Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/359 E. 2018/1217 K. 18.12.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/704 Esas
KARAR NO : 2018/1215
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 16/09/2014
KARAR TARİHİ: 18/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile vefat eden iş ortağı ——— davalı banka arasında akdedilen protokolde bireysel krediler ve borçlarına karşılık bankaya verdikleri çekler hariç Kredi borçlarının 2007 yılı içinde kendi adına 21.841,38-TL, 2008 yılı içinde kendi borcu için 42.575,64-TL, şirket ortağı ——— için 26.114,83-TL ve protokolde adı geçen ———-adına 3.370,33-TL olmak üzere toplam 93.902,18-TL ödediklerini, bu meblağlar borçtan düşülmeksizin haksız ve mükerrer takip yapıldığını, müteveffa ortağı ——— için ölü kişi üzerinden takibe devam edildiğini, müvekkilinin üzerine kayıtlı bulunan —– iki daireye de haciz koydurulup satışının talep edildiğini, banka ile borç miktarı 300.000,00-TL üzerinden sabitlenerek protokol imzaladıklarını, bankada görevli olan ve soruşturma da geçiren ——— isimli memurenin bankaya tahsile verdikleri çekleri işleme koymamış bulunduğunu ve bu çeklerin halen——- isimli banka memuresinde bulunduğunu, borcun büyük bir kısmının ödendiğini, kullanılan kredilere zorunlu bulunmasına rağmen sigorta yapılmadığını ve bankanın vefat eden ortağı için sigortaya başvurmaksızın takip yaptığını, kullandırılan kredi ve borç miktarlarının kendilerine talep etmelerine rağmen bildirilmediğini belirterek müvekkili aleyhine olan protokolün iptali ile borçlu olunmadığına hükmolunmasını ayrıca bankaya verilen çeklerin kullanılıp kullanılmadığının tespitini ve Beykoz İcra Müdürlüğünün——— dosyası ve İstanbul 9.İcra Müdürlüğündeki takibin dava sonuna kadar durdurulmasını, masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı Temlik alan vekili cevap dilekçesinde özetle; Temlik eden ———- davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri uyarınca kredi kullandırıldığını borcun ödenmemesi üzerine Beykoz icra Müdürlüğünün ——- Üsküdar 2. İcra Müdürlüğünün—– E. sayılı ve —— esas sayılı dosyalarından alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, menfi tespit istemli davanın müvekkili bulunduğu şirketi de etkilemesi ihtimali bulunduğundan davaya müdahale etme talebi zorunluluğunun doğduğunu belirterek icra dosyalarının fotokopilerinin de dava dosyasına sunulduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK.72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılmış bir menfi tespit davasıdır.
Dava yazılı yargılama usulüne tabi olup, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra dava, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar yönünden incelenmiş, eksiklik bulunmadığı tespit edildikten sonra usulüne uygun olarak açılan ön inceleme duruşmasında hukuki ihtilaf noktaları belirlenmiş tahkikat ile birlikte deliller toplandıktan sonra bilirkişi raporları alınmış ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Dava harcı eksikliğinin tespiti üzerine bu hususta oluşturulan ara karar gereğinin davacı vekili tarafından yerine getirildiği anlaşılarak yargılamaya devam olunmuş davacı vekilinin takibin durdurulmasına ilişkin tedbir istemine ilişkin olarak ise İ.İ.K.m.72/3 hükmü kapsamında icra takibinden sonra açılan davalarda tedbiren takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden istemin reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak kredi veren—-. gösterilmiş ise de, müdahale talep eden olarak dilekçe sunan ———- vekili tarafından sunulan ———– incelendiğinde davalı bankanın menfi tespit istemine konu alacağını dava tarihinden önce 28/10/2010 tarihinde ——— ———— devrettiği, dolayısı ile açılan davaya konu kredi alacağıyla ilgili davalı bankanın tüm hak ve borçları devralana geçtiği, söz konusu devir sözleşmesinin davacıya tebliğine ilişkin her hangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı dolayısıyla huzurdaki davada davalının devralan alacaklı sıfatıyla ————— olduğu değerlendirilmiştir.
İcra dosyaları ile banka kayıtları ve ihtarnameler celp edilmiş, taraflarca sunulan protokol örneği vs. diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Beykoz İcra Müdürlüğü’nün ———– esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı —- tarafından borçlu … ve—— aleyhine —- tarihinde Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin —— D.iş sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden kambiyo takiplerine özgü haciz yoluyla 47.627,55-TL toplam alacak tutarlı takip başlatıldığı, muhatabı – – olan —— keşide tarihli ——— numaralı ——TL bedelli çek ile yine muhatabı ———- keşide tarihli ———- numaralı ——-TL bedelli çeklerin takibe dayanak edildikleri, icra dosyasında yapılan hacizler kapsamında borçlulara ait menkul ve gayrimenkullere haciz işlemleri uygulandığı ve yazılan talimatlar uyarınca bir kısım gayrimenkulün satışına ilişkin işlemlerin yapıldığı görülmüştür.
İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün ————— esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı banka tarafından borçlular … ve —————– aleyhine ——– tarihinde genel kredi sözleşmesi ve ————-yevmiye numaralı ——– ipotek akit tablosu dayanak gösterilmek suretiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibe konu toplam borcun ——TL olarak gösterildiği, yine İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün ——– esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı banka tarafından anılan borçlular aleyhine —– tarihinde genel kredi sözleşmesi ve —————yevmiye numaralı——TL’lik ipotek akit tablosu dayanak gösterilmek suretiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibe konu toplam borcun 223.598,48-TL olarak gösterildiği, dosyada söz konusu gayrimenkullerin satışı ile ilgili olarak işlemlerin başlatıldığı görülmüştür.
