiş olduğu montaj işlerini ilgili Yönetmeliğe ve Şartnameye uygun yapmadığının, hatalı yaptığının tespit edildiği; kontrol elemanları tarafından tespit edilmiş olan eksikliklerin davacı tarafından giderilmesi gerektiği; hatalı montajlar giderilinceye kadar yeni —-yaptırılmayacağı; montaj hatalarından dolayı oluşabilecek zararların tazmininin davacıdan talep edileceği; Şartnameye uygun olmayan montajlar için davacıya hakkediş bedeli ödenmeyeceği; hatalı montajlar 31.12.2014 tarihine kadar düzeltilmediği takdirde, teminatın irat kaydedilerek
sözleşmenin feshedileceği, hususları bildirilmiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilmiş olan 30.12.2014 tarihli yazıda özetle; davacı tarafından sökülerek davalıya teslim edilmesi gereken modem ve sayaçların teslim edilmediği, bundan dolayı davalının uğradığı zararın hesaplanıp davacıya fatura edileceği, hususları bildirilmiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilmiş olan 30.12.2014 tarihli yazıda özetle; ilgili yazılarda davacıya, sözleşme konusu iş kapsamında yaptığı montajlar ile ilgili tespit edilen eksiklikleri tamamlaması gerektiğinin aksi halde teminatın irat kaydedilerek sözleşmenin feshedileceğinin davacıya bildirilmiş olduğunu; yerinde yapılan ikinci kontrollerde
eksikliklerin hala giderilmemiş olduğunun tespit edildiğini; sözleşmen 36-a maddesinde göre teminatın irat kaydedilerek sözleşmenin feshi hususunu davacının bilgilerini arz ettiğini, bildirmiştir. Yeri gelmişken belirtelim ki, aşağıda tekrar açıklanacağı üzere, davalının 30.12.2014 tarihinden sonraki bir tarihte sözleşmeyi feshettiği anlaşılmaktadır. 4) Davalı tarafından dava dosyasına sunulmuş, davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan e-mail mesajları tarafımızca incelenmiş olup, bu inceleme neticesinde; davalının davacıya, sözleşmenin akdedilmesinden sonraki dönemde davacının yapmış olduğu montaj sayılarının çok düşük olduğu, yaptığı montaj işlerinde (montajlarda) eksiklikler olduğu, eksiklikler giderilmediği sürece hakkediş alacağının ödenmeyeceği vb hususlarını, bildirdiği görülmüştür. 5) Davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan yazılarda ve e-mail mesajlarında yer alan davalı beyan/bildirimlerinden; sözleşmenin akdedilmesinden sonra davacının sözleşmeyle üstlendiği işleri (montaj işlerini) sözleşmede kararlaştırılmış olan iş bitim tarihinde (yani 31.12.2014) tarihinde bitirebilecek “hızla ve performansla” yapmadığı, ayrıca yaptığı işlerde “eksiklikler ve hatalar” olduğu, davalının uyarılarına rağmen işi süresinde bitirebilmesi için gerekli olan hız ve performansa ulaşamadığı, yaptığı iş kısmında
var olan eksiklik ve hataları da gideremediği, anlaşılmaktadır. Bu nedenle de davalının, gerek “TBK.md.473 maddesinde yer alan hükümlere”, gerekse “sözleşmenin 36/a nolu maddesinde yer alan hükme” istinaden, davacının borca aykırı davranışları (borç ihlalleri) nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshetmeye hak kazandığı kanaatine varılmaktadır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan 30.12.2014 tarihli yazıda;
sözleşmenin 36/a nolu maddesi hükmüne istinaden teminatın irat kaydedilerek özleşmenin feshedileceği, belirtilmiştir. Yine davalı şirket ——tarafından —– (yani şirket makamları arasındaki iç yazışmada) da; sözleşmenin 36/a maddesi hükmü gereğince sözleşmenin feshedilerek 157.750,00 TL’lik teminatın davalı lehine gelir (irat) kaydedileceği, bildirilmiştir. İşbu yazılardan, sözleşmenin davalı tarafından 30.12.2014 tarihinden sonra feshedildiği anlaşılmaktadır. 6) Davacı/yükleniçi her ne kadar, sözleşmenin akdedilmesinden sonra, davalı/işverenin
yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşme konusu işin yapımından gecikmeler olduğunu, iddia etmişse de; dava dosyası içeriğinde, davacının bu iddiasını ispata yönelik delillere rastlanmamıştır. Bu nedenle davacı/yüklenicinin bu iddiasının
ispata muhtaç olduğu kanaatine varılmıştır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. 7) Davacı bu davada; Sözleşmenin başında davalıya vermiş olduğu 155.705,00 TL kesin teminatın iadesini;
