Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/82 E. 2020/461 K. 16.09.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/82 Esas
KARAR NO : 2020/461

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 20/02/2017
KARAR TARİHİ : 16/09/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı …’ın davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olup davalılardan …’ın da davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi olduğunu, davacı şirketin—- parsel sayılı taşınmazda ilgili olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, bununla ilgili işleri davalı ortağın yürüttüğünü, davacı ….—– bu davalıya güvendiğini, bir süre sonra davacı ortağın şirketin işleri ile ilgili bilgi talep etmesine rağmen davalı ….—- bilgi vermekten kaçındığını, daha sonra davacının şirkete ait taşınmazların düşük fiyata satıldığını, üstelik paraların şirket hesabına yatmadığını, 13/02/2017 ‘de gördüğünü, davanın konusunun yalnız ———– parsel sayılı taşınmazdaki davalı ….—- bağımsız bölümler olup, bu dükkanların en az 3.000.000,00 TL, dairelerin 1.000.000,00 TL bulunmasına rağmen değerinden çok düşük bedellerle satıldığı gibi bedelin alınmadığını, bu nedenle davalı …—- yapılan satışların muvazaalı olup gerçek satış olmadığı, satışlarla ilgili fatura kesilmediğini, her iki davalının birlikte muvazaalı olarak hareket ederek satışı gerçekleştirdiklerini, taşınmazların satışının %10 değerle yapılmasının muvazaayı açık şekilde gösterdiğini bildirmiş, davalı … adına kayıtlı 1 ve 20 no’lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tesciline, tescilin haklı bulunmaması halinde bağımsız bölümlerin tespit edilecek değerinin devir tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın tapu iptal ve tescil davası olup, taşınmazların önceki malikinin davalı … değil davacı şirket olduğunu, bu nedenle davalı … yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı şirketin kendi işlemini dava konusu yapamayacağını, şirketin yetkilisi ….— yetkisini kullanarak davaya konu satışı yaptığını, davacının, davalının payını düşürüp yeni yatırımlar için şirkete para koymadığını, gerçekte davalı ortağın olan ancak şirket adına kayıtlı aracın davacı tarafından satıldığını, davacı ortağın tutumu yüzünden davalı ortağın parasını ve itibarını kaybettiğini, davalı ortağın 31 parsel 21 no’lu bağımsız ile bir daireyi davacının yeğenine devrettiğini, davacı ortağın davaya konu satışlardan bilgisi yanında izni bulunduğunu, taşınmazların satıldığı tarihteki gerçek devri üzerine satıldığını bildirmiş, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde;—- satın alınıp, 1 no’lu daire için davalı ortağı 20.000,00 TL elden kaparo verildikten sonra her iki daire bedellerinin davalı ortağın hesabına havale edilerek ödendiğini, davalının iyi niyetli olup satışların değeri üzerinden ve gerçek şekilde yapıldığını, inşa edilen binanın tamamlanmaması nedeniyle davalının mağdur olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca muvazaa nedenine dayalı olarak açılmış, tapu iptal ve tescili ile bu mümkün olmazsa taşınmaz değerinin tazminine ilişkin tazminat davasıdır.
Dava yazılı yargılama usulüne tabi olup dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra taraflarca gösterilen deliller toplanmış, usulüne uygun ön inceleme duruşması yapılarak tüm dosya kapsımı tahkikat ile birlikte incelenmiştir.
Dosyanın incelenmesinde davacı vekilinin 22/07/2017 tarihli dilekçesi ile huzurdaki dava konusu ile aynı hususları barındıran dört adet davanın daha açıldığı, bunların mahkeme ve dosya bilgilerinin sunulduğu görülmüş ve anılan dosyalardan ilk önce açıldığı tespit edilen İstanbul Anadolu —. Asliye Ticaret Mahkemesinin —esas sayılı dava dosyası celp edilerek incelenmiştir.
HMK 166. Maddesi davaların birleştirilmesi hususunu düzenlemektedir. HMK 166/4 maddesinde; davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında fili ve hukuki bağlantı bulunduğu, 166/1 maddesi gereğince de yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, yukarıda açıklanan nedenle davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve bir biri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla; İstanbul Anadolu —. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin — esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde davacılar tarafından huzurdaki davanın davalısı … ile birlikte dava dışı … aleyhine iş bu dava dosya konusu ile aynı hususlarda talep ve iddia olunan hususlarda dava açıldığı, söz konusu davanın —– itibariyle yani huzurdaki davadan ve dilekçede belirtilen diğer davalardan önce açıldığı, davalar arasında fiili ve hukuki bağlantının bulunduğu, biri hakkında verilecek davanın diğer davayı da etkileyebileceği kanaatine varılarak resen iş bu dava dosyasının HMK.166/2.maddesi gereğince İstanbul Anadolu—-. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin—- esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin —- Esas sayılı dava dosyası ile İstanbul Anadolu —-. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin —- esas sayılı dava dosyasında tarafların aynı olduğu, benzer sebeple açıldığı görülmekle davalar arasında bağlantı bulunduğu kabul edilerek H.M.K.166.madde uyarınca davaların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın İstanbul Anadolu —. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin — esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı kesin olarak ve nihai kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.