Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/99 Esas
KARAR NO : 2018/1200
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 24/01/2018
KARAR TARİHİ : 13/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde ——- tarihleri arasında —- numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı —– plakalı aracın 31/05/2015 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde yaya olarak bulunan davalı … ‘nın yaralandığını, davalıya bu kaza neticesinde 47.300 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ancak davalının malul kaldığı konusunda hataya düşülerek ödeme yapıldığını ve davalının sebepsiz zenginleştiğinin anlaşıldığını, açıklanan nedenlerle davalıya yapılan 47.300 TL ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazları olduğunu, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin söz konusu kaza sonucu malul olduğunu, yapılan ödemenin haksız olmadığını, bu nedenle haksız açılan davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, 31/05/2015 tarihli kazaya ilişkin davalıya yapılan tazminat ödemesinin haksız olduğu iddiası ile sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde ödemenin iadesi için açılan alacak davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle, davacı … şirketi davalıya hataen yapılan maluliyet tazminatı ödemesinin Adli Tıp ——. İhtisas kurulunun 13/11/2017 tarihli raporu gereğince davalının yaralanmasının maluliyete neden olacak düzeyde araz bırakmadan bahisle maluliyet tayinine mahal olmadığı raporu verildiğinden sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince yapılan ödemenin iadesi için bu davayı açmıştır. Davalı açılan davada görev itirazında bulunmuştur. 6102 sayılı TTK’nın 3. Maddesinde ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden sayılacağı, ticari davaların ise aynı kanunun 4/1 maddesinde tanımlandığı, bu maddeye göre her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın sayılan maddelerdeki düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaların ticari dava sayılacağı, bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın bu maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değil ise veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Sebepsiz zenginleşme çerçeversinde açılan davada davacı taraf ticari şirket olsa da davalı gerçek kişi tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlık 6102 sayılı TTK kapsamında kalmadığından davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından HMK.nun 114/1-c ve 115 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı gereğince davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HMK.nun 114/1-c ve 115 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı gereğince davanın usulden REDDİNE,
HMK.nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
HMK.nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.