Sözleşmenin başında ödemiş olduğu pul bedeli olan 14.760,83 TL’nin iadesini; Ödediği işçi maaşları, sigorta primleri, ofis giderleri vs. nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini için şimdilik 1000,00 TL’nin ödenmesini; Mahrum kalmış olduğu kazançlar nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini için şimdilik 1000,00 TL’in ödenmesini; Manevi tazminat olarak 50.000 TL’nin ödenmesini; Talep etmiştir. Davacının her bir talebi aşağıda sırasıyla değerlendirilecektir. 8) Davacının, sözleşmenin başında davalıya vermiş olduğu kesin teminatın iadesine ilişkin talebinin değerlendirilmesi: Öncelikle belirtelim ki, davacı 155.750,00 TL tutarında teminat verdiğini, beyan etmiştir. Davalı ise, yukarıda sözü edilen 31.12.2014 tarihli şirket iç yazışmasında, davacının 157.750,00 TL tutarında kesin teminat verdiğini, beyan etmiştir. Dava dosyasına sunulmuş olan 31.01.2020 tarihli Talimat Bilirkişi Raporunda, davalının defterleri üzerinde inceleme yapılmış olup, davalının defterlerine toplam 157.750,00 TL tutarlı teminatın işlenmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu tespit karşısında kanaatimizce, davalı tarafından davacıdan 157.750,00 TL tutarında kesin teminat tahsil edildiği kabul edilmelidir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Davalı, yukarıda sözü edilen yazılarda, işbu kesin teminatın sözleşmenin 36/a maddesi
hükmüne istinaden irat (gelir) kaydedilmiş olduğunu, beyan etmiştir. Ancak sözleşmenin 36/a nolu maddesinde, davalının davacının borca aykırı davranışı nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshetmesi halinde, kesin teminatı irat kaydetme hakkına sahip olacağını öngören (belirten) bir hüküm bulunmamaktadır. Sözleşmenin 8/d,e maddelerinde yer alan hükümlere göre; Yüklenici, işbu Sözleşmenin veŞartnamenin herhangi bir hükmüne uymadığı durumlarda, İşveren uğradığı her türlü zararı, alınan teminatlardan karşılayacaktır. İşverenin uğradığı zararların tazmini teminat miktarı ile sınırlı olmayacaktır. Yüklenici işbu sözleşme ile ilgili yapılan işten doğacak İşverenin uğradığı zararları tazminle yükümlü olacaktır (8/d). Montajı yapılacak panolarda, sayaçlarda ve modemlerde, Yüklenici tarafından abonenin kaçak kullanımıma imkan sağlayacak uygulamalar yapılması, montajı yapılan sayaç ve modemlerde Yüklenici tarafından sayacın eksik veya hiç ölçüm yapmayacak şekilde montajı yapılan durumlarda, sözleşme feshedilecek, teminat irat kaydedilecek ve yapılan işlemlerden dolayı İşverenin uğradığı zarar Yüklenici tarafından tazmin edilecektir (8/e). Bu hükme göre, bu hükümde belirtilen hususların (borca aykırı davranışların) gerçekleşmesi halinde, davalı, kesin teminat tutarında zarara uğramamış olsa bile (zararından bağımsızolarak) kesin teminatı “gelir (irat) olarak kaydetme” hakkına sahip olacaktır. “Gelir (irat) olarak kaydetme” ile kastedilen, zarara uğranılıp uğranılmadığından bağımsız olarak “doğrudan doğruya malvarlığına geçirme/katma”dır. Ancak, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin feshedilmesi konusunda davalı şirket bünyesinde yapılmış olan 31.12.2014 tarihli şirket içi yazışmada; davacı/yüklenici tarafından abonenin kaçak kullanımıma imkan sağlayacak uygulamalar yapıldığı ya da montajı yapılan sayaç ve modemlerde Yüklenici tarafından sayacın eksik ölçüm yapacak ya da hiç ölçüm yapmayacak şekilde montajının yapıldığı hususu belirtilmediği gibi, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olan yazılarda da böyle bir husus belirtilmemiştir. Ayrıca raporumuzun Teknik Kısmında da, bu hususların (borca aykırılıkların) gerçekleştiği tespit edilmemiştir. Bu nedenle davalının, sözleşmenin 8/e nolu maddesinde yer alan hükme istinaden, yani kesin teminat tutarında bir zarara uğramamış olsa bile kesin teminat tutarını irat kaydetme (doğrudan doğruya malvarlığına geçirme/katma) hakkına sahip olduğu yönünde bir kanaate tarafmızca ulaşılamamıştır. Davalının, sözleşmenin 8/d nolu maddesi hükmüne istinaden, davacının sözleşmeye aykırı davranışları (gecikmeli, eksik ve hatalı yaptığı işler) nedeniyle uğradığı zararı karşılayacak miktardaki kesin teminat tutarını kesin teminattan karşılayabileceği, yani davalı 157.750,00 TL tutarında veya daha fazla tutarda zarara uğramış ise, kesin teminat tutarını davacıya iade etmeme ve zararlarını teminattan karşılama hakkına sahp olacağı kanaatine ulaşılmıştır. Ancak dava dosyası içeriği itibariyle, davacının sözleşmeye aykırı davranışları (gecikmeli, eksik ve hatalı yaptığı işler) nedeniyle davalının ne miktarda zarara uğramış olduğu hususu tarafımca anlaşılamamıştır. Davalı da cevap dilekçesinde ne miktarda zarara uğradığını