Davacılar ile alacaklı banka arasında imza edilen 04/04/2008 tarihli protokolde ise davacı … ile birlikte kefil———protokol tarihi itibariyle banka ile imza edilen genel kredi sözleşmesi kapsamında oluşan borçlarına karşılık olarak bankanın tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 12/03/2008 tarihi itibariyle borcun 300.000,00-TL’ye sabitlendiği ve söz konusu borcun taksitler halinde ödenmesi hususunda anlaşıldığı, taksitlerin ödenmemesi halinde ise daha önce başlatılan icra takiplerine ilişkin olarak işlemlerin devam ettirileceğinin belirtildiği görülmüştür.
Taraf iddia ve savunmalarının incelenmesi teknik değerlendirmeyi gerektirmesi sebebiyle dosya belirlenen ihtilaf noktalarında rapor tanzimi için bankacılık alanında uzman emekli banka müdürü — ——– Ticaret Hukuku alanında uzman bilirkişi Dr. ———- tevdi edilmiş, anılan bilirkişiler tarafından sunulan 26/06/2014 tarihli rapora davacı vekili tarafından yapılan itirazlar kapsamında; ödemelere ilişkin kayıtlar ve sözleşme asılları celp edildikten sonra dosya aynı heyete tevdi edilerek ek rapor alınmış, heyetçe sunulan 10/11/2015 tarihli rapora davacı vekili tarafından yapılan itiraz kapsamında bu kez kat ihtarları ile tebellüğ şerhleri celp edilmiş ve aynı heyetten alınan 05/09/2017 tarihli ikinci ek rapor içeriği diğer raporlar ile birlikte incelenmiş ve HMK.m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, davacı ile alacağı devreden bankanın —— Şubesi arasında imza edilen 04.04.2008 tarihli protokolün, banka görevlisinin yanlış ve kötü niyetli yönlendirmesiyle imzalanıp imzalanmadığı, protokolde borç miktarının hatalı gösterilip gösterilmediği, borcun büyük bir kısmının ödendiği iddiasına dayalı olarak protokol nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile protokolün iptali ve bankaya verilen çek/erin kullanılıp kullanılmadığının tespiti istemlerinden ibarettir.
Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler doğrultusunda, davalı banka ile davacı arasında 16/08/2007 tarihli 106.000,00 TL bedelli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imza edildiği, söz konusu kredi kapsamında davacı borçluya ticari kredi kullandırıldığı ve kredili mevduat hesabı açıldığı, söz konusu kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile dava dışı ————tarafından aynı tutarlı yazılı kefalet limiti üzerinden imza edildiği, ödenmeyen kredi borcu sebebiyle davacı ve kefil tarafından davalı banka ile 04/04/2008 tarihli 300.000,00 TL tutarlı protokol imza edildiği, borcun bu miktar ile sabitlendiği, protokolün 4. maddesinde belirtilen taksitlerin ödenmemesi veya gecikmeli yapılması halinde yine protokolün 6-d maddesi kapsamında icra takiplerine devam edileceğinin kararlaştırıldığı, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar doğrultusunda dava tarihi ile davacının kullanmış olduğu taksitli ticari krediler kapsamındaki borç tutarının, 233.271,27 TL, kredili mevduat hesabı kapsamında 50.684,39 TL ve borçlu cari hesap kredileri kapsamında ise 130.148,80 TL borcu bulunduğu, yerleşik içtihatlar kapsamında menfi tespit davalarında borçlu bulunmadığının tespiti isteminin dava tarihi itibari ile hesaplanması gerektiği, davacının alacaklı bankaya ve dolayısıyla alacağı devralan davalıya dava konusu edilen harca esas değer ve bilirkişi raporundaki hesaplama dikkate alınarak dava tarihi itibari ile dava konusu edilen değerden daha fazla borçlu olduğu, Beykoz İcra Müdürlüğü’nün———— E sayılı dosyasından verilen talimat sonucu yapılan g.menkul satışlarından elde edilen 92.169,00 TL’nin hesaplanan değerden düşülmesi halinde dahi davacının dava konusu ettiği değerden daha fazla miktarda davalıya borcu bulunduğu, dava konusu taleplerden protokolün banka görevlisinin yanlış ve kötü niyetli yönlendirmesiyle imzalandığı hususunda ise herhangi bir delil sunulmadığı gibi alınan raporda bu duruma ilişkin de herhangi bir kayıt tespit edilmediği, yine bilirkişi raporunda takip talep tarihi itibari ile hesaplanan borç miktarının protokol ile davacı borçlu lehine sabitlenen ———-TL borç miktarından fazla olduğu dolayısı ile davacının bu iddiasının da yerinde olmadığı, son olarak davacı tarafından borçlara karşılık bankaya verilen çeklerin kullanılıp kullanılmadığının tespiti yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı banka tarafından Muhatabı ———–TL ve ——– tarihli ——- TL bedelli çeklere ilişkin olarak alınan ihtiyati haciz kararlarına istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, herhangi bir tahsilat yapılmadığı ancak yapılsa bile bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava tarihi itibari ile borçlu olmadığının tespiti değerlendirmesi yapılması gerektiğinden sonra dönemde yapılacak tahsilatların hükme etkisi olmayacağı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 35,90 TL’nin peşin olarak yatırılan 24,30 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.579,35 TL olmak üzere toplam 1.603,65 TL’den mahsubu ile 1.567,75 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa idesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT uyarınca 10.262,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İlişkin olarak, davacı asılın ve devralan davalı vekilinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2018