açıklamamıştır. 9) Davacının, sözleşmenin başında ödemiş olduğu 14.760,83 TL tutarlı pul bedelinin iadesini davalıdan talebe hak kazanıp kazanmadığı hususunun değerlendirilmesi: Sözleşmenin 7/d nolu maddesi hükmüne göre; sözleşmenin düzenlenmesine ilişkin damga vergisi ve harçlar ile diğer tüm giderler ve masraflar münhasıran Yükleniciye ait olacaktır. Kanaatimize göre sözleşme, davacının sözleşmeye (borca) aykırı davranışları nedeniyle davalı tarafından haklı olarak feshedilmiştir. Bu nedenlerle davacının, sözleşmenin başında ödemiş olduğu pul bedeli tutarının iadesini davalıdan talebe hak kazamadığı kanaatine varılmıştır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. 10) Davacının ödediği işçi maaşları, sigorta primleri, ofis giderleri vs. nedeniyle uğramış olduğu zararların tazminini davalıdan talebe hak kazanıp kazanamadığı, hususunun
değerlendirilmesi: Sözleşme, davalının sözleşmeye (borca) aykırı davranışları nedeniyle davacı tarafından haklı olarak feshedilmiş olduğundan; davacının söz konusu zararlarının tazminini davalıdan talebe hak kazanamayacağı kanaatine varılmıştır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. 11) Davacının, mahrum kalmış olduğu kazançlar nedeniyle uğramış olduğu zararların (kar mahrumiyeti zararının) tazminini davalıdan talebe hak kazanıp kazanamadığı, hususunun değerlendirilmesi. Sözleşme, davalının sözleşmeye (borca) aykırı davranışları nedeniyle davacı tarafından haklı olarak feshedilmiş olduğundan; davacının söz konusu zararlarının tazminini de davalıdan talebe hak kazanamayacağı kanaatine varılmıştır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Ancak şu hususu da belirtmek gerekir ki: Raporumuzun Teknik Kısmında, davacının fesih tarihine kadar yapmış olduğu işlerin bedeli 196.863,65 TL olarak tespit ve takdir edilmiştir. Taraflar arasında akdedilmiş olan 24.10.2014 tarihli Taahhütnamede yer alan taraf beyanlarından, davalı tarafından davacıya 1.Hakkediş tutarının ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, 196.863,65 TL’lik davacının toplam hakkediş alacağından, 1.Hakkediş tutarı düşüldükten sonra kalan tutarın da davacı tarafından davalıdan, “mahrum kalınan kar” olarak talep edilebileceği düşünülmektedir. Fakat 1.Hakkediş tutarının ne kadar olduğu dava dosyası içeriğinden anlaşılmadığından (her iki taraf da bu hususa ilişkin bir açıklama yapmamış olduğundan) davacının bakiye iş bedeli alacağı tutarı tespit edilememiştir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. 12) Davacının davalıdan, manevi tazminat talebine hak kazanıp kazanamadığı hususunun değerlendirilmesi: Sözleşme, davacının sözleşmeye (borca) aykırı davranışları nedeniyle davalı tarafından haklı olarak feshedilmiş olduğundan; davacının söz konusu zararlarının tazminini de davalıdan talebe hak kazanamayacağı kanaatine varılmıştır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Takdiri tamamen Mahkemeye ait olmak üzere bu rapor saygıyla sunulur…” yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olup, HMK’nın 190. maddesinin 1. fıkrasına göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğundan; yüklenici, sözleşmeye uygun olarak eseri meydana getirip teslim ettiğini, iş sahibi de sözleşmede kararlaştırılan ve teslimle muaccel hâle gelen iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır.——-
Eldeki davada, davacı tarafından, sözleşme kapsamındaki işlerin davalının yer teslimini geç yaptığını, ayrıca eksik malzeme teslim etmesi sebebiyle sözleşme konusu işlerin bitirilemediğini, bu sebeple zarara uğradığını beyan ve iddia ettiğinden anılan hususların davacı tarafça yöntemince ispat edilmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır.
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ve taraf beyanları dikkate alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeye konu işin bitirilmemesi sebebiyle kusurun ve sorumluluğun kimde olduğunun tespiti noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ve davalı tarafından imzalanmış olan 24.10.2014 tarihli taahhütnamede davacı/yüklenici; ekteki listelerde bulunan 24.10.2014 tarihli 3905 sayılı 1.hakkedişe konulan—– varsa, eksikliklerin tespit tarihi itibariyle 5 iş günü içinde yapılacağını taahhüt ettiğini; eksikler tamamlanmadığı takdirde ikinci bir hakkediş yapılmayacağını ve 1.hakkedişte ödenen tutarın vermiş olduğu teminattan irat kaydedilerek alınmasını kabul ettiği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında alınan talimat ve 12/08/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile taraflarca sunulan tutanaklar, e-mail yazışmaları ve 24/10/2014 tarihli taahhütname dikkate alındığında davacı tarafından sözleşmeye konu işin ayıpsız ve eksiksiz olarak yerine getirilmediği, bu hususun 24/10/2014 tarihli taahhütname ve 30/12/2014 tarihli yazı içeriği dikkate alındığında tarafların kabulünde olduğu, davacının sözleşmeye konu yükümlülüklerini davalı tarafından 08/07/2017 tarihli sözleşme maddelerine uygun olarak verilen sürelere rağmen yerine getirmediği anlaşılmakla davalının sözleşmeyi haklı olarak fesh ettiğine kanaat getirilmiştir.
30/01/2020 tarihli talimat bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, 31/01/2020 tarihli talimat bilirkişi raporunda davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olduğu, davacının ilk hak edişi 167.661,46 TL olarak davalının ticari defterine—– yevmiye numarası ile tahakkuk edilerek işlendiği, —— yevmiye numarası ile ödemelerin davalı ticari deftere işlendiği tespit edilmiştir. Başka bir deyişle, davalı tarafından davacıya, sözleşme kapsamında ilk hakediş bedeli olarak 167.661,46 TL ödenmiştir. Taraflar arasında imzalanan 24/10/2014 tarihli taahhütnamede davacı taraf eksiklikleri 5 iş günü içinde yapacağını, eksikler tamamlanmadığı takdirde ikinci bir hakkediş yapılmayacağını ve 1.hakkedişte ödenen tutarın vermiş olduğu teminattan irat kaydedilerek alınmasını kabul etmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ve taraflar arasında imzalanan —- tarihli taahhütnamede davacının işi eksik ve ayıplı yaptığı sabit olduğundan davalının ilk hak ediş bedeline mahsuben teminatı irat kaydetmesinde herhangi bir hukuka aykırılık yoktur. Esasen —— tarihli taahhütname ile davacı taraf bunu kabul etmektedir. Bu itibarla, davacının kesin teminat mektubuna yönelik talebinin reddine karar verilmiş, aksi yöndeki (teminat mektubu alacağına yönelik) 12/08/2022 tarihli bilirkişi raporu tespitlerine itibar edilmemiştir.
Davalı tarafından taraflar arsındaki 08/07/2014 tarihli sözleşmenin haklı olarak fesh edilmesi sebebiyle 12/08/2022 tarihli bilirkişi raporu tespitleri de nazara alınarak davacının sair maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Karar harcı 179,90-TL ‘den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.945,31-TL harcın mahsubu ile artan 2.765,41-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 47,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Maddi tazminat ve alacak talepleri yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/4 maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Manevi tazminat talepleri yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10/3 maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde —– Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/03/2023